<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-5860066610173406023</id><updated>2012-01-25T09:34:37.130Z</updated><category term='फेथिये saklıkent yolu'/><category term='BİLİM'/><category term='müzik'/><category term='yaşam'/><category term='KAZANÇ'/><category term='ÇOCUK'/><category term='SAĞLIK'/><category term='DÜNYA DÜZENİ'/><category term='kariyer'/><category term='eğleniyorlarmı'/><category term='öğreniyorlar mı'/><category term='GENÇLİK'/><category term='TARİH'/><title type='text'>GEÇMİŞ VE GELECEK</title><subtitle type='html'>GEÇMİŞE ÖFKEYLE  YA DA GELECEĞE KORKUYLA BAKMAK YERİNE, ÇEVRENİZDE OLANLARA HER ŞEYİN FARKINDA OLARAK BAKIN.</subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://sargnm.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sargnm.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><link rel='next' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default?start-index=101&amp;max-results=100'/><author><name>monolog</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11477455437364688842</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_Sz_e-8W_kWQ/SZx-maQQmkI/AAAAAAAAAo4/oWUIal3mArc/S220/HPIM0541+(Medium).JPG'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>652</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5860066610173406023.post-2159404551490911730</id><published>2011-01-05T14:16:00.001Z</published><updated>2011-01-05T14:16:57.244Z</updated><title type='text'>HANGİ HASTALIĞA HANGİ BİTKİLER-VİTAMİNLER KULLANILMALI</title><content type='html'>&lt;p&gt;&lt;b&gt;ALERJİ&lt;/b&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Kayısı:&lt;/b&gt; İçindeki betakarotene adlı madde hücrelere saldıran molekülleri kontrol altına alarak,kanseri önler.Bir kayısı ne kadar parlaksa,içindeki betakarotene oranı o kadar yüksektir.İçerdiği kalsiyum ve magnezyum,gırtlak yanmalarını engeller.Kuru kayısıya eklenen sülfür dioksit,astım gibi alerjilere iyi gelir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;ARAÇ TUTMASI&lt;/b&gt;&lt;b&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Zencefil&lt;/b&gt;: Sindirime yardımcı olur.Mide bulantısını giderir. Enerjinizi artırır.Otomobilde uzun süre gitmenin yol açtığı bulantı ve rahatsızlıkları azaltır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;ARTİRİT&lt;/b&gt;&lt;b&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Enginar&lt;/b&gt;: Enginarın en büyük özelliği toksinleri temizleme yeteneğidir.Artirit ve romatizması olan hastalara özellikle tavsiye ediliyor. Cynarine adlı madde,karaciğer ve safra kesesinin rahatsızlanmasını engelliyor.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;ASTIM&lt;/b&gt;&lt;b&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Soğan&lt;/b&gt; : Sarımsakla birlikte enfeksiyonlarla mücadele eder. Kükürt bileşimleri atardamarların zarar görmesini önler. &amp;lt;I style="mso-bidi-font-style: normal"&amp;gt;Soğan&amp;lt;/I&amp;gt;; kemik erimesine de iyi geliyor.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;ADET SANCISI&lt;/b&gt;&lt;b&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Muz &lt;/b&gt;: İçerdiği yüksek oranda B6 vitamini sayesinde kadınların adet dönemi sancılarını büyük oranda azaltır.Doğal bir ağrı kesici gibidir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Tarçın&lt;/b&gt;: Koli basilinin üremesini önler.Limon çayına balla birlikte eklenerek içildiğinde hem boğaz ağrılarına hem de adet dönemi sancılarına iyi gelir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;BAĞIRSAK&lt;/b&gt;&lt;b&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Elma&lt;/b&gt; : Protein, vitamin ve doğal kimyasallar sayesinde sindirime yardımcı olur. Sindirimi kolaylaştırır.Bağırsak sorunları çeken kişiler için dengeleyici ve normalleştirici besin olarak nitelenirler.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;BAŞ AĞRISI&lt;/b&gt;&lt;b&gt; &lt;/b&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Nane&lt;/b&gt; : Nane çayı baş ağrılarını dindirmek için birebirdir. İçerdiği mentol ve mentol doğal yağları sayesinde mideyi rahatlatma etkisine de sahiptir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Biberiye&lt;/b&gt; :Kimyasal içerikleri sayesinde doğal bir ağrı kesici görevi görür.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Çikolata:&lt;/b&gt; Doğal antidepresan özelliği vardır. Çikolata magnezyum ve demir içerir. Sinirleri gevşetici özelliği sayesinde baş ağrısını dindirir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;CİLT SORUNLARI&lt;/b&gt;&lt;b&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Papatya:&lt;/b&gt; Bitkisel yağ ve kimyasallar içerir.Çay olarak içildiğinde sindirime yardımcı olur, karın ağrılarını dindirir.Sıcak bir banyonun ardından hazırlanacak papatya çayı torbaları, egzamanın neden olduğu kaşıntı ve yanmaları alır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Acı pul biber&lt;/b&gt;: Portakaldan 3 kat daha fazla oranda C vitamini içerir. Capsantin adlı kimyasal madde zona hastalığının neden olduğu ağrıları dindirmek için yapılan kremlerde kullanılır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Portakal suyu&lt;/b&gt;: Bir bardak portakal suyu günlük C vitamini ihtiyacınızın tamamını karşılar.İçindeki potasyum vücudun su dengesini korur;cildin kurumasını, kırışıklıkların meydana gelmesi önler.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Portakal yağı&lt;/b&gt;: Susam yağıyla karıştırılarak da iyi bir cilt yağı elde edilir. Selüloitli bölgelere portakal yağıyla masaj yapılması tavsiye edilir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;ÇÖLYAK HASTALIĞI&lt;/b&gt;&lt;b&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Kestane&lt;/b&gt;: Önemli bir enerji kaynağıdır.Kolayca sindirilebilir. Çölyak hastaları için buğday içermeyen un kaynağı olabilir.E ve B6 vitaminleri içerir. &lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;DEPRESYON&lt;/b&gt;&lt;b&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Avokado&lt;/b&gt;:Sindirimi çok rahat olan bu meyveyi özellikle yeni doğmuş bebeklerin ilk maması olarak tavsiye ederiz.İçerdiği E vitamini kalbe iyi gelir, yüksek potasyum da dinç tutar ve insanı depresyona sokan uyuşukluluk ve rahatlığı üzerinden atar. Vücudun kolesterol oranını ayarlar.Teninizin sürekli hücre yenilemesine neden olur.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&amp;lt;I style="mso-bidi-font-style: normal"&amp;gt;(Zayıflamak isteyenler Yağ oranı yüksek olan avokadoyu yememenizi öneririz.)&amp;lt;/I&amp;gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Çikolata&lt;/b&gt;:Sütlü çikolataları tercih edin.Çünkü içerdiği kakao yağı,magnezyum, E vitamini beynin kendisini yenilemesine ve psikolojik rahatlık sağlamasına yardımcı olur.Migreni olanlar çikolatadan uzak durmalıdır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;İstiridye&lt;/b&gt; :İçindeki demir,sperm sayısını ve insanın seks gücünü artırır. A, B12 ve C vitaminleri içerir.Beyin için en faydalı yiyecek olan istiridye, enerji verir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;(&amp;lt;I style="mso-bidi-font-style: normal"&amp;gt;Dikkat: Kolesterol oranı birçok balığın iki katıdır.)&amp;lt;/I&amp;gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Patates:&lt;/b&gt; Bir patates,bir kişinin bir gün içinde alması gereken C vitaminini içerir. Beyindeki serotonin adlı kimyasal maddenin kendisini yenilemesini sağlar.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;DİŞ&lt;/b&gt;&lt;b&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Ekmek:&lt;/b&gt; Şekerli yiyecek yenildiğinde içindeki asitler dişlere her 20 dakikada bir saldırır. Ekmek,dişleri korur.Gün boyunca 6 ila 11 dilim ekmek yiyin.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Meyve&lt;/b&gt;: (Her çeşit) Günde 2 ila 4 öğün meyve tüketin.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Sebze:&lt;/b&gt; (Her çeşit) Günde 3 ila 5 öğün tüketin.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Yoğurt veya beyaz peynir&lt;/b&gt;:Eğer yemek arası atıştırırken diş sağlığınızı düşünüyorsanız, kalsiyum deposu olan bu iki yiyeceği tercih edin.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Muz &lt;/b&gt;: Yüksek miktarda karbonhidrat içerir.Zengin bir potasyum kaynağıdır. Bu mineral,kalbin düzenli çalışmasını ve tansiyonun düzenli olmasını sağlar.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;DİYABET&lt;/b&gt;&lt;b&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Kuru fasulye:&lt;/b&gt; Lif açısından zengin bir besindir.Bu da diyabet riskini büyük oranda azaltır.İçerdiği karbonhidratları vücudun şekere dönüştürmesi uzun sürer.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Mercimek&lt;/b&gt; :B vitamini,demir,kalsiyum,potasyum,fosfor ve magnezyum içerir. Çözünebilir lif içermesi sayesinde kandaki kolesterol oranını düşürür. Diyabet ve kalp hastaları için iyi bir besindir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;FELÇ&lt;/b&gt;&lt;b&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Turunçgiller&lt;/b&gt;:C vitamini zengini turunçgiller içerdikleri flavonoid adlı antioksidanlar sayesinde atardamarların,kalbin zarar görmesini önlüyor. Portakal içerdiği folik asit,kalp dostu potasyum ve kalsiyum sayesinde sağlıklı alyuvar hücrelerinin çoğalmasına neden oluyor.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Hamsi &lt;/b&gt;: Kolesterolü düşüren ve kan pıhtılaşmasını önleyen Omega-3 bol bol var.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;GÖZ&lt;/b&gt;&lt;b&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Mısır:&lt;/b&gt; Zeaksantin adlı bir bitkisel bileşim içerir.Bu madde yaşa bağlı olarak gelişen görme bozukluklarını azaltır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Ispanak:&lt;/b&gt; Antioksidan özelliği taşıyan A vitaminine dönüşen betakaroten içerir. Sağlıklı gözler için gereklidir.Katarakt ve diğer göz tabakalarının bozulmasına karşı lutein maddesi de içerir. Pişirdikten sonra hemen tüketin;Beklediğinde yararlı maddeler toksik maddelere dönüşebilir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;GRİP&lt;/b&gt;&lt;b&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Satsuma&lt;/b&gt;:(Küçük portakal) İçerdiği folik asit ve C vitamini sayesinde öksürüğü ve kanlı tükürükleri keser. Ayrıca kan pıhtılaşmasına karşı en etkin doğal yiyecek olduğu için ileri yaşlarda felç ya da kalp krizi riskini de azaltır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Tarçın:&lt;/b&gt; Yemeklere girmiş olabilecek &lt;b&gt;E-coli&lt;/b&gt; bakterisinin vücutta yayılmasını engeller. Mideyi düzene sokar. Kusmayı engeller.Hatta bal ya da limon suyuyla birlikte alındığında boğazdaki yanmaları keser.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Hardal&lt;/b&gt;: İçindeki singrin maddesi,midenin gaz çıkarmasına yardımcı olur.Sindirim sistemini düzenler,mide ağrılarını giderir.1/2 çay kaşığı alınmalıdır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;GUT (DAMLA HASTALIĞI)&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Hamsi : Omega-3 yağı açısından çok zengindir.Kolesterol seviyesini düşürür. Kanın pıhtılaşmasını önleyerek damar tıkanıklığı, kalp krizi ve felç geçirme riskini düşürür.Haftada en az 1 kez yemek gerekir. Kalp hastaları için bu miktar haftada 3-4 porsiyon olmalıdır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;HAMİLELİK&lt;/b&gt;&lt;b&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Enginar&lt;/b&gt;:Bol miktarda folik asit ve potasyum içerir.Düşük yağ oranı,sindirimi kolaylaştırıcı etkisi,antioksidan özellikleri sayesinde anne adayı ve bebeğin sağlığına önemli faydaları vardır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Böğürtlen:&lt;/b&gt; E vitamini içerir.Vücuttaki zararlı atıkların temizlenmesini sağlar. C vitamini boldur.Cenini korur.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;HEMOROİD (BASUR&lt;/b&gt;&lt;b&gt;)&lt;/b&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Hindistan cevizi&lt;/b&gt;:İçerdiği myristin adlı madde kusmayı engeller, basur için birebirdir. (&lt;b&gt;Dikkat! Fazlası basur için tehlikelidir.)&lt;/b&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;İDRAR VE BÖBREK&lt;/b&gt;&lt;b&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Pancar:&lt;/b&gt; Böbrekleri çalıştırır.Önemli bir potasyum kaynağıdır. Vücuttaki tuz oranını dengeler. Bu sayede böbrekler ve idrar yollarının çalışmasını destekler.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Kavun &lt;/b&gt;: Orta boy bir kavunun yarısı,günlük C vitamini ihtiyacını tamamen karşılar. A vitamini ve betakaroten içerir. Bunlar vücudu temizleyici etkiye sahiptir. Böbrekleri rahatlatır.Yüksek miktarda su ve düşük miktarda kalori içerir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;İDRAR YOLLARI&lt;/b&gt;&lt;b&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Nane&lt;/b&gt; : İdrar söktürücü özelliğe sahiptir.İçerdiği mentol,midenin normal işlevini görmesine neden olur.Vücuda giren grip mikrobunakarşı savaştığı gibi,ileri yaşlarda ülsere yakalanma riskini de azaltır.Sabahları mide bulantısını keser. Nane çayı,baş ağrısı,stres gibi hastalıkların yanı sıra mide yanmasına da bire birdir&lt;b&gt;. Nane çayını aç karnına değil,tok karnına içiniz.&lt;/b&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Elma &lt;/b&gt;: İçindeki C vitamini ve pektin oldukça faydalıdır. Kolesterolü düşürür,sindirim sistemini düzenler ve idrar ve hacet yollarındaki sorunları giderir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Kepekli ekmek&lt;/b&gt;: B3 vitamini, demir, potasyum ve folik asit içerir.Çok fazlası idrar yollarına zarar verirken, günde 2 dilim yemek iyi gelir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;KALP&lt;/b&gt;&lt;b&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Bezelye&lt;/b&gt;: Haftada 10 porsiyon domatesli bezelye yemeği yiyen bir erkeğin, yemeyene oranla prostat kanserine yakalanma riski yüzde 35 daha az. B vitamini ve protein deposu olan bezelye,kalp için de çok önemli.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Kepekli Ekmek&lt;/b&gt;: Kalp hastalıklarıyla bağırsak kanseri için faydalıdır. Günde 12 gramdan fazlası kişiye göre zararlı olabilir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Kiraz&lt;/b&gt;: 100 gramında 40 kalori bulunuyor.İçerdiği ellegic asit, vücudu kansere karşı korurken,kiraz kalp damarlarındaki normal bir kan dolaşımını sağlar. Çok kiraz yenmesi, gut hastalığına yakalanma riskini de düşürür. Günde 20 kiraz yemek 1 aspirin yerine geçiyor.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Çikolata:&lt;/b&gt;E vitamini,magnezyum ve demir;Kalp hastalıklarına yakalanma riskini düşürür. Günde en fazla 1 çikolata yiyin.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Elma:&lt;/b&gt; Günde 5 adet yiyin.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Mısır Gevreği&lt;/b&gt;: Günde 1 tabak yeterli.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Salatalık&lt;/b&gt;: Diyet yapanların en büyük yardımcısı olan salatalık,kolesterolü düşürür. Kalbi güçlendirir.Salatayı soymadan yiyin,Çünkü kalbi kuvvetlendiren madde, kabuğu ile derisi arasında bulunuyor.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Yumurta:&lt;/b&gt;Tüm yiyecekler içinde en kaliteli proteini içerir.En önemli özelliği,kolesterol oranını düzenleyen lesitin maddesi içermesi. Tavada az yağda pişirilmiş yumurtayı tavsiye ederiz.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Sarımsak&lt;/b&gt; :Mutfağınızdan eksik etmeyin.En az 1000 doğal tedavide kullanan sarımsak,sindirim sisteminden,kansere,kan dolaşımından kalp hastalıklarına kadar her şeye yaralı.Ancak hamileler dikkat olmalı.Aşırı sarımsak da kalp yanmaları ve çarpıntılarına yol açar.Günde bir diş yeter.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Humus&lt;/b&gt;: E vitamini zengini humus, kanda kolesterol oranını da ayarlar.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Kavun&lt;/b&gt;: Bir kavunun yarısı insan vücudunun günlük C vitamininin ihtiyacının tamamını, A vitaminin de yüzde 15’ini karşılar. Kavun, kalp ve böbrek hastalarının diyetlerinde sıkça kullanılan bir meyvedir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Süt:&lt;/b&gt; Tam bir kalsiyum,protein,folik asit,A,E ve D vitaminleriyle fosfor deposu. Çocuk,genç ve hamilelerin günde en az yarım litre süt içmesi gerekiyor.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Şeftali&lt;/b&gt;: Bir şeftali,günlük C vitamini ihtiyacınızın yarısını karşılar. Sindirimi kolay olan meyvanın koyu renklilerini tercih edin.Çünkü kabuğuna renk veren betakarotene maddesi,kalp ve kansere karşı faydalıdır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Pirinç&lt;/b&gt;: E ve B12 ve B vitaminleri ve potasyum içerir.Özellikle kolon ve bağırsak kanserlerine karşı faydalıdır.Kolesterolü düşürdüğünden kalbe iyi gelir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Tuz:&lt;/b&gt; Vücuttaki kan dolaşımını ve sinir sistemini düzenler.Mide kanseri,kemik erimesi, kalp sorunlarına bire birdir.İngiliz Sağlık Bakanlığı, halkına günde 9 gram tuzun kafi olduğunu,aşırısının vücuda zarar vereceğini açıkladı.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Çay:&lt;/b&gt; Günde 2 bardak içilen çayla,4 elma,5 soğan,7 portakal yemiş gibi kalp dostu antioksidan madde almış olursunuz .İngilizler,özellikle çocukların haftada en az 6 bardak sütlü çay içmesini öneriyor.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Ton Balığı&lt;/b&gt;: Kolesterol ve tansiyonu düzenler.Anemi hastalığına karşı D ve B12 vitamini içerir.Birçok kansere karşı vücudu içerdiği nikotinik asitle korur. Bir konserve ton balığı vücudun D vitamini ihtiyacının tamamını karşılıyor.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Hindi Eti:&lt;/b&gt; 125 gramı, vücudun günlük folik asit ihtiyacını karşılar. Folik asit,kan hücrelerinin yenilenmesine yardımcı olur. &lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Karpuz:&lt;/b&gt; Bir dilimiyle günlük C vitamini ihtiyacınızın %80’nini karşılarsınız. İçerdiği potasyum,kan dolaşımını sağlar.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;KANSER&lt;/b&gt;&lt;b&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Kayısı:&lt;/b&gt; Antioksidan olan betakaroten açısından zengindir.Hücrelere ve dokulara zarar veren moleküllerin etkisini ortadan kaldırarak kansere karşı koruyucu etkisi vardır.Lifli olduğu için bağırsakları koruyucudur.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Tahıllar:&lt;/b&gt; Arpa,mısır,buğday,yulaf gibi tahıllar B ve E vitamini, potasyum ve kalsiyum içerir.Kanserojen maddelerin vücuttan atılması sürecini hızlandırır.Tahıl ağırlıklı bir beslenme rejimi, bağırsak kanseri riskini yarı yarıya azaltıyor.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Fasulye:&lt;/b&gt;Fasulye,C vitamini ve betakaroten gibi kalp hastalığı ve kanseri önleyen antioksidanlar açısından zengindir. Ayrıca B vitamini seks hormonlarını kuvvetlendirir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Pancar&lt;/b&gt;: Demir ve folik asit açısından zengin olan pancar eski çağladan beri kan hastalıklarının tedavisinde kullanılmaktadır. Amerikalı uzmanlar pancar suyunun sarılık tedavisinde de etkili olduğunu belirtiyor.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Lahana&lt;/b&gt;: Kanserli hücrelerin çoğalmasını önleyen karoten maddesi içerir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Havuç&lt;/b&gt;: Tam 40 araştırma havuç tüketimi arttıkça kanser riskinin azaldığını ortaya koymuştur.Bunun temel nedeni betakaroten, C ve E vitaminleri gibi antioksidanlar açısından zengin oluşudur.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Nohut:&lt;/b&gt; Yağ düzeyi düşük ve kolesterol içermeyen nohut kalsiyum, magnezyum, fosfor, potasyum,bakır,manganez, betakaroten ve folik asit açısından zengindir. Göğüs kanserine karşı korur.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;İncir:&lt;/b&gt; Potasyum,demir ve kalsiyum içerir.Sindirim sistemine yardımcı olur. Eski çağlarda kanserli hücrelerin tedavisinde kullanılan incir, modern tıp tarafından da kansere karşı koruyucu olarak öneriliyor.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Sarımsak:&lt;/b&gt; Bağışıklık sistemini güçlendirdiği ve kansere, yüksek kolesterole,kalp ve dolaşım sistemi hastalıklarına karşı koruyucu etkisi vardır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Fındık&lt;/b&gt;: Kalp krizine karşı koruyucu olan E vitamini açısından zengin bir besindir. Her gün yenilen bir avuç fındık kansere ve kırışıklıklara karşı koruyucudur.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Mercimek&lt;/b&gt;: B vitamini,demir,kalsiyum,magnezyum,fosfor ve potasyum içerir. Lifli özelliği kandaki kolesterol oranını düşürür. Şeker ve kalp hastaları için yararlıdır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Zeytinyağı:&lt;/b&gt; İçindeki omega yağ asitleri,kandaki kolesterol düzeyini dengede tutar. Antioksidan özelliği olan E vitamini açısından da zengindir.Bu sayede kalp krizi,felç,kanser ve erken yaşlanmaya karşı beyni koruyucu etkiye sahiptir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Soğan:&lt;/b&gt; Bağışıklık sistemini güçlendirir.İçerdiği allicin ve sülfür; mide ve bağırsak kanserine karşı koruyucu etkiye sahiptir. Son araştırmalar kemik erimesine karşı,peynir ve sütten daha etkili olduğunu göstermiştir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Şeftali:&lt;/b&gt; Teki bile insanın C vitamini ihtiyacının %50,sini karşılayabilir.Sindirimi kolaydır.Kansere ve kalp krizine karşı koruyucu olan betakaroten açısından da zengindir.Bir tanesinde 33 kalori vardır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Pirinç:&lt;/b&gt; Pirinç mükemmel bir enerji kaynağıdır.E ve B vitaminleri açısından zengindir. Bağırsak kanserine karşı koruyucu olan pirinç,kolesterolü düşürerek kalp krizi riskini de azaltır. &lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Çilek&lt;/b&gt;: Kolesterol düzeyini düşürür ve sindirim sistemini düzenler. Ellegic asit adı verilen kansersavan bir maddeyi de içerir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Domates:&lt;/b&gt; Likopen açısından zengin ender bitkilerden biridir. Likopen,pankreas gibi çeşitli kanser hastalıklarını önleme konusunda hayati önemdedir. C vitamini açısından zengindir ve bağışıklık sistemini kuvvetlendirir. Lifli bir besin olması da bağırsak kanseri riskini azaltır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;KANSIZLIK&lt;/b&gt;&lt;b&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Hurma&lt;/b&gt;: Hurmaların birçoğu yüksek oranda demir içerir. Besin değeri yüksek ve önemli bir enerji kaynağıdırlar. Doğal müshil etkisine sahiptir. Daha yüksek oranda su ve daha düşük kalori içerir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;KARACİĞER&lt;/b&gt;&lt;b&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Enginar&lt;/b&gt;: Cynarine adlı madde en sert yiyecekleri dahi sindirimine yardımcı olur.Karaciğer hastalarının yanı sıra romatizma, artirit ve gut hastalığına yakalananlarla,hamilelere şiddetle tavsiye edilir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Meyan kökü&lt;/b&gt;: Dünya üzerinde birçok kabile yüzyıllardır ülser, artirit, bronşit ve karaciğer rahatsızlıklarına karşı "doğal ilaç" olarak kullanır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Adrenalini yükseltir,insanın strese girmesini engeller, kan basıncını düşürür. &lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Zerdeçal&lt;/b&gt;: Karaciğer rahatsızlıklarının yanı sıra sindirime de yardımcı olur.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;KARIN AĞRISI&lt;/b&gt;&lt;b&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Papatya çayı&lt;/b&gt;: Bağırsak yollarındaki gazı çıkartır, sindirim sistemini düzenler, dengeler, mide ağrısını keser.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;KEMİK ERİMESİ&lt;/b&gt;&lt;b&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Kayısı&lt;/b&gt;:Yüksek oranda kalsiyum ve magnezyum içerir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Süt &lt;/b&gt;: Kalsiyum,protein,B2-A-E-D vitaminleri,folik asit,fosfor ve demir kaynağıdır. Kalsiyum,D vitamini ve fosfor ile birlikte kemikleri ve dişleri güçlendirmek için çalışır.Bunların eksikliği kemikleri eritir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;KİLO KAYBI&lt;/b&gt;&lt;b&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Çikolatalı puding&lt;/b&gt;: Bu sayede vücuttaki kan istediği protein ve mineralleri alır. Kilo kaybı yaşayanların günde 3 kez 1 hafta boyunca puding yemesi gerekiyor.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Peynir&lt;/b&gt;: 100 gramında 78 kalori bulunuyor.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Yumurta:&lt;/b&gt; Günde 2 yumurta kadınların günlük protein ihtiyacının 4’te 1’ini, erkeğin ise 5’te birini karşılar.A,D,E ve B vitaminleri içeren yumurtadaki selenyum maddesi,bebeklerde sindirim sorunlarını çözer, yetişkinleri de kansere karşı korur.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Dondurma&lt;/b&gt; :Günde 2 top vanilyalı dondurma yemek,insan vücudunun günlük protein ihtiyacının yüzde 20’sini karşılar.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Salam&lt;/b&gt; : B vitamini,demir,sodyum ve potasyum deposudur.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;TANSİYON&lt;/b&gt;&lt;b&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Rezene&lt;/b&gt;: İçerdiği potasyum sayesinde tansiyonu düzenler.Kan hücreleri için gerekli olan folik asidi de bol miktarda bulundurur. Rezene çayı sindirim için iyidir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Tahıl:&lt;/b&gt; Kan damarlarını gevşeten ve rahatlatan bir tür fotosentez kimyasal maddesi içeriyor.Bu sayede kanın damarlardan daha rahat geçmesini sağlıyor. Tahıl yemek sebzelere oranla vücutta daha fazla kalori yakılmasını sağlar. Kalorinin azalması tansiyonu düzenler.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Un &lt;/b&gt;: Yapıldığı tahılın besin değerlerini içerir.B ve E vitamini,demir ve magnezyum açısından oldukça zengindir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Karaciğer:&lt;/b&gt; Sağlıklı bir bağışıklık sistemi,cilt ve keskin gözler için gerekli olan A vitamini açısından zengindir.Küçük bir porsiyonu günlük A vitamini ve demir ile aylık B12 vitamini ihtiyacını giderir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;LAKTOZ DAYANIKSIZLIĞI&lt;/b&gt;&lt;b&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Badem:&lt;/b&gt; Yüksek oranda kalsiyum, magnezyum,potasyum,fosfor,E vitamini,B2 vitamini, antioksidan içerir.Bu nedenle laktoz (süt şekeri) dayanıksızlığı bulunan ve günlük gıdalar yiyemeyen kişiler için badem ideal bir besin kaynağıdır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;MENOPOZ&lt;/b&gt;&lt;b&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Nohut&lt;/b&gt; : Sebze hormonu "fitoöstrojen" içerir.Bunlar östrojenin vücuttaki etkilerini dengeler ve menopozun yarattığı etkilere karşı korur.Protein bakımından en zengin sebzelerdendir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Kola&lt;/b&gt; : Kafein vücudun yorgunluğunu alır ve konsantrasyonu sağlar.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Üzüm &lt;/b&gt;: İçerdiği "elajik" asit sayesinde kemik erimesine karşı korur. Kandaki östrojen seviyesini yükseltir ve menopoz ağrılarını en aza indirir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Kuru erik&lt;/b&gt;: Sadece iki-üç adet yemek dahi vücudun ihtiyacı olan antioksidanları karşılar. İdrar yolları kaslarını rahatlatır ve kolon kanserine karşı korur.Demir,A vitamini, B6 vitamini ve potasyum içerir.İçerdiği yüksek orandaki bor minerali sayesinde menopoz döneminde östrojen seviyesini dengede tutar.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Tatlı patates&lt;/b&gt;: Adrenal salgılayan bezleri güçlendirerek vücuda enerji sağlar.Fosfor, magnezyum,kalsiyum,C vitamini,potasyum ve folik asit içerir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;MİDENİZ RAHATSIZSA&lt;/b&gt;&lt;b&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Tarçın&lt;/b&gt;: Mide yanmalarını ve kusma hissini alır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Hindistan cevizi&lt;/b&gt;: Sütlü içeceklere eklendiği zaman mideyi gevşetici ve gazını alıcı bir etki yaratır.Mide bulantılarını önler.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Lahana &lt;/b&gt;:Mayalanma sırasında laktik asit üretir.Bu da sindirim sistemindeki zararlı bakterileri öldürerek sindirime yardımcı olur.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;ROMATİZMA&lt;/b&gt;&lt;b&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Enginar&lt;/b&gt;:Vücuttaki zehiri atması nedeniyle Romatizma,gut hastalığı ve eklem yanmasına karşı birebirdir.Folik asit ve potasyum kemikleri güçlendirir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Domates:C vitamini boldur.&lt;/b&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Tahıl&lt;/b&gt; : İçerdiği doğal kimyasallar,romatizmanın yol açtığı eklem yanmaları ve romatizma ağrılarını hafifletir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Kekik&lt;/b&gt; : Timol adı verilen bir tür doğal yağ,vücuttaki diğer yağların parçalanmasını sağlar.Kekik yağı banyoda sürüldüğü zaman romatizma ağrılarını azaltır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Zencefil:&lt;/b&gt; Uyarıcı etkileri kan damarlarını genişletip kan dolaşımını artırarak romatizma ağrıları ve yanmaları yok eder.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;SİNDİRİM SORUNLARI&lt;/b&gt;&lt;b&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Arpa&lt;/b&gt; : İçerdiği kalsiyum ve potasyum gibi mineraller ile B vitamini vücuda direnç kazandırır.Ayrıca ABD’deki bir araştırma, 6 ay boyunca her gün arpa ürünü şeylerin yenmesinin kolesterol oranını yüzde 15 düşürdüğünü kanıtladı.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Yoğurt:&lt;/b&gt; Günde 150 gram yoğurt vücudun bir günlük kalsiyum ihtiyacını karşılar.Meyveli yoğurtlara 3 çay kaşığı şeker eklendiği için şeker oranları daha yüksektir. Yoğurttaki potasyum,kan basıncı ve kalp atışlarını düzenler. Midenin yiyecekleri düzenli olarak öğütmesini sağlar.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;SİSTİT&lt;/b&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Kuşkonmaz&lt;/b&gt;:Folik asit,C ve E vitaminleri içerir.Yenilen besinlerin vücuttaki zehirli kalıntılarını atmayı sağlar.Karaciğer ve böbreklerin çalışmasını kolaylaştırır,destekler.Bu nedenle doktorlar, sistit hastalarının mutlaka kuşkonmaz yemeleri gerektiğini söylüyor.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;STRES&lt;/b&gt;&lt;b&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Meyan kökü&lt;/b&gt;:Antivirüs etkisi vardır.Karaciğeri korur. Adrenalin salgılanmasını dengeler. Stresle başa çıkabilmek için gerekli olan kortizol hormonunu salgılatır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;TİROİD&lt;/b&gt;&lt;b&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Midye&lt;/b&gt;: Omega-3 yağı açısından zengin bir besin kaynağıdır. İçerdiği selenyum minerali tiroit bezlerinin normal işleyişi için gereklidir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;ÜLSER&lt;/b&gt;&lt;b&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Lahana&lt;/b&gt;: Ülseri olan kişiler için tonik, yani mideyi temizleyici etki yaratır.Yüksek oranda C vitamini içerir.Kırmızı lahana vücutta antioksidan özelliğe sahip A vitamini içerir.Kanseri önleyici etkiye sahiptir.Çiğ olarak salatalara katılması tavsiye edilir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Biber&lt;/b&gt; : Yeşil biberde; A,C,B1,B2 ve E vitaminleri bulunuyor. Biber,mide salgısını artırdığı için,gastrit ve ülseri olanlara da tavsiye ediliyor. Yüksek oranda kalsiyum ve magnezyum içerir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;VÜCUT SU TUTMUŞSA&lt;/b&gt;&lt;b&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Kuş üzümü&lt;/b&gt;:100 gramı günlük C vitamini ihtiyacının tam 3 katını karşılar.Antibakteriyel ve yanmayı önleyici etkileri vardır. Zengin potasyum ve düşük tuz içeriği, dehidratasyonu olanlar için önemli bir doğal ilaçtır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Kaba&lt;/b&gt;k: 100 gram kabak günlük folik asit ihtiyacının 4’te birini karşılar. Yüksek orandaki potasyum sıvı-tuz dengesini sağlar.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Tahıl&lt;/b&gt;: İdrar yollarını açıcı,çalıştırıcı ve rahatlatıcı etkileri sayesinde dehidratasyonu rahatsızlığı bulunanların yemeleri gerekir.Mideyi rahatlatıcı özelliği vardır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;ŞİFALI BİTKİLER&lt;/b&gt;&lt;b&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;ADAÇAYI&lt;/b&gt;: Mide ve bağırsak gazlarını giderir.Mide bulantısını keser.Hazım sisteminin düzenli çalışmasını sağlar.Göğsü yumuşatır. Astım hastaları için yararlıdır.Bu uyarıcı bitki kan dolaşımını hızlandırır.Hücre yenilenmesini ve cildin elastikiyetinin artmasını sağlar. Bu bitkiyle sivilcelerinizden de kurtulabilirsiniz.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;AHLAT&lt;/b&gt;: (yaban armudu) : Gülgillerden; kendi kendine yetişen ve üzerine armut aşılanan bir ağaçtır.Yemişi iyice olgunlaştıktan sonra yenir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Faydası :&lt;/b&gt; Meyveleri, ishal keser.Zehirli hayvan sokmalarında da filizleri dövülüp, konur.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;AHUDUDU:&lt;/b&gt; : Gülgillerden; böğürtlen gibi çalı halinde, dikenli bir bitkidir. Kümeler halindedir.Kendiliğinden yetişir.Meyvesi duta benzer.Sarımtırak kırmızı portakal renginde,sulu ve güzel kokuludur. Meyvesi toplanıp,kurutulur.Reçel, şurup ve likör yapılır.Meyve olarak da yenir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Faydası :&lt;/b&gt; Kanı temizler, vücutta biriken zehirli maddelerin atılmasını sağlar. Terletir ve idrar söktürür,kabızlığı giderir,vücuda dinçlik verir, romatizma,mafsal kireçlenmesi,nikris,boğaz,bademcik ve göz iltihaplarında kullanılır.Kansızlık ve veremde çok iyi bir gıdadır. Ateş'i düşürür.Üre ve şeker hastalarına da faydalıdır. &amp;lt;I style="mso-bidi-font-style: normal"&amp;gt;Mide ülseri olanların kullanmamaları gerekir.&amp;lt;/I&amp;gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;ALOE VERA&lt;/b&gt; (&lt;b&gt;Sarısabır&lt;/b&gt;): Eski yunanlılarında güzelleşmek için kullandıkları bir bitki.Yıpranmış ciltleri onarmak ve nemlendirmek için son derece yararlı. Akne sıcaktan kaynaklanan kaşıntılara karşı cildi koruyor.Yıpranmış saçları onarıyor ve nemlendiriyor.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;ARMUT:&lt;/b&gt; Sulu ve tatlı bir meyvedir.Rengi sarı ile yeşil arasında değişir.İçinde &lt;b&gt;A&lt;/b&gt;,&lt;b&gt;B1&lt;/b&gt;,&lt;b&gt;B2&lt;/b&gt;,&lt;b&gt;B3&lt;/b&gt;,&lt;b&gt;B6&lt;/b&gt;,ve &lt;b&gt;C&lt;/b&gt; vitaminleri bulunur.Bu meyve yemeklerden önce yenmelidir.&amp;lt;I style="mso-bidi-font-style: normal"&amp;gt;Armut kandaki üre asidi ve üre tuzlarını dışarı attığından,böbreklerin düzenli çalışmasına yardımcı olur.&amp;lt;/I&amp;gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Faydası&lt;/b&gt; : Nezle'yi geçirir,hazmı kolaylaştırıp çarpıntıyı önler, sinirleri yatıştırarak beyni çalıştırır.Kabızlığı önleyerek idrar söktürür, böbrek kum ve taşlarının dökülmesine yardım eder, tansiyonu düşürür,kanı temizler,hamilelerin kusmalarını önler. Mafsal kireçlenmesi,nikris ve romatizma tedavisinde faydalıdır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;AT KESTANESİ&lt;/b&gt;:&amp;nbsp; Atkestanegiller familyasından;süs olarak yetiştirilen iri bir gölge ağacıdır.Nisan-Temmuz aylarında çiçek açar. Meyveleri kestaneye benzer.İçinde nişasta,saponin ve yağ vardır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Faydası :&lt;/b&gt; Kabuklarından yapılan ilaçlar ateşi düşürür.Vücuda kuvvet verir.Tohumları ise romatizma ve mafsal ağrılarını giderir. Varis flebit ve basur memelerinin tedavisinde ve deri çatlaklarını gidermekte kullanılır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;AVOKADO:&lt;/b&gt; Çok kalorili olmasına rağmen içerdiği Glutathion süper bir hücre koruyucusudur,çünkü en iyi antioksidant tır. Antioksidant lar hücrelerin yaşlanmasını yavaşlatırlar ve kanseri önlerler. Tüm meyveler arasında protein bakımından en zengin olanıdır.Bol miktarda E vitamini de içerir.Bu vitamin kalp ve deriyi koruyarak dolaşımı düzene sokar.Ayrıca potasyum ve B6 vitamini de içerir.Kadınlar açısından çok gereklidir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;AYVA:&lt;/b&gt;&amp;nbsp; Vitamini bol bir meyvedir.Her bölgede yetişir,limon ve ekmek ayvası olarak iki çeşidi vardır.Altın sarısı renkli ve hoş kokulu bir meyve olan ayva &lt;b&gt;A&lt;/b&gt; ve &lt;b&gt;B&lt;/b&gt; Vitaminleri yönünden çok zengin olan bu meyvenin bileşiminde tanin ve kireçli tuzlar bulunur.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Faydası :&lt;/b&gt; İshal ve dizanteriyi keser,mide ve bağırsakları güçlendirir, kanı temizler,karaciğeri çalıştırır,safra akışını sağlayarak çarpıntıyı giderir.Kadınlardaki beyaz akıntıyı keser. Bronşit,müzmin öksürük ve verem tedavisinde kullanılır.Merhem olarak kullanılırsa el ayak ve meme ucu çatlaklarını,egzamaya,yüz ve boyun kırışıklığını giderir.Yapraklarından yapılan çay gerginliğe iyi gelir.Tohumları soğuk algınlığı ve boğaz ağrısında kullanılır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;BAL:&lt;/b&gt; Bal, kansızlar için kan deposudur. Bal ilik bir beze sürülüp boğaza sarılırsa boğaz ve gırtlak ağrıları kesilir.Sinirleri bozulanları ve uykusuzları sakinleştirir. Süt ile bol sulandırılıp içilirse şeritleri öldürür.Bir miktar sirke ile karıştırılıp ağız çalkalanırsa, ağızda koku kalmaz.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;BAKLA:&lt;/b&gt; İdrar yollarını temizler. Böbrek ağrılarını dindirir. Böbrek iltihaplarını giderir.Böbrek kum ve taşlarının düşürülmesine yardımcı olur.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;BİBERİYE&lt;/b&gt;:Eski zamanlarda gençliği geri getiren bitki olarak adlandırılan biberiye,sivilcelere iyi geliyor.Cildin esnekliğini ve sıklığını artırıyor. Bir litre suya, biberiye ve kekik yağından iki kaşık ekleyin.Bu karışımı cildinizi temizlemek ve yumuşatmak için kullanın.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;BÖĞÜRTLEN:&lt;/b&gt; (tilkiüzümü) :Gülgillerden bahçe çitlerinde, ol kenarlarında kendiliğinden yetişen, dikenli bir çalıdır.Yemişi ahududuya benzer, fakat ondan küçüktür.Önceleri kırmızı iken sonraları kararır.Yaprakları;çiçekleri açmadan toplanıp,kurutulur.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Faydası :&lt;/b&gt; İdrar söktürür,ayaklardaki şişlikleri indirir.Yüksek tansiyonu düşürür. Gözlerdeki zafiyeti giderir.Mesane taşlarının düşmesine yardımcı olur.Ağız,dil,diş eti ve bademcik iltihaplarını giderir.Kadınlarda görülen beyaz akıntıyı keser. Haricen kullanıldığı takdirde ağrıları dindirir, yanıkları iyileştirir.Kökü kaynatılıp,suyu içilecek olursa kandaki şeker miktarını düşürür.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;C&lt;/b&gt;&lt;b&gt;EVİZ AĞACI&lt;/b&gt;: Uzun ömürlü; gövdesi kalın, kerestesi ve meyvesi değerli ulu bir ağaçtır. Yemişi nişastalı ve yağlıdır. Hekimlikte; yaprakları,meyvesinin üzerindeki yeşil kabukları ve yağı kullanılır. Bir çok çeşidi vardır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Faydası &lt;/b&gt;: Yaprakları ve kabukları ile hazırlanan ilaçlar kanı temizler,kansızlığı giderir. İshal ve dizanteriyi keser.Verem ve şeker hastalığında hem besleyici, hem de tedavi edicidir. Kadınlarda görülen beyaz akıntıyı keser.El ve ayak donuklarında, deri çatlaklarında faydalıdır. Saç ve elleri boyamakta da kullanılır. Çok kuvvetli bir besin olduğundan fazla yememek gerekir.Cevizyağı,raşitizm ve sıracada faydalıdır. Kabızlığı giderir.Bağırsak solucanlarını düşürür.Derinin yanmasını önler.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;ÇAKAL ERİĞİ&lt;/b&gt;: Bir çeşit eriktir.Ağacı bodurdur.Çiçekleri beyazdır ve yapraklarından önce çıkar.Meyvesi yuvarlak ve yeşil ve tadı buruktur. Çiçekleri; Mart ve Nisan aylarında toplanıp,kurutulur.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Faydası &lt;/b&gt;: İshali keser, mide ve bağırsakların düzenli çalışmasını sağlar. Ateşli hastaların kalbini kuvvetlendirir.Terletir ve vücutta biriken zehirli maddelerin atılmasını sağlar.Boğaz ve bademcik iltihaplarını giderir.Anne sütünü artırır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;ÇAMAĞACI:&lt;/b&gt;&amp;nbsp; Birçok çeşidi olan bir ağaçtır.Kozalakları ilk yıl kapalıdır.İkinci yıl açılıp,kurur ve ağacın dibine düşer. İlaç yapımında; tomurcuğu,palamutu,kozalağı, filizleri ve çırası kullanılır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Faydası &lt;/b&gt;: Balgam söktürür. Müzmin öksürüğü keser. Kolay doğum yapmayı sağlar.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;ÇAM FISTIĞI&lt;/b&gt;: Bronşit, verem,akciğer hastalıklarının çabuk iyileşmesine yardımcı olur. Ruhi çöküntüyü giderir. Kalp hastalıklarında da faydalıdır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;ÇAY:&lt;/b&gt; Binlerce yıllık bir bitki olan çayın yaprakları güzelleşmek içinde kullanılıyor.Yağlı bir cildiniz varsa, çaydan bir tonik olarak faydalanabilirsiniz.Gözleriniz şişse iki soğuk çay poşetini göz kapaklarınızın üstünde bekletin.Saçlarınızın eskisinden daha parlak görünmesini istiyorsanız, şampuandan sonra çayla durulayın.Farkı göreceksiniz.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;ÇİLEK&lt;/b&gt;: Gülgillerden sapları sürüngen,çiçekleri beyaz bir bitkidir.Yemişi pembe renkli olup,kokuludur.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Faydası&lt;/b&gt; : Vücudu kuvvetlendirir.Hasta olmayı önler.İdrar söktürür ve karında biriken suyu boşaltır.Böbrek ve mesane hastalıklarının iyileşmesine yardımcı olur. Mide ve bağırsak tembelliğini giderir.Sinirleri kuvvetlendirir.Yüksek tansiyonu ve kolesterolü düşürür. Bağırsak kurtlarını döker.Safra ifrazatını arttırır ve safra taşlarının dökülmesine yardımcı olur. Karaciğer kifayetsizliğini ve şişliğini giderir.Ateşi düşürür.Diş etlerini güçlendiriyor, dişlerdeki tartarı önlüyor, ağız kokularını ve boğaz ağrılarını gideriyor. Cilde tazelik ve güzellik verir.Damar sertliği, mafsal iltihabı,romatizma,ve nıkriste de faydalıdır.Şeker hastaları da yiyebilir. Midesi zayıf olanlar suyunu içmelidir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;ÇÖREKOTU&lt;/b&gt;: İştah açar.Vücuda kuvvet ve dinçlik verir.Hazmı kolaylaştırır. Mide ve bağırsak gazlarını söker.Koklanacak olursa baş ağrısını keser.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;DOMATES:&lt;/b&gt;&amp;nbsp; Patlıcangillerden bir çeşit bitkidir.Ürünü için yetiştirilir. atanı Meksika ve Peru'dur.Yabani türünün meyveleri yuvarlak ve kiraz kadar küçüktür. Domatesin içeriğinde lycopin denilen bir madde bulunur.&lt;b&gt;B&lt;/b&gt;,&lt;b&gt;C&lt;/b&gt; vitamileri bakımından zengindir. Gövde ve yapraklarında solanin denilen zehirli bir alkoloid bulunur.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Faydası :&lt;/b&gt; Bol idrar söktürür. Vücutta biriken zehirli maddelerin atılmasını ve kanın durulmasını sağlar, damar sertliğini giderir. Romatizma ve nikriste faydalıdır. Safra ve böbrek taşlarının düşürülmesine yardımcı olur. Üremiyi düşürür. Hazmı kolaylaştırır. Kabızlığı giderir. Mide ve bağırsakların düzenli bir şekilde çalışmasını sağlar. Cilde tazelik ve pembelik verir.İsiliği ve mayasılı giderir. Nasırların sökülmesine yardımcı olur. Çıbanların olgunlaşmasını sağlar. Arı sokmasında ve yanıkların tedavisinde faydalanılır. Kansere karşı korur.Midesi zayıf olanlar,böbrek ve mesanelerinde iltihap olanlar,suyunu içmelidirler.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;DUT:&lt;/b&gt; Beyaz dut yaprakları idrar söktürür.Vücutta biriken suyu boşaltır. Aç karnına yenen beyaz dut bağırsak solucanlarını söktürür.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;EBEGÜMECİ:&lt;/b&gt; Göğsü yumuşatır.Öksürük keser.Mide bulantısı ve kusmaları önler.Ateşi düşürüp vücuda rahatlık verir.Boğaz ve bademcik iltihaplarını giderir.Dişeti hastalıklarını tedavi eder.Bu bitkinin yaprakları tahriş olan cildi dış etkenlere karşı korur.Cildi nemlendirir ve yumuşatır.Ebegümeciyle kan dolaşımını hızlandırabilir, bağ dokusunun elastikiyetini artırabilirsiniz.Ayrıca göz altındaki kırışıklara ve şişliklere de iyi gelir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;ENGİNAR&lt;/b&gt;: Kandaki üre ve kolesterolü düşürür.İdrar söktürür. Kandaki şeker miktarını ayarlar.Damar sertliği ve kalp hastalıklarını önler.Böbrekteki kumların dökülmesine yardımcı olur.Prostat, meme ve rahim ağzı kanserine karşı iyi gelir. Enginarın içinde bulunan Silymarin maddesinin,hücrelerin hasar görmesini engellediğine işaret eden araştırmacılar,ayrıca Silymarin maddesinin, prostat, meme ve rahim ağzı kanserini önleme konusunda da etkili olduğunu belirtti.Enginarın içinde, fiber, magnezyum, folate ve C vitamini bulunduğu,bu sebzeyi bol miktarda tüketenlerin, bulundukları yaşın daha altında gösterdikleri belirtildi.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;EKŞİ ELMA:&lt;/b&gt; (yabani elma) : Gülgillerden;ormanlarda yetişen bir ağacın meyvesidir. Meyveleri küçük ve çok ekşidir. Çiçekleri, açık pembedir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Faydası :&lt;/b&gt; Mide ve bağırsaklardaki gazı boşaltır. Buralardaki iltihapları giderir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;ELMA:&lt;/b&gt; Günde bir elma yemek doktoru evinizden uzak tutar.İki elma yerseniz, kalp ve dolaşım sorunlarına karşı korunmuş olursunuz. Kolesterolü yok eder ve kabızlığı önler. Sindirimi kolaylaştırır. Kokusu rahatlatır ve kan basıncını düşürür.Artrit, romatizma ve gut hastalıklarına karşı da yararlıdır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;FASULYE:&lt;/b&gt; Baklagillerden; barbunya, çalı, ayşekadın, horoz gibi birçok çeşitleri olan bir bitki ve bunun sebze olarak kullanılan yeşil ürünü ve kuru tohumlarıdır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Faydası &lt;/b&gt;: Taze fasulye,bedeni ve zihni yorgunlukları giderir. Vücudun kuvvetlenmesini sağlar.Pankreas bezi'nin gereği gibi çalışmasına yardımcı olur.Şeker hastalığını önler ve kandaki şeker miktarını düşürür.İdrar tutukluğunu giderir.Albümini düşürür. Böbreklerdeki kum ve taşların dökülmesine yardımcı olur.Karaciğer yetersizliğini tedavi eder.Kalbi ve böbrekleri kuvvetlendirir ve kalp çarpıntılarını giderir.Zehirlenmelerden sonra yenilecek olursa; çabuk iyileşmeyi sağlar.Fasulye pişirilirken, pişirme suyunu 2-3 kere değiştirmek gerekir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;FESLEĞEN&lt;/b&gt;: Sakinleştirici ve yatıştırıcı özelliği vardır.Enerji verir ve cildi rahatlatır. Fesleğenli saç losyonlarıyla saç derisine masaj yaparak, onların kökünü güçlendirebilirsiniz.Fesleğen yağıyla selüloitlerinizden de kurtulmanız mümkün.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;FINDIK:&lt;/b&gt; Palamutgillerden; kuzey yarımküresinin ılık yerlerinde ve yurdumuzun en çok Karadeniz Bölgesinde yetişen ufak bir ağaçtır.Meyvesi (Fındık), sert bir kabuk içindedir. İçeriğinde nişasta ve yağ vardır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Faydası :&lt;/b&gt; Bedeni ve zihni yorgunluğu giderir.Vücuda kuvvet verir.Nekahet devresinin çabuk geçmesini sağlar.Hamilelere de faydalıdır.Dövülmüş yenirse öksürüğü keser. &lt;b&gt;&amp;lt;I style="mso-bidi-font-style: normal"&amp;gt;Varise faydalıdır. &amp;lt;/I&amp;gt;&lt;/b&gt;Fındık yağı,böbrek ağrılarını giderir.Kum ve taşların düşürülmesinde yardımcı olur.Bağırsak solucanlarını düşürür. Sarada da faydalıdır. &amp;lt;I style="mso-bidi-font-style: normal"&amp;gt;Mideleri hasta olanlar,damar sertliği ve yüksek tansiyondan şikayet edenler,çok az yemelidirler.&amp;lt;/I&amp;gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;GREYFURT&lt;/b&gt;: C vitamini bakımından çok zengindir.Yarım greyfurt günlük C vitamini ihtiyacının yüzde altmışını sağlar. Kolesterol oranını düşüren pektin maddesi bulunur. Kansere karşı koruyucu özellik taşır.İştah açar.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;HAVUÇ:&lt;/b&gt; Havuç &lt;b&gt;Unbelliferae &lt;/b&gt;familyasından iki yıllık bir bitkidir. Bilimsel adı &lt;b&gt;Daucuz carota&lt;/b&gt; olan sebze önemli miktarlarda &lt;b&gt;B1&lt;/b&gt; ve &lt;b&gt;B2&lt;/b&gt; vitaminlerini de içerir. Havuçta bol miktarda şeker de bulunur.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Faydası :&lt;/b&gt;Havuç suyunun mide ve bağırsak rahatsızlıklarına iyi geldiği bildirilmiştir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;HELVACI KABAĞI&lt;/b&gt;: (kestanekabağı) : Kabakgillerden tatlısı yapılan bir çeşit kabaktır.Yaprakları uzun ve büyüktür. Ev ilaçlarında çekirdekleri kullanılır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Faydası :&lt;/b&gt; Bağırsak kurtlarının düşürülmesinde yardımcı olur.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;IHLAMUR&lt;/b&gt;: Ihlamurgiller familyasından; kerestesi güzel, bir gölge ağacı ve bunun kurutularak çay gibi haşlanıp içilen güzel kokulu çiçeğidir.Temmuz ve ağustos aylarında toplanıp, kurutulur. Birçok çeşidi vardır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Faydası&lt;/b&gt; :Sinirleri kuvvetlendirir,sinir bozukluğunu giderir. Uyku verir.Kan dolaşımının normal olmasını sağlar. Kansızlığı giderir.Kalp kifayetsizliğinde faydalıdır.Damar kireçlenmesini önler. Böbrekleri ve mesaneyi temizler, idrar söktürür, kum döker,taş oluşmasını önler,ter söktürür.Grip ve soğuk algınlığının şikayetlerini giderir.Göğsü ve bronşları yumuşatır. Mide ifrazatını artırır.Balla karıştırılıp içilirse,mide ülserine faydalıdır. Kabızlığı ve bağırsak spazmını giderir.Boyun ve yüze güzellik verir.Burkulma ve ezilmelerde ağrıyı keser. Saç dökülmesini önler.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;ISIRGAN OTU&lt;/b&gt;:&amp;nbsp; Isırgangillerden ilkbaharda yetişen,her tarafı sert tüylerle kaplı bir büyük ottur.Tüylerinin içeriğinde formik asit vardır.Sürüldüğü yeri kaşındırır ve yakar.Tohumları da kullanılır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Faydası &lt;/b&gt;: Dıştan tatbik edildiği zaman,iç organlarda biriken kanı çeker. Romatizma ve mafsal ağrılarını dindirir.Burun kanamasını keser.Egzamanın şikayetlerini giderir.Aybaşı kanamalarının düzenli olmasını sağlar.Böbrek kumlarını döker. Balgam söktürür.Haricen tatbik edildiği zaman,dalak hastalıklarına ve çıbanlara da faydalıdır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;ISPANAK:&lt;/b&gt; Kalp hastalıklarına,felce,yüksek tansiyona, yaşlılığın getirdiği göz hastalıklarına, kansere,hatta pişik rahatsızlıklara karşı da etkili bir sebze.Göz hastalıklarına ve derideki lekelenmelere karşı etkili.Ispanak içerdiği iki kimyasal madde sayesinde görme bozukluklarına karşı etkili. Haftada 6 kez ıspanak yiyenlerin % 86 oranında yaşın ilerlemesiyle birlikte ortaya çıkan derideki lekelenmeler gibi bir sorunlarının olmayacağını gösteriyor. Ayrıca yaşla birlikte ortaya çıkan göz hastalıklarına karşı da etkili.Bir porsiyon ıspanak,günlük demir ihtiyacımızın onda birini karşılıyor.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;İNCİR: &lt;/b&gt;Bağırsakları yumuşatır. Kabızlığı giderir. Bronşit,öksürükveboğazağrılarındafaydalıdır.Enerji verir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;KARA LAHANA&lt;/b&gt;: Turpgiller familyasından iri ve kalın yapraklı bir bitkidir. En çok yetiştirileni baş lahanadır.Yurdumuzun bütün bölgelerinde yetişir. Başlıca çeşitleri: Kemer lahanası, Batman lahanası, köse lahanası, Brüksel lahanası ve kara lahana. Lahana C vitamini bakımından zengindir. Yapısında kükürt bulunur. Çiğ olarak yemek veya sıkarak suyunu içmek daha faydalıdır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Faydası &lt;/b&gt;: Kansızlığı giderir,idrar söktürür. Vücutta biriken zehirli maddelerin atılmasını sağlar. Mide ve bağırsak yaralarını yumuşatır. Kabızlığı giderir.Kandaki şeker miktarını düşürür.Vücudu hastalıklara ve kansere karşı korur.Göğüs ucu çatlaklarını giderir. Sarılık ve safra kesesi hastalıkları için iyidir. Astımda faydalıdır. Romatizma, siyatik, lumbago ve Apsede yararlıdır. Ses kısıklığını giderir, iştah açar.&amp;lt;I style="mso-bidi-font-style: normal"&amp;gt;BGuatr olanlar yememelidir.&amp;lt;/I&amp;gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;KEKİK: &lt;/b&gt;Etlere,köftelere vb. hoş bir tad veren güzel kokulu ottur. Kekik çayı, soğuk algınlığına, boğaz ağrısına çok iyi gelir. kekikte bulunan «timol» tabii antibiyotiktir. Kekik çayı emzikli anneler için de çok faydalıdır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Faydası :Bir avuç kekiği 3 bardak kaynar suya atıp,15 dak.demlendirin.Süzün ve için. &lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;KESTANE&lt;/b&gt;: Kayıngiller familyasından; kışın yapraklarını döken, 25 - 30 metre boyunda bir ağaçtır.Yaprakları geniş ve meyveleri iridir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Faydası &lt;/b&gt;: Kabuklarının suda kaynatılması ile hazırlanan ilaç; teş düşürür ve sinirleri yatıştırır.Meyvesi, kasları kuvvetlendirir.Kan dolaşımını düzenler.Bedeni ve zihni yorgunluğu giderir. Varis ve basur memelerinin meydana gelmesini önler. Karaciğer yorgunluğu ve şişliğini geçirir. Kansızlığı giderir.Mideyi kuvvetlendirir. &amp;lt;I style="mso-bidi-font-style: normal"&amp;gt;Damar sertliği ve yüksek tansiyondan şikayet edenlerle,şeker hastaları yememelidir.&amp;lt;/I&amp;gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;KIRMIZIBİBER:&lt;/b&gt; Bulaşıcı hastalıklara karşı etkili.Vücudun özellikle bulaşıcı hastalıklara karşı olan direncini artırıyor. Portakaldan daha fazla miktarda C vitamini içeren bu sebze,aynı zamanda içerdiği beta karoten ile bağışıklık sistemimizi güçlendiriyor. Kırmızı biber mide suyu ve tükürük oluşumunu artırır, sindirimi kolaylaştırır, romatizma,mafsal ve diş ağrılarını azaltır, krampları giderir,kolera ve azaltır ve kanser tedavisinde kullanılır. Terlemeyi artırır, gut hastalıkları başta olmak üzere bir çok hastalığa iyi gelir.Kanser riskini azaltır, öksürük ve boğaz ağrılarını gidermede (&amp;lt;I style="mso-bidi-font-style: normal"&amp;gt;gargara olarak&amp;lt;/I&amp;gt;) kullanılır,sinir hastalıkları için doğal yatıştırıcıdır,vücuttaki aşırı yağ ve kolesterol birikiminin önlenmesini sağlar.Anti bakteriyel etkisi ile hastalıkların önlenmesinde de etkili olan kırmızı biber ülkemizde ağırlıklı olarak Kahramanmaraş, Gaziantep ve Şanlıurfa olmak üzere Güney ve Güneydoğu illerinde fazlaca tüketilir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;KİRAZ:&lt;/b&gt; Gülgiller familyasından; anayurdu Asya olan, düz kabuklu bir çeşit ağaç veya ağaçcıktır. Genellikle yapraklanmadan önce çiçek açar. Meyvesi, etli ve tek çekirdeklidir. Ev ilaçlarında sapları, meyvesi, kabuğu ve çiçekleri kullanılır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Faydası &lt;/b&gt;: Aspirin yerine kiraz. Kiraz yemek ağrıların dindirilmesinde aspirinden çok daha etkili oluyor.20 kirazda 12-25 miligram arasında antosiyanin bulunduğu ve bu maddenin ağrı kesici etkisinin aspirinden on kat daha fazla olduğu görüldü. Kirazda bulunan antosiyanin maddesinin E ve Ca vitaminlerine benzer antioksidan etkiler yarattığına da tanık olundu. Günde 20 kiraz yemek bir aspirin almakla özdeş etki yaratıyor.İdrar söktürür. Böbreklerde biriken zararlı maddelerin atılmasına yardımcı olur. Kabızlığı giderir.Kanın temizlenmesine yardım eder. Nikris,romatizma,damar sertliği ve mafsal kireçlenmesinde faydalıdır. Karaciğer şişliğine iyi gelir.Safra akışını normale döndürür. Sivilceleri önler.Susuzluğu giderir.Kabukları ishali keser. Ateşi düşürür.Çiçekleri göğsü yumuşatır ve öksürüğü giderir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;KUŞBURNU:&lt;/b&gt; Vitamin deposu,Kuşburnu insanların bu zamana kadar tanıdıkları en güçlü vitamin deposu olarak gösteriliyor.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Faydası&lt;/b&gt; : İhtiva ettiği bol miktarda C vitamini dolayısıyla vücut direncini yükseltiyor.Romatizmalılar için en önemli gıdadır. Kanı inceltip toksinlerini çözer.Kan devir daimini hızlandırır. Pankreası ikaz ederek daha fazla insulin salgılanmasına sebep olarak, şeker hastalığında etkilidir. Kuşburnu kansere sebep olan toksik maddeleri vücutta temizlediği için bu hastalığa sebep olacak gelişmeleri engeller.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;MAYDANOZ:&lt;/b&gt;&amp;nbsp; Maydanozgiller familyasından;yaprakları güzel kokulu ve parçalı,kazık köklü, 30 - 100 cm boyunda,iki yıllık otsu bir bitkidir. Çiçekleri şemsiye halindedir.Tohumları ufak ve esmerdir.Meyvelerinin içeriğinde uçucu bir yağ ile apiin adlı bir glikozit vardır. Kökünde,biraz uçucu yağ,müsilaj ve apiin vardır. Yaprakları,kökü ve meyvesi kullanılır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Faydası &lt;/b&gt;: İdrar söktürür.İştah açar.İltihaplı yaraların iyileşmesini sağlar. Aybaşı sancılarını keser. Sürmenajda faydalıdır. Yüksek tansiyonu düşürür.Kalbin yorulmasını önler. Kansızlığı giderir.Kansere karşı korur.Karaciğer şişliğini giderir. Safra akışını kolaylaştırır.Vücuttaki zehirli maddelerin atılmasını kolaylaştırır.Vücutta biriken suyu boşaltır.Böbrek taşlarının düşürülmesine yardımcı olur. Romatizmada faydalıdır. Mide ve bağırsaklarda gaz birikmesini önler. Bağırsak solucanlarının düşürülmesine yardımcı olur. Aybaşı kanamalarının düzenli olmasını sağlar. Anne sütünü azaltır ve böylelikle memelerin şişmesini önler. Cinsel istekleri artırır. Görme gücünü artırır. Böbrek iltihabı olanlar maydanoz yememelidir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;MISIR: &lt;/b&gt;Buğdaygiller familyasından;180 - 200 cm boyunda, dik ve yüksek gövdeli,geniş şerit yapraklı,bir yıllık bir bitkidir. Kökü kalın ve saçaklıdır.Yaprakları şerit gibi, uzun, paralel damarlı, sert ve sivri uçlu, sapsız, kenarları,dalgalıdır. İki çeşit çiçeği vardır. Erkek çiçekler gövdenin ucunda salkım başak şeklinde, dişi çiçekler ise yaprakların koltuğunda koçan halindedir. Dişi çiçeklerin stilusları uzundur ve kınlarının tepesinden dışarı doğru sarkarlar. Bunlar mısır püskülü denilen kısmı meydana getirirler.Meyvesi,koçanı üzerinde sıkışık şekilde dizilidir. Rengi açık veya koyu sarı; esmer veya kırmızımtırak renklidir. Mısır püskülünün içeriğinde glikoz,maltoz gibi şekerler, sabit yağ, steroller,reçine ve çok miktarda potasyum tuzları vardır. İdrar söktürücü,idrar yollarını temizleyici ve hararet verici olarak kullanılır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;&amp;lt;I style="mso-bidi-font-style: normal"&amp;gt;Mısırözü yağı&amp;lt;/I&amp;gt;&lt;/b&gt;,mısır tanelerinden çıkarılır.İçeriğinde yağ asitleri, &lt;b&gt;A&lt;/b&gt; vitamini,az miktarda steroller ve bol miktarda nişasta vardır. Mısırözü yağı damarsertliğini önler.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Faydası :&lt;/b&gt; Daha ziyade mısır püskülü ve mısırözü yağı kullanılır. Mısır iyi bir besindir.Ancak hazmı biraz güçtür.Guatr olanların yememesi tavsiye edilir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;MUZ:&lt;/b&gt; Folik asit,potasyum ve B6 vitamini bakımından son derece zengin bir meyvedir. Potasyum krampları önler.Adet sancılarını gidermeye birebirdir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;ÖKSEOTU&lt;/b&gt;: Kalbin atışlarını arttırır.Damar kireçlenmelerinde faydalıdır.Sara ve akciğer kanamalarında kullanılır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;PAPATYA&lt;/b&gt;: Her derde deva bir bitki.Tahriş olmuş, temizliğe ve ferahlamaya ihtiyacı olan ciltler için ideal. Kurutulmuş papatyalardan hazırlanmış bir losyonla gözlerinize yapacağınız kompres şişkinliğini alıyor.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;PATATES:&lt;/b&gt;&amp;nbsp; Patlıcangiller familyasından; yer altındaki yer altındaki yumruları yenen otsu bir bitkidir.Yeşil kısımlarında, renksiz filizlerinde ve yeşilimsi yumrularında Solanin denilen bir madde vardır.İçeriğinde bol miktarda nişasta, B ve C vitaminleri bulunur.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Faydası &lt;/b&gt;: Şeker hastalarına faydalıdır.Susuzluğu giderir.Mide ve Onikiparmak ülserinde yararlıdır.Karaciğer şişliğini giderir.Safra akışını kolaylaştırır. Bağırsak solucanlarının düşürülmesine yardımcı olur.Damar sertliğine faydalıdır. Sert bir şey yutulduğunda yabancı maddenin zarar vermeden çıkmasını sağlar.El ve ayak çatlaklarında faydalıdır.Kandaki şeker seviyesini düşürür,kanı temizler. Kansere karşı korur.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;PATLICAN:&lt;/b&gt; Ülkemizde çok tüketilir.Anavatanı Hindistan'dır, Çekirdeksiz ve yumuşak olanı iyiidir. Zeytinyağlı yapılarak közlenip kabuklarının soyularak yenmesi daha faydalıdır.Patlıcan,&lt;b&gt;A&lt;/b&gt; vitamini, fosfor ve kendine has bazı esanslara sahiptir. &lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Faydası :&lt;/b&gt; Pankreas,karaciğer ve böbrekleri Kuvvetlendirir. Bol idrar söktürür, kansızlığı giderir,vücuttaki fazla suyu dışarı boşaltır ve kilo verdirir. Patlıcan salatası şeker hastalarının şeker seviyesini ayarlamakta etkilidir. Böbrek yanması ve ağrısını keser.Kalp çarpıntısını giderir ve sinirleri yatıştırır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;PIRASA:&lt;/b&gt; İdrar söktürür.Mide rahatsızlığına iyi gelir.Kabızlığı giderir. Basur memeleri için faydalıdır. Böbreklerdeki kum ve taşların düşürülmesine yardımcı olur.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;SALATALIK:&lt;/b&gt; Salatalığı zaten birçok kadın cilt bakımı için kullanıyor. Hassas ciltlerde meydana gelen kaşıntıyı,pullanmayı ve gerginliği ortadan kaldırıyor.Cilde yoğun bir şekilde nem vererek, günlük nem ihtiyacını karşılıyor. Salatalığın kendisi ya da suyu cildimizi bir tonik kadar temizler,kabızlığı önler, böbrek ve kalp hastalıklarında vücutta biriken suyun atılmasına yardımcıdır. Kalp hastalıkları ve enfeksiyonlara karşı etkili. Kükürt içeriyor ve bu madde vücudun enfeksiyonlara karşı dayanıklılığını artırdığı gibi&lt;b&gt;, kolesterolü&lt;/b&gt; de düşürüyor.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;SARMISAK&lt;/b&gt;: Zambakgiller familyasından; bütün kısımları keskin kokulu, 30-100 cm yüksekliğinde, otsu bir bitkidir.Toprak altında iri bir soğanı vardır. Çiçekleri beyazımsı pembedir. Yaprakları uzun, yassı, paralel damarlı ve sivri uçlu olup, gövdeyi sarmıştır. Soğanı özel kokulu uçucu bir yağ, şekerler, A, B, C, P vitaminleri içerir.Yağında alliin denilen bir madde vardır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Faydası :&lt;/b&gt; Yüksek tansiyonu düşürür.İştah açar. Solunum ve hazım sistemindeki mikropları öldürür. Grip, tifo ve difteri gibi salgın hastalıklar sırasında faydalıdır. Hazmı kolaylaştırır. Kabızlığı giderir. Bağırsak solucanlarının düşürülmesine yardımcı olur.Kanı temizler. Kalp adalelerini kuvvetlendirir. Böbreklerin normal çalışmasını sağlar.Karında ve bacaklarda toplanan suyun boşalmasında yardımcı olur.Romatizma ve mafsal iltihaplarında faydalıdır. Damar sertliğini önler.Ateşi düşürür. Arpacık ve basur memelerinde faydalıdır. Zehirlenmelerde kullanılır.İdrar tutukluğunu giderir.Zehirli hayvan sokmasında da faydalıdır. Saçların uzamasına da yardımcı olur.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;SOĞAN&lt;/b&gt;: Zambakgiller familyasından; yumrumsu ve yeşil yaprakları kullanılan keskin kokulu,acı bir otsu bitkidir. Bileşiminde uçucu ve sabit yağ,şekerler,fermentler ve amino asitler vardır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Faydası :&lt;/b&gt; İdrar söktürür.Vücutta biriken zararlı maddeleri ve suyu atar.Romatizma, mafsal iltihabı, idrar tutukluğu, damar sertliğinde faydalıdır.Böbreklerdeki kum ve taşların dökülmesine yardımcı olur.Zayıflamayı sağlar.Böbrek ağrısını dindirir.Zihin yorgunluğunu dindirir.Baygınlığı geçirir.Prostat bezinin hastalanmasını önler. İktidarsızlıkta faydalıdır. Cinsel gücü artırır. Egzama ve diğer cilt hastalıklarında faydalıdır.Öksürük söktürür, bronşları temizler,astım nöbeti,akciğer hastalıkları,grip ve soğuk algınlığında faydalıdır.Kandaki şeker seviyesini düşürür. Şeker hastalarında faydalıdır.Kolera ve veremde bağırsak solucanlarının düşürülmesine yardımcı olur. İhtiyarlamayı geciktirir.Kalbi kuvvetlendirir.Koroner damarları genişletir. Cerahatlerin boşalmasına yardımcı olur.Dolama ve arpacıkta da faydalıdır.Kırmızı soğan nikotini çözüyor,insan bünyesinde, özellikle sigara içenlerde biriken nikotinin çözülmesinde etkilidir.Kırmızı soğan kanda yükselmiş olan lipit miktarını düşürür.Safrayı incelterek,karaciğerin rahat çalışmasını sağlar.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;ŞALGAM:&lt;/b&gt; Şalgam &lt;b&gt;Curiciferae&lt;/b&gt; familyasından &lt;b&gt;Brassica &lt;/b&gt;cinsine ait bir bitkidir. Kökü ve yaprakları için ekilir. Bileşiminde kalsiyum ve demir gibi madensel maddeler ile A,C ve B grubu vitaminleri bulunur.Şalgam suyu yapımında maya olarak genellikle ekşi hamur kullanılır.Şalgam suyu kırmızı renkli, bulanık, ekşi lezzetli ve fermantasyon ürünü bir içecektir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Şalgam Suyunun Faydaları:&lt;/b&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Vitamin ve mineral miktarları yüksek olan bu hammaddelerden yapılan şalgam suyunun insan sağlığı için şüphesiz pek çok faydaları vardır.&amp;nbsp; &lt;br&gt;– İştahı açar, &lt;br&gt;– Laktik asit içerir, sindirimi kolaylaştırır. &lt;br&gt;– &lt;b&gt;B&lt;/b&gt; grubu vitaminleri içerir, sinirleri yatıştırır. &lt;br&gt;– Mide ve karaciğere faydalıdır,&amp;nbsp; &lt;br&gt;– Kalsiyum, potasyum ve demir içerir,kemik ve dişleri kuvvetlendirir. &lt;br&gt;– Afrodizyak özelliği vardır. &lt;br&gt;– 100 gramında 20 kalori olan şalgam,&lt;b&gt;A–B–C &lt;/b&gt;vitamini içerir. Kalp, damar ve göz sağlığı için faydalıdır. &lt;br&gt;– Vücuttaki toksinleri atmak, kolesterolden uzaklaşmak, stresten kurtulmak için bolca yenip, suyu içilir. &lt;br&gt;– İdrar söktürücü, romatizma, nikris ağrılarına, mafsal şişliklerine, böbrek kumu ve taşının düşmesine, apse, dolama, kan çıbanı, donma, ergenlik sivilceleri, egzama, göğsü yumuşatıcı, akciğer ve bronşları temizler, boğaz iltihabına, pekliğe, şeker hastalarına verilir. &lt;br&gt;– Toksinleri atmaya yarayan, sütasidi ,f osfor, kalsiyum, potasyum, stresi önleyip sinirleri yatıştır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Şeker ve vitamin yönünden çok zengin olan şalgam arsenik, kalsiyum ve madeni tuzlar içerir.Kansızlık için ideal bir ilaç olup, yaprakları da kökü gibi kalsiyum demir,bakır ve iyot içerir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;– Vücutta şişliklerin üstüne konduğu gibi, el ve ayağı donanlara haşlanıp lapası sürülür.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;– Haşlanan suyu ile saçlar yıkandığında beyazlaşmayı önler.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;– Kökünün haşlanıp içilmesi sindirim güçlüğünü giderir. Nikris hastalığına iyi gelir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;– Akciğer ve bronşları temizleyen şalgam, pekliği giderdiği gibi bazı cilt hastalıklarında da merhem gibi kullanılır. &lt;br&gt;– Yaşlıların ayak üşümelerini gidermek için; kalın, etlice soyulmuş, 2 şalgam kabuğu, 1 çay bardağı ısırgan otu ile 1 litre suda haşlanıp haftada 2 gün ayaklar bu suyla yıkanır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;TERE: &lt;/b&gt;Yapısındaki madeni tuzlar ve vitaminler sayesinde, kani mikroplardan temizler,bedenimizin hastalıklara karşı direncini artırır,idrarı söktürür,böbrekteki taşları eritir,ya da bunların düşmesini kolaylaştırır.İştah açar,dokulardaki madeni tuzların eksiğini tamamlar,kan yapar.Kandaki seker oranını düşürdüğü için özellikle seker hastaları için bol bol tere yemelidir.Güç vericidir, dermansızlık ve halsizliğe karşı bire bir ilaçtır. Ayrıca, havanda dövüp cildin ya da yaranın üstüne sarıldığında, cilt hastalıklarını, bağ dokusu yangınlarını ve kızıl yara denen şirpençeyi iyileştirir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;TURP:&lt;/b&gt; Gerçek bir şifâ kaynağıdır.Teneffüs yolları için yararlıdır. Bilhassa siyah turp böbreklere çok faydalıdır. Turpun, tümörlerin ve kistlerin çözülmesinde etkili olduğu ileri sürülüyor. Kırmızı Adana turpu da yanlış beslenme ve hareketsizlikten dolayı vücutta meydana gelen kireçlenmeyi önlüyor.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Faydası &lt;/b&gt;:Bir kilo siyah turp rendeden geçirilir,biraz tuz atıp suyu tülbentle sıkılıp çıkarılır.Aç karnına yarim fincan içilirse, böbrek taşlarını eritir.Bir hafta süreyle devam edilirse, çok faydası görülür.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;ÜZÜM:&lt;/b&gt; Üzüm asmasının glikozca zengin olan meyvesidir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Faydası :&lt;/b&gt; Bedeni ve zihni gücü artırır. Kan yapar. Vücutta biriken zararlı maddelerin dışarı atılmasını sağlar. Yüksek tansiyonu düşürür. Mide ülseri, gastrit, karaciğer hastalıkları, dalak hastalıkları, romatizma ve mafsal iltihabında faydalıdır. Kabızlığı giderir. Kalbi kuvvetlendirir. Kanı temizler. Şişmanlıkta faydalıdır. Hamilelerin mide bulantısını önler. Cilt güzelliğini sağlar. Nekahat devresinin kolayca atlatılmasına yardımcı olur.Böbreklerdeki kum ve taşların düşürülmesine yardımcı olur.Besleyicidir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;YERELMASI:&lt;/b&gt; Şeker hastaları için faydalıdır. Vücudun direncini arttırır. Kabızlığı giderir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;ZEYTİN:&lt;/b&gt; Zeytinyağı,safrayı artırır.Karaciğeri çalıştırır.Karaciğer ağrılarını keser. Sarılıkta faydalıdır.Yaprak ve kabukları yüksek tansiyonu düşürür.Kandaki şeker miktarını düşürür.Bağırsak solucanlarının düşürülmesine yardımcı olur.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;KESTANE&lt;/b&gt;: Kayıngiller familyasından;kışın yapraklarını döken ,25 - 30 metre boyunda bir ağaçtır.Yaprakları geniş ve meyveleri iridir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Faydası :&lt;/b&gt; Kabuklarının suda kaynatılması ile hazırlanan ilaç; teş düşürür ve sinirleri yatıştırır.Meyvesi,kasları kuvvetlendirir. Kan dolaşımını düzenler.Bedeni ve zihni yorgunluğu giderir. Varis ve basur memelerinin meydana gelmesini önler.Karaciğer yorgunluğu ve şişliğini geçirir. Kansızlığı giderir.Mideyi kuvvetlendirir. &amp;lt;I style="mso-bidi-font-style: normal"&amp;gt;Damar sertliği ve yüksek tansiyondan şikayet edenlerle, şeker hastaları yememelidir.&amp;lt;/I&amp;gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;BÖĞÜRTLEN:&lt;/b&gt; (tilkiüzümü) :Gülgillerden bahçe çitlerinde, ol kenarlarında kendiliğinden yetişen,dikenli bir çalıdır. Yemişi ahududuya benzer,fakat ondan küçüktür.Önceleri kırmızı iken sonraları kararır.Yaprakları;çiçekleri açmadan toplanıp,kurutulur.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Faydası &lt;/b&gt;: İdrar söktürür,ayaklardaki şişlikleri indirir.Yüksek tansiyonu düşürür.Gözlerdeki zafiyeti giderir. Mesane taşlarının düşmesine yardımcı olur. Ağız,dil,diş eti ve bademcik iltihaplarını giderir. Kadınlarda görülen beyaz akıntıyı keser.Haricen kullanıldığı takdirde ağrıları dindirir, yanıkları iyileştirir.Kökü kaynatılıp, suyu içilecek olursa kandaki şeker miktarını düşürür.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;AHUDUDU:&lt;/b&gt; Gülgillerden; böğürtlen gibi çalı halinde, dikenli bir bitkidir.Kümeler halindedir.Kendiliğinden yetişir. Meyvesi duta benzer. Sarımtırak kırmızı portakal renginde, sulu ve güzel kokuludur. Meyvesi toplanıp, kurutulur. Reçel, şurup ve likör yapılır. Meyve olarak da yenir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Faydası &lt;/b&gt;: Kanı temizler, vücutta biriken zehirli maddelerin atılmasını sağlar. Terletir ve idrar söktürür, kabızlığı giderir, vücuda dinçlik verir, romatizma, mafsal kireçlenmesi, nikris, boğaz, bademcik ve göz iltihaplarında kullanılır. Kansızlık ve veremde çok iyi bir gıdadır.Ateş'i düşürür. Üre ve şeker hastalarına da faydalıdır.&amp;lt;I style="mso-bidi-font-style: normal"&amp;gt;Mide ülseri olanların kullanmamaları gerekir.&amp;lt;/I&amp;gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;ÇİLEK:&lt;/b&gt; (kocayemiş) :Gülgillerden sapları sürüngen,çiçekleri beyaz bir bitkidir.Yemişi pembe renkli olup,kokuludur.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Faydası :&lt;/b&gt; Vücudu kuvvetlendirir.Hasta olmayı önler. İdrar söktürür ve karında biriken suyu boşaltır.Böbrek ve mesane hastalıklarının iyileşmesine yardımcı olur.Mide ve bağırsak tembelliğini giderir.Sinirleri kuvvetlendirir.Yüksek tansiyonu düşürür. Bağırsak kurtlarını döker.Safra ifrazatını arttırır ve safra taşlarının dökülmesine yardımcı olur. Karaciğer kifayetsizliğini ve şişliğini giderir.Ateşi düşürür. Dişdibi taşlarını eritir.Cilde tazelik ve güzellik verir.Damar sertliği,mafsal iltihabı,romatizma,ve nikriste de faydalıdır. Şeker hastaları da yiyebilir.Midesi zayıf olanlar suyunu içmelidir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;ÇAKAL ERİĞİ&lt;/b&gt;: Bir çeşit eriktir.Ağacı bodurdur.Çiçekleri beyazdır ve yapraklarından önce çıkar.Meyvesi yuvarlak ve yeşil ve tadı buruktur.Çiçekleri; Mart ve Nisan aylarında toplanıp, kurutulur.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Faydası :&lt;/b&gt; İshali keser,mide ve bağırsakların düzenli çalışmasını sağlar.Ateşli hastaların kalbini kuvvetlendirir.Terletir ve vücutta biriken zehirli maddelerin atılmasını sağlar.Boğaz ve bademcik iltihaplarını giderir. Anne sütünü artırır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;FINDIK:&lt;/b&gt; Palamutgillerden; kuzey yarımküresinin ılık yerlerinde ve yurdumuzun en çok Karadeniz Bölgesinde yetişen ufak bir ağaçtır.Meyvesi (Fındık),sert bir kabuk içindedir. İçeriğinde nişasta ve yağ vardır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Faydası &lt;/b&gt;: Bedeni ve zihni yorgunluğu giderir.Vücuda kuvvet verir. Nekahat devresinin çabuk geçmesini sağlar. Hamilelere de faydalıdır. Dövülmüş yenirse öksürüğü keser.&lt;b&gt;&amp;lt;I style="mso-bidi-font-style: normal"&amp;gt;Varise faydalıdır. &amp;lt;/I&amp;gt;&lt;/b&gt;Fındıkyağı, böbrek ağrılarını giderir. Kum ve taşların düşürülmesinde yardımcı olur. Bağırsak solucanlarını düşürür. Sarada da faydalıdır. &amp;lt;I style="mso-bidi-font-style: normal"&amp;gt;Mideleri hasta olanlar,damar sertliği ve yüksek tansiyondan şikayet edenler, çok az yemelidirler.&amp;lt;/I&amp;gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;HAVUÇ&lt;/b&gt;: Havuç Unbelliferae familyasından iki yıllık bir bitkidir. Bilimsel adı &lt;b&gt;Daucuz carota &lt;/b&gt;olan sebze önemli miktarlarda &lt;b&gt;B1 &lt;/b&gt;ve &lt;b&gt;B2&lt;/b&gt; vitaminlerini de içerir.Havuçta bol miktarda şeker de bulunur. Havuç suyunun mide ve bağırsak rahatsızlıklarına iyi geldiği bildirilmiştir.&lt;/p&gt; &lt;h3&gt;V İ T A M İ N L E R&lt;/h3&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;A VİTAMİNİ&lt;/b&gt;&lt;b&gt; &lt;br&gt;Nerede Bulunur&lt;/b&gt;: Süt, tereyağı, beyaz peynir, ciğer,balık, yumurta,yeşil sebze, havuç.&lt;b&gt; &lt;br&gt;Neye Yarar&lt;/b&gt;: Gözlere, cilde, büyümeye ve gelişmeye yarar. &lt;br&gt;&lt;b&gt;Eksikse ne Olur&lt;/b&gt;: Kuru ve Pürüzlü Cilt,gece körlüğü ve körlük.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;D VİTAMİNİ&lt;/b&gt;&lt;b&gt; &lt;br&gt;Nerede bulunur&lt;/b&gt;: Süt,&amp;nbsp; tereyağı,&amp;nbsp; peynir,&amp;nbsp; yumurta&amp;nbsp; sarısı,&amp;nbsp; karaciğer,&amp;nbsp; balık&amp;nbsp; yağı, balık. &lt;br&gt;&lt;b&gt;Neye yarar&lt;/b&gt;: Kemiklerdeki&amp;nbsp; kalsiyum&amp;nbsp; ve&amp;nbsp; fosforu&amp;nbsp; sağlar.&amp;nbsp; &lt;br&gt;Eksikse&amp;nbsp; ne&amp;nbsp; olur: Raşitizm&amp;nbsp; (kemiklerin&amp;nbsp; eğriliği), kemik&amp;nbsp; erimesi (osteoporoz)&amp;nbsp; ve&amp;nbsp; kemik kırılması.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;E VİTAMİNİ&lt;/b&gt;&lt;b&gt; &lt;br&gt;Nerede Bulunur&lt;/b&gt;: Bitkisel yağlar,yeşil yapraklı sebzeler,buğday tohumu. &lt;br&gt;&lt;b&gt;Neye yarar&lt;/b&gt;: Hücrelerin korunmasına yarar. Antioksittir, vücut dokularını korur. &lt;br&gt;&lt;b&gt;Eksik ise ne olur&lt;/b&gt;: Pek çok hastalığa davet eder. Vücudun bağışlık sistemi çöker.&lt;/p&gt; &lt;h4&gt;K VİTAMİNİ&lt;/h4&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Nerede Bulunur&lt;/b&gt;: Yeşil yapraklı sebzelerde,özellikle ıspanak ve lahanada bulunur. &lt;br&gt;&lt;b&gt;Neye yarar&lt;/b&gt;: Kanın pıhtılaştırmaya yarar.Hemofili hastalarının bol bol ıspanak ve lahana yemesi gerekir. &lt;br&gt;&lt;b&gt;Eksik ise ne olur&lt;/b&gt;: Pıhtılaşma sorunları sıkça yaşanır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;C&amp;nbsp; VİTAMİNİ&lt;/b&gt;&lt;b&gt; &lt;br&gt;Nerede bulunur&lt;/b&gt;:&lt;b&gt; &lt;/b&gt;Yeşil&amp;nbsp; sebze,narenciye (limon,portakal, greyfurt), çilek, domates, kivi, lahana, biber, kavun. &lt;br&gt;&lt;b&gt;Neye yarar&lt;/b&gt;: Hücrelerin&amp;nbsp; korunmasında,demirin&amp;nbsp; absorbe edilmesinde,grip&amp;nbsp; ve&amp;nbsp; nezleden&amp;nbsp; korunmaya&amp;nbsp; yarar. &lt;br&gt;&lt;b&gt;Eksikse&amp;nbsp; ne&amp;nbsp; olur&lt;/b&gt;: Mikroplu&amp;nbsp; hastalıkların&amp;nbsp; yaygınlaşması.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;B-1&amp;nbsp; VİTAMİNİ&lt;/b&gt;&lt;b&gt; &lt;br&gt;Nerede bulunur&lt;/b&gt;: Bira&amp;nbsp; mayasında,tahıl,et,un,patates. &lt;br&gt;&lt;b&gt;Neye yarar&lt;/b&gt;: Sinir&amp;nbsp; dokusunun&amp;nbsp; korunmasında. &lt;br&gt;&lt;b&gt;Eksik ise ne olur&lt;/b&gt;:&lt;b&gt; &lt;/b&gt;Halsizlik, iştahsızlık.&lt;b&gt; &lt;br&gt;B-2&amp;nbsp; VİTAMİNİ&lt;/b&gt; &lt;br&gt;&lt;b&gt;Nerede bulunur&lt;/b&gt;: Süt,yumurta,balık,et,tahıl,karaciğer. &lt;br&gt;&lt;b&gt;Neye yarar&lt;/b&gt;: Dokuları ve görme duyusunu korur. &lt;br&gt;&lt;b&gt;Eksik ise ne olur&lt;/b&gt;: Cilt yarası,ağlama hissi.&lt;b&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;PP&amp;nbsp; VİTAMİNİ&lt;/b&gt;&lt;b&gt; &lt;br&gt;Nerede bulunur&lt;/b&gt;: Çeşitli etler, balıklar,karaciğer ve baklagiller. &lt;br&gt;&lt;b&gt;Neye yarar&lt;/b&gt;: Metabolizmanın yenilenmesine yarar. &lt;br&gt;&lt;b&gt;Eksik ise ne olur&lt;/b&gt;: Cüzzam,depresyon, iştahsızlık, zayıflık.&lt;b&gt; &lt;br&gt;B5&amp;nbsp; VİTAMİNİ &lt;br&gt;Nerede bulunur&lt;/b&gt;: Yumurta sarısı,yeşil sebze, karaciğer, bira mayası ve kuru sebze. &lt;br&gt;&lt;b&gt;Neye yarar&lt;/b&gt;: Organların ve dokuların hücrelerini besler. &lt;br&gt;&lt;b&gt;Eksik ise ne olur&lt;/b&gt;: Bağırsak rahatsızlıkları, baş ağrısı.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;B6&amp;nbsp; VİTAMİNİ&lt;/b&gt;&lt;b&gt; &lt;br&gt;Nerede bulunur&lt;/b&gt;: Tahıllar, yumurta,sebze, patates, balık ve et. &lt;br&gt;&lt;b&gt;Neye yarar&lt;/b&gt;: Hücreleri, deri yüzeyini, sinir dokularını korur. &lt;br&gt;&lt;b&gt;Eksik ise ne olur&lt;/b&gt;: Kusma, kraplar, anemi, sinir rahatsızlıkları.&lt;b&gt; &lt;br&gt;B-12&amp;nbsp; VİTAMİNİ &lt;br&gt;Nerede bulunur&lt;/b&gt;: Ciğer, balık, et ve süt. &lt;br&gt;&lt;b&gt;Neye yarar&lt;/b&gt;: Alyuvar oluşmasına. &lt;br&gt;&lt;b&gt;Eksik ise ne olur&lt;/b&gt;: Anemi, sinir hastalıkları.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;H&amp;nbsp; VİTAMİNİ&lt;/b&gt;&lt;b&gt; &lt;br&gt;Nerede bulunur&lt;/b&gt;:&amp;nbsp; Ciğer, et, yumurta, süt, yerfıstığı ve çikolata. &lt;br&gt;&lt;b&gt;Neye yarar&lt;/b&gt;:&amp;nbsp; Hücreler için gerekli. &lt;br&gt;&lt;b&gt;Eksik ise ne olur&lt;/b&gt;: Bulantı ve iştahsızlık.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;FOLİKASİT Nerede bulunur&lt;/b&gt;:&amp;nbsp; Ciğer, sebze ve patates. &lt;br&gt;&lt;b&gt;Neye yarar&lt;/b&gt;:&amp;nbsp; Alyuvar oluşmasına. &lt;br&gt;&lt;b&gt;Eksik ise ne olur&lt;/b&gt;: Alyuvar azlığı (anemi), sinir rahat&lt;/p&gt;  &lt;div class="blogger-post-footer"&gt;yalnızlık aslında birçok alanda birden olmaktır&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5860066610173406023-2159404551490911730?l=sargnm.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sargnm.blogspot.com/feeds/2159404551490911730/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5860066610173406023&amp;postID=2159404551490911730&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/2159404551490911730'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/2159404551490911730'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sargnm.blogspot.com/2011/01/hangi-hastaliga-hangi-bitkiler.html' title='HANGİ HASTALIĞA HANGİ BİTKİLER-VİTAMİNLER KULLANILMALI'/><author><name>monolog</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11477455437364688842</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_Sz_e-8W_kWQ/SZx-maQQmkI/AAAAAAAAAo4/oWUIal3mArc/S220/HPIM0541+(Medium).JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5860066610173406023.post-5915848222442393559</id><published>2010-06-10T17:32:00.000+01:00</published><updated>2010-06-10T17:32:30.774+01:00</updated><title type='text'>KALP KRİZİ</title><content type='html'>Bir iğne kalp krizi geçiren bir hastanın hayatını kurtarabilir&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir Çinli Profesörden.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunu yapmak için evinizde bir şırınga veya iğne bulundurun.. . Bu çok şaşırtıcı ve bir kalp krizinden kurtarmanın alışılmamış, bilinmeyen bir yoludur. Sonuna kadar okuyun, bir gün birisine faydası olabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnanılmaz.&lt;br /&gt;Lütfen bu bilgiyi elinizin altında bulundurun. Mükemmel ipuçları.&lt;br /&gt;Bunu okumak için bir dakikanızı ayırın.&lt;br /&gt;Hiç belli olmaz. Birisinin yaşaması size bağlı olabilir.&lt;br /&gt;Babam felçliydi ve daha sonra kalp krizi sonucu öldü. Keşke bu ilk yardımı önce biliyor olsaydım.&lt;br /&gt;Kalp krizi başlayınca, beyindeki kılcal damarlar patlamaya başlar. (Irene Liu)&lt;br /&gt;Kalp krizi başladığında, sakin olun.&lt;br /&gt;Hasta nerede olursa olsun, onu hareket ettirmeyin. Çünkü eğer hareket ettirilirse, kılcal damarlar patlayacaktır.&lt;br /&gt;Hastayı, düşmesini engellemek için oturur konuma getirin ve ardından kan akıtmaya başlayabilirsiniz.&lt;br /&gt;Eğer evinizde bir şırınga varsa, bu en iyisidir.&lt;br /&gt;Aksi takdirde, bir dikiş iğnesi ya da düz bir iğne de olabilir.&lt;br /&gt;1. Enjektör / iğneyi sterilize etmek için ateşe tutun ve daha sonra 10 parmağının da ucuna iğne batırın.&lt;br /&gt;2. Hiçbir özel akupunktur noktası söz konusu değildir. Sadece tırnaktan yaklaşık bir mm kadar derine iğne batırın.&lt;br /&gt;3. Kan çıkana kadar iğne batırın.&lt;br /&gt;4. Kan damlamazsa, parmaklarınız ile sıkın.&lt;br /&gt;5. Tüm 10 parmak da kanayınca, birkaç dakika bekleyin, sonra hastanın bilinci yerine gelecektir.&lt;br /&gt;6. Eğer hastanın ağzı çarpılmışsa, kulakları kızarana kadar sıkın.&lt;br /&gt;7. Sonra her bir kulak memesinden ikişer damla kan gelene kadar her kulak memesine iki kez iğne batırın.&lt;br /&gt;Birkaç dakika sonra hastanın bilincinin yerine gelmesi gerekir.&lt;br /&gt;Hasta herhangi bir anormal belirti olmaksızın normal haline dönünceye kadar bekleyin ve ardından hastaneye götürün.&lt;br /&gt;Eğer hasta bunlar yapılmadan aceleyle bir ambulansa koyulup hastaneye götürülürse, sarsıntılı yolculuk beynindeki bütün kılcal damarların patlamasına neden olacaktır.&lt;br /&gt;Eğer hayatı kurtulur ve zar zor yürümeyi becerebilirse, bu atalarının kerametindendir.&lt;br /&gt;'Ben hayat kurtarmak için kan akıtmayı, bir geleneksel Çin doktordan öğrendim, Ha Bu Ting, Sun Juke'ta yaşıyor.&lt;br /&gt;Ayrıca, bununla ilgili bir deneyimim de oldu. Bu nedenle, bu yöntemin % 100 etkili olduğunu söyleyebilirim.&lt;br /&gt;1979 yılında, Tai Chung'daki Fung GAAP Kolejinde ders veriyordum.&lt;br /&gt;Bir öğleden sonra, bir sınıfta ders anlatırken bir öğretmen benim sınıfıma koşarak geldi ve nefes nefese dedi ki,&lt;br /&gt;'Bayan Liu, çabuk gelin, bizim yönetici kalp krizi geçiriyor!' Hemen 3. kata gittim.&lt;br /&gt;Yöneticimiz Bay Chen Fu Tien'i gördüğümde rengi gitmiş, konuşması peltek, ağzı çarpılmıştı ve bir kalp krizinin tüm belirtileri mevcuttu.&lt;br /&gt;Hemen Bay Chen'in 10 parmağının uçlarına batırmak için, bir uygulama öğrencisinin okulun dışındaki eczaneye şırınga almaya gitmesini istedim.&lt;br /&gt;10 parmağı da kanamaya başlayınca (her bir parmaktan bir bezelye büyüklüğünde kan damlıyordu), birkaç dakika sonra, Bay Chen'in yüzüne renk geldi ve gözleri anlamlı bakmaya başladı.&lt;br /&gt;Ama ağzı hala çarpıktı. Bu yüzden kulaklarını kan ile doldurmak için sıktım.&lt;br /&gt;Kulakları kızarınca,&lt;br /&gt;Sağ kulak memesine iki damla kan akması için iki kez iğne batırdım.&lt;br /&gt;Her bir kulak memesinden ikişer damla kan gelince, bir mucize oldu.&lt;br /&gt;3-5 dakika içinde ağzının şekli normale döndü ve konuşması netleşti.&lt;br /&gt;Onu bir süre dinlendirdik ve sıcak bir fincan çay verdik, sonra onu merdivenlerden aşağı inmesine yardımcı olup Wei Wah Hastanesine götürdük. Bir gece dinlendi ve ertesi gün ders vermek için okula dönmek üzere taburcu edildi. Her şey normale döndü.&lt;br /&gt;Sonrasında hiçbir hastalık etkisi kalmamıştı.&lt;br /&gt;Öte yandan, normal bir kalp krizi hastası genellikle hastane yolunda beyindeki kılcal damarlarda onarılamaz patlamalar yaşıyor.&lt;br /&gt;Sonuç olarak, bu hastalar hiçbir zaman iyileşmiyor.' (Irene Liu)&lt;br /&gt;Kalp krizi ikinci ölüm nedenidir.&lt;br /&gt;Şanslı olanlar hayatta kalır ama ömür boyu felç kalabilir.&lt;br /&gt;Bu bir insanın hayatında olabilecek çok korkunç bir şeydir.&lt;br /&gt;Eğer hepimiz bu kan akıtma yöntemini hatırlarsak ve hayat kurtarma işlemlerini kısa süre içinde başlatırsak, hasta canlanacak ve % 100 normale dönecektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;ALINTI&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;yalnızlık aslında birçok alanda birden olmaktır&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5860066610173406023-5915848222442393559?l=sargnm.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sargnm.blogspot.com/feeds/5915848222442393559/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5860066610173406023&amp;postID=5915848222442393559&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/5915848222442393559'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/5915848222442393559'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sargnm.blogspot.com/2010/06/kalp-krizi.html' title='KALP KRİZİ'/><author><name>monolog</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11477455437364688842</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_Sz_e-8W_kWQ/SZx-maQQmkI/AAAAAAAAAo4/oWUIal3mArc/S220/HPIM0541+(Medium).JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5860066610173406023.post-5347695998596648993</id><published>2010-06-07T23:44:00.000+01:00</published><updated>2010-06-07T23:44:13.693+01:00</updated><title type='text'>Kırcı mâlumu ilan etti - Taraf Gazetesi</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.taraf.com.tr/haber/51350.htm"&gt;Kırcı mâlumu ilan etti - Taraf Gazetesi&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;yalnızlık aslında birçok alanda birden olmaktır&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5860066610173406023-5347695998596648993?l=sargnm.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='related' href='http://www.taraf.com.tr/haber/51350.htm' title='Kırcı mâlumu ilan etti - Taraf Gazetesi'/><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sargnm.blogspot.com/feeds/5347695998596648993/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5860066610173406023&amp;postID=5347695998596648993&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/5347695998596648993'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/5347695998596648993'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sargnm.blogspot.com/2010/06/krc-malumu-ilan-etti-taraf-gazetesi.html' title='Kırcı mâlumu ilan etti - Taraf Gazetesi'/><author><name>monolog</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11477455437364688842</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_Sz_e-8W_kWQ/SZx-maQQmkI/AAAAAAAAAo4/oWUIal3mArc/S220/HPIM0541+(Medium).JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5860066610173406023.post-668475449270283157</id><published>2010-04-30T09:42:00.000+01:00</published><updated>2010-04-30T09:42:23.901+01:00</updated><title type='text'>EVDE YARA BAKIMI</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.evdeyarabakimi.blogspot.com/"&gt;EVDE YARA BAKIMI&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;yalnızlık aslında birçok alanda birden olmaktır&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5860066610173406023-668475449270283157?l=sargnm.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='related' href='http://www.evdeyarabakimi.blogspot.com/' title='EVDE YARA BAKIMI'/><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sargnm.blogspot.com/feeds/668475449270283157/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5860066610173406023&amp;postID=668475449270283157&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/668475449270283157'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/668475449270283157'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sargnm.blogspot.com/2010/04/evde-yara-bakimi.html' title='EVDE YARA BAKIMI'/><author><name>monolog</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11477455437364688842</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_Sz_e-8W_kWQ/SZx-maQQmkI/AAAAAAAAAo4/oWUIal3mArc/S220/HPIM0541+(Medium).JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5860066610173406023.post-2711629413070854917</id><published>2010-04-14T10:08:00.000+01:00</published><updated>2010-04-14T10:08:47.113+01:00</updated><title type='text'>GÜNDEMDEKİLER - Blogcu</title><content type='html'>&lt;a href="http://musa46.blogcu.com/"&gt;GÜNDEMDEKİLER - Blogcu&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;yalnızlık aslında birçok alanda birden olmaktır&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5860066610173406023-2711629413070854917?l=sargnm.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='related' href='http://musa46.blogcu.com/' title='GÜNDEMDEKİLER - Blogcu'/><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sargnm.blogspot.com/feeds/2711629413070854917/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5860066610173406023&amp;postID=2711629413070854917&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/2711629413070854917'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/2711629413070854917'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sargnm.blogspot.com/2010/04/gundemdekiler-blogcu.html' title='GÜNDEMDEKİLER - Blogcu'/><author><name>monolog</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11477455437364688842</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_Sz_e-8W_kWQ/SZx-maQQmkI/AAAAAAAAAo4/oWUIal3mArc/S220/HPIM0541+(Medium).JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5860066610173406023.post-8183616424471479074</id><published>2010-02-22T22:49:00.002Z</published><updated>2010-02-22T22:50:55.494Z</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ÇOCUK'/><title type='text'>ÇOCUKLARIMIZI  İHMAL ETMEYELİM!...</title><content type='html'>&lt;div xmlns="http://www.w3.org/1999/xhtml"&gt;&lt;div id="ecxygrp-text"&gt;3 Saniye düşünelim doğru mu?..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;BABA OĞUL,BABA KIZ,ANNE  OĞUL,ANNE KIZ...&lt;br /&gt;&amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;HİÇ FARK YOK...DİKKATLE OKUYUN...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;Adam,  akşam geç bir saatte işinden döndüğünde beş yaşındaki oğlunu, kapıda kendisini  beklerken bulur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;Çok yorgun ve perişandır.&lt;br /&gt;&amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;Çocuk  heyecanla sorar:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;- Baba, bir soru sorabilir miyim?&lt;br /&gt;&amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;-  Tabii ki sor bakalım ama kolay olsun.&lt;br /&gt;&amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;- &lt;span class="ecxyshortcuts" id="ecxlw_1265843576_0"&gt;Bir&lt;/span&gt; saate kaç lira kazanıyorsun?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;Baba,  çok sinirlenir ve oğluna kızar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;- Seni ilgilendirmeyen işlerle ne  diye uğraşıyorsun? Kaçsa kaç, sana ne?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;Oğlan tekrar  sorar:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;- Sadece bilmek istiyorum, babacım. N'olur söyle, bir  saatte kaç para kazanıyorsun?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;- Peki o zaman. Madem çok merak  ediyorsun, söylüyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;Saatte 50 lira kazanıyorum. Mutlu oldun mu  şimdi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;Çocuk birden çok üzülür, bu cevapla küçük belki de büyük  hayalleri yıkılmış gibidir. Hemen kendini toparlayıp babasına sorar:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp; &amp;nbsp;  &amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;- Baba, bana 25 lira borç verebilir misin?&lt;br /&gt;&amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;Baba yine sinirlenir ve  şöyle der:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;- Eğer saçma sapan bir şey ya da&amp;nbsp; oyuncak almak için bu  parayı istiyorsan derhal odana git bakalım&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;ve düşün! baban bütün  gün sen, o saçma sapan, ne olduğu belirsiz şeyi al diye para  kazanmıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;Böyle düşündüğün için yazıklar olsun sana!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp; &amp;nbsp;  &amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;Küçük oğlan sessizce odasına gider ve yavaşça kapısını kapatır. Baba ise daha  da çıldırmış olarak kendi kendine söylenir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;Sırf para alabilmek  için bana böyle sorular sormaya nasıl cüret eder, diye düşünür.&lt;br /&gt;&amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;Bir,  bir buçuk saat geçmiştir ki baba artık sakinleşmiştir ve mantıklı olarak  düşünmeye başlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;Belki de gerçekten alması gereken çok önemli  bir&lt;br /&gt;&amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;ihtiyacı vardır diye hayıflanır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;Bugüne kadar  oğlunun kendisinden hiç para istemediğini hatırlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;Doğru oğlunun  odasına gider. Kapıyı açar ve oğluna sorar:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;- Uyudun mu  oğlum?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;- Hayır, diye cevap verir oğlan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;Baba devam  eder...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;- Çok yorgundum, o yüzden sana karşı biraz haksızlık  ettiğimi düşündüm ve işte al, istediğin 25 lira.&lt;br /&gt;&amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;Çocuk, sevinçle  yatağında zıplar. Parayı alırken babasına sarılıp 'sağol babacım, yaşasın' der  ve heyecanla yastığının altındaki buruşuk paraları çıkarıp, saymaya  başlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;Baba, oğlunun zaten parası olduğunu fark edince yeniden  sinirlenir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;Çocuktek tek paraları sayarken, baba hiddetle  sorar:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;- Madem paran vardı neden benden istedin?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;-  Çünkü yeterince param yoktu da ondan. Ama şimdi tamam. İstediğimi satın  alabilirim artık. Yaşasın!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;Ve çocuk babasının şaşkın bakışları  üzerinde, devam eder:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;- Babacım, şimdi 50 liram var ve senin bir  saatini satın almak istiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;Yarın eve erken gel ki birlikte  yemek yiyip harika zaman geçirelim.&lt;br /&gt;&amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;Baba çökmüştür, oğluna sarılır ve  onun kendisini affetmesini ister.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;Sözüm çok çalışanlara... Zaman  büyük bir hızla akıp gidiyor ve biz, bizi sevenlere ve sevdiklerimize  dokunamadan konuşamadan, koklayamadan, bir şeyleri paylaşamadan,  gözümüzün,gönlümüzün arasından kayıp gitmesine izin veriyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp; &amp;nbsp;  &amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;Sürekli, hiç bitmeyen bir işimiz var. Eğer yarın başımıza bir ! şey gelirse,  çalıştığımız şirket, yerimize birkaç saatte bile yeni birini  bulabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;Ya geride bıraktığımız sevdiklerimiz, bizi  sevenler? Onlar bu boşluğu nasıl dolduracak?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;Yeni yıldan  başlayarak değil hemen şimdi, bir saatlik kazancınızı sevdiklerinizle paylaşmaya  ne dersiniz? Eminim karşılığı, paha biçilmez olacak. &lt;/div&gt;&lt;div style="color: white; height: 0pt;"&gt;__._,_.___&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="zemanta-pixie"&gt;&lt;img alt="" class="zemanta-pixie-img" src="http://img.zemanta.com/pixy.gif?x-id=10798a47-90e3-8da8-be12-0ffb759806c1" /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;yalnızlık aslında birçok alanda birden olmaktır&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5860066610173406023-8183616424471479074?l=sargnm.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sargnm.blogspot.com/feeds/8183616424471479074/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5860066610173406023&amp;postID=8183616424471479074&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/8183616424471479074'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/8183616424471479074'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sargnm.blogspot.com/2010/02/cocuklarimiz-ihmal-etmeyelim.html' title='ÇOCUKLARIMIZI  İHMAL ETMEYELİM!...'/><author><name>monolog</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11477455437364688842</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_Sz_e-8W_kWQ/SZx-maQQmkI/AAAAAAAAAo4/oWUIal3mArc/S220/HPIM0541+(Medium).JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5860066610173406023.post-8062623737307951677</id><published>2009-12-03T21:21:00.000Z</published><updated>2009-12-03T21:21:55.264Z</updated><title type='text'>Selimcan’s Blog</title><content type='html'>&lt;a href="http://selimcan.wordpress.com/"&gt;Selimcan’s Blog&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;yalnızlık aslında birçok alanda birden olmaktır&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5860066610173406023-8062623737307951677?l=sargnm.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='related' href='http://selimcan.wordpress.com/' title='Selimcan’s Blog'/><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sargnm.blogspot.com/feeds/8062623737307951677/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5860066610173406023&amp;postID=8062623737307951677&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/8062623737307951677'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/8062623737307951677'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sargnm.blogspot.com/2009/12/selimcans-blog.html' title='Selimcan’s Blog'/><author><name>monolog</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11477455437364688842</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_Sz_e-8W_kWQ/SZx-maQQmkI/AAAAAAAAAo4/oWUIal3mArc/S220/HPIM0541+(Medium).JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5860066610173406023.post-3810179851898895044</id><published>2009-12-02T09:02:00.001Z</published><updated>2009-12-02T09:02:17.830Z</updated><title type='text'>Sinemanın hayal kurmak olduğunu öğreten adam</title><content type='html'>&lt;div xmlns='http://www.w3.org/1999/xhtml'&gt;&lt;script src='http://www.referansgazetesi.com/js/comp/c_share.js' type='text/javascript'/&gt; &lt;div style='float: left;'&gt;&lt;img title='Sinemanın hayal kurmak olduğunu öğreten adam' alt='Sinemanın hayal kurmak olduğunu öğreten adam' src='http://www.referansgazetesi.com/includes/aspx/page/resim.aspx?hbr=133413&amp;amp;w=281&amp;amp;h=137'/&gt;&lt;/div&gt; &lt;div class='both'&gt; &lt;/div&gt; &lt;div class='right detaytools'&gt;  &lt;h3&gt;&lt;br/&gt;&lt;/h3&gt; &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;ul class='araclar'&gt;&lt;li id='paylas' class='paylas'&gt;   &lt;div style='clear: both;'&gt;   &lt;script type='text/javascript'&gt;addthis_pub  = 'vodaco';&lt;/script&gt; &lt;script src='http://s7.addthis.com/js/152/addthis_widget.js' type='text/javascript'/&gt;    &lt;/div&gt;     &lt;/li&gt;&lt;/ul&gt; &lt;/div&gt; &lt;script type='text/javascript'&gt; function f_showLinks (li) { try {  f_display(li); } catch (e) { } } &lt;/script&gt;  &lt;blockquote style='padding: 0pt; clear: left;' id='content'&gt;  &lt;div&gt;&lt;span style='font-size: 10pt;'&gt;Beyoğlu Sineması dün, yönetmen Ahmet Uluçay'ın vedasına şahitlik etti. Uluçay bugün memleketi Kütahya'nın Tavşanlı ilçesinde toprağa verilecek. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt; &lt;div&gt;&lt;span style='font-size: 10pt;'&gt;Ömrü hayatına 5-6 kısa film ve sadece bir tane uzun metraj yapım sığdırabilmiş bir yönetmeni anma törenine, Türkiye sinemasına emek veren yönetmen, senarist, yapımcı, oyuncu ve sinema yazarlarının yanı sıra bir salon dolusu seveninin katılmasının ardında yatan nedir? &lt;/span&gt;&lt;/div&gt; &lt;div&gt;&lt;span style='font-size: 10pt;'&gt;Tören sırasında, mikrofonu alan konuşmacıların, sanki on yıllar boyunca onunla çalışmışlar gibi uzun uzun hatıralarını coşkuyla anlatmalarının ardındaki sır nedir? Oysa Uluçay ile ilgili hatıralarını anlatanların hepsi, onunla ancak çok kısa dönemlerde birlikte çalışma fırsatı bulmuş insanlar. Ama belli ki Uluçay'ın dünyasından o kadar etkilenmişler ki hayatlarında derin izler bırakmış.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt; &lt;div&gt;&lt;span style='font-size: 10pt;'&gt;Bunun birçok nedeni olabilir. 40'lı yaşlarının başına kadar kamyon şoförlüğü, inşaat işçiliği, çiftçilik dahil birçok iş yapan birisinin bu yaştan sonra sinema yapmaya başlaması olabilir. Ya da dün söz alan bazı konuşmacıların belirttiği gibi Uluçay'ın Yunus Emre'nin, Aşık Veysel'in köklerinden beslenen ama anlatacağını sinema ile anlatan bir "Anadolu insanı" olması da olabilir. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt; &lt;div&gt; &lt;/div&gt; &lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style='font-size: 10pt;'&gt;Samimi bir aşk&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt; &lt;div&gt;&lt;span style='font-size: 10pt;'&gt;Onun bütün evreni, hayatındaki her anı sinema perdesinde akıyormuşçasına takip etmesinde ve sinemaya olan aşkındaki samimilik belki de insanları bu kadar derinden etkiledi. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt; &lt;div&gt;&lt;span style='font-size: 10pt;'&gt;Tek uzun metrajlı filmi "Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak" ile İstanbul Film Festivali'nden en iyi film ödülünü kazandığında, "Bu ödülü karım için alıyorum. Çünkü asıl yönetmen o. Benim sinema hayalim onu büyük yoksulluklara itti. Ama o hep yanımda durdu" dayanışma duygusu mudur Ahmet Uluçay'ı bu kadar kısa sürede insanlar için önemli bir isim haline getiren. Hiç kuşku yok ki hepsi birden.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt; &lt;div&gt;&lt;span style='font-size: 10pt;'&gt;Ama çok daha önemli iki neden daha var bence.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt; &lt;div&gt;&lt;span style='font-size: 10pt;'&gt;Hiç kuşku yok ki sinema "ticari bir sanat" dalı. Hatta çoğu zaman "ticari bir iş". İçinde bulunduğumuz çağda bu durum, yeniden ve yeniden tekrarlanarak konuluyor önümüze. İşte böyle bir dönemde Ahmet Uluçay, sinemanın başka bir şey de olabileceğini gösterdiği için anlamlıydı. Sinemanın hayal kurmak ve izleyenlere de hayal kurdurmak gibi çok basit bir işlevi olduğunu hatırlattı yeniden bizlere. Sinemaya âşık bir adamın, 40 yaşından sonra bile, Türkiye'de kısa film denilince ilk akla gelen isimlerden biri olabileceğini; bütün yokluklara rağmen hayalinin peşinden giderek yıllar süren bir uğraşın sonunda bitirdiği tek uzun metraj filmiyle Türkiye sinemasının en iyi yapımlarından birisinin ortaya çıkartılabileceğini bizlere gösterdi. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt; &lt;div&gt;&lt;span style='font-size: 10pt;'&gt;Ahmet Uluçay, bir şeyi gönülden sevmenin, o şeye dair hayal kurmanın, kurulan hayali gerçekleştirmek için emek harcamanın hâlâ geçer akçe olduğunu bizlere gösterdiği için özel bir adamdı. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt; &lt;div&gt; &lt;/div&gt; &lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style='font-size: 10pt;'&gt;Uluçay'ın bize mirası&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt; &lt;div&gt;&lt;span style='font-size: 10pt;'&gt;Uluçay'ın rahatsızlığı nedeniyle bir türlü tamamlayamadığı ikinci filmi "Bozkırda Deniz Kabuğu", onun mirası olarak kabul edilmeli. Bu yarım kalan filmi tamamlamak, dün Beyoğlu Sineması'na gelip Uluçay'a saygılarını sunan herkesin boynunu borcu olmalıdır. Bir hayalin peşinden koşan Uluçay, böylece geridekilere de bir hayalin kapısını açmış oldu...&lt;/span&gt;&lt;/div&gt; &lt;/blockquote&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;div class='zemanta-pixie'&gt;&lt;img src='http://img.zemanta.com/pixy.gif?x-id=07dc2a4f-0bf3-846a-9ca7-af8aa80e937b' alt='' class='zemanta-pixie-img'/&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;yalnızlık aslında birçok alanda birden olmaktır&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5860066610173406023-3810179851898895044?l=sargnm.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sargnm.blogspot.com/feeds/3810179851898895044/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5860066610173406023&amp;postID=3810179851898895044&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/3810179851898895044'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/3810179851898895044'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sargnm.blogspot.com/2009/12/sinemann-hayal-kurmak-oldugunu-ogreten.html' title='Sinemanın hayal kurmak olduğunu öğreten adam'/><author><name>monolog</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11477455437364688842</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_Sz_e-8W_kWQ/SZx-maQQmkI/AAAAAAAAAo4/oWUIal3mArc/S220/HPIM0541+(Medium).JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5860066610173406023.post-1658289997054642342</id><published>2009-11-21T10:38:00.000Z</published><updated>2009-11-21T10:38:39.318Z</updated><title type='text'>Selimcan’s Blog</title><content type='html'>&lt;a href="http://selimcan.wordpress.com/"&gt;Selimcan’s Blog&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;yalnızlık aslında birçok alanda birden olmaktır&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5860066610173406023-1658289997054642342?l=sargnm.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='related' href='http://selimcan.wordpress.com/' title='Selimcan’s Blog'/><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sargnm.blogspot.com/feeds/1658289997054642342/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5860066610173406023&amp;postID=1658289997054642342&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/1658289997054642342'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/1658289997054642342'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sargnm.blogspot.com/2009/11/selimcans-blog.html' title='Selimcan’s Blog'/><author><name>monolog</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11477455437364688842</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_Sz_e-8W_kWQ/SZx-maQQmkI/AAAAAAAAAo4/oWUIal3mArc/S220/HPIM0541+(Medium).JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5860066610173406023.post-1264485141377464007</id><published>2009-10-27T15:29:00.000Z</published><updated>2009-10-27T15:29:24.304Z</updated><title type='text'></title><content type='html'>Kaya köyün içinde bir kafe&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_Sz_e-8W_kWQ/SucR0wbwDJI/AAAAAAAAA9k/gwvIHD45dIc/s1600-h/DSCI0166.JPG"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; FLOAT: left; CLEAR: both" border="0" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_Sz_e-8W_kWQ/SucR0wbwDJI/AAAAAAAAA9k/gwvIHD45dIc/s320/DSCI0166.JPG" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div style='clear:both; text-align:LEFT'&gt;&lt;a href='http://picasa.google.com/blogger/' target='ext'&gt;&lt;img src='http://photos1.blogger.com/pbp.gif' alt='Posted by Picasa' style='border: 0px none ; padding: 0px; background: transparent none repeat scroll 0% 50%; -moz-background-clip: initial; -moz-background-origin: initial; -moz-background-inline-policy: initial;' align='middle' border='0' /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;yalnızlık aslında birçok alanda birden olmaktır&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5860066610173406023-1264485141377464007?l=sargnm.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sargnm.blogspot.com/feeds/1264485141377464007/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5860066610173406023&amp;postID=1264485141377464007&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/1264485141377464007'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/1264485141377464007'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sargnm.blogspot.com/2009/10/kaya-koyun-icinde-bir-kafe.html' title=''/><author><name>monolog</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11477455437364688842</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_Sz_e-8W_kWQ/SZx-maQQmkI/AAAAAAAAAo4/oWUIal3mArc/S220/HPIM0541+(Medium).JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_Sz_e-8W_kWQ/SucR0wbwDJI/AAAAAAAAA9k/gwvIHD45dIc/s72-c/DSCI0166.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5860066610173406023.post-1954193102628812563</id><published>2009-10-27T15:23:00.001Z</published><updated>2009-10-27T15:31:25.582Z</updated><title type='text'></title><content type='html'>Kaya köy, 1923 de mübadale de boşaltılmış. &lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_Sz_e-8W_kWQ/SucQdF2s7xI/AAAAAAAAA9Q/g7rNESAwzdA/s1600-h/Kopyas%C4%B1+DSC07021.JPG"&gt;&lt;img alt="" border="0" src="http://2.bp.blogspot.com/_Sz_e-8W_kWQ/SucQdF2s7xI/AAAAAAAAA9Q/g7rNESAwzdA/s320/Kopyas%C4%B1+DSC07021.JPG" style="clear: both; float: left; margin: 0px 10px 10px 0px;" /&gt;&lt;/a&gt; Boş ve harebe durumunda bir tarihi kent.&lt;br /&gt;&lt;div style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;a href="http://picasa.google.com/blogger/" target="ext"&gt;&lt;img align="middle" alt="Posted by Picasa" border="0" src="http://photos1.blogger.com/pbp.gif" style="-moz-background-clip: initial; -moz-background-inline-policy: initial; -moz-background-origin: initial; background: 0% 50%; border-bottom: 0px; border-left: 0px; border-right: 0px; border-top: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; padding-right: 0px; padding-top: 0px;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;yalnızlık aslında birçok alanda birden olmaktır&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5860066610173406023-1954193102628812563?l=sargnm.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sargnm.blogspot.com/feeds/1954193102628812563/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5860066610173406023&amp;postID=1954193102628812563&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/1954193102628812563'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/1954193102628812563'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sargnm.blogspot.com/2009/10/kaya-koy-1923-de-mudale-de-bosaltlms.html' title=''/><author><name>monolog</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11477455437364688842</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_Sz_e-8W_kWQ/SZx-maQQmkI/AAAAAAAAAo4/oWUIal3mArc/S220/HPIM0541+(Medium).JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_Sz_e-8W_kWQ/SucQdF2s7xI/AAAAAAAAA9Q/g7rNESAwzdA/s72-c/Kopyas%C4%B1+DSC07021.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5860066610173406023.post-7720527887608488087</id><published>2009-10-17T22:18:00.000+01:00</published><updated>2009-10-17T22:18:24.424+01:00</updated><title type='text'>Taraf Gazetesi | Kalp atışlarını elektriğe çeviren proje tuttu</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.taraf.com.tr/haber/42354.htm"&gt;Taraf Gazetesi | Kalp atışlarını elektriğe çeviren proje tuttu&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;yalnızlık aslında birçok alanda birden olmaktır&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5860066610173406023-7720527887608488087?l=sargnm.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='related' href='http://www.taraf.com.tr/haber/42354.htm' title='Taraf Gazetesi | Kalp atışlarını elektriğe çeviren proje tuttu'/><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sargnm.blogspot.com/feeds/7720527887608488087/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5860066610173406023&amp;postID=7720527887608488087&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/7720527887608488087'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/7720527887608488087'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sargnm.blogspot.com/2009/10/taraf-gazetesi-kalp-atslarn-elektrige.html' title='Taraf Gazetesi | Kalp atışlarını elektriğe çeviren proje tuttu'/><author><name>monolog</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11477455437364688842</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_Sz_e-8W_kWQ/SZx-maQQmkI/AAAAAAAAAo4/oWUIal3mArc/S220/HPIM0541+(Medium).JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5860066610173406023.post-4962111548373284238</id><published>2009-09-28T09:51:00.000+01:00</published><updated>2009-09-28T09:51:08.013+01:00</updated><title type='text'>Taraf Gazetesi | Başbuğ suç işledi, yargılayın</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.taraf.com.tr/haber/41401.htm"&gt;Taraf Gazetesi | Başbuğ suç işledi, yargılayın&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;yalnızlık aslında birçok alanda birden olmaktır&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5860066610173406023-4962111548373284238?l=sargnm.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='related' href='http://www.taraf.com.tr/haber/41401.htm' title='Taraf Gazetesi | Başbuğ suç işledi, yargılayın'/><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sargnm.blogspot.com/feeds/4962111548373284238/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5860066610173406023&amp;postID=4962111548373284238&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/4962111548373284238'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/4962111548373284238'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sargnm.blogspot.com/2009/09/taraf-gazetesi-basbug-suc-isledi.html' title='Taraf Gazetesi | Başbuğ suç işledi, yargılayın'/><author><name>monolog</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11477455437364688842</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_Sz_e-8W_kWQ/SZx-maQQmkI/AAAAAAAAAo4/oWUIal3mArc/S220/HPIM0541+(Medium).JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5860066610173406023.post-8997591097234791927</id><published>2009-09-14T14:26:00.002+01:00</published><updated>2009-09-14T14:26:33.333+01:00</updated><title type='text'>DESTEK VERİYORUM</title><content type='html'>http://uflak.es/046y08&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;yalnızlık aslında birçok alanda birden olmaktır&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5860066610173406023-8997591097234791927?l=sargnm.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sargnm.blogspot.com/feeds/8997591097234791927/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5860066610173406023&amp;postID=8997591097234791927&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/8997591097234791927'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/8997591097234791927'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sargnm.blogspot.com/2009/09/destek-veriyorum.html' title='DESTEK VERİYORUM'/><author><name>monolog</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11477455437364688842</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_Sz_e-8W_kWQ/SZx-maQQmkI/AAAAAAAAAo4/oWUIal3mArc/S220/HPIM0541+(Medium).JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5860066610173406023.post-9102741587786360067</id><published>2009-09-06T08:39:00.000+01:00</published><updated>2009-09-06T08:39:06.535+01:00</updated><title type='text'>Cocuk.com | Türkiye'nin ilk profesyonel ve içeriğiyle dop dolu olan Ebeveyn sitesi</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.cocuk.com/"&gt;Cocuk.com | Türkiye'nin ilk profesyonel ve içeriğiyle dop dolu olan Ebeveyn sitesi&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;yalnızlık aslında birçok alanda birden olmaktır&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5860066610173406023-9102741587786360067?l=sargnm.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='related' href='http://www.cocuk.com/' title='Cocuk.com | Türkiye&apos;nin ilk profesyonel ve içeriğiyle dop dolu olan Ebeveyn sitesi'/><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sargnm.blogspot.com/feeds/9102741587786360067/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5860066610173406023&amp;postID=9102741587786360067&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/9102741587786360067'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/9102741587786360067'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sargnm.blogspot.com/2009/09/cocukcom-turkiyenin-ilk-profesyonel-ve.html' title='Cocuk.com | Türkiye&apos;nin ilk profesyonel ve içeriğiyle dop dolu olan Ebeveyn sitesi'/><author><name>monolog</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11477455437364688842</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_Sz_e-8W_kWQ/SZx-maQQmkI/AAAAAAAAAo4/oWUIal3mArc/S220/HPIM0541+(Medium).JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5860066610173406023.post-4980277244626058392</id><published>2009-08-29T10:22:00.001+01:00</published><updated>2009-08-29T10:22:49.413+01:00</updated><title type='text'>YARATICILIK MI EVRİMLEŞME Mİ, İNSANIN GELİŞMİŞLİĞİNİ GÖSTERİR?</title><content type='html'>&lt;div xmlns='http://www.w3.org/1999/xhtml'&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style='font-size: 10pt;'/&gt;&lt;/strong&gt; &lt;div style='margin: 0in 0in 0pt;'&gt; &lt;/div&gt; &lt;div style='margin: 0in 0in 0pt;'&gt;&lt;span style='font-size: 10pt;'&gt;Hep tartışılan konudur. Canlılar doğal seleksiyon yoluyla evrimleşmiş, zamanla yeni türler ortaya çıkmıştır. Bir başka görüşse canlıların bir anda yaratıldığı yönündedir. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt; &lt;div style='margin: 0in 0in 0pt;'&gt;&lt;span style='font-size: 10pt;'&gt;Ekonomi ve endüstri hayatında ise her iki kuram da geçerlidir: Tüm yeniliklerde hem tecrübe vardır hem yaratıcılık! &lt;/span&gt;&lt;/div&gt; &lt;div style='margin: 0in 0in 0pt;'&gt;&lt;span style='font-size: 10pt;'&gt;Örneğin oyun oynanan topu ilk icat edenler, 2500 yıl önce Çinliler olmuş. Aztek uygarlığı ise özel bir karışımla topu elastik hale getirip kendiliğinden zıplatmayı başarmış. Anglosaksonların (ya da rivayete göre Cermenlerin) domuzların mesanesini şişirip oyun oynadıkları da biliniyor. Romalılar ise bugünkü futbol topunun mucidi. Evrimleşme işte böyle başlıyor.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt; &lt;div style='margin: 0in 0in 0pt;'&gt;&lt;span style='font-size: 10pt;'&gt;Gelişmeleri kronolojik olarak inceleyen Charles Goodyear, vulkanize edilmiş araba lastiğini bu öykülerden yola çıkarak bulmuş. Goodyear, kükürtle sertleştirdiği lastiği icat ettikten sonra ‘Michelin', ‘radyal' lastiği piyasaya sürerek bir başka yenilik yaratmış. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt; &lt;div style='margin: 0in 0in 0pt;'&gt;&lt;span style='font-size: 10pt;'&gt;Bugün üreticiler patlamayan lastikte son noktayı koymak üzere. Yenilik süreci lastiklerin taban desenleri üzerinde devam ediyor. Yakında ortaya çıkacak teknolojiyle sürtünme sesi yok olacak. Şimdiyse evrimleşme, bilgisayar yardımıyla yolun engebelerini hissedip yok edecek teknolojide.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt; &lt;div style='margin: 0in 0in 0pt;'&gt; &lt;/div&gt; &lt;div style='margin: 0in 0in 0pt;'&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style='font-size: 10pt;'&gt;Sebzeler müzikle sulanınca daha yeşil&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt; &lt;div style='margin: 0in 0in 0pt;'&gt;&lt;span style='font-size: 10pt;'&gt;Evrimleşme ve yaratıcılık ilişkisine başka örnekler de var: Wal-Mart'ın sermaye gücüyle yaptığı atılımlar, Amerika'da küçük zincirleri bir anda zora sokmuş. Her zamanki refleksle fiyatla oynamaya çalışmışlar ama dev Wal-Mart'ın karşısında başarılı olamamışlar. Sadece tek bir zincir ilginç bir yenilikle öne geçmiş. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt; &lt;div style='margin: 0in 0in 0pt;'&gt;&lt;span style='font-size: 10pt;'&gt;"Winn Dixie", fiyatları düşürmeden Wal-Mart'ı yenmiş. Öykü oldukça ilginç: "Winn Dixie", 1913 yılından bu yana Amerika'nın güney eyaletlerinde faaliyet gösteren orta boy bir süpermarket zinciri. Sebze reyonlarının ilginç dizaynıyla ünlenmiş. Zaten marketçilikte müşteriyi bu bölüm çekermiş mağazaya. Reyonlarda yerel sebzelerden tropik meyvelere kadar yüzlerce çeşit varmış. Lakin Wal-Mart yanı başına gelince bu ünü kaybolmaya başlamış.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt; &lt;div style='margin: 0in 0in 0pt;'&gt;&lt;span style='font-size: 10pt;'&gt;Reyonlara baştan çekidüzen verilmiş ama rekabet ortamında fark edilmemiş. Sonra yenilik adına bir komite kurmuşlar. Amaç Wal-Mart'a giden müşterileri geri çevirmek. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt; &lt;div style='margin: 0in 0in 0pt;'&gt;&lt;span style='font-size: 10pt;'&gt;Yenilik projesini üstlenen firma, kısa zamanda öyle bir yenilik yapmış ki herkesin ağzı açık kalmış. Sistem tam anlamıyla yaratıcılık örneğiymiş! Reyonların üstüne tavandan sarkan bir sulama mekân izması yavaşça yaklaşılıyor, önce birkaç damla yağmur sesi ve sonra mağazaya yayılan bir yağmur gürültüsü...&lt;/span&gt;&lt;/div&gt; &lt;div style='margin: 0in 0in 0pt;'&gt;&lt;span style='font-size: 10pt;'&gt;Uyarıyı hisseden müşteriler sebze tezgâhından hemen geri çekiliyor, sonra bir anda "mağaza içi yağış" başlıyor. Hem de fonda "Singin'in the Rain" melodisiyle birlikte. 1952'de çevrilen tüm zamanların en iyi müzikali "Yağmur Altında" filminin o ünlü parçası: Gene Kelly, Donald O' Connor ve Debbie Reynolds...&lt;/span&gt;&lt;/div&gt; &lt;div style='margin: 0in 0in 0pt;'&gt;&lt;span style='font-size: 10pt;'&gt;Sebzeler sulanırken herkes bir an tüm zamanların en iyi müzikalinin ünlü parçasını hayranlıkla dinliyor. Sebzelere uzanan elleri otuz saniye boyunca tezgâhtan uzakta tutan sihir Gene Kelly'nin buğulu sesinde...&lt;/span&gt;&lt;/div&gt; &lt;div style='margin: 0in 0in 0pt;'&gt;&lt;span style='font-size: 10pt;'&gt;Ve sonuç: "Winn Dixie"nin kaçırdığı müşteriler geri dönmekle kalmamış, Wal-Mart'tan bu tarafa akın başlamış.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt; &lt;div style='margin: 0in 0in 0pt;'&gt; &lt;/div&gt;&lt;div style='margin: 0in 0in 0pt;'&gt; &lt;/div&gt; &lt;div style='margin: 0in 0in 0pt;'&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style='font-size: 10pt;'&gt;Hayatta dikili bir ağacınız olsun&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt; &lt;div style='margin: 0in 0in 0pt;'&gt;&lt;span style='font-size: 10pt;'&gt;Son yenilik öyküsü ise daha da ilginç! Acaba kiralık ağaç olur mu? Yenilikçi İtalyanlara göre galiba oluyor!&lt;/span&gt;&lt;/div&gt; &lt;div style='margin: 0in 0in 0pt;'&gt;&lt;span style='font-size: 10pt;'&gt;Kuzey Avrupalılar güneşe hasret insanlar. Yediden yetmişe herkeste bir Akdeniz tutkusu var: "Bol güneş", "zeytin ağacı" ve de "zeytinyağı"!&lt;/span&gt;&lt;/div&gt; &lt;div style='margin: 0in 0in 0pt;'&gt;&lt;span style='font-size: 10pt;'&gt;Öyle sıradan zeytinyağına rağbet edilmiyor. Proses edilip fabrika tezgâhından geçmiş zeytinyağı market raflarında zaten var. İlla ki taş değirmende çekilmiş sızma zeytinyağı olacak. Bir litrelik yemyeşil soğuk sıkım zeytinyağına kucak dolusu para vermeye hazırlar. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt; &lt;div style='margin: 0in 0in 0pt;'&gt;&lt;span style='font-size: 10pt;'&gt;Gerçeği fark eden açıkgöz İtalyanlar bakın neler yapmış: Toscana Bölgesi'nde bir bölüm zeytin bahçesi Kuzeyli turistlere ayrılmış. Tüm ağaçlar aynı yaşta ve olağanüstü bakımlı. Çiftliğin içinde geleneksel usullerle zeytin sıkan otantik bir değirmen var. Ağaçlar tek tek sertifikalandırılıyor. Zeytinyağının hangi ağaçtan elde edildiği ve miktarı kayıt altında.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt; &lt;div style='margin: 0in 0in 0pt;'&gt;&lt;span style='font-size: 10pt;'&gt;Hedef kitle Kuzey Avrupa'dan gelen turist aileler. Çiftliğe davet ediliyor, zeytin ağaçları ve taş değirmen bir müze havasında gezdiriliyor. Zeytinyağıyla hazırlanmış yemekleri ikram etmekse pazarlamanın ince ayarı! &lt;/span&gt;&lt;/div&gt; &lt;div style='margin: 0in 0in 0pt;'&gt;&lt;span style='font-size: 10pt;'&gt;Ve sıcağı sıcağına ziyaretçilere bir teklif götürülüyor: Buradaki her ağaç kiralanabilir! Süre en az üç, en fazla on yıl! Ağaca kiralayanın ismi veriliyor. Kimileri sevdiği kişinin adına hediye amaçlı kiralıyor ağaçları, kimileri de ailesi adına. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt; &lt;div style='margin: 0in 0in 0pt;'&gt;&lt;span style='font-size: 10pt;'&gt;Garanti belgesi de var: Her hasatta ağaçtan elde edilen zeytinler taş değirmende sıkılacak ve özel şişelerde kiralayanların adreslerine gönderilecek! Böylece kiracı turistler, "İtalya'da benim dikili ağacımdan elde edilen zeytinyağı" deme ayrıcalığına sahip olacak. Yenilik projesiyle üç ay içinde 800 ağacın kiralanması sağlanmış. Üstelik kira bedeli de epey yüksek: Üç yıl için 5 bin dolar! &lt;/span&gt;&lt;/div&gt; &lt;p&gt;&lt;span style='font-size: 10pt;'&gt;İşte yeniliğin birbirini ateşleyen döngüsüne basit örnekler. Evrimleşme ve yenilik! Odaklandığınız konuda önce tarihsel evrimi bileceksiniz, sonra da kafanızın içindeki ampulün bir anda yanmasını bekleyeceksiniz. Gerçek yeniliklerin ortaya çıkmasındaki sır hep burada!&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;h5&gt;Nur Demirok&lt;/h5&gt;Referans 29/08/2009&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;blockquote style='display: none;' id='description'&gt;Tüm yeniliklerde hem tecrübe vardır hem yaratıcılık! Yenilik fikri zamanla gelişir ve bir anda ortaya çıkar. Yaratıcı yeniliği hazırlayan süreçse bir ...&lt;/blockquote&gt; &lt;blockquote style='display: none;' id='document'&gt;&lt;img style='border: 0pt none ; width: 18px; height: 23px; vertical-align: middle;' title='' alt='' src='http://www.referansgazetesi.com/images/library/'/&gt;   &lt;b&gt;   &lt;a target='_blank' href='http://www.referansgazetesi.com/UPLOAD/haber/dokuman/'&gt; &lt;em&gt;( KB)&lt;/em&gt;&lt;/a&gt;&lt;/b&gt;&lt;br/&gt;&lt;/blockquote&gt;       &lt;div align='center' class='banner468x60 both' onmouseout='f_eKolayShow();' onmouseover='f_eKolayHide();' style='z-index: 500; width: 468px;' id='Referans_bolum_ust_468x60'&gt;&lt;script type='text/javascript'&gt; MNetBanner("Referans_bolum_ust_468x60");  &lt;/script&gt;&lt;/div&gt;   &lt;script src='http://www.referansgazetesi.com/js/comp/haber/c_yorum.js' type='text/javascript'/&gt; &lt;div class='referanscenter left'&gt;&lt;style type='text/css'&gt;  #paragaf{ font-size:12px; margin:0 0 0 11; padding-top:10px; color:#646464; background-color:inherit;} &lt;/style&gt; &lt;style type='text/css'&gt; @import url("css/search/searchresult.css"); &lt;/style&gt;  &lt;div style='clear: both;' class='searchresult'&gt; &lt;div id='yorumContainer' class='commentsubpages'&gt; &lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;div class='zemanta-pixie'&gt;&lt;img src='http://img.zemanta.com/pixy.gif?x-id=58b71bfd-4286-897b-8cf7-545645395d7a' alt='' class='zemanta-pixie-img'/&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;yalnızlık aslında birçok alanda birden olmaktır&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5860066610173406023-4980277244626058392?l=sargnm.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sargnm.blogspot.com/feeds/4980277244626058392/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5860066610173406023&amp;postID=4980277244626058392&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/4980277244626058392'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/4980277244626058392'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sargnm.blogspot.com/2009/08/yaraticilik-mi-evrimlesme-mi-insanin.html' title='YARATICILIK MI EVRİMLEŞME Mİ, İNSANIN GELİŞMİŞLİĞİNİ GÖSTERİR?'/><author><name>monolog</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11477455437364688842</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_Sz_e-8W_kWQ/SZx-maQQmkI/AAAAAAAAAo4/oWUIal3mArc/S220/HPIM0541+(Medium).JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5860066610173406023.post-6633797137119289793</id><published>2009-08-23T22:50:00.000+01:00</published><updated>2009-08-23T22:51:03.980+01:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;div xmlns='http://www.w3.org/1999/xhtml'&gt;&lt;a href='http://www.zekimuren.net/'&gt;Zeki Müren - Sanat Güneşimiz&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;&lt;blockquote/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;div class='zemanta-pixie'&gt;&lt;img src='http://img.zemanta.com/pixy.gif?x-id=9215ffc2-e124-87be-a319-bee490583b33' alt='' class='zemanta-pixie-img'/&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;yalnızlık aslında birçok alanda birden olmaktır&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5860066610173406023-6633797137119289793?l=sargnm.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sargnm.blogspot.com/feeds/6633797137119289793/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5860066610173406023&amp;postID=6633797137119289793&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/6633797137119289793'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/6633797137119289793'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sargnm.blogspot.com/2009/08/zeki-muren-sanat-gunesimiz.html' title=''/><author><name>monolog</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11477455437364688842</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_Sz_e-8W_kWQ/SZx-maQQmkI/AAAAAAAAAo4/oWUIal3mArc/S220/HPIM0541+(Medium).JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5860066610173406023.post-7574832888469572087</id><published>2009-08-03T12:16:00.000+01:00</published><updated>2009-08-03T12:16:29.526+01:00</updated><title type='text'>GEÇMİŞ VE GELECEK</title><content type='html'>&lt;a href="http://sargnm.blogspot.com/2009/08/ne-kadnlar-sevdim-zaten-yoktular-yagmur.html#links"&gt;GEÇMİŞ VE GELECEK&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;yalnızlık aslında birçok alanda birden olmaktır&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5860066610173406023-7574832888469572087?l=sargnm.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='related' href='http://sargnm.blogspot.com/2009/08/ne-kadnlar-sevdim-zaten-yoktular-yagmur.html#links' title='GEÇMİŞ VE GELECEK'/><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sargnm.blogspot.com/feeds/7574832888469572087/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5860066610173406023&amp;postID=7574832888469572087&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/7574832888469572087'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/7574832888469572087'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sargnm.blogspot.com/2009/08/gecmis-ve-gelecek.html' title='GEÇMİŞ VE GELECEK'/><author><name>monolog</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11477455437364688842</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_Sz_e-8W_kWQ/SZx-maQQmkI/AAAAAAAAAo4/oWUIal3mArc/S220/HPIM0541+(Medium).JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5860066610173406023.post-997414247525421836</id><published>2009-08-03T12:14:00.001+01:00</published><updated>2009-08-03T12:14:47.516+01:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;div xmlns='http://www.w3.org/1999/xhtml'&gt;&lt;p align='right'&gt; &lt;/p&gt;&lt;p align='left'&gt;&lt;img border='0' align='left' src='http://www.anafilya.org/photcat/photos/00/p_0075_o.jpg'/&gt;&lt;/p&gt;                                                                       &lt;b&gt; &lt;br/&gt;     ne kadınlar sevdim zaten yoktular &lt;br/&gt;     yağmur giyerlerdi sonbaharla bir &lt;br/&gt;     azıcık okşasam sanki çocuktular &lt;br/&gt;     bıraksam korkudan gözleri sislenir &lt;br/&gt;     ne kadınlar sevdim zaten yoktular &lt;br/&gt;     böyle bir sevmek görülmemiştir  &lt;br/&gt;   &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;     hayır sanmayın ki beni unuttular  &lt;br/&gt;     hâlâ ara sıra mektupları gelir &lt;br/&gt;     gerçek değildiler, birer umuttular &lt;br/&gt;     eski bir şarkı, belki bir şiir &lt;br/&gt;     ne kadınlar sevdim zaten yoktular &lt;br/&gt;     böyle bir sevmek görülmemiştir  &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;     yalnızlıklarımda elimden tuttular &lt;br/&gt;     uzak fısıltıları içimi ürpertir &lt;br/&gt;     sanki gökyüzünde bir buluttular &lt;br/&gt;     nereye kayboldular şimdi kim bilir &lt;br/&gt;     ne kadınlar sevdim zaten yoktular &lt;br/&gt;     böyle bir sevmek görülmemiştir.  &lt;br/&gt;ATİLLA İLHAN&lt;br/&gt;http://www.anafilya.org/go.php?go=7d23090030112&lt;br/&gt;&lt;/b&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;div class='zemanta-pixie'&gt;&lt;img src='http://img.zemanta.com/pixy.gif?x-id=ccd93ca6-5631-8d90-9209-bf4efb58493f' alt='' class='zemanta-pixie-img'/&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;yalnızlık aslında birçok alanda birden olmaktır&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5860066610173406023-997414247525421836?l=sargnm.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sargnm.blogspot.com/feeds/997414247525421836/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5860066610173406023&amp;postID=997414247525421836&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/997414247525421836'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/997414247525421836'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sargnm.blogspot.com/2009/08/ne-kadnlar-sevdim-zaten-yoktular-yagmur.html' title=''/><author><name>monolog</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11477455437364688842</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_Sz_e-8W_kWQ/SZx-maQQmkI/AAAAAAAAAo4/oWUIal3mArc/S220/HPIM0541+(Medium).JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5860066610173406023.post-7043024854981593049</id><published>2009-06-24T21:41:00.002+01:00</published><updated>2009-06-24T21:46:12.327+01:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_Sz_e-8W_kWQ/SkKPkqQK-RI/AAAAAAAAA1E/wBhFLldzWDw/s1600-h/125x125-2.gif"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 125px; height: 125px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_Sz_e-8W_kWQ/SkKPkqQK-RI/AAAAAAAAA1E/wBhFLldzWDw/s320/125x125-2.gif" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5350997167249750290" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Bu hareket Türkiye’deki okuma oranını arttırmak amaçlı başlanmış bir kampanya hareketidir. Ülkemizin gelişimi, insanımızın bilinçlenmesi için sizde kampanyamıza destek olun, bir sayfa açın!&lt;br /&gt;Türkiye' de nüfusa oranla, günlük kişi başına ayrılan okuma süresi 13 saniyedir! Diğer Avrupa Ülkelerinde bu süre 24 dakikaya kadar ulaşmaktadır.&lt;br /&gt;http://birsayfaacin.com&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;yalnızlık aslında birçok alanda birden olmaktır&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5860066610173406023-7043024854981593049?l=sargnm.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sargnm.blogspot.com/feeds/7043024854981593049/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5860066610173406023&amp;postID=7043024854981593049&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/7043024854981593049'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/7043024854981593049'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sargnm.blogspot.com/2009/06/bu-hareket-turkiyedeki-okuma-orann.html' title=''/><author><name>monolog</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11477455437364688842</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_Sz_e-8W_kWQ/SZx-maQQmkI/AAAAAAAAAo4/oWUIal3mArc/S220/HPIM0541+(Medium).JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_Sz_e-8W_kWQ/SkKPkqQK-RI/AAAAAAAAA1E/wBhFLldzWDw/s72-c/125x125-2.gif' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5860066610173406023.post-2967632950819077086</id><published>2009-06-10T13:26:00.001+01:00</published><updated>2009-06-10T13:26:42.872+01:00</updated><title type='text'>Damar Sertliğine Karşı Doğal Yağ</title><content type='html'>&lt;div xmlns='http://www.w3.org/1999/xhtml'&gt;Memorial Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Bingür Sönmez, keten tohumu, çörek otu, nar çekirdeği, üzüm çekirdeği, ceviz ve fındık yağından günde bir kaşık tüketilmesinin, damar sertliğinin gelişmesini önlediğini bildirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Antioksidan maddeler ihtiva eden, soğuk pres yöntemiyle elde edilen bu yağları, ülkenin hemen her yerinde uygun fiyatlarda satılmaya başladığını belirten Prof. Dr. Sönmez, şu bilgiyi verdi:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Bu yağlar, koroner damarların iç yüzeyindeki parlak kaygan zemini hazırlayan endoteli koruyan antioksidan maddeler ihtiva etmektedir. Keten tohumu, çörek otu, nar çekirdeği, üzüm çekirdeği, ceviz ve fındık yağından günde bir kaşık tüketilmesi, damar sertliğinin gelişmesini önlüyor. Antioksidan maddeler ihtiva eden bu maddeler, kişiyi, güneşin zararlı oksidan etkilerinden koruyor. Çünkü bu bitkiler, antioksidan maddeleri kendilerini güneşin zararlı etkilerinden korumak için üretiyor. Bu nedenle bu yağları tüketenler de doğal olarak güneşin zararlı oksidan etkilerinden korunmuş oluyor."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NASIL KULLANILMALI?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu yağların salata üzerine, çorbaya dökülerek veya sabah kahvaltısında nane, kekik, kırmızı biber gibi lezzet ve kokusunu güzelleştirici ilavelerle tüketilebileceğini anlatan Prof. Dr. Sönmez, önerilen günlük dozu ise, "1 çorba kaşığı" olarak bildirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;08.06.2009 09:58:00 &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;yalnızlık aslında birçok alanda birden olmaktır&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5860066610173406023-2967632950819077086?l=sargnm.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sargnm.blogspot.com/feeds/2967632950819077086/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5860066610173406023&amp;postID=2967632950819077086&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/2967632950819077086'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/2967632950819077086'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sargnm.blogspot.com/2009/06/damar-sertligine-kars-dogal-yag.html' title='Damar Sertliğine Karşı Doğal Yağ'/><author><name>monolog</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11477455437364688842</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_Sz_e-8W_kWQ/SZx-maQQmkI/AAAAAAAAAo4/oWUIal3mArc/S220/HPIM0541+(Medium).JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5860066610173406023.post-2798787904684731808</id><published>2009-06-03T21:52:00.001+01:00</published><updated>2009-06-03T21:52:49.745+01:00</updated><title type='text'>NAZIM'DAN YAŞAMINA DAİR</title><content type='html'>&lt;div xmlns='http://www.w3.org/1999/xhtml'&gt;1902'de doğdum&lt;br /&gt;doğduğum şehre dönmedim bir daha&lt;br /&gt;geriye dönmeyi sevmem&lt;br /&gt;üç yaşımda Halep'te paşa torunluğu ettim&lt;br /&gt;on dokuzumda Moskova'da komünist Üniversite öğrenciliği&lt;br /&gt;kırk dokuzumda yine Moskova'da Tseka-Parti konukluğu&lt;br /&gt;ve on dördümden beri şairlik ederim&lt;br /&gt;kimi insan otların kimi insan balıkların çeşidini bilir&lt;br /&gt;ben ayrılıkların&lt;br /&gt;kimi insan ezbere sayar yıldızların adını&lt;br /&gt;ben hasretlerin&lt;br /&gt;hapislerde de yattım büyük otellerde de&lt;br /&gt;açlık çektim açlık gırevi de içinde ve tatmadığım yemek yok gibidir&lt;br /&gt;otuzumda asılmamı istediler&lt;br /&gt;kırk sekizimde Barış madalyasının bana verilmesini&lt;br /&gt;verdiler de&lt;br /&gt;otuz altımda yarım yılda geçtim dört metre kare betonu&lt;br /&gt;elli dokuzumda on sekiz saatta uçtum Pırağ'dan Havana'ya&lt;br /&gt;Lenin'i görmedim nöbet tuttum tabutunun başında 924'de&lt;br /&gt;961'de ziyaret ettiğim anıtkabri kitaplarıdır&lt;br /&gt;partimden koparmağa yeltendiler beni&lt;br /&gt;sökmedi&lt;br /&gt;yıkılan putların altında da ezilmedim&lt;br /&gt;951'de bir denizde genç bir arkadaşla yürüdüm üstüne ölümün&lt;br /&gt;52'de çatlak bir yürekle dört ay sırtüstü bekledim ölümü&lt;br /&gt;sevdiğim kadınları deli gibi kıskandım&lt;br /&gt;şu kadarcık haset etmedim Şarlo'ya bile&lt;br /&gt;aldattım kadınlarımı&lt;br /&gt;konuşmadım arkasından dostlarımın&lt;br /&gt;içtim ama akşamcı olmadım&lt;br /&gt;hep alnımın teriyle çıkardım ekmek paramı ne mutlu bana&lt;br /&gt;başkasının hesabına utandım yalan söyledim&lt;br /&gt;yalan söyledim başkasını üzmemek için&lt;br /&gt;ama durup dururken de yalan söyledim&lt;br /&gt;bindim tirene uçağa otomobile&lt;br /&gt;çoğunluk binemiyor&lt;br /&gt;operaya gittim&lt;br /&gt;çoğunluk gidemiyor adını bile duymamış operanın&lt;br /&gt;çoğunluğun gittiği kimi yerlere de ben gitmedim 21'den beri&lt;br /&gt;camiye kiliseye tapınağa havraya büyücüye&lt;br /&gt;ama kahve falıma baktırdığım oldu&lt;br /&gt;yazılarım otuz kırk dilde basılır&lt;br /&gt;Türkiye'mde Türkçemle yasak&lt;br /&gt;kansere yakalanmadım daha&lt;br /&gt;yakalanmam da şart değil&lt;br /&gt;başbakan filân olacağım yok&lt;br /&gt;meraklısı da değilim bu işin&lt;br /&gt;bir de harbe girmedim&lt;br /&gt;sığınaklara da inmedim gece yarıları&lt;br /&gt;yollara da düşmedim pike yapan uçakların altında&lt;br /&gt;ama sevdalandım altmışıma yakın&lt;br /&gt;sözün kısası yoldaşlar&lt;br /&gt;bugün Berlin'de kederden gebermekte olsam da&lt;br /&gt;insanca yaşadım diyebilirim&lt;br /&gt;ve daha ne kadar yaşarım&lt;br /&gt;başımdan neler geçer daha&lt;br /&gt;kim bilir.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;11 Eylül 1961&lt;br /&gt;Nazım Hikmet RAN&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;yalnızlık aslında birçok alanda birden olmaktır&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5860066610173406023-2798787904684731808?l=sargnm.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sargnm.blogspot.com/feeds/2798787904684731808/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5860066610173406023&amp;postID=2798787904684731808&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/2798787904684731808'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/2798787904684731808'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sargnm.blogspot.com/2009/06/nazim-yasamina-dair.html' title='NAZIM&amp;#39;DAN YAŞAMINA DAİR'/><author><name>monolog</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11477455437364688842</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_Sz_e-8W_kWQ/SZx-maQQmkI/AAAAAAAAAo4/oWUIal3mArc/S220/HPIM0541+(Medium).JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5860066610173406023.post-1617987812493646387</id><published>2009-06-03T07:26:00.000+01:00</published><updated>2009-06-03T07:30:08.019+01:00</updated><title type='text'>JOHN HOPKINS HASTANESİ'NDEN</title><content type='html'>1) Herkesin vücudunda kanser hücreleri vardır. Bu kanser hücreleri birkaç milyara kadar çoğalmadıkça standart testlerde görülmezler. Doktorlar kanser hastalarına tedaviden sonra vücutlarında artık kanser hücresi kalmadığını söyledikleri zaman, bu yalnızca kanser hücrelerinin testlerle saptanamayacak düzeyde olduğu anlamına gelir. &lt;br /&gt;2) Bir kişinin hayatı boyunca 6 ile 10 kez kanser hücreleri oluşabilir.&lt;br /&gt;3) Kişinin bağışıklık sistemi güçlü olduğu zaman kanser hücreleri yok edilir ve çoğalarak tümör oluşturmalarına engel olunur. &lt;br /&gt;4) Bir kişide kanser olması, o kişide çoklu beslenme eksikliği olduğuna işaret eder. Bunlar genetik, çevresel, beslenme ve yaşam tarzı faktörlerine bağlı olabilir. &lt;br /&gt;5) Çoklu beslenme eksiklini yenebilmek için diyeti değiştirmek ve ek takviye almak bağışıklık sistemini güçlendirir. &lt;br /&gt;6) Kemoterapi hem hızlı çoğalan kanser hücrelerini, hem de kemik iliğinde, sindirim sisteminde v.s.'deki hızlı büyüyen sağlıklı hücreleri yok eder ve karaciğer, böbrekler, kalp, akciğerler v.s.'de organ tahribatına yol açar.&lt;br /&gt;7) Radyasyon kanser hücrelerini yok ederken; sağlıklı hücre, doku ve organları da yakar, yaralar ve zarar verir. &lt;br /&gt;8) Kemoterapi ve radyasyon başlangıçta tümörün küçülmesine yol açar. Kemoterapi ve radyasyon tedavisinin uzaması tümörün daha fazla yok olmasına yol açmaz. &lt;br /&gt;9) Kemoterapi ve radyasyondan dolayı vücut çok fazla toksin yüklenmesine maruz kalınca, bağışıklık sistemi ya tehlikeye düşer, ya da yıkılır; dolayısıyla kişi çeşitli enfeksiyonlara ve komplikasyonlara yenik düşer. &lt;br /&gt;10) Kemoterapi ve radyasyon kanser hücrelerinde mutasyona neden olabilir ve dirençlerinin artarak yok edilmelerini zorlaştırabilir. Cerrahi işlem de kanser hücrelerinin başka taraflara atlamasına neden olabilir. &lt;br /&gt;11) Kanser hücreleri ile savaşmakta etkili bir yöntem ise onları çoğalmak için ihtiyaçları olan gıdalardan yoksun ve aç bırakmaktır. &lt;br /&gt;KANSER HÜCRELERİ AŞAĞIDAKİLERLE BESLENİRLER:&lt;br /&gt;a- Şeker kanser besleyicidir. Şekeri kesilerek kanser hücrelerinin önemli bir gıdası kesilmiş olur. NutraSweet, Equal, Spoonful v.s. gibi tatlandırıcılar zararlı olan Aspartam ile yapılırlar. Daha iyi bir tatlandırıcı Manuka balı veya molastır, ama az miktarda alınmalıdırlar. Sofra tuzunda beyazlatıcı olarak kimyasallar bulunmaktadır. Daha iyi bir seçenek Bragg'in aminosu veya deniz tuzudur. &lt;br /&gt;b- Süt vücudun, özellikle sindirim sisteminde, mukus üretmesine neden olur. Kanser mukusla beslenir. Süt yerine tatlandırılmamış soya sütü tüketilerek kanser hücreleri aç bırakılabilir. &lt;br /&gt;c- Kanser hücreleri asit ortamda gelişirler. Et temelli diyet asittir ve sığır eti veya domuz eti yerine bol balık ve az tavuk eti yemek en iyisidir. Ette, özellikle kanserli kişilere zararı olan, canlı hayvan antibiyotikleri, büyüme hormonları ve parazitleri bulunur. &lt;br /&gt;d- %80 taze sebze ve meyve suyu, kepekli tahıllar, tohumlar, nohutgiller ve biraz meyveden oluşan bir diyet vücudu bazik (alkali) ortamda tutar. %20 de fasulye içeren pişmiş gıdalardan oluşabilir. Taze sebze suları kolayca emilip 15 dakika içinde hücre düzeyine ulaşabilen ve sağlıklı hücreleri besleyen ve çoğalmalarını hızlandıran canlı enzimler içerirler. Sağlıklı hücre üretimi için gerekli olan canlı enzimlerin sağlanması amacıyla, taze sebze (sebzelerin çoğunluğu ve fasulye filizi) yiyin veya suyunu için ve günde 2-3 kez çiğ sebze yiyin. Enzimler 40o C'de yok olurlar. &lt;br /&gt;e- Yüksek kafein içerikli kahve, çay ve çikolatadan uzak durun. Yeşil çay daha iyi bir seçenektir ve kanserle savaşan özellikleri vardır. Bilinen toksinler ve ağır metaller içeren musluk suyu yerine arıtılmış veya filtrelenmiş su içiniz. Damıtılmış su asittir, kaçınılmalıdır. &lt;br /&gt;12) Et proteininin sindirimi zordur ve çok sindirim enzimi ister. Bağırsaklarda duran sindirilmemiş et çürür ve daha çok toksin birikimine neden olur. &lt;br /&gt;13) Kanser hücrelerinin duvarları sert protein ile kaplıdır. Et yemekten kaçınarak veya azaltarak, kanser hücrelerinin protein duvarlarına saldıran enzimler daha çok açığa çıkar ve vücudun öldürücü hücrelerinin kanser hücrelerini yok etmelerini sağlar. &lt;br /&gt;14) Bazı destek maddeleri (IP6, Flor-ssence, Essiac, anti-oksidanlar, vitaminler, mineraller, EFA'lar v.s..) bağışıklık sistemini güçlendirerek, vücudun kendi öldürücü hücrelerinin kanser hücrelerini yok etmesine yardımcı olur. E vitamini gibi diğer destek maddelerinin de, vücudun hasarlı, istenmeyen veya ihtiyaç olmayan hücrelerin atılmasının normal yolu olan, apoptoziz veya programlanmış hücre ölümüne yardımcı olduğu bilinmektedir. &lt;br /&gt;15) Kanser zihinsel, bedeni ve ruhsal bir hastalıktır. Öngörülü ve olumlu bir ruh kanser savaşçısını muzaffer yapar. Öfke, affetmezlik ve acı bedeni stresli ve asitli bir ortama sokar. Seven ve affeden bir ruha sahip olmayı öğrenin. Sakin olmayı ve hayatın tadını çıkarmayı öğrenin. &lt;br /&gt;16) Kanser hücreleri oksijenli ortamda gelişemezler. Günlük egzersizler ve derin nefes alma hücre düzeyine kadar daha fazla oksijen alınmasına yardımcı olur. Oksijen terapisi kanser hücrelerini yok etmek için diğer bir yöntemdir. &lt;br /&gt;JOHN HOPKINS HASTANESİ'NDEN KANSER GÜNCELLEMESİ&lt;br /&gt;1) Mikrodalga fırına plastik kap koymayınız.&lt;br /&gt;2) Dondurucuya su şişesi koymayınız. &lt;br /&gt;3) Mikro dalga fırınına plastik ambalaj koymayınız. &lt;br /&gt;4) John Hopkins Hastanesi bunu yakın bir zamanda bülteninde yayınlamıştır. Bu bilgi Walter Reed Ordu Tıp Merkezi tarafından da yayınlanmaktadır. Dioksin kimyasalları kansere, özellikle de göğüs kanserine, neden olmaktadır. Dioksinler vücudumuzun hücreleri için son derece zehirlidir. Plastik şişelerdeki suyu dondurmayınız, çünkü bu plastiğin içindeki dioksinin salınmasına neden olur. &lt;br /&gt;Castle Hastanesi Sağlıklılık Programı Yöneticisi Dr. Edward Fujimoto bu sağlık tehdidini anlatmak için yakınlarda bir televizyon programına çıktı. Dioksinleri ve bizim için ne kadar kötü olduklarını anlattı.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;yalnızlık aslında birçok alanda birden olmaktır&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5860066610173406023-1617987812493646387?l=sargnm.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sargnm.blogspot.com/feeds/1617987812493646387/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5860066610173406023&amp;postID=1617987812493646387&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/1617987812493646387'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/1617987812493646387'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sargnm.blogspot.com/2009/06/john-hopkins-hastanesinden.html' title='JOHN HOPKINS HASTANESİ&apos;NDEN'/><author><name>monolog</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11477455437364688842</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_Sz_e-8W_kWQ/SZx-maQQmkI/AAAAAAAAAo4/oWUIal3mArc/S220/HPIM0541+(Medium).JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5860066610173406023.post-8372793840561736624</id><published>2009-05-16T11:06:00.001+01:00</published><updated>2009-05-16T11:06:26.823+01:00</updated><title type='text'>Zencefilin kanser tedavisinde yararlı olduğunu saptandı</title><content type='html'>&lt;div xmlns='http://www.w3.org/1999/xhtml'&gt;&lt;br/&gt;&lt;blockquote&gt;Amerikan Kilinik Onkoloji Derneği ASCO Başkanı ve Chicago Üniversitesi kan kanseri uzmanlarından Dr. Richard Schilsky, ASCO toplantısındaki açıklamasında, zencefilin kanser tedavisinde yararlı olduğunun saptandığını söyledi. Binlerce yıldır mide rahatsızlıklarında kullanıldığını anımsatarak, tedavi sürecinde çok düşük dozda kullanılan zencefilin kemoterapi ile ortaya çıkan mide bulantısını ortadan kaldırdığını ifade etti. Araştırmacılar zencefilin kullanım miktarına bağlı olarak pişirilmiş yiyeceklerle alınmasının da mümkün olabileceğini belirtti. &lt;/blockquote&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;yalnızlık aslında birçok alanda birden olmaktır&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5860066610173406023-8372793840561736624?l=sargnm.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sargnm.blogspot.com/feeds/8372793840561736624/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5860066610173406023&amp;postID=8372793840561736624&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/8372793840561736624'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/8372793840561736624'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sargnm.blogspot.com/2009/05/zencefilin-kanser-tedavisinde-yararl.html' title='Zencefilin kanser tedavisinde yararlı olduğunu saptandı'/><author><name>monolog</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11477455437364688842</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_Sz_e-8W_kWQ/SZx-maQQmkI/AAAAAAAAAo4/oWUIal3mArc/S220/HPIM0541+(Medium).JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5860066610173406023.post-8261415528087990294</id><published>2009-04-19T23:34:00.002+01:00</published><updated>2009-04-19T23:37:46.400+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='KAZANÇ'/><title type='text'>SEARCH-EARN DEN YENİ BİR KAZANÇ OLAYI</title><content type='html'>&lt;div xmlns='http://www.w3.org/1999/xhtml'&gt;&lt;h3&gt;Kazantel.com' a Üye Olan Search-Earn Kullanıcılarına 5.000 SE puanı veriyoruz!&lt;/h3&gt; &lt;p&gt; S&amp;amp;E'den Accounts Pro üyelerimize bir özel fırsat daha. S&amp;amp;E'nin yeni devreye alınan ve mobil iletişimde çok ses getirecek Kazantel projemizde de kazançlarımızı S&amp;amp;E'de bizlere inanmış üyelerimizle paylaşmaya devam ediyoruz.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Kazantel'e katılan Accounts Pro üyelerimiz anında 5.000 Accounts Pro SE puanı kazanacaklardır. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Accounts Pro üyelerimiz direkt referanslarından Kazantel'e kazandırdıkları üyelerden 1.000 SE puanı, SE alt grup referanslarından gelen üyelerinden de 100 SE puanı kazanacaklardır. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Kampanya koşulları:&lt;br/&gt;    1. Referanslı veya referanssız gelen www.kazantel.com üyeleri kampanyada geçerlidir.&lt;br/&gt;    2. Accounts Pro üyelerinin Accounts Pro profil bilgileri ile www.kazantel.com üyelik cep telefonu bilgileri aynı olmalıdır.&lt;br/&gt;    3. Kampanya kapsamında bir üyeden tek sefer puan ödemesi yapılır.&lt;br/&gt;4. Kampanya kapsamında puanlar 20-30 Nisan aralığı için 10 Mayıs tarihinde, diğer zamanlarda üye olanların puanları ise aylık olarak takip eden ayın 10. günü hesaplara işlenecektir.&lt;br/&gt;    6. Bu kampanyada kazanılan puanlar SE Accounts Pro site üyelikleri kapsamında ödenmektedir.&lt;br/&gt;    7. Bu kampanyadan yararlanabilmek için Accounts Pro üyesi olmak şarttır.&lt;br/&gt;    8. Bu kampanya kapsamında üye olunacak site www.kazantel.com sitesidir. &lt;a href='http://www.kazantel.com/'&gt;www.kazantel.com&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;SEARCH-EARN Kullanıcısı olmanız için lütfen üye olun;&lt;/p&gt; &lt;a target='_blank' href='http://www.search-earn.com/sevdor'&gt;http://www.search-earn.com/sevdor&lt;/a&gt;&lt;p&gt;&lt;br/&gt;&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;div class='zemanta-pixie'&gt;&lt;img src='http://img.zemanta.com/pixy.gif?x-id=4ef3b414-1419-857c-9a13-a102c0108009' class='zemanta-pixie-img'/&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;yalnızlık aslında birçok alanda birden olmaktır&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5860066610173406023-8261415528087990294?l=sargnm.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sargnm.blogspot.com/feeds/8261415528087990294/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5860066610173406023&amp;postID=8261415528087990294&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/8261415528087990294'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/8261415528087990294'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sargnm.blogspot.com/2009/04/search-earn-den-yeni-bir-kazanc-olayi.html' title='SEARCH-EARN DEN YENİ BİR KAZANÇ OLAYI'/><author><name>monolog</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11477455437364688842</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_Sz_e-8W_kWQ/SZx-maQQmkI/AAAAAAAAAo4/oWUIal3mArc/S220/HPIM0541+(Medium).JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5860066610173406023.post-2885062123717943152</id><published>2009-04-11T12:49:00.001+01:00</published><updated>2009-04-11T12:49:23.825+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='GENÇLİK'/><title type='text'>Suç bizim günah bizim</title><content type='html'>&lt;div xmlns='http://www.w3.org/1999/xhtml'&gt;Bir zamanların, “Suç senin, günah senin” diye başlayan popüler şarkısını, geçenle&lt;img width='125' src='http://www.taraf.com.tr/fotoraflar/yazarlar/oya_baydar.jpg'/&gt;rde bir televizyon programını izlerken hatırladım. Ekranda, bu türden programların artık ne söyleyeceklerini ezberlediğimiz gedikli uleması değil, gençler vardı. Geç bir saatti, ama gençleri görünce umutlandım; gençliğin isyankârlığını, kalıpları, putları yıkan ataklığını yansıtan bir şeyler, yeni fikirler, yeni sözler duyacağımı umut ettim. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Programı hazırlayanlar farklı ideolojik kanat ve örgütlerden gençleri toplamışlardı stüdyoya. Hani bizim zamanımızın sloganıyla; yüz çiçek açsın, yüz fikir gelişsin, diye. Azı kız, çoğu erkek, yanılmıyorsam on dört gençti. Biraz geç açtığım için, Obama’nın Türkiye ziyaretinin değerlendirmesine odaklanmış programa katılanların tümünü baştan dinleyemedim; eksiğim yanlışım, haksızlığım varsa bu yüzdendir; affola... Ama dinleyebildiğim, seyredebildiğim kadarı, hevesimi umudumu kursağımda bırakmaya, derin derin ve kara kara düşündürmeye yetti. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Karamsarlığıma yenilip toptancı bir bakışla haksızlık etmemeliyim; Lambda’dan gelen genç, Ermeni gencimiz, Genç Siviller’in temsilcisi, bir de örtülü örtüsüz genç kızlar; üsluplarıyla, geniş bakışları, ayrımcılığa karşı özgürlükçü fikirleriyle fark yaratıyorlardı. En önemlisi de bugünün dünyasını anlamaya çalışıyorlardı. Arada kaçırmış olduğum, izleyemediğim benzer genç katılımcılar olabilir; ama beni kara kara düşündüren, ulusalcı Kemalist “sol”un çeşitli gençlik örgütlerinden gelen gençlerin, sosyalist solun gençlik temsilcisi konumundaki gencin, milliyetçi mukaddesatçı gencin, Alperen Ocakları temsilcisi gencin fikirlerinin özünün ve söylemlerinin, inanılmaz biçimde birbirinin kopyası olmasıydı. Aynı katı, içi boş, slogancı söylem, kendi fetişleştirilmiş kavram ve değerlerinin mutlaklığına inanmış, farklı olanı düşman ilan eden, diyaloga kapalı tutum; söyleneni kavramaya çalışmak, üzerinde düşünüp kendi fikrini üretmek yerine, olguları şablonlara uydurmaktaki benzerlikleri; bilgi ve derinleşme eksikliği, kavram kargaşası... Beni asıl acıtan: sağı, solu, milliyetçisi, Türk-İslam sentezcisi, ulusalcısı, kendisini sol ve de sosyalist sayanıyla, yaşları yirmilerdeki bu gençlerin kırk yıl öncesinin sloganlarını, bakışlarını, düşünce kırıntılarını, kırk yıl öncesinin söylem ve eylem modellerini, dünyanın bu son kırk yılda nasıl değiştiğini hiç düşünmeden aynen tekrarlamalarıydı. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Sosyalist bir partinin gençlik örgütünden gelen temsilcinin, Obama ve ABD’ye karşı mücadelede “Kommer’in arabasının yakıldığı ve 6. Filo mürettebatının Dolmabahçe’den denize atıldığı” günlerin ruhuna ve anlayışına duyulan özlemi dile getirmesi bunun en açık ifadelerinden biriydi. Obama’nın Türkiye’ye gelmesi öncesinde ve sırasında, ulusalcı veya sosyalist soldaki gençlik örgütleriyle koyu İslamcı, milliyetçi-mukaddesatçı gençlik örgütlerinin protesto modellerinin benzerliği de dikkat çekiciydi zaten: Obama’nın fotoğrafları ayaklar altında çiğneniyor, ABD bayrakları yakılıyor, “katil Obama” diye bağırılıyordu. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Çift kutuplu dünyadan ABD’nin mutlak hegemonya dönemine geçilirken emperyalizmin nasıl, nereye doğru evrildiğini; sömürü biçimlerinin, evet daha da ağırlaşarak ve sinsileşerek, ama nasıl değiştiğini; başdöndürücü teknolojik devrimin kapitalizmi nasıl etkilediğini ve bunun emekçi sınıflara nasıl yansıdığını; günümüzde “devrim”in ne anlama geldiğini, bunun gibi yüzlerce can alıcı soruyu hiç sormuyorlardı. Kendilerine solcu veya ulusalcı diyenler kırk, kırk beş yıl önce bizler neler söylüyorsak onları söylüyorlardı. Milliyetçi mukaddesatçı söylem ise, kırk yıldan da daha eskilerdeydi. Seksen yıl öncesinin Türklük ve Müslümanlık söyleminin cafcaflı ama kof sloganlarını tekrarlıyordu. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Bu gençleri dinlerken, yıllar öncesine gittim, nostaljik bir hüzünle televizyon ekranına öylece bakakaldım. Ama nostalji, yani geçmişe özlem yaşlılara özgü bir ruh halidir sevgili gençler. Başdöndürücü hızla değişen bir dünyada ve onun parçası olan Türkiye gibi bir ülkede kırk yıl, elli yıl önce doğru olanın, ileri olanın, devrimci olanın bugün de devrimci ve doğru olabileceğini, hele de kendilerini solda sananların kitabı yazmaz. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Televizyonu kaparken hüzünle düşündüm: Hepsi pırıl pırıl güzelim gençlerdi. Onların genç kafalarını iğdiş eden, gençliğin gerçekten devrimci, yaratıcı isyan duygularını çarpıtıp resmî devlet ideolojisinin ya da sağın veya solun kendi resmî ideolojilerinin askerleri haline getiren, genç kafaları dumura uğratan biraz da bizlerdik; bizim kuşaklardı. Partilerinde, örgütlerinde, tekkelerinde, cemaatlerinde, gençleri kendi nostaljilerine tutsak eden, sorgulamayı ihanet ya da kâfirlik sayan “devimci abiler”in ya da “milliyetçi muhafazakâr şeyhler”in; sorgulayan, özgür düşünceli bireylerden korkan irili ufaklı bütün muktedirlerin günahlarının izlerini taşıyorlardı kafalarında. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Genelleştirmek kötüdür, çoğunlukla yanıltıcıdır, biliyorum. Ama izlediğim o TV programı bana, yarının barışçı, özgür Türkiye’sinin, bugün marjinal sayılıp ötekileştirilen, ayrımcılığa uğratılan, mağdur edilen, böyle olduğu için düzeni derinlemesine sorgulayan ve isyan eden gençlerin hele de kadınların eliyle kurulacağını düşündürdü. Bence bizler, onların üzerindeki baskıları kaldıralım, yollarına kendi nostaljimizin ve hatalarımızın taşlarını döşemeyelim, yeter.&lt;br/&gt;&lt;h3&gt;Oya Baydar&lt;/h3&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;div class='zemanta-pixie'&gt;&lt;img src='http://img.zemanta.com/pixy.gif?x-id=b0a48cea-64a8-890b-bc9b-cd8e4abf0a4c' class='zemanta-pixie-img'/&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;yalnızlık aslında birçok alanda birden olmaktır&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5860066610173406023-2885062123717943152?l=sargnm.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sargnm.blogspot.com/feeds/2885062123717943152/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5860066610173406023&amp;postID=2885062123717943152&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/2885062123717943152'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/2885062123717943152'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sargnm.blogspot.com/2009/04/suc-bizim-gunah-bizim.html' title='Suç bizim günah bizim'/><author><name>monolog</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11477455437364688842</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_Sz_e-8W_kWQ/SZx-maQQmkI/AAAAAAAAAo4/oWUIal3mArc/S220/HPIM0541+(Medium).JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5860066610173406023.post-2881665907138270444</id><published>2009-04-06T15:34:00.001+01:00</published><updated>2009-04-06T15:34:51.700+01:00</updated><title type='text'>Devletin zirvesi esas duruşta</title><content type='html'>&lt;div xmlns='http://www.w3.org/1999/xhtml'&gt;&lt;div class='meta'&gt;        &lt;span class='submitted'&gt;Posted by DurDe&lt;/span&gt;      &lt;/div&gt;   &lt;div class='content'&gt;    &lt;p&gt;&lt;strong&gt;Oya Baydar&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Bir oğul yitirmek ne demektir? Oğlunu yitiren analar bilir. Eşini yitirmek ne demektir, nasıl sonsuz bir boşluktur arda kalan? Ya babayı yitirmek? “Sizin hiç babanız öldü mü, benim bir kere öldü, kör oldum” dizeleri anlatır o acıyı. Muhsin Yazıcıoğlu’nun ve beraberindekilerin ölümü bir kere daha bu acıları hatırlattı bana.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Bütün yakınlarının acılarını içimde duydum, ölüm karşısında çaresiz kalan insanın acısını yüreğimle paylaştım. Partililerin taşıdıkları “Üşüyoruz Başkan” yazan dövizlerle üşüdüm. Hiç kimse üşümesin, kimse kazalara kurban gitmesin, hiçbir canlı acı çekmesin diye çaresiz dilekler diledim.&lt;br/&gt;Ardından yakılan ağıtlar, partililerin, sevenlerinin bağlılık ifadeleri, isyanları; televizyonlardaki, gazetelerdeki övgüler, göklere çıkarmalar... Hepsi, paylaşmasam da anlaşılabilir tepkilerdi.&lt;br/&gt;Sonra cenaze törenini izledim ve hatırladım. Hatırlamaz olaydım da, ötekinin acısını içinde duymanın arındıran saflığını kaybetmeseydim; hatırlamaz olaydım da, unuttuklarımın yükü böyle taş gibi oturmasaydı vicdanıma. Ama hatırladım...&lt;br/&gt;Cenaze töreninde ordu-devlet, derin devlet, sığ devlet, derin muhalefet, sığ muhalefet, hükümet erkânı; Genelkurmay Başkanı’ndan Cumhurbaşkanı’na, Meclis Başkanı’ndan Başbakan’a, Demirel’den Erbakan’a, Çiller’den Rahşan Ecevit’e, devletin, siyasetin gelmiş geçmiş zirvesi saf tutmuştu. Gladio da oradaydı, en kodaman Susurlukçular, Mehmet Ağar’dan Korkut Eken’e oradaydılar. Ve tabii maşaları, tetikçileri de. Devletin aile fotoğrafının eksikleri de vardı. Denktaş örneğin ve bir de tutuklu olduklarından mazeretleri yüzünden gelememiş Ergenekoncular ve de Ogün Samastlar, Yasin Hayaller... Hepsi, tek vücut, tek yürek oradaydılar. Yoksa bunların hepsi tarikat ehli Nakşibendî de ondan mı toplanmışlar böyle aşkla şevkle diye düşündüm bir an, sonra baktım, hayır, ortak paydaları bu değil. Peki o zaman, “zirve”yi Yazıcıoğlu’nun cenazesinde böyle görülmemiş şekilde biraraya getiren nedir, diye sordum kendi kendime.&lt;br/&gt;Meclis Başkanı Köksal Toptan’ın şu sözlerini okumasaydım, cevabımı kendime saklayacak, bu satırları da yazmayacaktım: “Bundan sonra hepimize düşen, Yazıcıoğlu’nun gittiği yolda, savunduğu ilkeler etrafında, milletimizin birliği, beraberliği ve huzuru için mücadele vermektir. Ne büyük insandı ki kazasında, vefatında milletimizi birleştirdi, bütün siyasi düşünceleri birleştirdi” diyordu Toptan.&lt;br/&gt;Vicdanım isyan etti. “Bölük dur, Meclis Başkanı sen de dur!” diye haykırdım o zaman. Evet, sizler, Yazıcıoğlu’nun “ilkeleri” etrafında milleti birleşmeye çağıranlar, orada durun! 1980 öncesini hatırlayamayacak yaşta değilsiniz hiçbiriniz. Muhsin Yazıcıoğlu Türkiye’nin en korkunç cinayetlerinin işlendiği, sağ-sol çatışması adı ve görünümü altında en kanlı katliamların gerçekleştirildiği ve adım adım 12 Eylül darbesinin hazırlandığı yılların, akan kanda en büyük suç payına sahip Ülkü Ocakları’nın Başkanı’dır. Abdullah Çatlı’nın en yakın dava arkadaşı, 1978-1979’un kanlı Ülkücü eylemlerinin yönetim ve emir merkezinin en üstündedir. Susurluk’ta ölen “Büyük Reis” Abdullah Çatlı’nın cenazesinde, Drej Ali ile birlikte mezara çiçek koyarken “O bir Kılıçtı (Gladio)” diye Çatlı’nın kendisi ve ideolojisi için en önemli vasfının altını çizerek katillere övgü düzendir. Hadi diyelim ki bu bir ülküdaşa vefa duygusudur, biraz daha geriye gidelim o zaman. Belki sizler unuttunuz efendiler, ama biz canımızı zor kurtardığımız ve en yakın arkadaşlarımızın, kardeşlerimizin bizim kadar şanslı olmayıp hayatlarını kaybettikleri o günleri unutmadık. Yüzlercesi değil binlercesi arasından sadece birkaç kanlı olay: 16 Mart 1978 İstanbul Üniversitesi katliamı, 10 Ağustos Balgat katliamı ve en korkuncu: 9 Ekim 1978, Ankara Bahçelievler’de 7 TİP’li gencin öldürülmesi...&lt;br/&gt;Bu katliamın baş aktörlerinden, sonraki yıllarda Mehmet Ağar’ın koruyup kolladığı, hapishanelerden kaçırttığı, kaçakken nikâh şahitliğini yaptığı baş adamlarından Haluk Kırcı’nın kendi ifadesinden birkaç satır: “Hepsini yere yatırdık. Ne yapacağımıza karar vermek için Abdullah’a (Çatlı) birini gönderdik. Eter ve pamuk vermiş, hepsini tek tek bayıltıp öldürelim, demiş. Dışarı çıkıp Abdullah’la konuştum. Evde öldürmek zor olacak, ikişer ikişer götürüp öldürelim, dedim. İki kişiyi büyük reisin arabasına bindirip Eskişehir yoluna götürdük.....böyle zor olacağını anlayınca Abdullah, ‘tek tek boğalım bunları’ dedi, bir tanesini zorla boğdum..... Diğer dördünü bu şekilde öldürmek zor olacaktı... Sedirin üzerinde bulunan dört kişiye yakın mesafeden ateş ederek mermileri boşalttım, sonra silahı götürüp Abdullah’a verdim....”&lt;br/&gt;O sırada Büyük Reis Çatlı, Ülkü Ocakları İkinci Başkanı; Genel Başkan ise, kankası Muhsin Yazıcıoğlu.&lt;br/&gt;Sonra 12 Eylül. Ülkü Ocakları davasında ve çeşitli davalarda Yazıcıoğlu baş sanık, ama ceza almadan kurtulanlardan biri. Hapishanede düşünmüş, vicdanına danışmış, o yılların cinnetinin ve kanının muhasebesini yapıp yanlışı görmüş, nedamet getirmiş midir? Belki de öyledir. Ama sonraki siyasi hayatında bunu alenen yaptığını duymadık. Yeniden parti kuran, parti başkanı olan bir siyasi figür, üstüne sıçramış kanı milletin gözünün önünde yıkamazsa, nedametin anlamı yoktur. Çatlılara övgüler düzmeyi sürdüren de, Susurluk hükümlüsü Korkut Eken tahliye olurken karşılama törenini omuzlayan da onun kadrolarıdır. Dahası; son yılların, Türklük ve islamlık motifleriyle işlenen Rahip Santoro cinayeti, Hrant Dink cinayeti ve benzerlerinde kullanılan tetikçilerle örgütsel bağlarını reddetse de, fotoğraflar ve veriler bu yarım ağız reddi inandırıcı kılamamıştır. Kürt, meselesinde, Ermeni meselesinde kendisinin ve örgütünün tavrı apaçık ortadadır.&lt;br/&gt;Cenazeyi izleyip, hepimizi onun yolunda birliğe çağıranları işitince, orada saf tutanların ortak paydasını kavradım: Yazıcıoğlu onların “devlet”ten anladıklarının tümünü temsil ediyordu. Hani şu “kurşun yiyenin de kurşun sıkanın da şerefli” sayıldığı devletin ve statükonun çıkarları için kanın ve cinayetin mubah olduğu zihniyet. Ordu ile AKP’nin, 28 Şubat’ı gerçekleştirenlerle 28 Şubat mağdurlarının, tümünün birleşip yekpare bütün oldukları o devletin bekası (aslında siz kendi çıkarlarının bekası diye okuyun) noktası...&lt;br/&gt;Unuttuk sanmıştınız belki, milleti onun yolunda birliğe çağırırken. Biz iyi insanlarız, belki de unutmuştuk gerçekten. İyi ki orada, öyle devlet devlet saf tutup hatırlattınız.&lt;br/&gt;Yazıcıoğlu için bir anıt mezardan da söz ediyordu Meclis Başkanı. Evet, bir anıt mezar gerek başkentin kalbine, ama Yazıcıoğlu için değil; faşist katliamlarda öldürülen gençler için, Madımak’ta diri diri yakılanlar için, 1980’lere doğru katledilen 5 bin insan ve 1980’den sonra faili meçhul, faili belli cinayetlerde ölen onbinler için, kazılan çukurlarda kemikleri bulunan kurbanlar için bir anıt mezar yükseltmeliyiz. Asla kanı kanla yuğmayalım, ama kanın bir bedelinin olduğunu, hiç değilse bir nedamet gerektirdiğini bir daha unutmayalım diye.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;» &lt;a target='_blank' href='http://www.taraf.com.tr/makale/4855.htm'&gt;Taraf&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;  &lt;/div&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;div class='zemanta-pixie'&gt;&lt;img src='http://img.zemanta.com/pixy.gif?x-id=268003d4-cd35-8a8a-9f44-73468b7bcbd6' class='zemanta-pixie-img'/&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;yalnızlık aslında birçok alanda birden olmaktır&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5860066610173406023-2881665907138270444?l=sargnm.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sargnm.blogspot.com/feeds/2881665907138270444/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5860066610173406023&amp;postID=2881665907138270444&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/2881665907138270444'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/2881665907138270444'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sargnm.blogspot.com/2009/04/devletin-zirvesi-esas-durusta.html' title='Devletin zirvesi esas duruşta'/><author><name>monolog</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11477455437364688842</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_Sz_e-8W_kWQ/SZx-maQQmkI/AAAAAAAAAo4/oWUIal3mArc/S220/HPIM0541+(Medium).JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5860066610173406023.post-3352528275875591299</id><published>2009-04-02T22:38:00.001+01:00</published><updated>2009-04-02T22:38:46.514+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='DÜNYA DÜZENİ'/><title type='text'>Yeni dünya düzeni kuruluyor</title><content type='html'>&lt;div xmlns='http://www.w3.org/1999/xhtml'&gt;&lt;div style='width: 374px;' class='detailTeaserBox'&gt;&lt;h4 class='detailContentTeasertext'&gt; G20 Zirvesi’nden küresel finans sisteminde reform ve zor durumdaki ülkeler için 1 trilyon dolarlık kaynak kararı çıktı. İngiltere Başbakanı Brown, “yeni bir dünya düzeni ortaya çıkıyor” dedi. &lt;/h4&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class='clearing'&gt; &lt;/div&gt; &lt;div class='detailContent'&gt;&lt;p&gt; &lt;/p&gt;&lt;p&gt;Dünyanın en büyük 20 ekonomisinin liderleri, küresel finans krizinden çıkabilmek için alınacak önlemler konusunda uzlaşmaya vardı.  &lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span style='width: 194px;' class='picBoxInlineEven'&gt;&lt;a onclick='return openPopup(this.href,&amp;apos;Image&amp;apos;,&amp;apos;picPopup&amp;apos;);' target='_blank' href='http://www.dw-world.de/popups/popup_lupe/0,,4148280_ind_1,00.html'&gt;&lt;img height='143' width='194' border='0' alt='' src='http://www.dw-world.de/image/0,,4148200_1,00.jpg'/&gt;&lt;/a&gt;&lt;i class='caption'&gt;&lt;span&gt;Bildunterschrift: &lt;/span&gt;&lt;a onclick='return openPopup(this.href,&amp;apos;Image&amp;apos;,&amp;apos;picPopup&amp;apos;);' target='_blank' href='http://www.dw-world.de/popups/popup_lupe/0,,4148280_ind_1,00.html'&gt;&lt;span&gt;Großansicht des Bildes mit der Bildunterschrift: &lt;/span&gt;&lt;span class='symMagnifier'&gt; &lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Londra’da yapılan ve 7 saat süren zirvenin ardından aldıkları kararları açıklayan İngiltere Başbakanı Gordon Brown, “Yeni bir dünya düzeni ortaya çıkıyor ve bizler uluslararası işbirliğinde yeni bir döneme giriyoruz” dedi. &lt;/p&gt; &lt;p&gt;ABD Başkanı Barack Obama’nın yanı sıra, Almanya Başbakanı Angela Merkel ve Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da katıldıkları zirvede, IMF ve Dünya Bankası’nın yapılarında reforma gidilmesi, dünya finans sistemi kurumlarının gelişmekte olan ülkelerin katılımına ve temsiline imkân verecek şekilde yenilenmesi kararlaştırıldı. “Vergi cenneti” haline gelen ülkelerin ifşa edilmesi ve kınanması üzerinde de uzlaşma sağlandı. &lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;1 trilyon dolar sözü &lt;/b&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;İngiltere Başbakanı Gordon Brown, G20 Zirve sonuçlarını açıklarken, zor durumda bulunan ülkelere yardım için Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası'na 1 trilyon dolar verme konusunda anlaşma sağlandığını söyledi. Brown, ''G20 ülkeleri, IMF'ye 500 milyar dolar daha destek verme taahhüdünde bulundu. G20 ülkeleri, gelecek 2 yılda ticaret finansmanında 250 milyar dolar desteği vaat etti'' dedi.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Bu kararlarla birlikte IMF'nin finans krizine karşı kullanabileceği kaynağın miktarı 750 milyon dolara yükselmiş oldu. &lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Finans sistemine kontrol &lt;/b&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span style='width: 194px;' class='picBoxInlineUneven'&gt;&lt;a onclick='return openPopup(this.href,&amp;apos;Image&amp;apos;,&amp;apos;picPopup&amp;apos;);' target='_blank' href='http://www.dw-world.de/popups/popup_lupe/0,,4148280_ind_2,00.html'&gt;&lt;img height='143' width='194' border='0' alt='' src='http://www.dw-world.de/image/0,,4146571_1,00.jpg'/&gt;&lt;/a&gt;&lt;i class='caption'&gt;&lt;span&gt;Bildunterschrift: &lt;/span&gt;&lt;a onclick='return openPopup(this.href,&amp;apos;Image&amp;apos;,&amp;apos;picPopup&amp;apos;);' target='_blank' href='http://www.dw-world.de/popups/popup_lupe/0,,4148280_ind_2,00.html'&gt;&lt;span&gt;Großansicht des Bildes mit der Bildunterschrift: &lt;/span&gt;&lt;span class='symMagnifier'&gt; &lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Gordon Brown, liderlerin üzerinde uzlaştığı bir diğer konunun, küresel finans sisteminin daha iyi yönetilmesi olduğunu belirterek, spekülatif hedge fonların küresel bir denetime tabii tutulacağını, bankaların gizlilik kurallarının ise sonuna gelindiğini söyledi. Zirveye ev sahipliği yapan İngiltere Başbakanı, G20 ülkelerinin, yeni bir küresel krizi engellemek için, vergi cennetlerine göz yummamak ve mali sisteme güveni yeniden inşa etmek için, ortak politikalar oluşturacağını da vurguladı. &lt;/p&gt; &lt;p&gt; Brown, G20'nin sonbaharda bir kez daha toplanacağı bilgisini de verdi. Bu zirvenin Eylül ayında New York’ta yapılması bekleniyor. &lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Merkel: Tarihi bir &lt;/b&gt;&lt;b&gt;uzlaşı &lt;/b&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span style='width: 194px;' class='picBoxInlineEven'&gt;&lt;a onclick='return openPopup(this.href,&amp;apos;Image&amp;apos;,&amp;apos;picPopup&amp;apos;);' target='_blank' href='http://www.dw-world.de/popups/popup_lupe/0,,4148280_ind_3,00.html'&gt;&lt;img height='143' width='194' border='0' alt='' src='http://www.dw-world.de/image/0,,4146622_1,00.jpg'/&gt;&lt;/a&gt;&lt;i class='caption'&gt;&lt;span&gt;Bildunterschrift: &lt;/span&gt;&lt;a onclick='return openPopup(this.href,&amp;apos;Image&amp;apos;,&amp;apos;picPopup&amp;apos;);' target='_blank' href='http://www.dw-world.de/popups/popup_lupe/0,,4148280_ind_3,00.html'&gt;&lt;span&gt;Großansicht des Bildes mit der Bildunterschrift: &lt;/span&gt;&lt;span class='symMagnifier'&gt; &lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Almanya Başbakanı Angela Merkel, G20 Zirve sonuçlarını “tarihi bir uzlaşma” ifadesiyle övdü. Merkel görüşmelerin çok zor geçtiğini, ancak uzlaşı iradesinin toplantıya damgasını vurduğunu kaydetti. Almanya Başbakanı “Bu küresel işbirliğinin zaferidir” dedi. &lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;br/&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;br/&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;br/&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;br/&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;br/&gt;&lt;/p&gt; &lt;/div&gt;&lt;div class='clearing'&gt; &lt;/div&gt; &lt;p class='author'&gt; Ayhan Simsek &lt;/p&gt; &lt;div class='partNav'&gt; &lt;/div&gt;&lt;div class='clearing'&gt; &lt;/div&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;div class='zemanta-pixie'&gt;&lt;img src='http://img.zemanta.com/pixy.gif?x-id=9425b41b-a27d-813a-be43-690a0eac845a' class='zemanta-pixie-img'/&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;yalnızlık aslında birçok alanda birden olmaktır&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5860066610173406023-3352528275875591299?l=sargnm.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sargnm.blogspot.com/feeds/3352528275875591299/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5860066610173406023&amp;postID=3352528275875591299&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/3352528275875591299'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/3352528275875591299'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sargnm.blogspot.com/2009/04/yeni-dunya-duzeni-kuruluyor.html' title='Yeni dünya düzeni kuruluyor'/><author><name>monolog</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11477455437364688842</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_Sz_e-8W_kWQ/SZx-maQQmkI/AAAAAAAAAo4/oWUIal3mArc/S220/HPIM0541+(Medium).JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5860066610173406023.post-33792554837362774</id><published>2009-04-01T22:59:00.001+01:00</published><updated>2009-04-01T22:59:38.490+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='TARİH'/><title type='text'>Berlin'in Endülüs'e uzanan gölgesi</title><content type='html'>&lt;div xmlns='http://www.w3.org/1999/xhtml'&gt;&lt;div style='width: 374px;' class='detailTeaserBox'&gt;&lt;h4 class='detailContentTeasertext'&gt; Hitler Almanyası ve Mussolini Italyasının tavrı, İspanya iç savaşının sonucunda önemli rol oynadı. General Francisco Franco, bu iki ülkenin aktif askeri desteğiyle savaştan zaferle çıkan taraf oldu.&lt;/h4&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class='clearing'&gt; &lt;/div&gt; &lt;div class='detailContent'&gt;&lt;p&gt; &lt;/p&gt;&lt;p&gt;İspanya İç Savaşı’nın 70’nci yıldönümü nedeniyle Berlin’de bir fotoğraf sergisi açıldı. Sergi, iç savaşta Uluslararası Tugaylar safında savaşan Alman fotoğrafçı Hans Gutmann’ın çalışmalarının yanı sıra İspanyol haber ajansı EFE’nin döneme ait tarihi görüntüleri kapsıyor.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Sergi vesilesiyle Franco İspanyası ile Nazi Almanyası arasındaki ilişkiler ve İspanya İç Savaş sırasında Berlin’in oynadığı rol bir kez daha gündeme getirdi.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Carlos Collado Seidel, Göttingen’deki Georg-August Üniversitesi öğretim görevlilerinden. &lt;span style='width: 194px;' class='picBoxInlineEven'&gt;&lt;a onclick='return openPopup(this.href,&amp;apos;Image&amp;apos;,&amp;apos;picPopup&amp;apos;);' target='_blank' href='http://www.dw-world.de/popups/popup_lupe/0,,4143680_ind_1,00.html'&gt;&lt;img height='143' width='194' border='0' alt='General Francisco Franco, 26 Temmuz 1938&amp;apos;de, Valencia&amp;apos;da bahriyelilere hitap ediyor' src='http://www.dw-world.de/image/0,,2681821_1,00.jpg'/&gt;&lt;/a&gt;&lt;i class='caption'&gt;&lt;span&gt;Bildunterschrift: &lt;/span&gt;&lt;a onclick='return openPopup(this.href,&amp;apos;Image&amp;apos;,&amp;apos;picPopup&amp;apos;);' target='_blank' href='http://www.dw-world.de/popups/popup_lupe/0,,4143680_ind_1,00.html'&gt;&lt;span&gt;Großansicht des Bildes mit der Bildunterschrift: &lt;/span&gt;&lt;span class='symMagnifier'&gt; &lt;/span&gt;General Francisco Franco, 26 Temmuz 1938'de, Valencia'da bahriyelilere hitap ediyor&lt;/a&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;İspanya İç Savaşı üzerine bir kitap da kaleme alan Seidel, „İspanyol halkının, temeli 19’ncu yüzyıldan daha gerilere uzanan köhnemiş toplumsal yapıdan kurtulmak istediğini“ belirtiyor.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;b&gt;Savaşın nedenleri&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;/b&gt;Erlangen Üniversitesi tarih kürsüsü araştırma görevlilerinden Sören Brinkmann, İspanya İç Savaşı’nın nedenlerini açıklarken 1930’lu yıllarda İspanyol toplumunun sağ ve sol cenah olarak bölünmüşlüğünü hatırlatıyor. Brinkmann, „İkinci Cumhuriyet’in, başta toprak reformu olmak üzere çözüm bekleyen zorlu sorunlara başarısız bir çözüm girişimi“  olduğunu kaydediyor.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Sören Brinkmann, „İspanya’da yalnızca darbecilerle cumhuriyet savunucularının karşı karşıya gelmediğini“ belirtiyor. Alman tarihçiye göre, „savaş, aynı zamanda dünyaya farklı bakış açılarının bir çatışması“ niteliğinde… Brinkmann şöyle devam ediyor: „Komünistler tarafından organize edilen Uluslararası Tugaylar safında gönüllü olarak yer alanlar, kendilerini kısmen İspanyol cumhuriyetinin savunucusu olarak addettiler. Ama bu eylemlerini, en başta faşizme karşı mücadele olarak gördüler. &lt;span style='width: 194px;' class='picBoxInlineUneven'&gt;&lt;a onclick='return openPopup(this.href,&amp;apos;Image&amp;apos;,&amp;apos;picPopup&amp;apos;);' target='_blank' href='http://www.dw-world.de/popups/popup_lupe/0,,4143680_ind_2,00.html'&gt;&lt;img height='143' width='194' border='0' alt='Alman fotoğrafçı Hans Gutmann, iç savaşta Uluslararası Tugaylar safında savaştı' src='http://www.dw-world.de/image/0,,4107981_1,00.jpg'/&gt;&lt;/a&gt;&lt;i class='caption'&gt;&lt;span&gt;Bildunterschrift: &lt;/span&gt;&lt;a onclick='return openPopup(this.href,&amp;apos;Image&amp;apos;,&amp;apos;picPopup&amp;apos;);' target='_blank' href='http://www.dw-world.de/popups/popup_lupe/0,,4143680_ind_2,00.html'&gt;&lt;span&gt;Großansicht des Bildes mit der Bildunterschrift: &lt;/span&gt;&lt;span class='symMagnifier'&gt; &lt;/span&gt;Alman fotoğrafçı Hans Gutmann, iç savaşta Uluslararası Tugaylar safında savaştı&lt;/a&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;Geçerli düşünce buydu ve bu çerçevede dünya genelinde birçok asker, işçi ve aydın seferber oldu.“&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;b&gt;En uzun savaş&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;/b&gt;Carlos Collado Seidel, 1933 yılında Hitler’in göreve gelmesiyle birlikte Avrupa’da belirginleşen Almanya-İtalya ekseninin de İspanya İç Savaşı’na bakışı etkilediğini kaydediyor. Seidel, „faşistler“ olarak tanımlanan „milli güçler“in ise savaşı „komünistler ve bolşeviklere karşı mücadele“ olarak algıladığını vurguluyor.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Birinci Dünya Savaşı, İspanya İç Savaşı ve İkinci Dünya Savaşı’nı bir bütün olarak gördüğünü söyleyen Seidel, „Bu üç savaş, 20’nci yüzyılın 30 yıl süren en uzun savaşıdır“ diyor.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Carlos Collado Seidel: „Franco’nun zaferi birçok nedenle açıklanabilir. Ancak kuşkusuz bunların başında Nazi Almanyası ve Mussolini İtalyası’nın verdiği askeri destek geliyor. &lt;span style='width: 194px;' class='picBoxInlineEven'&gt;&lt;a onclick='return openPopup(this.href,&amp;apos;Image&amp;apos;,&amp;apos;picPopup&amp;apos;);' target='_blank' href='http://www.dw-world.de/popups/popup_lupe/0,,4143680_ind_3,00.html'&gt;&lt;img height='143' width='194' border='0' alt='Hitler-Mussolini ikilisi Franco&amp;apos;ya destek verdi' src='http://www.dw-world.de/image/0,,3866031_1,00.jpg'/&gt;&lt;/a&gt;&lt;i class='caption'&gt;&lt;span&gt;Bildunterschrift: &lt;/span&gt;&lt;a onclick='return openPopup(this.href,&amp;apos;Image&amp;apos;,&amp;apos;picPopup&amp;apos;);' target='_blank' href='http://www.dw-world.de/popups/popup_lupe/0,,4143680_ind_3,00.html'&gt;&lt;span&gt;Großansicht des Bildes mit der Bildunterschrift: &lt;/span&gt;&lt;span class='symMagnifier'&gt; &lt;/span&gt;Hitler-Mussolini ikilisi Franco'ya destek verdi&lt;/a&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;Bu faktörleri dikkate almadan sağlıklı bir değerlendirme yapamazsınız. Almanya’nın ve İtalya’nın desteği olmasaydı, Franco bu savaşı asla kazanamazdı.“&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;b&gt;Tarafs&lt;/b&gt;&lt;b&gt;ı&lt;/b&gt;&lt;b&gt;z ama nas&lt;/b&gt;&lt;b&gt;ı&lt;/b&gt;&lt;b&gt;l?&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;/b&gt;Tarihçiler, Franco’nun İkinci Dünya Savaşı sırasındaki tutumuna da dikkat çekiyor. Sören Brinkmann: „Franco tüm beklentileri boşa çıkarıp İkinci Dünya Savaşı sırasında Hitler ve Mussolini’ye katılmadı ve tarafsız kaldı. Gerçekten de bu tutumunu birkaç istisnai vaka hariç savaşın sonuna kadar sürdürdü. Alman ordusu saflarında, SSCB'ye karşı savaşmak üzere ‚Mavi Tümen'i göndermiş olsa da, Almanya ve İtalya’nın yanında savaşın bir parçası olmadı.“&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Georg-August Üniversitesi öğretim görevlisi Seidel de Franco’nun tarafsız kaldığını vurguluyor: „Franco resmi olarak tarafsız kaldı. Ancak geri planda Mihver Devletler ve Nazi Almanyası’na destek vermek için elinden geleni yaptı. Bu kapsamda stratejik malzeme sağladı. Ya da Alman istihbaratının İspanya’daki faaliyetlerine göz yumdu ya da destek verdi. Söz konusu istihbarat faaliyetleri kapsamında bir yandan Atlantik’te Müttefikler’e yönelik muhtelif operasyonlar yürütülürken diğer taraftan Alman denizaltılarına İspanya sahilinden ikmal desteği sağlandı.“   &lt;/p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class='clearing'&gt; &lt;/div&gt; &lt;p class='author'&gt; Mirra Banchón / Deutsche Welle &lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;div class='zemanta-pixie'&gt;&lt;img src='http://img.zemanta.com/pixy.gif?x-id=012f1c03-4c5e-8359-a6df-56e307819553' class='zemanta-pixie-img'/&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;yalnızlık aslında birçok alanda birden olmaktır&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5860066610173406023-33792554837362774?l=sargnm.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sargnm.blogspot.com/feeds/33792554837362774/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5860066610173406023&amp;postID=33792554837362774&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/33792554837362774'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/33792554837362774'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sargnm.blogspot.com/2009/04/berlin-endulus-uzanan-golgesi.html' title='Berlin&amp;#39;in Endülüs&amp;#39;e uzanan gölgesi'/><author><name>monolog</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11477455437364688842</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_Sz_e-8W_kWQ/SZx-maQQmkI/AAAAAAAAAo4/oWUIal3mArc/S220/HPIM0541+(Medium).JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5860066610173406023.post-8752429691673543436</id><published>2009-03-17T23:06:00.001Z</published><updated>2009-03-17T23:06:59.970Z</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='müzik'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;div xmlns='http://www.w3.org/1999/xhtml'&gt;http://karakutu.tv/video/219/Antonio-Vivaldi-La-Primavera-Four-Seasons&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;div class='zemanta-pixie'&gt;&lt;img src='http://img.zemanta.com/pixy.gif?x-id=01327258-1ca9-4763-8e60-dd369a7e135d' class='zemanta-pixie-img'/&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;yalnızlık aslında birçok alanda birden olmaktır&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5860066610173406023-8752429691673543436?l=sargnm.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sargnm.blogspot.com/feeds/8752429691673543436/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5860066610173406023&amp;postID=8752429691673543436&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/8752429691673543436'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/8752429691673543436'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sargnm.blogspot.com/2009/03/httpkarakutu.html' title=''/><author><name>monolog</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11477455437364688842</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_Sz_e-8W_kWQ/SZx-maQQmkI/AAAAAAAAAo4/oWUIal3mArc/S220/HPIM0541+(Medium).JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5860066610173406023.post-8634702408705461899</id><published>2009-03-17T12:20:00.002Z</published><updated>2009-03-17T14:09:35.362Z</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='TARİH'/><title type='text'>12 EYLÜL'LER OLMASIN ARTIK BU ÜLKEDE</title><content type='html'>&lt;div xmlns='http://www.w3.org/1999/xhtml'&gt;Aysel Yukarıgöz: Mektubu 26 yıl bekledim, ölmedim. Bunu yapanların yargılanmasını görene kadar ölmeyeceğim"&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;"12 Eylül döneminde idam edilen Ramazan Yukarıgöz’ün, idamından önce ailesine yazdığı son mektubu, 26 yıl sonra annesine teslim edildi. &lt;br/&gt;Devrimci 78’liler Federasyonu Başkanı Ruşen Sümbüloğlu, Mülkiyeliler Derneği’nde düzenlenen basın toplantısında, 12 Eylül döneminde yargılanarak idam edilen Ramazan Yukarıgöz, Mehmet Kanbur, Erdoğan Yazgan ve Ömer Yazgan’ın idamlarından önce ailelerine mektup yazmalarına izin verildiğini ifade etti. Bu mektupların sakıncalı görülerek, idamların ardından ailelere teslim edilmediğini savunan Sümbüloğlu, mektupların Genelkurmay Başkanlığı arşivinde saklandığını ileri sürdü."&lt;br/&gt;Genelkurmay derhal bu arşivleri saklamakdan vazgeçmelidir. Bir dönemin suçunu üslenmemelidir.  Ve 12 eylül'ü yapanlar yargılanmalıdır.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;div class='zemanta-pixie'&gt;&lt;img src='http://img.zemanta.com/pixy.gif?x-id=46a7a32b-5dc8-483c-a23f-213b8710409a' class='zemanta-pixie-img'/&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;yalnızlık aslında birçok alanda birden olmaktır&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5860066610173406023-8634702408705461899?l=sargnm.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sargnm.blogspot.com/feeds/8634702408705461899/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5860066610173406023&amp;postID=8634702408705461899&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/8634702408705461899'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/8634702408705461899'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sargnm.blogspot.com/2009/03/12-eylul-olasin-artik-bu-ulkede.html' title='12 EYLÜL&amp;#39;LER OLMASIN ARTIK BU ÜLKEDE'/><author><name>monolog</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11477455437364688842</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_Sz_e-8W_kWQ/SZx-maQQmkI/AAAAAAAAAo4/oWUIal3mArc/S220/HPIM0541+(Medium).JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5860066610173406023.post-7233630759080043708</id><published>2009-03-14T14:02:00.001Z</published><updated>2009-03-14T14:02:18.832Z</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='BİLİM'/><title type='text'>İslam ve Darwinizm!</title><content type='html'>&lt;div xmlns='http://www.w3.org/1999/xhtml'&gt;&lt;div class='short_content'&gt;İslam dinini gerici yorumlarla Ortaçağa gömmek isteyenlere darbe... Darwin'i saptıranlar ne diyecek? Darwin'e İslam dini ilham vermiş...&lt;/div&gt; 		 		&lt;div class='news_detail_content'&gt; 						&lt;div class='content content_12' id='news_content'&gt;Meğer Darvin evrim teorisini Müslümanlardan almış. Yaşar Nuri Öztürk, insanoğlunun hurmadan evrim geçirdiğini öne sürerken; Süleyman Ateş de evrim teorisini destekledi. Peki "İnsan maymundan mı türedi?"... Yazının sonunda bilgi notunu mutlaka okuyunuz. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Yaşar Nuri Öztürk, teoriyi ilk olarak bir Müslüman bilim adamının ortaya attığını söyledi, Süleyman Ateş ise “Evrim geçirdik ama maymundan gelmedik” dedi. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Vatan Gazetesi'nden Tülay Şubatlı'nın haberine göre; Tübitak’ın Bilim ve Teknik dergisinin ‘Darwin’ kapağını baskı aşamasında değiştirmesi, iki yüz yıldır tartışılan evrim teorisini yeniden gündeme taşıdı. İslamiyet’te evrimin yeri de tartışmaya açıldı. İşte iki ünlü ilahiyatçımızın Darwin ve evrim teorisiyle ilgili görüşleri... &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;DARVİN EVRİMİ MÜSLÜMANLARDAN ÇALDI &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk: &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Sözüm ona sansürü Müslümanlık adına yapıyorlar. Halbuki Darwin, evrim tezini ünlü Müslüman filozof İbn Miskeveyh’ten çaldı. Evrim teorisi Batı’nın değil Müslümanlar’ındır. 940-1030 yılları arasında İran’da yaşayan İbn Miskeveyh, ’El-Fevzü’l-Asgar’ adlı ölümsüz eserinde evrimleşmeyi, Darwin’den tam 850 yıl önce incelemiş ve onun vardığı sonuçlara daha o zaman varmıştır. Miskeveyh’e göre, yüksek alemden inen nefs (ruh) çeşitli dünya varlıklarında kendini göstere göstere tekamül etmiş, nihayet insanlık mertebesine gelmiştir. Bu süreçte, hayat eserini ilk kabul eden varlık bitkidir. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;HURMADAN GELDİK &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Aşağı düzeyinde bitki tohumsuz ürer. Otlar gibi... Nihayet evrim, üzüm ve hurma ağacına ulaşır. Bitkiler alemi, hurma ile tekamülünün son sınırına varmış olur. Hurmada artık hayvan özelliği belirmeye başlamıştır. Hurma, bitkinin son, hayvanın ilk mertebesidir. Hayvanlar aleminde ilk mertebe, kısmen hareket edebilen, sadece dokunma duyusu bulunan sedef ve salyangoz gibi hayvanlardır. Evrimleşme, köstebek ve benzeri 4 duyu sahibi hayvanlarla devam edip 5 duyu sahibi, terbiye edilebilir hayvanlara ulaşır. Bu mertebede at ve şahin tipiktir. Evrimleşmenin insanlık mertebesine bağlanma noktasında maymunlar ve benzeri gelişmiş hayvanlar görülür. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;KURAN'DA EVRİM VAR &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Prof. Dr. Süleyman Ateş: &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Darwin’e karşıyım ama bilimde sansür olmaz. Kuran’a göre insan bir evrim geçirmiştir. Ama Darwin’in dediğin gibi insan maymundan gelmiş değildir. Kuran’da insanın henüz halife olmazdan önce, yani yeryüzünde Allah’ın temsilcisi olmazdan önce barbar, kan dökücü bir canavar gibi olduğu söyleniyor. Ama akıl potansiyeliyle insan olgunlaşıyor ve yeryüzündeki varlıklara hakim olacak duruma geliyor. Bu Allah’ın bir lütfu sayesinde oluyor. Bakara suresinin ayetlerinde buna işaret edilmektedir. İnsan suresinde ise ” İnsan kendisinin hiç anılmadığı uzun zamandan geçmedi mi?“ diye buyurulmaktadır. Yani insan daha insan değildi ama insan olma yönüne yönlendirilmişti. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;HABERCİLER NOTU : Öncelikle Darwin bir din adamıydı. Yani geliştirdiği evrim teorisinde tek tanrılı bir dine aykırı düşmemeye özen göstereceği kesin. Öte yandan; sonuçta bir din adamının yaptığı gözlemler ve araştırmalardan elde edilen çıkarımlardır "Darwin Teorisi" ve teoriler gerçek değildir.... Hiç bir şeyi ispatlamaz; teoriler sürekli araştırma ve deneylerle sorgulanır -ki Darwin teorisi de 200 yıldır sorgulanıyor. Henüz aksi ispatlanamadı. Peki iyi hoş da Darwin ne demişti? İnsan Maymundan mı geliyor? &lt;br/&gt;Tabi ki HAYIR!.. Darwin; evrim sürecinde insan ile maymunun ortak bir atadan geldiklerini ve evrim sürecinde maymun ve insanın farklı gelişim gösterdiklerii belirtiyor. Yapılan son araştırmalar da 7-14 milyon yıllık miyosen dönemde yaşayan primatların bu ortak ata olmaya yakın olduğunu gösteriyor. İşin başı hurma olabilir mi? Eğer bunu teori haline getirecek birileri çıkarsa neden olmasın? Müslümanlık deyince mangalda kül bırakmayanlar; laf üretmeyi bırakıp eski İslam alimleri gibi biraz ilme-irfana değer verseler zaten bunlar da sorun olmaktan çıkacak. İslam dinin insanoğlunun en ileri dini haline gelecek.&lt;br/&gt;&lt;/div&gt; 			&lt;script type='text/javascript'&gt;changeTarget(document.getElementById("news_content"))&lt;/script&gt; 		&lt;/div&gt; 		&lt;div class='source'&gt;Kaynak: &lt;img align='absmiddle' style='width: 67px; height: 16px;' src='http://www.haberciler.com/images/news_source/11.jpg'/&gt;&lt;/div&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;div class='zemanta-pixie'&gt;&lt;img src='http://img.zemanta.com/pixy.gif?x-id=4f47e949-9053-482e-8fcd-6da9e14e6bf6' class='zemanta-pixie-img'/&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;yalnızlık aslında birçok alanda birden olmaktır&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5860066610173406023-7233630759080043708?l=sargnm.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sargnm.blogspot.com/feeds/7233630759080043708/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5860066610173406023&amp;postID=7233630759080043708&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/7233630759080043708'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/7233630759080043708'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sargnm.blogspot.com/2009/03/islam-ve-darwinizm.html' title='İslam ve Darwinizm!'/><author><name>monolog</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11477455437364688842</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_Sz_e-8W_kWQ/SZx-maQQmkI/AAAAAAAAAo4/oWUIal3mArc/S220/HPIM0541+(Medium).JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5860066610173406023.post-8021852863555944773</id><published>2009-03-11T22:12:00.001Z</published><updated>2009-03-11T22:12:41.997Z</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='SAĞLIK'/><title type='text'>'Deli bal' hem ilaç hem de zehir</title><content type='html'>&lt;div xmlns='http://www.w3.org/1999/xhtml'&gt;AA&lt;br/&gt;Şifa kaynağı olarak kullanılan balın özellikleri yapıldığı bitkiye göre değişiyor. Türkiye'de Karadeniz bölgesinde bin 800 metre yükseklikteki ormanlık alanlarda yetişen, literatürdeki adı 'rhododendron pontica'' olan ve halk arasında ''dağ gülü'' olarak bilinen bitkinin pembe renkli çiçekleri arılar bal yapmak için kullanıyor. "Dağ gülü"nden elde edilen bal, halk arasında ''deli bal'' olarak adlandırılıyor.&lt;p class='textBodyBlack'&gt;&lt;span id='byLine'/&gt;Uludağ Üniversitesi Zehir Danışma Merkezi Sorumlusu Prof. Dr. Gürayten Özyurt, ''deli bal''ın alternatif tıpta mide ağrılarında, bağırsak hastalıklarında, şeker hastalığında ve hipertansiyon tedavisinde kullanıldığını dile getirerek, ''dağ gülü''nün yapısında bulunan, iskelet ve kalp kası hücrelerinde, merkezi sinir sistemini etkileyen ''grayanotoksin'' adlı maddenin, bu çiçekten yapılan balın içinde de olduğunu vurguladı. Bu çiçekten elde edilen balın zehirli olduğunu anlatan Özyurt, şunları söyledi:&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;b&gt;&lt;strong&gt;ZEHİR DOĞRUDAN KALBİ ETKİLİYOR&lt;/strong&gt;&lt;/b&gt; &lt;br/&gt;''Grayanotoksinin 'deli bal hastalığı' denilen rahatsızlıklara neden olduğu bilinmektedir. Bu balın 1 çay kaşığından fazla yenilmesinin zehirlenmelere neden olduğu da bir gerçektir. Bu zehirlenme, bal yendikten birkaç dakika veya saat sonra ortaya çıkmaktadır. Tükürük artışı, kan basıncında ve nabızda belirgin düşüşe neden olmaktadır. Grayanotoksin, direkt kalbe etki eden bir zehirdir. Şuur kayıplarına, kaslarda gevşemelere neden olmaktadır. Kişide, çok şiddetli bir tansiyon düşmesi olursa, ölüme kadar varabilen sonuçlar doğurabilir. Yaşlılarda, çocuklarda normal insanlara göre daha tehlikeli olabiliyor. ''&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;b&gt;&lt;strong&gt;SİLAH OLARAK KULLANILMIŞ&lt;/strong&gt;&lt;/b&gt;&lt;br/&gt;Prof. Dr. Özyurt, ''deli bal''ın tarihte silah olarak kullanıldığına ilişkin veriler bulunduğuna işaret etti. Tarihi belgelerde, Milattan Önce 401 yılında Karadeniz yakınlarında kamp yapan 10 bin Yunan askerin bölge halkı tarafından deli balla zehirlendiklerine ilişkin bilgilerin yer aldığına dikkati çeken Özyurt, MÖ 67 yılında Pontus kralı Mitridat'a karşı gelen Pompey'in ordularının da aynı bölgede kamp kurduklarında, bu bölgedeki petek ballarını yiyerek zehirlendikleri ve kolayca esir düştüklerinin anlatıldığını söyledi. Özyurt, ''Tarihte düşmanları etkisiz hale getirmek için kullanılan ilk biyolojik silah olan bu bal tüketilirken çok dikkatli olunmalı'' dedi.&lt;/p&gt;&lt;p class='textBodyBlack'&gt;&lt;span id='byLine'/&gt;&lt;b&gt;&lt;strong&gt;ZEHİRLENMENİN DERECESİ YENİLEN MİKTARLA İLİŞKİLİ &lt;/strong&gt;&lt;/b&gt;&lt;br/&gt;Deli baldan kaynaklanan zehirlenmenin boyutunun, yenilen miktarla ilgili olduğunu anlatan Özyurt, ''Grayanatoksin''in yoğunluğunun baldan bala değişebileceği gibi, zehirlenme belirtilerinin de kişiden kişiye değişebildiğini bildirdi. Özyurt, Türkiye'nin her yerinde ''deli bal'' zehirlenmelerine rastlanabildiğini belirterek, şöyle devam etti:&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;''Doğal gıda ve bal tüketiminin her geçen gün daha arttığı, turizm hareketlerinin hız kazandığı günümüzde, deli bal olgularının hem ülkemizde hem de yurt dışında daha sık rastlanacağı düşünülebilir. Açıklanamayan hipertansiyon, nabız düşüklüğü gibi şikayetlerle hastanelere başvuran kişilerde, deli bal zehirlenmesini hatırlamak gerekir.''&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;div class='zemanta-pixie'&gt;&lt;img src='http://img.zemanta.com/pixy.gif?x-id=cd066fc3-22e8-4b1f-ba87-c1f7246b3116' class='zemanta-pixie-img'/&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;yalnızlık aslında birçok alanda birden olmaktır&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5860066610173406023-8021852863555944773?l=sargnm.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sargnm.blogspot.com/feeds/8021852863555944773/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5860066610173406023&amp;postID=8021852863555944773&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/8021852863555944773'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/8021852863555944773'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sargnm.blogspot.com/2009/03/bal-hem-ilac-hem-de-zehir.html' title='&amp;#39;Deli bal&amp;#39; hem ilaç hem de zehir'/><author><name>monolog</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11477455437364688842</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_Sz_e-8W_kWQ/SZx-maQQmkI/AAAAAAAAAo4/oWUIal3mArc/S220/HPIM0541+(Medium).JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5860066610173406023.post-661058544121425772</id><published>2009-02-15T14:36:00.001Z</published><updated>2009-02-15T14:36:06.833Z</updated><title type='text'>YAŞASIN HER TÜRLÜ TÜKETİM!?</title><content type='html'>&lt;div xmlns='http://www.w3.org/1999/xhtml'&gt;Tüketim toplumunda;herşey tüketilir. İşte son örnek; ateistler ile tanrının varlığına inanlar arsındaki inanılmaz rekebet. Toplum mühendisleri böylesi bir rekabetten piyasa yapmazlarsa olmaz. Toplumun sıradan insanlarından tutun da zengin kesimlerine kadar bu rekabet tüketm için kullanılmaya başlandı.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style='font-size: 10pt;'&gt;"Misyoner ateistler&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt; &lt;div&gt;&lt;span style='font-size: 10pt;'&gt;Üzerindeki ilanla insanları ateizme çağıran "misyoner" otobüsler başlangıçta tepki çekti. Bir şoför, üzerinde böyle bir ilan olan otobüsü kullanmayı reddetti ve işi bıraktı. İngiltere'deki reklam denetim kurulu (ASA) aldığı şikâyetler üzerine bir değerlendirme yaptı ve ilanların sorun yaratmadığı kanaatine vardı. Sonuçta İngiltere yollarına düşen "ateist otobüsler" diğer ülkelerdeki ateistleri de tetikledi. İspanya'da da benzer ilanlar İspanyolca olarak otobüslerin üzerinde yerini aldı ve misyoner otobüsler serbest piyasanın desteğiyle Katalunya güzargâhında arz-ı endam etmeye başladı. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt; &lt;div&gt;&lt;span style='font-size: 10pt;'&gt;İlanların yasaklanması için uğraşlar boşa çıkınca ya da daha doğru bir deyişle İngiltere ve İspanya'daki yerel yönetimler "Paranın dini imanı yoktur" deyip ilanlara izin verince, inançlıların da serbest piyasada mücadele etmekten başka şansı kalmadı. İngiltere'de, üç ayrı Hıristiyan cemaat hemen para toplayarak karşı hamle yaptı. Çarpıcı ilanlardan birini veren Hıristiyan Parti, kiraladığı otobüslerin üzerine şöyle yazdırdı: "Tanrı kesinlikle var, Hıristiyan Parti'ye katılın ve hayatın keyfini çıkarın!" Aynı ilanlar, İspanya'da da otobüslerin üzerine İspanyolca yazılarak sergilenmeye başlandı. Bir başka cemaat ise 35 bin sterlin vererek 100 otobüsün üzerine "Ancak salaklar içten bir şekilde 'Tanrı yoktur' diyebilir" yazdırdı. Rus Ortodoks Kilisesi de İngiltere'de 25 otobüs kiralayarak "İnanın Tanrı var, endişelenmeyin ve hayatın keyfini çıkarın" mesajıyla halkı ikna etmeye hazırlanıyor."&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;Bizim sermayemiz ve burjuvazi henüz türbanı çözemedi. Yani aslında tüketüm ve şehirleşmedeki yavaş sürec dönüşümü hızlandırmamaktadır. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;div class='zemanta-pixie'&gt;&lt;img src='http://img.zemanta.com/pixy.gif?x-id=a9a65eca-38da-444b-bdc9-31544ecd7123' class='zemanta-pixie-img'/&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;yalnızlık aslında birçok alanda birden olmaktır&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5860066610173406023-661058544121425772?l=sargnm.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sargnm.blogspot.com/feeds/661058544121425772/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5860066610173406023&amp;postID=661058544121425772&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/661058544121425772'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/661058544121425772'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sargnm.blogspot.com/2009/02/yasasin-her-turlu-tuketim.html' title='YAŞASIN HER TÜRLÜ TÜKETİM!?'/><author><name>monolog</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11477455437364688842</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_Sz_e-8W_kWQ/SZx-maQQmkI/AAAAAAAAAo4/oWUIal3mArc/S220/HPIM0541+(Medium).JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5860066610173406023.post-7791491127009240520</id><published>2009-02-10T23:42:00.001Z</published><updated>2009-02-10T23:42:49.915Z</updated><title type='text'>Sevgililer Günü virüslerine dikkat</title><content type='html'>&lt;div xmlns='http://www.w3.org/1999/xhtml'&gt;&lt;span class='textBodyBlack'&gt;Sosyal mühendislik kapsamında hazırlanan&lt;br/&gt;bilgisayar virüslerinin bazıları doğrudan kullanıcının bilgisayarını&lt;br/&gt;çalışamaz hale getirirken, bazıları kişiye özel bilgileri topluyor,&lt;br/&gt;bazıları da kullanıcıdan habersiz bulaştıkları bilgisayarı başka&lt;br/&gt;sistemlere saldırı amaçlı üs haline getiriyor.&lt;br/&gt;&lt;/span&gt;Güvenlik uzmanları, Sevgililer Günü’ne özel hazırlanan virüslerde,&lt;br/&gt;“seni seviyorum”, “çok güzelsin”, “ilk görüşte aşk”, “benden sana”,&lt;br/&gt;“aşkımı böyle anlatıyorum”, “sana özel şiirim”, “benimle dans eder&lt;br/&gt;misin”, “benim ol”, “sana özel şarkım” gibi isimlerin kullanılmasının&lt;br/&gt;muhtemel olduğunu belirtiyorlar. Uzmanlar, kullanıcılardan, işletim&lt;br/&gt;sistemi ve antivirüs yazılımlarını güncellemelerini, olağan dışı&lt;br/&gt;adreslerden gelen “aşk” içerikli elektronik postaları açmamalarını ve&lt;br/&gt;dikkatli olmalarını istiyor.&lt;br/&gt;&lt;span class='textBodyBlack'&gt;&lt;br/&gt;&lt;/span&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;div class='zemanta-pixie'&gt;&lt;img src='http://img.zemanta.com/pixy.gif?x-id=4b6bed7d-3048-4ce7-8231-1c04fe92b358' class='zemanta-pixie-img'/&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;yalnızlık aslında birçok alanda birden olmaktır&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5860066610173406023-7791491127009240520?l=sargnm.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sargnm.blogspot.com/feeds/7791491127009240520/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5860066610173406023&amp;postID=7791491127009240520&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/7791491127009240520'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/7791491127009240520'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sargnm.blogspot.com/2009/02/sevgililer-gunu-viruslerine-dikkat.html' title='Sevgililer Günü virüslerine dikkat'/><author><name>monolog</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11477455437364688842</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_Sz_e-8W_kWQ/SZx-maQQmkI/AAAAAAAAAo4/oWUIal3mArc/S220/HPIM0541+(Medium).JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5860066610173406023.post-3638233257806820525</id><published>2009-02-10T13:53:00.001Z</published><updated>2009-02-10T13:53:43.435Z</updated><title type='text'>Sizde hemen para kazanmaya başlayın!</title><content type='html'>&lt;div xmlns='http://www.w3.org/1999/xhtml'&gt;&lt;p&gt;&lt;b&gt;TürkPTC&lt;/b&gt;'ye ücretsiz üye olduktan sonra reklam sayfamızdaki bağlantısına tıklayıp&lt;br /&gt;	reklam veren müşterilerimizin belirlediği süre boyunca görüntülediğiniz her web sitesi için para kazanıyorsunuz.&lt;br /&gt;	Ayrıca sizin referansınızla üye olan kullanıcıların görüntülediği reklamlardan da kazanırsınız.&lt;br /&gt;	Hem sizin daha fazla kazanmanız, hem de arkadaşlarınızın bu fırsattan&lt;br /&gt;	yararlanması için sitemizi hemen arkadaşlarınıza önerin.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;		&lt;p&gt;Hesabınızda 2.00$	biriktikten&lt;br /&gt;	sonra istediğiniz zaman paranızı isteyebilirsiniz. Ödemelerimiz tercihinize&lt;br /&gt;	göre AlertPay veya banka havalesi ile yapılmaktadır.&lt;/p&gt;&lt;b&gt;&lt;span style='color: orange;'&gt;http://turkptc.com/kayit.php?r=bekir&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;yalnızlık aslında birçok alanda birden olmaktır&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5860066610173406023-3638233257806820525?l=sargnm.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sargnm.blogspot.com/feeds/3638233257806820525/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5860066610173406023&amp;postID=3638233257806820525&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/3638233257806820525'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/3638233257806820525'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sargnm.blogspot.com/2009/02/sizde-hemen-para-kazanmaya-baslayn.html' title='Sizde hemen para kazanmaya başlayın!'/><author><name>monolog</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11477455437364688842</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_Sz_e-8W_kWQ/SZx-maQQmkI/AAAAAAAAAo4/oWUIal3mArc/S220/HPIM0541+(Medium).JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5860066610173406023.post-6189581789710458243</id><published>2009-01-12T12:08:00.002Z</published><updated>2009-01-12T12:13:06.396Z</updated><title type='text'>YENİ AÇILIŞ SAYFANIZ FLAKES</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_Sz_e-8W_kWQ/SWszx714BtI/AAAAAAAAAnk/5yXXPnvqPWg/s1600-h/flakes4.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 102px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_Sz_e-8W_kWQ/SWszx714BtI/AAAAAAAAAnk/5yXXPnvqPWg/s320/flakes4.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5290379120247047890" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Flakes interneti kolaylaştıran arayüzü ile sık kullanılanlarınıza her yerden erişim sağlayan bir hizmettir. Flakes hizmetine daha hızlı erişim için www.uflakes.com internet adresini kullanabilirsiniz.&lt;br /&gt;Search-Earn.com Flakes kullanıcılarına günlük olarak SE puanı dağıtır. Partner Üyeler günlük 100 SE Puanı, Accounts Pro Üyeler günlük 70 SE puanı, Standart Üyeler günlük 35 SE puanı kazanır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Flakes kanallarınıza dilediğini web sitesinin adresini dilediğiniz etiket ile kayıt edebilir ve tek tıkla ulaşabilirsiniz. Dilediğiniz kadar kanal altında, dilediğiniz kadar url yi kendinize özel açılış sayfasında gruplayabilir interneti kolay kullanırsınız.&lt;br /&gt;Flakes Facebook sayfasına katılın desteğinizi arttırın. Facebook sayfasına erişmek için http://www.facebook.com/pages/uFlakescom/43453927668 bağlantısına tıklayın. Facebook ta flakes sayfasını arkadaşlarınıza tavsiye edin. Flakes kullanımını arttırmamıza yardımcı olun.&lt;br /&gt;Flakes ile Çifte Kazanç Kampanyası Başladı!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kampanya koşullarına göre Flakes kullanmasını sağladığınız her kişi için tam 20 bin puan kazanabilirsiniz. Kampanya detaylarını ve kurallarını Flakes ile Çifte Kazanç sayfasında bulabilirsiniz. Flakes ile çifte kazanç kampanyasında standart, accounts pro, partner tüm üyeler katılabilir. Davet kampanyası ile ilgili kazançlarınızı durumunuzu Kampanya Hesap sayfasından online olarak takip edebilirsiniz. Bonuslarınızı kaçırmamak için üyeliğinizi Accounts Pro' ya Yükseltebilirsiniz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;yalnızlık aslında birçok alanda birden olmaktır&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5860066610173406023-6189581789710458243?l=sargnm.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sargnm.blogspot.com/feeds/6189581789710458243/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5860066610173406023&amp;postID=6189581789710458243&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/6189581789710458243'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/6189581789710458243'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sargnm.blogspot.com/2009/01/yeni-aili-sayfaniz-flakes.html' title='YENİ AÇILIŞ SAYFANIZ FLAKES'/><author><name>monolog</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11477455437364688842</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_Sz_e-8W_kWQ/SZx-maQQmkI/AAAAAAAAAo4/oWUIal3mArc/S220/HPIM0541+(Medium).JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_Sz_e-8W_kWQ/SWszx714BtI/AAAAAAAAAnk/5yXXPnvqPWg/s72-c/flakes4.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5860066610173406023.post-8488005921213498774</id><published>2009-01-12T12:03:00.002Z</published><updated>2009-01-12T12:06:53.850Z</updated><title type='text'>SIRADAKİ ERGENEKONCULAR KİMLER ACABA?</title><content type='html'>“On birinci Ergenekon operasyonu yakında siyasilere ve medyaya yapılacak. Darbeci damar medyada da tasfiye olacak. Yeni dalga, 90’ların ikinci yarısı ve 2000’lerde etkili olmuş önemli siyasileri kapsayacak.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Emekli askerlere bir operasyon daha olacak. Bu operasyonun geçmişte genelkurmay başkanı olmuş bir ismi de kapsayacağı söyleniyor. Orduda temizlik muvazzaflarda ise çok yukarılara gitmez.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“MİT, Ergenekoncu olanlar ve olmayanlar diye ikiye ayrıldı. MİT’te hâlâ çok sert bir Ergenekoncu kanat var. Geçmişte Susurluk’u yaratmıştı bunlar. Ergenekon sürecinde bunların da üzerine gidilecek.” &lt;br /&gt;DEVAMINI : http://www.taraf.com.tr/makale/3522.htm DE OKUYABİLİRSİNİZ.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;yalnızlık aslında birçok alanda birden olmaktır&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5860066610173406023-8488005921213498774?l=sargnm.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sargnm.blogspot.com/feeds/8488005921213498774/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5860066610173406023&amp;postID=8488005921213498774&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/8488005921213498774'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/8488005921213498774'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sargnm.blogspot.com/2009/01/siradaki-ergenekoncular-kimler-acaba.html' title='SIRADAKİ ERGENEKONCULAR KİMLER ACABA?'/><author><name>monolog</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11477455437364688842</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_Sz_e-8W_kWQ/SZx-maQQmkI/AAAAAAAAAo4/oWUIal3mArc/S220/HPIM0541+(Medium).JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5860066610173406023.post-7343844311496684662</id><published>2009-01-12T11:54:00.001Z</published><updated>2009-01-12T11:56:50.747Z</updated><title type='text'>FLAŞ FLAŞ FLAŞ</title><content type='html'>"Eski özel harekât polis şefi İbrahim Şahin tutuklanırken açıkladı: Korg. Bekir Kalyoncu ve Genelkurmay’dan Metin Paşa bana yeni güvenlik müsteşarı olacağımı söylediler. Önceki akşam nöbetçi mahkemede sorgulanıp tutuklanan ve Metris Cezaevi’ne konan Eski Özel Harekât Daire Başkan Vekili ve Susurluk mahkûmu İbrahim Şahin, giderayak iki generalin adını vererek kendisini savunmaya çalıştı. Şahin yeni güvenlik örgütlenmesiyle ilgili çalışmaları hatırlatarak şöyle dedi: Yedinci Kolordu Komutanı Korgeneral Bekir Kalyoncu ve Genelkurmay’dan Metin Paşa bana ‘bu güvenlik örgütünün müsteşarı olacaksın, hazırlan’ dediler. Evinde çıkan bir isim listesini de böyle açıklayan Şahin şunları söyledi: Bu yeni oluşumda görev almak üzere özel harekât polislerinden, 30 yaşın altındaki askerlerden 300 kişi seçeceksin dediler. Evimde ele geçen liste buna aittir."&lt;br /&gt;Devamını:http://www.taraf.com.tr/haber/25398.htm okuyabilirsiniz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;yalnızlık aslında birçok alanda birden olmaktır&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5860066610173406023-7343844311496684662?l=sargnm.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sargnm.blogspot.com/feeds/7343844311496684662/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5860066610173406023&amp;postID=7343844311496684662&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/7343844311496684662'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/7343844311496684662'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sargnm.blogspot.com/2009/01/fla-fla-fla.html' title='FLAŞ FLAŞ FLAŞ'/><author><name>monolog</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11477455437364688842</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_Sz_e-8W_kWQ/SZx-maQQmkI/AAAAAAAAAo4/oWUIal3mArc/S220/HPIM0541+(Medium).JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5860066610173406023.post-3869568686138092629</id><published>2009-01-07T21:35:00.000Z</published><updated>2009-01-07T21:36:31.168Z</updated><title type='text'>'Tanrı yok!' ilanı</title><content type='html'>Dünyanın birçok kentinde olduğu gibi İngiltere'nin başkenti Londra'da da belediye otobüsleri yıllardır reklam alıyor. Ancak dün belediye otobüsleri ilk kez Ateizm, yani Tanrıtanımazlık Kampanyayı düzenleyenler, bu ilanı dini grupların Hıristiyanlık propagandasına tepki olarak verdiklerini söylüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dini gruplar, "Muhtemelen Tanrı Yok" diyen ilanlara tepki göstermediler aksine, bu tür tartışmaların yararlı olduğunu söylediler. BBC'de yer alan habere göre Londra'daki 200 belediye otobüsüne verilen ilanlarda "Muhtemelen Tanrı yok. Üzülmeyi bırakın ve hayatın tadını çıkarmaya bakın" deniyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kampanyanın fikir babası, İngiliz komedi yazarı Ariene Sherine. Sherine daha önce yine otobüslere verilen dini ilanlardaki internet sitelerine girmiş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sherine, "İnternet sitelerine girdiğimizde Hıristiyan olmayanların cehennemde yanacaklarından, sonsuza kadar acı çekeceklerinden bahseden yazılar gördüm. Sonra kendi kendime dedim ki 'Bu çalışan insanların içini açacak bir mesaj değil... Biz de bunun tamamen tersini söyleyen ama olumlu olan bir karşı-ilan verelim...' diyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ariene Sherine Londra'da belediye otobüslerine ilan verebilmek için gerekli olan 5 bin 500 sterlini bulabilmek amacıyla internette bir bağış kampanyası başlatmış. Bugün toplanan paranın miktarı 130 bin sterlini aşmış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi bu parayla başka şehirlerdeki belediye otobüslerine de ilanlar verilmesi planlanıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Organizatörlerin kendileri bunun bir ateist kampanya olduğunu söylüyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama aralarında Metodist Kilisesi'nin de bulunduğu Hıristiyan gruplar, ilandaki "muhtemelen" ibaresinin tartışmaya açık kapı bıraktığını, bunun da olumlu bir şey olduğunu belirtiyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;6 ocak2009 VATAN&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;yalnızlık aslında birçok alanda birden olmaktır&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5860066610173406023-3869568686138092629?l=sargnm.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sargnm.blogspot.com/feeds/3869568686138092629/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5860066610173406023&amp;postID=3869568686138092629&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/3869568686138092629'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/3869568686138092629'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sargnm.blogspot.com/2009/01/tanr-yok-ilan.html' title='&apos;Tanrı yok!&apos; ilanı'/><author><name>monolog</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11477455437364688842</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_Sz_e-8W_kWQ/SZx-maQQmkI/AAAAAAAAAo4/oWUIal3mArc/S220/HPIM0541+(Medium).JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5860066610173406023.post-3907240762318690619</id><published>2009-01-06T16:00:00.001Z</published><updated>2009-01-06T16:03:12.320Z</updated><title type='text'>Nâzım Hikmet yeniden vatandaşlığa alınıyor</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_Sz_e-8W_kWQ/SWOAsWArDVI/AAAAAAAAAnE/pXT0dS2YI5E/s1600-h/298135.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 222px; height: 320px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_Sz_e-8W_kWQ/SWOAsWArDVI/AAAAAAAAAnE/pXT0dS2YI5E/s320/298135.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5288211886774095186" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Bakanlar Kurulu toplantısından açıklamalar yapan Hükümet Sözcüsü Cemil Çiçek, 1951 yılında Nâzım Hikmet’in Türk vatandaşlığından çıkarıldığını hatırlattı. Çiçek, Bakanlar Kurulu’nda imzaya açılan kararnameyle ünlü şairin yeniden Türk vatandaşlığına alınacağını açıkladı.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;yalnızlık aslında birçok alanda birden olmaktır&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5860066610173406023-3907240762318690619?l=sargnm.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sargnm.blogspot.com/feeds/3907240762318690619/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5860066610173406023&amp;postID=3907240762318690619&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/3907240762318690619'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/3907240762318690619'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sargnm.blogspot.com/2009/01/nzm-hikmet-yeniden-vatandala-alnyor.html' title='Nâzım Hikmet yeniden vatandaşlığa alınıyor'/><author><name>monolog</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11477455437364688842</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_Sz_e-8W_kWQ/SZx-maQQmkI/AAAAAAAAAo4/oWUIal3mArc/S220/HPIM0541+(Medium).JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_Sz_e-8W_kWQ/SWOAsWArDVI/AAAAAAAAAnE/pXT0dS2YI5E/s72-c/298135.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5860066610173406023.post-8699317935630776708</id><published>2008-12-25T22:39:00.001Z</published><updated>2008-12-25T22:39:35.508Z</updated><title type='text'>KANADA HÜKÜMETİ BAŞBAKANIN AĞZINDAN YERLİLERDEN ÖZÜR DİLEDİ</title><content type='html'>&lt;div xmlns='http://www.w3.org/1999/xhtml'&gt;&lt;table class='contentpaneopen'&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;&lt;td width='100%' class='contentheading'&gt;KANADA HÜKÜMETİ BAŞBAKANIN AĞZINDAN YERLİLERDEN ÖZÜR DİLEDİ									&lt;/td&gt;&lt;br /&gt;								&lt;td align='right' width='100%' class='buttonheading'&gt;&lt;br /&gt;					&lt;a title='Yazdir' onclick='window.open(&amp;apos;http://www.durde.org/index2.php?option=com_content&amp;amp;task=view&amp;amp;id=878&amp;amp;pop=1&amp;amp;page=0&amp;amp;Itemid=1&amp;apos;,&amp;apos;win2&amp;apos;,&amp;apos;status=no,toolbar=no,scrollbars=yes,titlebar=no,menubar=no,resizable=yes,width=640,height=480,directories=no,location=no&amp;apos;); return false;' target='_blank' href='http://www.durde.org/index2.php?option=com_content&amp;amp;task=view&amp;amp;id=878&amp;amp;pop=1&amp;amp;page=0&amp;amp;Itemid=1'&gt;&lt;br /&gt;						&lt;img border='0' align='middle' name='Yazdir' alt='Yazdir' src='http://www.durde.org/templates/ja_mercury/images/printButton.png'/&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;				&lt;/td&gt;&lt;br /&gt;							&lt;td align='right' width='100%' class='buttonheading'&gt;&lt;br /&gt;				&lt;a title='E-mail' onclick='window.open(&amp;apos;http://www.durde.org/index2.php?option=com_content&amp;amp;task=emailform&amp;amp;id=878&amp;amp;itemid=1&amp;apos;,&amp;apos;win2&amp;apos;,&amp;apos;status=no,toolbar=no,scrollbars=yes,titlebar=no,menubar=no,resizable=yes,width=400,height=250,directories=no,location=no&amp;apos;); return false;' target='_blank' href='http://www.durde.org/index2.php?option=com_content&amp;amp;task=emailform&amp;amp;id=878&amp;amp;itemid=1'&gt;&lt;br /&gt;					&lt;img border='0' align='middle' name='E-mail' alt='E-mail' src='http://www.durde.org/templates/ja_mercury/images/emailButton.png'/&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;			&lt;/td&gt;&lt;br /&gt;						&lt;/tr&gt;&lt;br /&gt;			&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;&lt;br /&gt;			&lt;br /&gt;		&lt;br /&gt;					&lt;table class='contentpaneopen'&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;&lt;br /&gt;				&lt;td align='left' width='70%' valign='top' colspan='2'&gt;&lt;br /&gt;					&lt;span class='small'&gt;&lt;br /&gt;						 Yazan DurDe!					&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;					  &lt;br /&gt;				&lt;/td&gt;&lt;br /&gt;			&lt;/tr&gt;&lt;br /&gt;						&lt;tr&gt;&lt;br /&gt;				&lt;td valign='top' class='createdate' colspan='2'&gt;&lt;br /&gt;					Perşembe, 25 Aralık 2008				&lt;/td&gt;&lt;br /&gt;			&lt;/tr&gt;&lt;br /&gt;					&lt;tr&gt;&lt;br /&gt;			&lt;td valign='top' colspan='2'&gt;&lt;br /&gt;				&lt;p&gt;Kanada&lt;br /&gt;Başbakanı Stephen Harper, geçen yüzyılda zorla Hristiyan okullarına&lt;br /&gt;alınan ve buralarda cinsel istismara uğrayan binlerce yerliden resmen&lt;br /&gt;özür diledi. Harper de, geçmişte uygulanan politikalardan dolayı özür&lt;br /&gt;dileyen liderlere katıldı. &lt;/p&gt;&lt;br /&gt;"Kanada, çoğunlukla küçük yaşta çocukları evlerinden, ait oldukları&lt;br /&gt;topluluklardan zorla çekip alan bir eğitim sistemi geliştirdi. Onlar&lt;br /&gt;yeterince beslenmedi, giydirilmedi ve barındırılmadı. Hepsi, ebeveyleri&lt;br /&gt;büyük ebeveynleri ve ait oldukları toplulukların bakım, kılavuzluk ve&lt;br /&gt;şevkatinden mahrum bırakıldı. Ülkenin ilk uluslarına ait olan İnuit ve&lt;br /&gt;Metis dilleri ve kültürel ananeleri bu okullarda yasaklandı. Trajiktir&lt;br /&gt;bir şekilde yatılı okullara katılan bu çocukların bazıları öldü ve&lt;br /&gt;bazıları bir daha evlerine dönemedi..." Başbakan Stephen Harper&lt;br /&gt;Parlamento'da şöyle konuştu:&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;» Stephen Harper (Başbakan): “Hükümetimiz, bir "özür"ün eksikliğinin,&lt;br /&gt;yaraların sarılacağı ve karşılıklı anlayışın sağlanacağı yolda bir&lt;br /&gt;engel olarak durduğu gerçeğini kabul ediyor. Bu sebeple ben Kanada&lt;br /&gt;Hükümeti ve bütün Kanadalılar adına, ülkemizin yaşamında merkezi bir&lt;br /&gt;rol oynayan bu mecliste, önünüzde Kanada’nın yerli yatılı okul&lt;br /&gt;sistemindeki rolünden dolayı Yerli halklarından özür dilerim.”&lt;br/&gt; »&lt;br /&gt;Şef Phil Fontaine (İlk Uluslar Asamblesi Ulusal Şefi): "Başbakan,&lt;br /&gt;Anayasa Mahkemesi Başkanı, meclis üyeleri, yaşlılar, hayatta kalanlar,&lt;br /&gt;Kanadalılar! Ebeveynlerimiz, dede ve ninelerimiz, büyük dede ve&lt;br /&gt;ninelerimiz, hülasa bizden önce gelmiş geçmiş herkes için bu gün, en&lt;br /&gt;azından imkansızı ele geçirmenin bir kanıtıdır.&lt;br/&gt; Bu sabah&lt;br /&gt;yaşlılarımız geçmişte hiç bir özür duymayan, tazminat almayan ama yine&lt;br /&gt;de asimilasyona karşı cesurca mücadele edip bu güne şahit olmamızı&lt;br /&gt;sağlayanlar için bir taziye ayini yaptı.&lt;br/&gt; Bugün bizler kuşaklar boyu&lt;br /&gt;çocuklarının yuvalarından, ailelerinin sevgi ve şevkatinden koparılıp&lt;br /&gt;alınmalarına şahit olmaları, ve en büyük ızdırabı cekmiş olmalarından&lt;br /&gt;dolayı onları hep birlikte anıyor ve saygı duyuyoruz. Bizi takip edecek&lt;br /&gt;kuşaklar için de bugün biz, bu mecliste bu toprakların ilk ulusları&lt;br /&gt;olduğumuzun onaylanmış olduğuna şahit oluyoruz.&lt;br/&gt; Bu sebeple bugünün&lt;br /&gt;önemi sadece neler olduğunda değil, ama eşit derecede önemi haiz olmak&lt;br /&gt;üzere; bundan sonra neler olacağında. Bu meclis bir daha asla bizi, biz&lt;br /&gt;olduğumuz için bir Yerli sorunu olarak görmeyecek.&lt;br/&gt; Paylaştığımız&lt;br /&gt;tarihte yer alan içler acısı bir dönem dolayısı ile Kanada hükümetinin&lt;br /&gt;tüm sorumluluğu kabul ettiğini burada duyduk. Başbakanın bir daha böyle&lt;br /&gt;bir şeyin asla olmayacağını söylediğini duyduk. En sonunda Kanada’nin&lt;br /&gt;af dilediğini duyduk.&lt;br/&gt; Hayatta kalan cesur insanlar, içler acısı&lt;br /&gt;öykülerini anlatmak yolu ile beyazların üstünlüğüne atfedilen hakimiyet&lt;br /&gt;ve meşruiyeti silip attı. Güce karşı doğruları söylemenin&lt;br /&gt;dayanılmazlığı bir gerçektir.&lt;br/&gt; Bu gün, siyasi bir oyunun ürünü&lt;br /&gt;değildir. Aksine mücadelemizin önemi ve haklılığını gösteren bir&lt;br /&gt;şeydir. Yüzleşmemiz gereken daha bir çok güçlük olduğunu biliyoruz.&lt;br /&gt;Daha verilecek çok kavgalar var.&lt;br/&gt; Bugün burada olan şey, bizlerle&lt;br /&gt;diğer Kanada’lılar arasında başlayacak yeni bir ilişkinin safağına&lt;br /&gt;işaret etmekte. Geçmişi ve bugünüyle biz Kanada kimliğinin ayrılmaz bir&lt;br /&gt;parçasıyız.&lt;br/&gt; Halklarımız, tarihimiz ve mevcudiyetimiz Kanada’nın&lt;br /&gt;özüdur. Bizi kimliğimizden soyma girişimleri bizi derinden yaraladı,&lt;br /&gt;ama bütün Kanadalıları da yaraladi ve bu ulusun karakterini&lt;br /&gt;yoksullaştırdı.&lt;br/&gt; Simdi üstümüze düşen görevlerde tereddüt&lt;br /&gt;etmemeliyiz. Tarihin sunduğu bu açılımdan cesaret alarak birlikte bu&lt;br /&gt;ırkçı kabusa bir son vermek mümkündür. Yatılı okullardan anılarda&lt;br /&gt;kalanlar bazı zamanlar ruhlarımıza zalim bir bıçak gibi saplanmakta. Bu&lt;br /&gt;gün bize bu acıları geride bırakmak icin yardımcı olacak.&lt;br/&gt; Ancak bu,&lt;br /&gt;daha da önemli bir şeyi; bizimle Kanada’nın geri kalan kısmı arasında&lt;br /&gt;saygın, ve böylelikle daha da özgürleştiren bir ilişikiyi işaret&lt;br /&gt;etmektedir!&lt;br/&gt; Birlikte biz, bu ülkenin hakkettiği yüceliğe ulaşmasını&lt;br /&gt;sağlayabiliriz. Bu gün temelleri atılan bu özür bize bir toplumda&lt;br /&gt;halkların serpilip gelişeceği yegane zemin olan herkesin kendi&lt;br /&gt;geleceğini ve kaderini belirleme hakkına sahip olduğunu kayda&lt;br /&gt;bağlamaktadır.&lt;br/&gt; Geleceğin önümüze çıkaracağı zorluklarla yüzleşebilmek için yeni bir ruh ve bakış yakalamalıyız.&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;Bir zamanlar büyük bir devlet adamının dediği gibi bizler, hepimiz:&lt;br /&gt;“Kader giysisi”nin parçalarıyız. Aramızdaki farklar kan ve renk değil,&lt;br /&gt;ancak bizi bir araya getiren bağlar birbirimizden ayıranlardan çok daha&lt;br /&gt;derindir. “Ümidin ortak yolu” bizi hiç bir sözün, yasanın, ya da meşru&lt;br /&gt;talebin biraraya getiremiyeceği kadar uzlaştırır.&lt;br/&gt; Mücadeleye devam edeceğiz, ama bu defa birlikteyiz. Bugün elimi, karşılıklı anlayış ruhu ile bütün Kanada'ya uzatıyorum...&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;yalnızlık aslında birçok alanda birden olmaktır&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5860066610173406023-8699317935630776708?l=sargnm.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sargnm.blogspot.com/feeds/8699317935630776708/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5860066610173406023&amp;postID=8699317935630776708&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/8699317935630776708'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/8699317935630776708'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sargnm.blogspot.com/2008/12/kanada-hkmeti-babakanin-azindan.html' title='KANADA HÜKÜMETİ BAŞBAKANIN AĞZINDAN YERLİLERDEN ÖZÜR DİLEDİ'/><author><name>monolog</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11477455437364688842</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_Sz_e-8W_kWQ/SZx-maQQmkI/AAAAAAAAAo4/oWUIal3mArc/S220/HPIM0541+(Medium).JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5860066610173406023.post-8027527038888308125</id><published>2008-12-23T15:17:00.001Z</published><updated>2008-12-23T15:17:54.001Z</updated><title type='text'>"KÜKÜRTDİOKSİT DEĞİL, PARTİKÜL MADDE KİRLİLİĞİ VAR"</title><content type='html'>&lt;br&gt;&lt;br&gt; &lt;div style="margin: 0px 2px; padding-top: 1px;    background-color: #c3d9ff; font-size: 1px !important;    line-height: 0px !important;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt; &lt;div style="margin: 0px 1px; padding-top: 1px;    background-color: #c3d9ff; font-size: 1px !important;    line-height: 0px !important;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt; &lt;div style="padding: 4px; background-color: #c3d9ff;"&gt;&lt;h3 style="margin:0px 3px;font-family:sans-serif"&gt;MONOLOG tarafından Google Reader ile size gönderildi:&lt;/h3&gt;&lt;/div&gt; &lt;div style="margin: 0px 1px; padding-top: 1px;    background-color: #c3d9ff; font-size: 1px !important;    line-height: 0px !important;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt; &lt;div style="margin: 0px 2px; padding-top: 1px;    background-color: #c3d9ff; font-size: 1px !important;    line-height: 0px !important;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt; &lt;div style="font-family:sans-serif;overflow:auto;width:100%;margin: 0px 10px"&gt;&lt;h2 style="margin: 0.25em 0 0 0"&gt;&lt;div class=""&gt;&lt;a href="http://www.aa.com.tr/index2.php?option=com_haber&amp;amp;no_html=0&amp;amp;popup=1&amp;amp;haber_id=466535"&gt;&amp;quot;K&amp;Uuml;K&amp;Uuml;RTD&amp;#304;OKS&amp;#304;T DE&amp;#286;&amp;#304;L, PART&amp;#304;K&amp;Uuml;L MADDE K&amp;#304;RL&amp;#304;L&amp;#304;&amp;#286;&amp;#304; VAR&amp;quot;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;/h2&gt; &lt;div style="margin-bottom: 0.5em"&gt;23.12.2008 tarihinde &lt;a href="http://www.aa.com.tr" class="f"&gt;Anadolu Ajans&amp;#305; G&amp;uuml;ncel Haberler&lt;/a&gt; üzerinden, yazan: &lt;/div&gt;&lt;br style="display:none"&gt; ANKARA (A.A) - TBMM Çevre Komisyonu Başkanvekili Mustafa  Öztürk, vatandaşa dağıtılan kömürlerde kükürtdioksit oranının yüksek olduğunun  belirtildiğini anımsatarak, ''Oysa ki Türkiye'de kükürtdioksit kirliliği  yaşanmıyor. Doğalgazın yaygınlaştırılmasıyla birlikte kükürtdioksit kirliliği  azaldı. Asıl tehlike, kalitesiz yakıttan kaynaklanan ve bir türlü önüne  geçilemeyen partikül madde kirliliği'' dedi.&lt;/div&gt; &lt;br&gt; &lt;div style="margin: 0px 2px; padding-top: 1px;    background-color: #c3d9ff; font-size: 1px !important;    line-height: 0px !important;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt; &lt;div style="margin: 0px 1px; padding-top: 1px;    background-color: #c3d9ff; font-size: 1px !important;    line-height: 0px !important;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt; &lt;div style="padding: 4px; background-color: #c3d9ff;"&gt;&lt;h3 style="margin:0px 3px;font-family:sans-serif"&gt;Buradan şunları yapabilirsiniz:&lt;/h3&gt; &lt;ul style="font-family:sans-serif"&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.google.com/reader/view/feed%2Fhttp%3A%2F%2Fwww.aa.com.tr%2Frss%2Fajansguncel.xml?source=email"&gt; &lt;b&gt;Google Reader&lt;/b&gt;'ı kullanarak Anadolu Ajans&amp;#305; G&amp;uuml;ncel Haberler&lt;/a&gt; sitesine abone olun&lt;/li&gt; &lt;li&gt;&lt;b&gt;Tüm sık kullanılan sitelerinizle&lt;/b&gt; ilgili güncel bilgileri kolayca almak için &lt;a href="http://www.google.com/reader/?source=email"&gt;Google Reader'ı kullanmaya başlayın&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;/div&gt; &lt;div style="margin: 0px 1px; padding-top: 1px;    background-color: #c3d9ff; font-size: 1px !important;    line-height: 0px !important;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt; &lt;div style="margin: 0px 2px; padding-top: 1px;    background-color: #c3d9ff; font-size: 1px !important;    line-height: 0px !important;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;yalnızlık aslında birçok alanda birden olmaktır&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5860066610173406023-8027527038888308125?l=sargnm.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sargnm.blogspot.com/feeds/8027527038888308125/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5860066610173406023&amp;postID=8027527038888308125&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/8027527038888308125'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/8027527038888308125'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sargnm.blogspot.com/2008/12/kkrtdioksit-deil-partikl-madde-kirlilii.html' title='&quot;KÜKÜRTDİOKSİT DEĞİL, PARTİKÜL MADDE KİRLİLİĞİ VAR&quot;'/><author><name>monolog</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11477455437364688842</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_Sz_e-8W_kWQ/SZx-maQQmkI/AAAAAAAAAo4/oWUIal3mArc/S220/HPIM0541+(Medium).JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5860066610173406023.post-8896826715655604390</id><published>2008-12-21T14:13:00.004Z</published><updated>2008-12-22T21:43:25.891Z</updated><title type='text'>HAVA KİRLİ DEĞİL (MİŞ), ÖLÇÜM CİHAZI ARIZALI İMİŞ?</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_Sz_e-8W_kWQ/SU5QpsgHafI/AAAAAAAAAmM/cmWziewHG2s/s1600-h/fft5_mf87751.Jpeg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 219px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_Sz_e-8W_kWQ/SU5QpsgHafI/AAAAAAAAAmM/cmWziewHG2s/s320/fft5_mf87751.Jpeg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5282248090202892786" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Bu şu demek; hem oyunuzu alırım hem zehirlerim. Ankara da yaşayan biri olarak, saat altı civarında sokağa çıktığınız da genziniz yanıyor. Cihaz böyle bir şeyi asla anlayamaz. O yüzdende cihaza inanmak zorundayız. Ankaralılar zehirlensinler önemli değil. Üstelik bol miktarda dağıtlan kömürlerle de "oy'lar" nasılsa cepte. Hem zehirlenin, hemde oylarınızı verin. Siz buna layık mısınız?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;yalnızlık aslında birçok alanda birden olmaktır&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5860066610173406023-8896826715655604390?l=sargnm.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sargnm.blogspot.com/feeds/8896826715655604390/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5860066610173406023&amp;postID=8896826715655604390&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/8896826715655604390'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/8896826715655604390'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sargnm.blogspot.com/2008/12/hava-kirli-deil-mi-lm-chazi-arizali-imi.html' title='HAVA KİRLİ DEĞİL (MİŞ), ÖLÇÜM CİHAZI ARIZALI İMİŞ?'/><author><name>monolog</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11477455437364688842</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_Sz_e-8W_kWQ/SZx-maQQmkI/AAAAAAAAAo4/oWUIal3mArc/S220/HPIM0541+(Medium).JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_Sz_e-8W_kWQ/SU5QpsgHafI/AAAAAAAAAmM/cmWziewHG2s/s72-c/fft5_mf87751.Jpeg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5860066610173406023.post-1668953516044565517</id><published>2008-12-20T14:15:00.003Z</published><updated>2008-12-20T14:28:03.488Z</updated><title type='text'>799 YTL lik Partner Üyelik ile 1000 USD lik Reklam Ücretsiz</title><content type='html'>Reklamlarını Search-Earn.com üzerinden yayınlamak isteyenler için süper fırsat. 31 Aralık 2008 tarihine kadar 799 YTL den partner üyelik başlatan hesaplara 1000 USD değerinde reklam tamamen ücretsiz olarak başlatılacaktır. Hesaplar reklamları tek seferde veya dilediği zaman parça parça yükleyebilir. Bu sınırlı sayıda ki fırsattan yararlanmak için partner üyeliğinizi hemen başlatın, aynı gün içinde ücretsiz reklam puanlarınızı hesabınıza yükleyelim, reklamlarınızı hesabınızdan dilediğiniz zaman başlatın! Siz de hayallerinize kavuşmak için partner üyeliğinizi bugün başlatın büyük fırsattan hemen yararlanın. Büyük Search-Earn ailesinin bir parçası olun. &lt;br /&gt;Patner kampanya :http://www.search-earn.com/sevdor&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;yalnızlık aslında birçok alanda birden olmaktır&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5860066610173406023-1668953516044565517?l=sargnm.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sargnm.blogspot.com/feeds/1668953516044565517/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5860066610173406023&amp;postID=1668953516044565517&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/1668953516044565517'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/1668953516044565517'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sargnm.blogspot.com/2008/12/799-ytl-lik-partner-yelik-ile-1000-usd.html' title='799 YTL lik Partner Üyelik ile 1000 USD lik Reklam Ücretsiz'/><author><name>monolog</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11477455437364688842</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_Sz_e-8W_kWQ/SZx-maQQmkI/AAAAAAAAAo4/oWUIal3mArc/S220/HPIM0541+(Medium).JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5860066610173406023.post-7748448294182258718</id><published>2008-12-18T15:39:00.000Z</published><updated>2008-12-18T15:40:12.053Z</updated><title type='text'>Mutlu anarşist yoktur</title><content type='html'>Engin Ardıç: Mutlu anarşist yoktur&lt;br /&gt;Tarih: 17.12.2008 Saat: 23:52 Gönderen: karakutu&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anarşizm, aslına bakarsanız, komünizmden daha ilginç bir ütopyadır. Ama ütopyadır işte, gerçekleşmesi asla mümkün olmayan...&lt;br /&gt;Fakat hemen altını çizelim: Çok ciddi bir siyasi ve felsefi görüş olan anarşizmin, 12 Mart döneminde cahil ve kafasız bürokratların uydurdukları tanımla ilgisi yoktur. Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının anarşizmle uzaktan yakından hiçbir ilgileri yoktu.&lt;br /&gt;Anarşizm, her türlü "otoriteyi" reddeder.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nasıl faşizmin tanımı, Mussolini'nin adamı Giovanni Gentile tarafından "her şey devlet için ve devlet içindedir, hiçbir şey devletin dışında ya da devlete karşı değildir" şeklinde yapıldıysa, anarşizm de bunun tam zıddı olarak devlet fikrine bütünüyle karşıdır.&lt;br /&gt;Anarşizme "bireyci komünizm" denildiği de olmuştur. Renkleri kızıl ve karadır. Günümüzde de kara bayrak açarlar.&lt;br /&gt;İki yönde gelişti: Birincisi, "banka soymak, sağa sola bomba atmak ve adam öldürmek" gibi kısır ve aptalca eylemler... (Avusturya İmparatoriçesi Sissi'yi bıçaklayan İtalyan anarşisti Luccheni'yi hatırlayalım... Cenevre'ye öylesine, keyfe keder bir eylem yapmak, ünlülerden birini öldürmüş olmak amacıyla gelmiş, asıl gözüne kestirdiği Fransız aristokratını bulamayınca oralarda gezmekte olan Sissi'yle idare etmiş!)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İkincisi de, iktidarı bir sosyalist partiye falan değil, işçi sendikalarının bizzat kendilerine vermek isteyen İspanyol "anarko-sendikalist" hareketi...&lt;br /&gt;Anarşizm, General Franco tarafından 1939 yılında öldürüldü. Daha önce, iç savaş boyunca, İspanyol komünistleri de, sözde müttefikleri fakat aslında "can düşmanları" olarak gördükleri anarşistleri ezmek için ellerinden geleni artlarına koymamışlardı.&lt;br /&gt;İspanyol anarşistleri çok güçlüydüler, fakat içine düştükleri temel açmaz onları çok şaşırtmıştı: Faşizme karşı, hiç sevmedikleri, ortadan kaldırmak istedikleri İspanyol Cumhuriyeti'yle işbirliği yapmak, bir düzene girmek, örneğin orduya asker yazılmak zorundaydılar!&lt;br /&gt;Kafalarında bu çelişkiyi çözemeden tarihe karıştılar. Anarşizm, bitmişti.&lt;br /&gt;Her alanda geriden gelen Türkiye'de, daha şimdi şimdi tek tük ortaya çıkıyor!&lt;br /&gt;Atina'daki olayları anarşistlerin yarattığı ve büyüttüğü ortaya çıktı ya (seksenli yıllarda, iki evlilik arasına sığdırdığım sevgililerim arasında Yunanlı bir anarşist kız da vardı, Atina'da bunların "mekânlarına" falan da takılmışlığım oldu, Eksarhia Meydanı'ndaki kahvelere ve barlara bakacaksınız), bizim Ecevit Kılıç da mükemmel gazetecilik yapmış, Türk anarşistlerini bulup konuşturmuş...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Okuyunca onları hem sevdim hem de üzüldüm.&lt;br /&gt;Mutlak eşitlik bir rüyadır, insan toplulukları da yönetimsiz varolamazlar çünkü...&lt;br /&gt;Kimlik taşımamayı, ya da polis sorunca göstermemeyi başkaldırı sanıyorlar, çek ya da kredi kartı kullanmayınca da kapitalizme karşı çıkmış oluyorlar!&lt;br /&gt;Bir çeşit toplum dışı "hippi" olmaya çalışıyorlar...&lt;br /&gt;Yetmiş milyonluk ülkede bin kişilik minik bir azınlık, siyasi düşünce hayatımızda sevimli bir "kenar süsü" olarak kalacaklar.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;yalnızlık aslında birçok alanda birden olmaktır&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5860066610173406023-7748448294182258718?l=sargnm.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sargnm.blogspot.com/feeds/7748448294182258718/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5860066610173406023&amp;postID=7748448294182258718&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/7748448294182258718'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/7748448294182258718'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sargnm.blogspot.com/2008/12/mutlu-anarist-yoktur.html' title='Mutlu anarşist yoktur'/><author><name>monolog</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11477455437364688842</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_Sz_e-8W_kWQ/SZx-maQQmkI/AAAAAAAAAo4/oWUIal3mArc/S220/HPIM0541+(Medium).JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5860066610173406023.post-7626840226284496291</id><published>2008-12-18T15:02:00.002Z</published><updated>2008-12-18T15:03:05.963Z</updated><title type='text'>VUCUDU KORUYAN KURU YEMISLER</title><content type='html'>Kuruyemişlerin pek çok yararı var. Televizyon karşısında basit bir atıştırma yaparken bile ihtiyacınız olan vitamin ve mineralleri alabilirsiniz. İşte kuruyemişler ve faydaları…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Badem&lt;br /&gt;Beden ve zihin yorgunluğunu giderir. Böbrek, mesane ve tenasül yollarındaki iltihapları giderir. Baş ağrısı karaciğer ve böbrek ağrılarını hafifletir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fındık&lt;br /&gt;Vücuda kuvvet verir. Kalp rahatsızlıklarının en önemli nedeni olan yüksek kolesterolün düşürülmesinde en önemli ilaçtır. (%25.2 oranında)İnsan vücuduna yaralı kalsiyum, demir, karbonhidrat, yağ ve çinko ile metabolizmayı düzenler, kemiklerin gelişmesini sağlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;E vitamini açısından zengindir. Kansızlığa karşı koruyucu etki yapar. Kanser yapıcı etmenlerin oluşmasını önler ya da oluştuktan sonra onları etkisiz hale getirerek vücudu korur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Antep fıstığı&lt;br /&gt;Antep fıstığında kolesterol yoktur. Kandaki kolesterol seviyesini düşürür. Kroner kalp hastalığı riskini azaltır. Antep fıstığı, protein yönünden 2 kat, fosfor yönünden 4 kat etten daha üstündür. İnce bağırsakta glikoz emilimini azaltır ve kan şekerinin yükselmesini önler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yer fıstığı&lt;br /&gt;Vücudun gelişmesini sağlar. Beden ve zihin gücünü arttırır. Göğsü yumuşatır. Öksürük söktürür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kabuklu yer fıstığı&lt;br /&gt;İçeriğinde sabit yağ ve proteinli maddeler vardır. Böbrek ve safra kesesi ağrılarını hafifletir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beyaz leblebi&lt;br /&gt;Mide suyunu çekmede ve zayıflamak isteyenler için açlıklarını bastırmada önemli bir işleme sahiptir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sarı leblebi&lt;br /&gt;Hammaddesi nohuttur. Vücudu kuvvetlendirir. Anne sütünü arttırır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayçekirdeği&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayçekirdeğinin içeriğindeki yağ damar sertliğini giderir. Kalp, sinir hastalıklarını önler. Bol E vitamini ve protein içerir. Cinsel gücü arttırır. İktidarsızlığı önler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kabak çekirdeği&lt;br /&gt;Mükemmel bir kurt ilacıdır. Günde çocuklarda 10 -15 adet, büyüklerde 20-30 adet kabak çekirdeği yenmelidir. Tenya solucanlarını gidermek için de kabak çekirdeği iyi bir ilaçtır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mısır&lt;br /&gt;Yüzde 18.3 gibi yüksek oranda lif içerir. Mısırın içeriğindeki yüksek karbonhidrat enerji seviyesini yükseltir. İçinde protein, kalsiyum, demir, fosfor, A vitamini bulunur.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;yalnızlık aslında birçok alanda birden olmaktır&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5860066610173406023-7626840226284496291?l=sargnm.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sargnm.blogspot.com/feeds/7626840226284496291/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5860066610173406023&amp;postID=7626840226284496291&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/7626840226284496291'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/7626840226284496291'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sargnm.blogspot.com/2008/12/vucudu-koruyan-kuru-yemisler.html' title='VUCUDU KORUYAN KURU YEMISLER'/><author><name>monolog</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11477455437364688842</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_Sz_e-8W_kWQ/SZx-maQQmkI/AAAAAAAAAo4/oWUIal3mArc/S220/HPIM0541+(Medium).JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5860066610173406023.post-5723539205019849021</id><published>2008-12-06T12:10:00.002Z</published><updated>2008-12-06T12:13:11.603Z</updated><title type='text'>İklim Değişikliğine Karşı Şimdi Harekete Geçin!</title><content type='html'>Hükümetler Birleşmiş Milletler İklim Toplantısı için Poznan’da. İklim değişikliği sebebiyle dünyamızın geri dönüşü olmayan noktaya ulaşmasına çok az kalmışken, küresel sera gazı salımlarında artış devam ederken görünürde anlaşmayla ilgili net bir ilerleme yok. Hem Kuzey Kutbu'ndaki, hem de Antarktika’daki buzların erimesi bilim insanlarının en kötü varsayımlarının bile üstünde çıktı. Tam anlamı ile, milyonlarca yaşam risk altında. Yıkıcı ekonomik sonuçlar ve türlerin yok olması ile karşı karşıyayız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hükümetlerin durumun aciliyetinin ve iklim değişikliğinin etkilerinden Dünya’yı kurtarmak için ciddi kararlar alınması gerektiğinin farkında olmadığı ortada. Türkiye’de de hükümet, temiz yenilenebilir enerjilere ve enerjinin akılcı kullanımına yatırım yapmak yerine iklim değişikliğinin en büyük sorumlusu olan kömür santrali için 47 lisans vererek ve bizi daha büyük çözümsüzlüklere sürükleyecek nükleer santral planları yaparak üzerinde yaşadığımız Dünya’ya karşı sorumsuz tavrına devam ediyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Krizde bankaları ve milyar dolarlık şirketleri kurtarmaya çok hevesli olan ancak iklim değişikliğine karşı en küçük adımı bile atmakta tereddüt eden politikacılara önceliğimizin Dünya ve milyarlarca yoksul insan olduğunu göstermek için ve 2009 Kopenhag İklim Değişikliği toplantısına kadar somut adımlar atmaya çağırmak için elimizde iyi bir fırsat var!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; 6 Aralık’ta İklim Zirvesi için bize katılın.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;yalnızlık aslında birçok alanda birden olmaktır&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5860066610173406023-5723539205019849021?l=sargnm.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sargnm.blogspot.com/feeds/5723539205019849021/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5860066610173406023&amp;postID=5723539205019849021&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/5723539205019849021'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/5723539205019849021'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sargnm.blogspot.com/2008/12/iklim-deiikliine-kar-imdi-harekete-gein.html' title='İklim Değişikliğine Karşı Şimdi Harekete Geçin!'/><author><name>monolog</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11477455437364688842</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_Sz_e-8W_kWQ/SZx-maQQmkI/AAAAAAAAAo4/oWUIal3mArc/S220/HPIM0541+(Medium).JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5860066610173406023.post-5034023733319632394</id><published>2008-12-03T21:36:00.001Z</published><updated>2008-12-03T21:38:11.780Z</updated><title type='text'>YAKIŞMIŞLAR MI?</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_Sz_e-8W_kWQ/STb8NXOoCVI/AAAAAAAAAls/iz-49i2jjB4/s1600-h/fft5_mf77525.Jpeg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 186px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_Sz_e-8W_kWQ/STb8NXOoCVI/AAAAAAAAAls/iz-49i2jjB4/s320/fft5_mf77525.Jpeg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5275681320014973266" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;PENGUEN Dergisinden alıntı&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;yalnızlık aslında birçok alanda birden olmaktır&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5860066610173406023-5034023733319632394?l=sargnm.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sargnm.blogspot.com/feeds/5034023733319632394/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5860066610173406023&amp;postID=5034023733319632394&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/5034023733319632394'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/5034023733319632394'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sargnm.blogspot.com/2008/12/yakimilar-mi.html' title='YAKIŞMIŞLAR MI?'/><author><name>monolog</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11477455437364688842</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_Sz_e-8W_kWQ/SZx-maQQmkI/AAAAAAAAAo4/oWUIal3mArc/S220/HPIM0541+(Medium).JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_Sz_e-8W_kWQ/STb8NXOoCVI/AAAAAAAAAls/iz-49i2jjB4/s72-c/fft5_mf77525.Jpeg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5860066610173406023.post-4050996272226735265</id><published>2008-12-03T12:17:00.000Z</published><updated>2008-12-03T12:19:49.213Z</updated><title type='text'>Metropol Riskleri !!!</title><content type='html'>METROPOLLERDE SIZI BEKLEYEN RISKLER&lt;br /&gt;RISKS THAT YOU CAN  FACE IN METROPOLIS&lt;br /&gt;Tayfun Ozdikmen&lt;br /&gt;Altay Savunma Sistemleri ve Techizatlari Koll Sti. - Risk &amp; Guvenlik&lt;br /&gt;Yonetimi Sorumlusu&lt;br /&gt;Adli Bilimler Dergisi / Turkish Journal of Forensic Sciences, 7(3): 58-62,&lt;br /&gt;2008&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ozet&lt;br /&gt;Ozellikle buyuk kentlerimizde teror farkli kollardan faaliyetlerine devam&lt;br /&gt;etmektedir. Hal boyleyken calisanlarimizin evinden isine, isinden evine&lt;br /&gt;ulasimlarinda, sokakta, carsida, ve hatta konutlarinda kendilerini&lt;br /&gt;bekleyen bir takim tehlikeleri minimize edebilecek bilgiye sahip olmalari&lt;br /&gt;gerekliligi akillara geliyor. Bu tur teror risklerini sifira indirmek&lt;br /&gt;mumkun gozukmemekte eger mumkun olsaydi savaslar olmaz, cinayetler&lt;br /&gt;islenmez, gasp, sabotaj, insan kacirmalar gibi olaylar yasanmazdi.&lt;br /&gt;Esasinda her insanin, her bolgenin, her kurum ve kurulusun kendine ozgu&lt;br /&gt;riskleri ve buna paralel olarak cozumleri vardir. Kisaca yasam&lt;br /&gt;kosullarimizi tehdit eden teror risklerinin oyle birkac sayfada ifade&lt;br /&gt;edilebilecek bir yontemi yoktur. Peki bu durumda ne yapmaliyiz? Asagida&lt;br /&gt;genel olarak onermis oldugum onleyici davranis metotlari sizleri bir takim&lt;br /&gt;tehlikelerden koruyacaktir. Bu tur onleyici davranislar sagduyudur;&lt;br /&gt;teknoloji degildir. Techizata gerek yoktur ve normal hayat akisini&lt;br /&gt;bozmadan gunluk yasama adapte edilebilir. Herkesin gunluk yasamda uymasi&lt;br /&gt;gereken onleyici davranislardan bazilari asagidaki gibidir;&lt;br /&gt;Anahtar Kelimeler; Rutinden Kacinmak, Bilgi Guvenligi, Sokaktaki Riskler,&lt;br /&gt;Riske Karsi Koyma&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1.         Uyanik ve Dikkatli Olmak&lt;br /&gt;Uyaniklik ve dikkat sahsi guvenligin saglanmasinda esastir. Cevreye&lt;br /&gt;dikkatli bakildiginda normal olmayan durumlarin anlasilmasi icin&lt;br /&gt;cogunlukla ip uclari bulunur. Etrafiniza dikkatli bakin;  supheli herhangi&lt;br /&gt;bir sey gorurseniz derhal rutininizi degistirin. (1)&lt;br /&gt;2.         Rutinden Kacinmak&lt;br /&gt;2.1       En hassas anlar varis ve cikislardir. (ev/isyeri) Rutin&lt;br /&gt;hareketler hedef olmayi kolaylastirir. Buna karsilik, bazen en basit&lt;br /&gt;hareketler sizi rutinden cikarir.&lt;br /&gt;·         Birisi tarafindan alinmayi  saglamak,&lt;br /&gt;·         Gidilen yolun degistirilmesi,&lt;br /&gt;·         Taksi, ozel araba veya kurulus arabasini degistirerek kullanma,&lt;br /&gt;·         Varis ve cikis saatlerinin rutin olmamasi,&lt;br /&gt;2.2      Baska biri sizin rutininizi mi ogrenmeye calisiyor? Ogrenin, size&lt;br /&gt;buyuk avantaj saglar. UNUTMAYIN; Rutini degistirmek saldirganin bilgi&lt;br /&gt;toplamasini zorlastirir.&lt;br /&gt;3.        Bilgiye Ulasimi Kisitlamak&lt;br /&gt;Bilgiye ulasimi kisitlamak, saldirganin, elindekinden fazla kaynak&lt;br /&gt;kullanimini gerektirecektir.&lt;br /&gt;3.1       Dusuk profil kullanin: Uzerinizde mumkun oldugunca isinizle&lt;br /&gt;ilgili belge, kisisel planlar ve aliskanliklarinizla ilgili bilgi&lt;br /&gt;bulundurmayin.&lt;br /&gt;3.2       Ihtiyac olmayan hassas belgeler mutlaka imha edilmeli, sadece&lt;br /&gt;cop kutusuna atilmasiyla yetinilmemelidir.  Cop kutulari bilgi toplamak&lt;br /&gt;icin kullanilan en musait yerlerdir.&lt;br /&gt;3.3       Acik park alanlarinda arabada anahtar birakilmasi gerekiyorsa&lt;br /&gt;sadece kontak anahtari birakilmalidir, arac anahtariniza ilistirilmis ev&lt;br /&gt;ve isyerinizdeki kasa, dolap anahtarlarinizi uzerinize aliniz.&lt;br /&gt;3.4       Sagduyu ve icgudulere guvenmek zaman zaman saglikli sonuclar&lt;br /&gt;verebilir. (1)&lt;br /&gt;Her zaman acil telefon listesi bulundurulmali veya ezberde tutulmalidir.&lt;br /&gt;-          Polis (155 veya 156 jandarma)&lt;br /&gt;-          Hastane (Acil yardim 112)&lt;br /&gt;-          Arkadas ve is arkadaslari&lt;br /&gt;-          Komsu v.b.&lt;br /&gt;·         Cep telefonunuzun kapsama alani disinda olacagini veya sarjinin&lt;br /&gt;bitebilecegi ihtimalini dusunerek sokaktan telefon edebilmek icin jeton&lt;br /&gt;veya kart bulundurulmalidir.&lt;br /&gt;·         Mutlaka nereye gittiginizi ve planlarinizi guvendiginiz en az&lt;br /&gt;bir kisiye bildiriniz.&lt;br /&gt;·         Etraf taninmali, yol isaretleri ogrenilmeli, sokaklar&lt;br /&gt;bilinmelidir.&lt;br /&gt;·         Guvenlik guclerinin uniformalari taninmalidir. (Polis, belediye&lt;br /&gt;zabitasi, jandarma, ozel guvenlik v.b.)&lt;br /&gt;·         Kisilerle tartismaya girilmemeli, politik gosterilerden uzak&lt;br /&gt;durulmalidir.&lt;br /&gt;·         Aksam saatlerinde yaya olarak sokakta olmaniz gerekiyorsa sokak&lt;br /&gt;aydinlatmasi olan yerler tercih edilmeli tenha yollarda bulunulmamalidir.&lt;br /&gt;·         Park, kopru altlari, terk edilmis yapilar, insaat gibi yerleri&lt;br /&gt;mesken edinmis kotu niyetli kisilerin olabilecegi unutulmamali boyle&lt;br /&gt;yerlerin yakinindan bile yaya olarak gecilmemelidir.&lt;br /&gt;·         Firmanizin potansiyel dusmanlari olabilecegi ihtimalini goz&lt;br /&gt;onune alarak is yerinizin ismini ve/veya logosunu tasiyan arac&lt;br /&gt;kullanmamaya ozen gosterilmelidir.&lt;br /&gt;·         Calisilan kurumun adini tasiyan hicbir sey mumkun oldugunca&lt;br /&gt;arabada birakilmamalidir.&lt;br /&gt;·         Gizli evraklar saklanmali ve hicbir zaman arabada&lt;br /&gt;birakilmamalidir. (1)&lt;br /&gt;Arac kullanirken Hareket Tarzlari&lt;br /&gt;Kacirilma veya herhangi bir zarara ugramamak icin arac kullanirken&lt;br /&gt;uyulmasi gereken guvenlik tedbirlerini bilmek gereklidir.&lt;br /&gt;Oneriler:&lt;br /&gt;Arac seyir halindeyken bile kapilar her zaman kilitli tutulmalidir.&lt;br /&gt;Ozellikle trafik isIklarinda duruldugunda arka kapilarin acilip icerideki&lt;br /&gt;canta, paket, belge gibi esyalarin calindigi oldukca sIk gorulen bir&lt;br /&gt;durumdur. Hirsizlik amacli olmasa bile arac dururken arka tarafa sizma ve&lt;br /&gt;aracin silah zoru ile kacirilmasi olayi oldukca mumkundur.&lt;br /&gt;Yabancilara kapilar hicbir zaman acilmamalidir.&lt;br /&gt;Anahtarlara sahip cikilmali; anahtarliga isim veya is yeri logosu, ev&lt;br /&gt;anahtari, kasa anahtari takilmamalidir.&lt;br /&gt;Araca binmeden once her defasinda iyice kontrol ederek herhangi bir&lt;br /&gt;degisIklik tespit edilmeye calisilmalidir.&lt;br /&gt;Yakina park etmis araclara ve icindekilere dikkat edilmelidir.&lt;br /&gt;Benzin deposu mutlaka 1/3 dolu tutulmali ve kilitli benzin kapagi&lt;br /&gt;kullanilmalidir. (Deposunda az yakit olan araclarin her hangi bir kaza,&lt;br /&gt;atesli silah gibi saldirilarda patlama riski oldukca fazladir.)&lt;br /&gt;Eger arac calismazsa derhal yardim istenilmelidir. Kasti olarak bozulmus&lt;br /&gt;olabilecegi akla getirilmelidir. Hic bir zaman rast gele yardim teklifleri&lt;br /&gt;kabul edilmemelidir.&lt;br /&gt;Mumkun oldugu kadar ana yollar takip edilmeli, ara ve karanlik yollara&lt;br /&gt;girilmemelidir.&lt;br /&gt;Yuksek suc orani oldugu bilinen yerlerde dolasilmamalidir.&lt;br /&gt;Manevra yapabilmek amaciyla ondeki aracla olan mesafe korunmalidir. Trafik&lt;br /&gt;isIklarinda dururken orta serit tercih edilmeli, kaldirima yakin bekleme&lt;br /&gt;yapilmamalidir.&lt;br /&gt;Yardim isteyen varsa kesinlikle durulmamalidir. En yakin yerden  telefon&lt;br /&gt;ederek yardim gonderilebilir.&lt;br /&gt;Gercek niyetlerini tahmin edilemedigi icin Otostop yapanlara kesinlikle&lt;br /&gt;durulmamalidir.&lt;br /&gt;Araclar korunakli otoparklarda birakilmali, karanlik yerlerde park&lt;br /&gt;edilmemelidir.&lt;br /&gt;Cikisin kolay olmasi acisindan, arac daima ters park edilmelidir. (Aracin&lt;br /&gt;on kismi seyir istikametinde olmali manevra gerektirmemeli.)&lt;br /&gt;Yakinlardaki supheli araclar kontrol edilmeden arac terk edilmemelidir..&lt;br /&gt;Araca birisinin yanasip dusmanca davranmasi durumunda;&lt;br /&gt;Kapilarin kilitli oldugu tekrar kontrol edilmeli,&lt;br /&gt;Kornaya devamli basilmali,&lt;br /&gt;IsIklar devamli yakip sondurulmelidir.&lt;br /&gt;17.       Zorla durdurma tesebbusu halinde, carpma riski olsa da asla&lt;br /&gt;durulmamalidir. Ilgi cekmek icin devamli kornaya basilmali ve aydinlik ya&lt;br /&gt;da yardim gelebilecek bir yone dogru surulmelidir. Yardim istenilmelidir;&lt;br /&gt;araci tarif etmek ve plaka numarasini hatirlamaya calismak onemlidir.&lt;br /&gt;18.       Kirmizi isIkta veya dur isaretinde dururken biri iceri girmeye&lt;br /&gt;kalkarsa, kirmizi isIkta dahi olsa arac hizla surulmeli ve kornaya&lt;br /&gt;basilmalidir.&lt;br /&gt;19.       Takip edilme suphesi durumunda, asagidaki hareketler yapilarak&lt;br /&gt;suphe giderilmeye calisilmalidir;&lt;br /&gt;·         Yol degistirilmeli, ayni yolda devam edilmemelidir.&lt;br /&gt;·         Arac bir yavas, bir hizli surulerek arkadaki arac&lt;br /&gt;izlenilmelidir.&lt;br /&gt;·         Eger bir meydana gelinmis ise, arac iki defa meydanin etrafinda&lt;br /&gt;dolastirilmali ve supheli arac izlenilmelidir.&lt;br /&gt;·         Suphe aciga vurulmamalidir; hizla bilgi edinilmeli ve guvenli&lt;br /&gt;bir yere   dogru surup, yardim istenilmelidir.&lt;br /&gt;·         Hicbir zaman ana yol terk edilmemeli, ara sokaklarda&lt;br /&gt;dolasilmamalidir. (2)&lt;br /&gt;Taksi Ile Seyahat&lt;br /&gt;Zaman zaman taksi kullanmak, rutini degistirmek amaciyla tercih&lt;br /&gt;edilmelidir. Bu yontem rutin yollarda veya bilinmeyen yorelere seyahat&lt;br /&gt;edilecekse kullanilmalidir.&lt;br /&gt;Oneriler;&lt;br /&gt;1.         Taksi cagirirken, eger taninan bir sirket mevcut degilse, ilk&lt;br /&gt;duran taksiye binilmemesi gerekir.&lt;br /&gt;Bir muddet yuruyup taksi cagirmak tavsiye edilir. Taksinin sizin&lt;br /&gt;hareketinizle durduguna dikkat edilmelidir;  kasten gonderilmis, gelmis de&lt;br /&gt;olabilir.&lt;br /&gt;2.         Baskalarinin  taksi yollamalarina izin verilmemesi gerekir.&lt;br /&gt;3.         Eger bolge taniniyorsa, sofore yol tarif edilmeli ve o yoldan&lt;br /&gt;gitmesi icin israr edilmelidir.&lt;br /&gt;4.         Eger supheli bir durum varsa, araba tereddutsuz durdurulup&lt;br /&gt;hemen yardim istenmelidir.&lt;br /&gt;5.         Taksiye binerken iceride herhangi birinin olup olmadigi kontrol&lt;br /&gt;edilmeli, aracin plakasi kontrol edilmeli ve akilda tutularak gerekirse&lt;br /&gt;yardim icin ihbarda bulunulmalidir. (sms yollayarak veya bildiginiz bir&lt;br /&gt;yabanci lisanla bu isi yapabilirsiniz)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eve Gelis ve Cikislarda Davranis Sekli&lt;br /&gt;Tehlikeli bir durumla karsilasmamak icin nasil davranilmasi gerektigi ile&lt;br /&gt;ilgili yonlendirmeyi aciklar.&lt;br /&gt;Oneriler;&lt;br /&gt;Eger mumkunse kapi, zil ve posta kutusu uzerine isim yazilmamalidir.&lt;br /&gt;Ozellikle ust duzey yoneticiyseniz bu sizin desifre olmanizi onleyecektir.&lt;br /&gt;Eger posta kutusuna isim yazilmasi gerekiyorsa daire numarasi&lt;br /&gt;yazilmamalidir.&lt;br /&gt;Acil durumlarda ulasabilmek icin komsulari tanimakta yarar vardir.&lt;br /&gt;Ozellikle geceleri eve gelislerde  daha dikkatli olunmali daire girisinde&lt;br /&gt;veya kapida her hangi bir farklilik olup olmadigi kontrol edilmelidir.&lt;br /&gt;Elde gerektiginde silah olarak kullanilabilecek bir sey tasinmalidir&lt;br /&gt;(canta, anahtarlik vb.)&lt;br /&gt;Merdiven girislerindeki isIklar yakilmalidir. (3)&lt;br /&gt;5.         Daireye gelindiginde;&lt;br /&gt;·         Eger iceriye girildigine dair belirtiler varsa, iceri&lt;br /&gt;girilmemelidir. Apartman derhal terk edilip yardim istenilmelidir. Yari&lt;br /&gt;acik duran  kapilarda Bubi Tuzagi ihtimaline karsi kontrol edilmeden&lt;br /&gt;acilmamalidir.&lt;br /&gt;·         Eger her sey yolundaysa iceri dikkatli girilmeli ve evdeki&lt;br /&gt;sartlarin normal olup olmadigi kontrol edilmelidir.&lt;br /&gt;·         Eger her sey normalse kapi kilitlenip zincir takilmalidir.&lt;br /&gt;6.         Kapi zili caldiginda;&lt;br /&gt;·         Goz deliginden bakarak gelen kisi taninmaya calisilmalidir.&lt;br /&gt;·         Eger gelen tanidiksa, zincir cikarilmadan kapi aralanmali ve&lt;br /&gt;yaninda baska kimselerin olmadigi tespit edilmelidir.&lt;br /&gt;·         Eger bir teslimat veya teknisyen bekleniliyorsa, beklenilen kisi&lt;br /&gt;olup olmadigini kontrol icin tanitici kimlik istenilmelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;·         Eger kisi tanidik degilse, kimligi ile ilgili sorular ve gelis&lt;br /&gt;nedeni sorulmalidir.&lt;br /&gt;·         Eger gelen kisiden beklenen cevaplar alinamiyorsa, gonderen&lt;br /&gt;firma ile temas kurulmali ve kimligi teyit edilmelidir.&lt;br /&gt;·         Eger ziyaretcinin kimligi dogrulanamiyorsa, ziyaretciye&lt;br /&gt;gercekten firma tarafindan yollandiginin nasil kontrol edilebilecegi&lt;br /&gt;sorulmali, eger kimlik dogrulanamiyorsa, kapi acilmamalidir.&lt;br /&gt;·         Gerekirse, komsular aranip, kapinin onundeki kisinin kimliginin&lt;br /&gt;sorgulamasi rica edilebilir.&lt;br /&gt;·         Halen suphe giderilemediyse, KAPI ACILMAMALIDIR.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;7.         Iceri zorla girme tesebbusu varsa;&lt;br /&gt;·         Yapilacak ilk hareket polise haber vermek olmalidir.&lt;br /&gt;·         Dairedeki tum kapilar kilitlenmelidir.&lt;br /&gt;·         Guvenlik odasina saklanmakta yarar vardir.&lt;br /&gt;(Tercihen yatak odasi olmalidir. Buradaki kapiya ekstra silindir kilit&lt;br /&gt;takilmis ve menteseleri guclendirilmis olmalidir.)&lt;br /&gt;·         Varsa megafon kullanarak yoksa bagirarak komsularin ya da&lt;br /&gt;kapicinin veya varsa guvenlik gorevlilerinin  yardima cagirilmasi gerekir.&lt;br /&gt;(3)&lt;br /&gt;8.         Evden cikarken ve sokakta;&lt;br /&gt;·         Goz deligi kullanilarak disarisi kontrol edilmelidir.&lt;br /&gt;·         Merdiven isIklari yakilmalidir.&lt;br /&gt;·                     Rutin degistirilmeli. Ev her zaman ayni saatte terk&lt;br /&gt;edilmemelidir.&lt;br /&gt;·                     Uzerinizde gereksiz kredi kartlarinizi ve paranizi&lt;br /&gt;tasimayiniz, varsa celik kasaniza yoksa guvenli bir yerde muhafaza diniz.&lt;br /&gt;·                     Canta tasiyorsaniz mumkun oldugunca carpraz olarak&lt;br /&gt;boynunuza asiniz. Boylelikle kap kac yontemiyle kolaylikla&lt;br /&gt;calinamayacaktir.&lt;br /&gt;·                     Issiz yerlerde ve guvensiz buldugunuz ortamlarda cep&lt;br /&gt;telefonunuzu kullanmamaya gayret gosteriniz..&lt;br /&gt;·                     Alti lastik ayakkabi giymek rahatlikla kosmanizi,&lt;br /&gt;dusmemenizi saglayacaktir.&lt;br /&gt;·                     Ummadiginiz anlarda yaniniza sokulan birden fazla&lt;br /&gt;(adres sormak vs) kisi(lerin) tehlikeli olabilecegini unutmayiniz.&lt;br /&gt;·                     KesIk el basparmagi yan keseciligin kolay&lt;br /&gt;yapildigini isaret eder. Bu tur eksIk uzuv olan, etrafinizda dolasan&lt;br /&gt;kisilere dikkat ediniz.&lt;br /&gt;·                     Toplu tasima araclarinda mumkun oldugunca surucuye&lt;br /&gt;yakin olunuz, ayaktaysaniz sirtinizin cama dogru olmasina dikkat ediniz.&lt;br /&gt;·                     Emanet almayiniz, dilencilerin yalvarislarina kulak&lt;br /&gt;asmayiniz ve duraksamayiniz.&lt;br /&gt;·                     Madde bagimlisi bir kisiyle karsilastiniz ve&lt;br /&gt;yalnizsaniz direnemeyeceginizi anladiginizda istedigi kucuk miktarda&lt;br /&gt;parayi veriniz. Asla onunla tartismaya girmeyiniz.&lt;br /&gt;·                     Basin ve yayin organlarindan gunluk haberleri&lt;br /&gt;izleyin / okuyunuz bu sizin bilinclenmenizi saglayacaktir.&lt;br /&gt;·                     Hassas gunler takip edilmeli (ornegin teror&lt;br /&gt;orgutlerinin yildonumu vb) boyle gunlerde eyleme acik bolgelerde&lt;br /&gt;bulunulmamali, gosteri ve eylemlere karsi dikkatli olunmalidir..&lt;br /&gt;·                     Sokakta yururken elinizde silah olarak canta,&lt;br /&gt;anahtarlik vb gibi seyler bulundurun.&lt;br /&gt;·                     Kasitla yapilan kaza, kavga, hasta, yarali&lt;br /&gt;numaralarina karsi dikkatli olun ve iyice gozlemlemeden, olayin gercek&lt;br /&gt;olup olmadigini anlamadan yardima tesebbus etmeyin.&lt;br /&gt;·                     Sokakta tanimadiginiz insanlarin cocugunuzu sevmek&lt;br /&gt;uzere yaniniza yaklasip ilgi gostermesine izin vermeyin. Bunun bir taciz&lt;br /&gt;veya oyalama cabasi olabilecegini unutmayin.&lt;br /&gt;·                     Sokakta yururken cantanizi trafik akisinin ters&lt;br /&gt;istikametine asin, yola yakin olmamaya gayret gosterin.&lt;br /&gt;·                     Supheli gordugunuz paket, canta, koli vb seylere&lt;br /&gt;asla mudahale etmeyin derhal polise haber verin..&lt;br /&gt;·                     Banka ATM lerinden para cekmeniz gerekiyorsa&lt;br /&gt;arkanizda sirada bekleyen kisilere dikkatle bakin, hareketlerini kontrol&lt;br /&gt;edin, o sirada tarafiniza yonlendirilen sorular dikkati dagitma cabasi&lt;br /&gt;olabilir, suphe duyarsaniz vazgecin baska bir yere gidin.&lt;br /&gt;·                     Sokakta, lokantada tanimadiginiz insanlardan gelen&lt;br /&gt;yiyecek ve icecek ikramlarini uygun bir mazeretle geri cevirin. (3)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaynaklar:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1.      Ucar, T.: Guvenlik Metodolojisi, Papatya Yayincilik, Istanbul,&lt;br /&gt;Temmuz 2005&lt;br /&gt;2.      Ozdikmen, T.: Adli Vakalara Acil Mudahale, Nobel Kitapevi,&lt;br /&gt;Istanbul, 2005&lt;br /&gt;3.      Zeev Gefen,The Israeli College for Security and Invastigation,&lt;br /&gt;Ders Kitaplari, Israil, 2007&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;yalnızlık aslında birçok alanda birden olmaktır&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5860066610173406023-4050996272226735265?l=sargnm.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sargnm.blogspot.com/feeds/4050996272226735265/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5860066610173406023&amp;postID=4050996272226735265&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/4050996272226735265'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/4050996272226735265'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sargnm.blogspot.com/2008/12/metropol-riskleri.html' title='Metropol Riskleri !!!'/><author><name>monolog</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11477455437364688842</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_Sz_e-8W_kWQ/SZx-maQQmkI/AAAAAAAAAo4/oWUIal3mArc/S220/HPIM0541+(Medium).JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5860066610173406023.post-4139575257465830520</id><published>2008-12-03T12:13:00.000Z</published><updated>2008-12-03T12:14:35.942Z</updated><title type='text'>Saglık Bilgisi..</title><content type='html'>Vücudun günlük hayatta verdiği çok basit belirtiler aslında bazı hastalıkların belirtisi&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;İngiliz Tıp Uzmanı Egan'ın kitabında bu belirtiler "vücudun alarm sinyalleri" SAĞLIK konularında araştırmaları ve kitaplarıyla tanınan İngiliz Tıp Uzmanı Jacqueline Nardi Egan, insan vücudunun verdiği tepkilere göre pratik bir teşhis kitabı yayınladı.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;İşte vücutta görülen sorunlar, sebepleri ve pratik çözümler:&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Aşırı derecede ince saçlar: Protein ve demir eksikliğiniz var.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Saçlarda beyazlama: Alyuvarlarınızda azalma var. B12 vitamini takviyesi yapın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aşırı derecede saç dökülmesi: Stres, fiziksel travma ve ameliyat sonrasında normaldir. Bakteriyel enfeksiyon geçirirken de saçlar çok dökülebilir. Yaşlılıktan da kaynaklanır ama çok fazla mayonez veya çiğ yumurta tüketiyor olabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kuru saçlar: Tiroid bezlerinizin iyi çalışmadığı anlamına gelir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gözlerin altında çöküntü: Uykusuzluktan kaynaklanır. Ama egzama ve alerjide de gözlerin altı kararır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Göz çevresinde sarılık ve derinin büyümesi: Kötü kolesterolün veya yüksek kolesterolün habercisidir. Ayrıca kalp hastalıklarının da erken habercisidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Göz kanlanması: Ya çok ağlıyorsunuz ya da gereğinden fazla kan sulandırıcı hap kullanıyorsunuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Göz seğirmesi: Stresten veya çok fazla kafein tüketiminden olabilir. Ya da bilgisayar karşısında çok fazla zaman geçiriyorsunuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kulak kızarması: Migren habercisidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kulağın aşırı derecede kirlenmesi: Aşırı derecede yağsız gıdalar tüketiyorsunuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kulak kaşıntısı: Egzama habercisidir. Yada iç kulakta enfeksiyon oluştuğunun göstergesidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Koku alma duyusunun kaybedilmesi: Yaşlılıkta normaldir. Ama Çinko eksikliğini gösterir. Ayrıca genç yaşta görülmesi beyin tümörü habercisi olabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kuru ağız: Çok tuzlu yiyorsunuz veya çok fazla alkol tükettiniz. Bununla birlikte çok fazla tuvalete çıkıyorsanız veya sürekli bir açlık hissediyorsanız diyabet hastası olabilirsiniz..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ağız tadının yitirilmesi: Yaşlanmada normaldir... Yada A ve B3 vitamini eksilmeniz veya dişlerinizde bir problem var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ağızda sürekli ıslaklık: Hamile olabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çenenin ses çıkarması: Esnemeyle birlikte yaşanması normaldir. Ancak her zaman oluyorsa kulak içinde iltihap olduğunu gösterir&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çenenin zor açılması, yeme zorluğu: Cilt kanseri veya ağız kanseri habercisi olabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sürekli esneme hali: Yorgunluktan ve can sıkıntısından kaynaklanır. Fazla anti depresan kullanıyor olabilirsiniz... Ayrıca doku sertleşmesi habercisi olabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vücudun uyuşması ve titremesi: Sara ve migren habercisidir. Uzuvların uyuşması ise doku sertleşmesi habercisidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Midenin guruldaması: Sindirim sistemininizin iyi çalıştığını gösterir. Ama gastrit ve bağırsak gibi hastalıkların da habercisi olabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aşırı geğirme: Süte karşı alerjiniz olabilir. Mide ve Kolon kanseri habercisi de olabilir&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;yalnızlık aslında birçok alanda birden olmaktır&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5860066610173406023-4139575257465830520?l=sargnm.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sargnm.blogspot.com/feeds/4139575257465830520/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5860066610173406023&amp;postID=4139575257465830520&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/4139575257465830520'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/4139575257465830520'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sargnm.blogspot.com/2008/12/saglk-bilgisi.html' title='Saglık Bilgisi..'/><author><name>monolog</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11477455437364688842</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_Sz_e-8W_kWQ/SZx-maQQmkI/AAAAAAAAAo4/oWUIal3mArc/S220/HPIM0541+(Medium).JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5860066610173406023.post-2117055346882487528</id><published>2008-11-15T09:24:00.001Z</published><updated>2008-11-15T09:24:20.505Z</updated><title type='text'>Lolipoplu Tesettür Argümanı</title><content type='html'>&lt;div xmlns='http://www.w3.org/1999/xhtml'&gt;&lt;div class='asset-content'&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class='asset-body'&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Geçtiğimiz günlerde, Mısır hakkında İngilizce yayın yapan politik blog The Arabist, internette dolaşmakta olan bir resme &lt;a href='http://arabist.net/archives/2008/06/25/veil-your-lollipop/' target='_blank'&gt;yer verdi&lt;/a&gt;.&lt;br /&gt;Resimde, biri ambalajında, diğeri ambalajı açılmış iki lolipop resmi&lt;br /&gt;var ve ambalajı açılmış olan lolipopun üzerine sinekler üşüşmüş olması&lt;br /&gt;nazara verilerek başörtüsü ile ilgili bir alegori sunuluyor. Resmin&lt;br /&gt;üzerindeki metin (sitedeki çeviriye göre), "Onları durduramazsınız, ama&lt;br /&gt;kendinizi koruyabilirsiniz" anlamına geliyor.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;img title='Lolipoplu Tesettür Argümanı' alt='Lolipoplu Tesettür Argümanı' src='http://www.derinsular.com/im/2008/0713-tesettur.jpg'/&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Siteye bırakılan yorumlara bakılırsa, söz konusu argüman pek de&lt;br /&gt;olumlu karşılanmamış. Yorumcular, genellikle bir erkek bir kadını&lt;br /&gt;rahatsız etmek istedikten sonra başörtüsünün buna engel olamayacağını,&lt;br /&gt;Batı ülkelerinde yaşayan kadınların Orta Doğu ülkelerindeki kapalı&lt;br /&gt;kadınlardan çok daha güvende olduklarını söylemişler.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Bir de tabii hukukun üstünlüğü konusu var. Yorum bırakanlardan biri&lt;br /&gt;şöyle bir olay nakletmiş: "My friend was walking down the street and&lt;br /&gt;this guy kept bothering her, so she goes to a cop nearby and complains.&lt;br /&gt;He replies saying, “can you blame him? you’re very beautiful”"&lt;br /&gt;["Arkadaşım, sokakta yürürken adamın biri kendisini rahatsız edince,&lt;br /&gt;yakınlardaki bir polise gidip şikayette bulunmuş. Polis de cevaben,&lt;br /&gt;"Onu suçlayabilir misin? Sen çok güzelsin" demiş."]&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class='asset-meta'&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class='byline'&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yazar: Serdar Kaya &lt;span class='separator'&gt;|&lt;/span&gt; &lt;br /&gt;Tarih: July 13, 2008 12:39 AM &lt;span class='separator'&gt;|&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href='http://www.derinsular.com/memorandum/2008/07/lolipoplu-tesettur-argumani.php' class='permalink'&gt;Lin&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;yalnızlık aslında birçok alanda birden olmaktır&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5860066610173406023-2117055346882487528?l=sargnm.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sargnm.blogspot.com/feeds/2117055346882487528/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5860066610173406023&amp;postID=2117055346882487528&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/2117055346882487528'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/2117055346882487528'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sargnm.blogspot.com/2008/11/lolipoplu-tesettr-argman_15.html' title='Lolipoplu Tesettür Argümanı'/><author><name>monolog</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11477455437364688842</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_Sz_e-8W_kWQ/SZx-maQQmkI/AAAAAAAAAo4/oWUIal3mArc/S220/HPIM0541+(Medium).JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5860066610173406023.post-3902205562534804757</id><published>2008-11-15T09:03:00.001Z</published><updated>2008-11-15T09:03:41.435Z</updated><title type='text'>Kayasu: Darbeciler mutlaka yargılanmalı</title><content type='html'>&lt;div xmlns='http://www.w3.org/1999/xhtml'&gt;&lt;span class='textBodyBlack'&gt;Eski Adana Cumhuriyet Savcısı Sacit Kayasu,&lt;br /&gt;2000 yılında 12 Eylül darbesi ve Kenan Evren hakkında iddianame&lt;br /&gt;hazırladığı için “görevini kötüye kullandığı” gerekçesiyle Hakim ve&lt;br /&gt;Savcılar Yüksek Kurulu tarafından mesleğinden ihraç edildi. Kayasu,&lt;br /&gt;kararın ardından Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) başvurdu ve&lt;br /&gt;dava dün onun lehine sonuçlandı. Ankara, tazminat ödemeye mahkum edildi.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;yalnızlık aslında birçok alanda birden olmaktır&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5860066610173406023-3902205562534804757?l=sargnm.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sargnm.blogspot.com/feeds/3902205562534804757/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5860066610173406023&amp;postID=3902205562534804757&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/3902205562534804757'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/3902205562534804757'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sargnm.blogspot.com/2008/11/kayasu-darbeciler-mutlaka-yarglanmal.html' title='Kayasu: Darbeciler mutlaka yargılanmalı'/><author><name>monolog</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11477455437364688842</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_Sz_e-8W_kWQ/SZx-maQQmkI/AAAAAAAAAo4/oWUIal3mArc/S220/HPIM0541+(Medium).JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5860066610173406023.post-2664563250350668342</id><published>2008-11-10T22:08:00.003Z</published><updated>2008-11-10T22:12:46.496Z</updated><title type='text'>HEYKEL SANATI</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_Sz_e-8W_kWQ/SRix04FYX8I/AAAAAAAAAlk/iKswHRUv6Bs/s1600-h/michealangelopietaku0.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 293px; height: 320px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_Sz_e-8W_kWQ/SRix04FYX8I/AAAAAAAAAlk/iKswHRUv6Bs/s320/michealangelopietaku0.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5267155286176063426" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_Sz_e-8W_kWQ/SRixn1ywKjI/AAAAAAAAAlc/84qhJnFMQgg/s1600-h/rodinwalkingmangn9.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 242px; height: 320px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_Sz_e-8W_kWQ/SRixn1ywKjI/AAAAAAAAAlc/84qhJnFMQgg/s320/rodinwalkingmangn9.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5267155062222760498" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_Sz_e-8W_kWQ/SRixfof9S4I/AAAAAAAAAlU/b0LjQvA0kA8/s1600-h/rodingatesofhellhu4.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 197px; height: 320px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_Sz_e-8W_kWQ/SRixfof9S4I/AAAAAAAAAlU/b0LjQvA0kA8/s320/rodingatesofhellhu4.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5267154921215314818" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Heykel sanatı, mekân içinde üç boyutlu estetik biçimler yaratmayı amaçlayan görsel bir sanat dalı. 20. yüzyıla değin heykel, belirli nesne ya da konulan betimleyen, hareket etmeyen ve kunt hacim ya da kütlelerden oluşan bir sanat olarak kabul edilirdi. 20. yüzyılda, betimsel olmayan daha soyut ürünlerin ortaya çıkması, hareketin temel bir öğe olarak kullanıldığı kinetik (devingen) heykelin gelişmesi, kunt hacimlerin içlerindeki ve aralanndaki boşluklann önem kazanması, heykel sanatının kapsamını da genişletmiştir. Çağdaş heykelciler amaçlan-na uygun her türlü malzeme ve yönteme başvurmaktadırlar. Bu da günümüz heykel sanatını belirli malzeme ya da tekniklerle sınırlamayı olanaksız kılar. Mekân içinde kendi başına var olan serbest heykelin yanı sıra, bir yüzeyin aynlmaz parçası olan kabartma heykel de heykel sanatı kapsamında değerlendirilir. &lt;br /&gt;20. yüzyıl olayları, ölümler, doğumlar ve diğer önemli gelişmeler&lt;br /&gt;Michelangelo, Bernini, &lt;br /&gt;Pisanello, Degas ve Picasso gibi birkaç sanat dalında birden ürün vermiş sanatçılann yapıtlan, heykel sanatının, başka görsel sanat dallarıyla yakın ilişkisini ortaya koyar. Heykelin bezeme öğesi olarak da kullanılması nedeniyle, heykel sanatı eskiden beri mimarlıkla yakın ilişki içinde olmuştur. Bazı kabartma heykeller resim, çizim, oymabaskı gibi sanatlara yakındır. Işık-gölge karşıtlığından yararlanan serbest heykeller de resim sanatına yaklaşır. Heykel ile metal işleri ve çanak çömlek arasında da kesin bir sınır çizmek çok zordur; birçok metal işinde ya da çanak Çömlekte, bir heykelde bulunabilecek bütün özellikler vardır. Günümüzde endüstri tasarımcılarıyla heykelcilerin yaptıkları işler de gittikçe birbirine yaklaşmaktadır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Heykeller çoğu zaman başka sanat yapıtları ya da ortamlarla ilişki içindedir ya da kabartma heykelde olduğu gibi, onlann aynlmaz bir parçasıdır. Büyük boyutlu heykeller genellikle mimari yapılan tamamlar. Bahçe ya da park gibi açık alanları bezemek için de heykel sanatından yararlanılır. Dayanıklı ve kalıcı olmaları nedeniyle, bir kişinin ya da olayın anısını yaşatmak için de anıt heykeller yapılmıştır. Mezar taşları, lahitler, bir olayın anısına dikilen sütunlar, zafer takları bunlara örnek gösterilebilir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;yalnızlık aslında birçok alanda birden olmaktır&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5860066610173406023-2664563250350668342?l=sargnm.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sargnm.blogspot.com/feeds/2664563250350668342/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5860066610173406023&amp;postID=2664563250350668342&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/2664563250350668342'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/2664563250350668342'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sargnm.blogspot.com/2008/11/heykel-sanati.html' title='HEYKEL SANATI'/><author><name>monolog</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11477455437364688842</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_Sz_e-8W_kWQ/SZx-maQQmkI/AAAAAAAAAo4/oWUIal3mArc/S220/HPIM0541+(Medium).JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_Sz_e-8W_kWQ/SRix04FYX8I/AAAAAAAAAlk/iKswHRUv6Bs/s72-c/michealangelopietaku0.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5860066610173406023.post-8684927943219520840</id><published>2008-11-10T22:06:00.000Z</published><updated>2008-11-10T22:07:58.620Z</updated><title type='text'>Titanik faciasının bilinmeyen yüzü</title><content type='html'>Denizcilik tarihinin en büyük kazalarından olan Titanik kazasında büyük can kaybının gerçek nedeni ortaya çıktı. (03 Kasım 2008 / 12:47 haber3)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gemi1912'de ilk yolculuğuna çıkarken, gemiye binme ayrıcalığına sahip olanlara herkes imrenmişti. O günlerin en büyük, en lüks yolcu gemisiydi. Üstelik "batmaz" deniliyordu. Bir mühendislik harikası olarak tasarlanmış Titanik, İngiltere'den Amerika'ya doğru ilk yolculuğuna çıktı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ancak ilk yolculuğu, son yolculuğu da oldu. Amerika'ya iyice yaklaşmışken, bir buzdağına çarpan "Titanik", 2 saat sonra tamamen okyanusa gömüldü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1523 kişinin hayatını kaybettiği "Titanik faciası" şimdi yeniden gündemde. İngiliz Channel Four televizyonu için hazırlanan "The Unsinkable Titanic" adlı belgesel, denizcilik tarihinin en çok konuşulan kazasının nedeniyle ilgili şok bir iddiayı ortaya atıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu gece Chennel Four'da yayınlanacak olan belgeselde, Titanik faciasının asıl nedeninin geminin bir buzdağına çarpması değil, radyo operatörünün olduğu gündeme getiriliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Belgesele göre radyo operatörü, 25 yaşındaki Jack Phillips, zengin yolcuların yüzlerce mesajını iletmekten bunalmış ve o gece, faciadan 15 dakika önce Titanik'e sadece 30 kilometre mesafede olan SS Californian gemisinden gelen buzdağı ile ilgili uyarıya çok sinirlenmişti. SS Californian gemisinin radyo operatörü Cyril Evans, Titianik operatörü Jack Phillips'ten "Kapa çeneni" cevabını alınca öfkelenip yayınını kapatmış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte bu yüzden 15 dakika sonra Titanik'in SOS yardım çağrısını alamayan SS Californian, kaza yerine gitmemişti. Oysa uzmanlara göre, sadece 30 kilometre mesafede bulunan gemi, SOS'e karşılık vererek kaza yerine gitseydi, Titanik'in tüm yolcularını kurtarabilirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte bu belgeselde, radyo operatörü Jack Phillips tarafından uyarılar ciddiye alınsaydı Titanik faciasının önlenebileceği, 1523 kişinin iş yoğunluğundan bunalan bir kişinin kurbanı olduğu ve kaza anında SS Californian'la iletişim kurulsaydı aslında tüm kurbanların kurtarılabileceği savunuluyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;yalnızlık aslında birçok alanda birden olmaktır&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5860066610173406023-8684927943219520840?l=sargnm.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sargnm.blogspot.com/feeds/8684927943219520840/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5860066610173406023&amp;postID=8684927943219520840&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/8684927943219520840'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/8684927943219520840'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sargnm.blogspot.com/2008/11/titanik-faciasnn-bilinmeyen-yz.html' title='Titanik faciasının bilinmeyen yüzü'/><author><name>monolog</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11477455437364688842</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_Sz_e-8W_kWQ/SZx-maQQmkI/AAAAAAAAAo4/oWUIal3mArc/S220/HPIM0541+(Medium).JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5860066610173406023.post-1102347934818414749</id><published>2008-10-18T08:48:00.002+01:00</published><updated>2008-10-18T08:52:57.148+01:00</updated><title type='text'>KANSER iLACi</title><content type='html'>"BEN SADECE ARACIYIM. MAİL'ME DÜŞEN BU BİLGİLERİ SİZİNLE PAYLAŞMAK İSTEDİM. SORUMLULUK KULLANANA AİTTİR. ŞİFA OLMASINI DİLERİM."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevgili arkadaslar size yazdigim maili&lt;br /&gt;adres defterinizde ki herkese&lt;br /&gt;gonderirseniz cok sevinirim,&lt;br /&gt;belki ihtiyaci olan birilerine ulasip yardimci&lt;br /&gt;olabilir,ben olduguna inaniyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Babam ve kayinvalidem kanser,&lt;br /&gt;metastaslarida karaciger.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oglumun ogretmeninin ve esinin&lt;br /&gt;faydasini gorup tavsiye ettigi bir&lt;br /&gt;alternatif tip ilacindan bahsetmek istiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Halk arasin da pek bilinmeyen fakat&lt;br /&gt;mezbaga kasaplarinin bildigi bir&lt;br /&gt;panzehir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ALAZA adi verilen bu panzehir&lt;br /&gt;sigirlarin kendi korunma mekanizmalariyla&lt;br /&gt;olusturduklari od kesesinde olusan&lt;br /&gt;safra kesesi tasini andiran bir madde,&lt;br /&gt;ancak 1000-1500 hayvanda bir bulunan&lt;br /&gt;yaklasik parmak ucu buyuklugunde,&lt;br /&gt;degerli birsey.&lt;br /&gt;Degerli diyorum cunku mezbaga kasaplari&lt;br /&gt;bulduklarini saklayip lazim olanlara&lt;br /&gt;tanesi 50-60 ytl.ye satiyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bize soylenen aslinda bunun sarilik icin&lt;br /&gt;kullanildigiydi.&lt;br /&gt;Bizde dolayli olarak dusundugumuzde&lt;br /&gt;sariligin bir karaciger hastaligi oldugunu bizede&lt;br /&gt;yarayabilecegini dusunduk.&lt;br /&gt;Evlerden irak olsun ama insanin basina geldigi&lt;br /&gt;zaman caresizlikten normal tedavi (kemoterapi)&lt;br /&gt;haricinde de heryolu deniyorsunuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;K.validemin karacigerinde yaklasik&lt;br /&gt;6,5 cm capinda bir kanser hucresi&lt;br /&gt;tespit edildi ne yuruyebililiyor,&lt;br /&gt;nede oturabiliyordu.&lt;br /&gt;karnindaki kitle surekli karnina ve&lt;br /&gt;kaburgalarina baski yapiyordu.&lt;br /&gt;yesil receteli agri kesicilere ragmen&lt;br /&gt;izdirabi coktu.&lt;br /&gt;Doktoru cok umit verici konusmasada&lt;br /&gt;kemoterapi almasi gerektigini&lt;br /&gt;fazla sansinin olmadigini ancak agrisini bir nebze&lt;br /&gt;azaltabileceklerini soyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biz ilaca(alazaya)baslamadan once 2 kere&lt;br /&gt;kemoterapi almistik.&lt;br /&gt;Fakat karaciger enzim sonuclari(ALP,AST,UST)degerleri&lt;br /&gt;normal degerleri yaklasik 6-7 katiydi&lt;br /&gt;orn.200-400 arasinda olmasi gerekenler&lt;br /&gt;2800 lerde idi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Alazaya basldigimizin haftasinda 4-5 gun sonraki&lt;br /&gt;bio kimya sonuclarinda degerlerin 1400 lere dustugunu&lt;br /&gt;bir sonraki hafta ise 600 lere indigini gorduk.&lt;br /&gt;Bunun disinda karin bolgesindeki sislik azaldi&lt;br /&gt;annem su an cok rahat yuruyebiliyor,&lt;br /&gt;hatta ayagini altina alip bile oturabiliyor.&lt;br /&gt;Doktoru bile sonuclari hayretler icinde karsiladi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kullanimina gelince ;&lt;br /&gt;Bize soylenen havanda dovup un haline getirmemiz ve&lt;br /&gt;1 mercimek buyuklugundeki unu 1 tatli kasigi&lt;br /&gt;bal ile karistirarak sabahlari ac karnina&lt;br /&gt;1 tatli kasigi yemek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;icine 1 limonu sikip karistirsanizda&lt;br /&gt;mayalanma yapiyor, biz oyle kullaniyoruz.&lt;br /&gt;Zaten kucuk bir sey demistim,&lt;br /&gt;yani 4-6 tatli kasigi bal ve 1 limonla karistirmaniz&lt;br /&gt;kafi geliyor .&lt;br /&gt;Limonda sulandirdigi icin 8-10 gun kullanabiliyorsunuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ãlk kullanmaya basladigiz zaman&lt;br /&gt;bir kac gun sonra vucutta kizarmalar soz&lt;br /&gt;konusu olabilir,korkmayin olabirmis&lt;br /&gt;Herhalde zararli hucreler cikiyordur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevgili arkadaslar umarim bu maildeki bilgilere&lt;br /&gt;hic ihtiyac duymazsiniz .&lt;br /&gt;Bu arada ben gercekten iyi geldigine inaniyorum.&lt;br /&gt;Babamada kullandim onun degerlerinde&lt;br /&gt;zaten fazla problem yoktu ama yinede yararli olduguna&lt;br /&gt;inaniyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sormak istediginiz bir sey olursa mail adresim&lt;br /&gt;ayhanbolak@yahoo.com &lt; mailto://ayhanbolak@yahoo.com/&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tek ricam bunu herkese gonderin .&lt;br /&gt;Belki size lazim olmayabilir ;&lt;br /&gt;Ama mutlaka birilerine yarayacaktir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Saglikli Gunler dilerim&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;yalnızlık aslında birçok alanda birden olmaktır&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5860066610173406023-1102347934818414749?l=sargnm.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sargnm.blogspot.com/feeds/1102347934818414749/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5860066610173406023&amp;postID=1102347934818414749&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/1102347934818414749'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/1102347934818414749'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sargnm.blogspot.com/2008/10/kanser-ilaci.html' title='KANSER iLACi'/><author><name>monolog</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11477455437364688842</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_Sz_e-8W_kWQ/SZx-maQQmkI/AAAAAAAAAo4/oWUIal3mArc/S220/HPIM0541+(Medium).JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5860066610173406023.post-6176057477778547293</id><published>2008-10-14T11:19:00.000+01:00</published><updated>2008-10-14T11:22:14.894+01:00</updated><title type='text'>SEARCH-EARN KAZANDIRIR</title><content type='html'>İNTERNETTEN KAZANMAYA ALIŞIN&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ek iş, ek gelir, ek kazanç, internetten kazanç, internetten gelir konularını, maximum getiri ve Yasallık açısından araştırıyoruz.Bizzat deniyoruz ve tavsiye ediyoruz.Mevcut işinizden, evinizden, alışkanlıklarınızdan kısacası iş ve sosyal hayatınızdan ödün vermeden, aynı zamanda düzenli kazanç sağlayacak ek işleri yada kiminiz için asıl gelir kaynağı olabilecek güncel, güvenilir internetten kazanç yollarını sizlerle paylaşmaya devam edeceğiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;http://www.search-earn.com/sevdor&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Search-earn.com 13.10.2008 tarihinde tek seferde 1.000 YTL Ödeme Yaptı.Ödeme Dekontunu görmek için tıklayınız...&lt;br /&gt;Sizde İnternetten Para Kazanabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Para Kazanmnak için üyeliğinizi hemen başlatmanızı ısrarla tavsiye ediyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; http://www.search-earn.com/sevdor&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Siz hala " İnternetten para kazanılamaz !" düşüncesinin sahibi ve savunucusu iseniz emin olun kaybınız yalnızca para değil, aynı zamanda geleceğinizin bir parçasıdır.&lt;br /&gt;Türkiyenin en çok para kazandıran sitesi  Hiç bir alt üyeniz olmasa bile kazançlar elde edebileceğiniz bir site.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;yalnızlık aslında birçok alanda birden olmaktır&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5860066610173406023-6176057477778547293?l=sargnm.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sargnm.blogspot.com/feeds/6176057477778547293/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5860066610173406023&amp;postID=6176057477778547293&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/6176057477778547293'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/6176057477778547293'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sargnm.blogspot.com/2008/10/search-earn-kazandirir.html' title='SEARCH-EARN KAZANDIRIR'/><author><name>monolog</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11477455437364688842</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_Sz_e-8W_kWQ/SZx-maQQmkI/AAAAAAAAAo4/oWUIal3mArc/S220/HPIM0541+(Medium).JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5860066610173406023.post-5443240278236915345</id><published>2008-10-09T10:33:00.001+01:00</published><updated>2008-10-09T10:33:35.183+01:00</updated><title type='text'>Yıllara meydan okuyanların yeni silahı: Somon DNA’sı</title><content type='html'>&lt;div xmlns='http://www.w3.org/1999/xhtml'&gt;Yüzdeki kırışıklıkların oluşmasında, yaş, genetik faktörler, güneş&lt;br /&gt;hasarı, sigara, stres ve çevresel faktörler ile kasların aşırı&lt;br /&gt;çalışması gibi değişik faktörlerin etkisi büyük. Güzellik piyasasında&lt;br /&gt;her gün yeni bir yöntem, yeni bir ürün piyasaya çıkarken keşfedilen&lt;br /&gt;somon balığının DNA’sı tüm bu yöntemlerin pabucunu dama atacağa&lt;br /&gt;benziyor.&lt;br/&gt;Somon balığı sütünden elde edilen somon DNA’sı cildin&lt;br /&gt;kendini yenileyerek gençleşmesini sağlıyor. Somon DNA’sı; stres, hava&lt;br /&gt;kirliliği, sigara, alkol ve güneşin  zararlı ışınları ve geçen yılların&lt;br /&gt;ciltteki olumsuz etkilerini ortadan kaldırmayı amaçlayan bir tedavi&lt;br /&gt;yöntemi. Somon DNA’sı içinde bulunan mezolift (yüz gençleştirme)&lt;br /&gt;yöntemi kırışıklıkları durduruyor. &lt;br/&gt;Bu uygulamayı yapan Medical&lt;br /&gt;Park Bahçelievler Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Neslihan Dolar, tedavi&lt;br /&gt;için şunları söylüyor: “En etkili anti-aging yöntemlerden biri olan&lt;br /&gt;somon DNA’sı; hacminin 10 bin katı suyu tutarak, derinin nem dengesini&lt;br /&gt;sağlar. Yıpranan ve kuruyan ciltleri tedavi eder. Sarkma&lt;br /&gt;başlangıcındaki derin kırışıkları önler. Yılların birer kanıtı olan göz&lt;br /&gt;çevresinde oluşan kazayağı kırışıklıkların, gözaltı torbalarının,&lt;br /&gt;alındaki ve dudak kenarındaki çizgilerin oluşumunu önler.” &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;strong&gt;AĞRISIZ SIZISIZ BİTİYOR •&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Somon DNA’sı; ince ve çok küçük iğneler yardımıyla mikrodolaşımı ve&lt;br /&gt;oksijenlenmeyi artıran maddelerle birlikte deri altına enjekte&lt;br /&gt;ediliyor. Ağrısız gerçekleştirilen bu işlem, anestezi gerektirmiyor.&lt;br /&gt;15-20 dakika süren seans sonrası kişi günlük aktivitesine devam&lt;br /&gt;edebiliyor. Kişinin cilt yaşı ve cilt tipine göre ayarlanan seanslar&lt;br /&gt;genellikle ayda bir ya da iki kez oluyor. Daha sonrasında üç ayda bir&lt;br /&gt;uygulama yapılıyor. Balığa alerjisi olan hastalarda bile yan etki&lt;br /&gt;yaratmayan Somon DNA’sı uygulaması; başka tedavilerle birlikte&lt;br /&gt;uygulanabiliyor. Uygulamayla ilk seanslardan itibaren deride canlı ve&lt;br /&gt;parlak görünüm fark edilmeye başlanıyor, DNA tamiriyle birlikte uzun&lt;br /&gt;vadeli kalıcı değişiklikler meydana geliyor. &lt;br/&gt;Özellikle yazın nemli&lt;br /&gt;ve sıcak hava ile güneşten dolayı yıpranan cildin yenilenmesi amacıyla;&lt;br /&gt;30 yaşından sonra kırışıklık, kuruluk, sarkma ve lekelenme problemi&lt;br /&gt;olan herkesin kullanabileceği yöntemi doktorların uygulaması gerekiyor.&lt;br /&gt;Dünyada son beş yıldır kadınların sürekli tercih ettiği bir yöntem&lt;br /&gt;haline gelen yöntemin fiyatları hastanın cilt yapısına, uygulama&lt;br /&gt;dozajına ve miktarına göre belirleniyor.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;yalnızlık aslında birçok alanda birden olmaktır&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5860066610173406023-5443240278236915345?l=sargnm.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sargnm.blogspot.com/feeds/5443240278236915345/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5860066610173406023&amp;postID=5443240278236915345&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/5443240278236915345'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/5443240278236915345'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sargnm.blogspot.com/2008/10/yllara-meydan-okuyanlarn-yeni-silah.html' title='Yıllara meydan okuyanların yeni silahı: Somon DNA’sı'/><author><name>monolog</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11477455437364688842</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_Sz_e-8W_kWQ/SZx-maQQmkI/AAAAAAAAAo4/oWUIal3mArc/S220/HPIM0541+(Medium).JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5860066610173406023.post-950841985241912089</id><published>2008-10-08T10:52:00.001+01:00</published><updated>2008-10-08T10:53:46.247+01:00</updated><title type='text'>UZUM CEKIRDEGI</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_Sz_e-8W_kWQ/SOyDH7io-UI/AAAAAAAAAk8/rPBc6uzwrPY/s1600-h/uzum1.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://2.bp.blogspot.com/_Sz_e-8W_kWQ/SOyDH7io-UI/AAAAAAAAAk8/rPBc6uzwrPY/s320/uzum1.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5254719037499832642" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;Üzüm Çekirdeği Avrupa'da ilaç niyetine satılıyor. Mucizevi çekirdek ödemden, nezleye kadar bir çok hastalığın tedavisinde kullanılıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üzümün çok faydalı olduğu bilinir. Özelliklede zihin açıcı yönü ile sınavlardan önce kuru üzüm tavsiye edilir. Ama birçoğumuz üzümü yerken çekirdeğinden muzdarip oluruz. Onu tüketmez, atarız. Hatta marketlerde en çok çekirdeksiz üzümler rağbet görür. Hâlbuki üzümün çekirdeği bugün birçok Avrupa ülkesinde ilaç niyetine, tabletler halinde satılıyor. Yavaş yavaş Türkiye'de de yaygınlaşmaya başlayan üzüm çekirdeği, yakında bütün eczanelerdeki yerini alacak gibi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu çekirdeğin en önemli faydası kan damarı onarıcısı olması. Kan damarları insan için hayati önem taşıyor. Başınızdan ayak uçlarınıza kadar her doku kanla beslenir. İncecik kılcal damarlardan, geniş atardamarlara kadar, karmaşık kan damarları ağı sizin yaşam hattmızdır. Eğer kan damarları yaşlanır, hastalanır, zayıflar, incelir ve kan sızdırırsa, sağlığınız tehlikede demektir. Eğer oksijeni taşıyan kan düzgün bir biçimde akmıyorsa kalp kasınız hasar gö- rebilir. İşte üzüm çekirdeği, zayıflamış kan damarlarını güçlendirip normal sağlıklarına döndü-rebilen, dolaşım bozukluklarının düzeltebilen ve önleyebilen bir yapıya sahip.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Özelliği ise tamamen doğal olması... Çekirdek, damar hastalıklarını tedavi ediyor. Zayıflamış kan damarlarının yapısını güçlendiriyor. Ayrıca üzüm çekirdeği bilinen en güçlü antioksidan... Yapılan bazı testlerde, E vitamininden 50 kat daha güçlü olduğu ortaya çıkmış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk Fransa'da keşfedildi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üzüm çekirdeği 40 yıldır Avrupa'da, özellikle üzüm bağlarının çokluğu ile bilinen Fransa'da etkili bir biçimde kullanılıyor. Üzüm çekirdeği 1947 yılında Bordeaux Üniversitesi'nden emekli tıp profesörü, Fransız Kimyacı Jack Masquelier tarafından keşfedilmiş. Çekirdek ilk olarak hamileliğinden dolayı aşırı ödemi olan fakültenin dekanının eşine, dekan tarafından verilmiş. Masquelier o günü şöyle anlatıyor; "Kadın, şişmiş bacakları ile o kadar yorgun görünüyordu ki, güçlükle yürüyebiliyordu. Yüzünden, çektiği acıları okumak mümkündü. Ne yapabilirim de bu kadının acılarını dindirebilirim diye düşündüm. Sonra dekanın eşine çekirdek verdiğini gördüm. Dekanın eşi 48 saat içinde iyileşti. O halde, ben üzüm çekirdeğinde özel bir şeyler olabileceğini düşündüm."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1950'de üzüm çekirdeği Resivit olarak bilinen ve Fransa'da satılan ilk damar koruyucu ilaç olmuş. Doktor Masquelier ve meslektaşları, üzüm çekirdeğinin varis üzerindeki etkisini doğrulayan dokuz deney yapmışlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bununla birlikte çekirdek, göz kamaşması, gece körlüğü, maküler dejenerasyon gibi göz sorunlarının, arterit, saman nezlesi, alerji ve burun kanamalarını tedavisinde de kullanılmış. "Eğer düzenli olarak üzüm çekirdeği alırsanız, damar duvarlarınız güçlenecektir." Diyor Dr. Masquelier.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diş eti kanayanlar kullanmalı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peki üzüm çekirdeğine ihtiyacınız olup olmadığını nasıl öğreneceksiniz? Doktor Masquelier'in konu ile ilgili görüşleri şu şekilde: ";Sabahleyin dişlerinizi fırçalarsınız ve diş etlerinizin kanadığını görürsünüz. Ya da göz korneasında bir kan lekesi fark edersiniz. Veya geceleri kendinizi yorgun hissedersiniz, baldırlarınız şişer, ödem olduğunu fark edersiniz. Bu durumda damar zayıflığından muzdarip-sinizdir ve üzüm çekirdeği tüm bu patolojik mekanizmalarla mücadele eder."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1995 yılında İtalya'da yapılan bir araştırmada 150 miligramlık üzüm çekirdeğinin ağrıyı, yanma karıncalanma hissini ve atardamarların şişme derecesini azaltmada, yaygın olarak kullanılan bir eczacılık ilacından daha hızlı ve uzun süreli etkili olduğu bulunmuş. 1985 yılında da Fransa'da 92 hasta üzerinde yaşılan kür kontrollü deney, 28 gün boyunca 300 miligram üzüm çekirdeği almanın, ağrıyı, karıncalanma geceleyin giren bacak kramplarını ve şişkinliği yüzde 50den daha fazla azalttığını göstermiş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üzüm çekirdeğini diğer bir faydası ise gözlere... Gece görüşünde önemli olan parlak ışıkların neden olduğu göz kamaşmasını geçirmeye yardımcı oluyor. Yine Fransa'da 100 denek üzerinde yapılan iki ayrı araştırmada 5 hafta boyunca günde 200 miligram üzüm çekirdeği almanın parlak ışıklara maruz kaldıktan sonra görme keskinliğine yeniden kavuşma durumunu artırdığı ortaya çıkmış. Ayrıca testlerde üzüm çekirdeği ürünün bir bilgisayar ekranı karşısında çalışmanın neden olduğu göz gerilimini geçirdiği ve miyop kişilerde retinanın işlevini ve duyarlılığını düzelttiği görülmüş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üzüm çekirdeğinin tansiyonu ve onun sonuçlarını düzenlemeye yardımcı olabileceği de belirtiliyor. Araştırmaların gösterdiğine göre, yüksek tansiyonlu insanlar genellikle çok geçirgen olan, zayıf kılcal damarlara sahipler. Bu da onların kılcal damar kanaması geçirme ve göz retinasındaki kan damarlarının yırtılma olasılıklarını artırıyor. Dr. Miklos Gabor'un yaptığı araştırmada üzüm çekirdeği yüksek tansiyonlu deneklerde kılcal damarları güçlendirmiş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anti-Aging etkisi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üzüm çekirdeği damarları yenilediği için ayrıca anti-aging etkisine sahip. Yenilenen damarlar yaşlılığı geciktiriyor. Böylelikle cildinizdeki yaşlanma belirtileri azalıyor. Uluslararası sertifikalı Organik Üzüm Çekirdeği Ekstraktnın içerdiği Proantosiyanidin bilinen en güçlü etkisi antioksidant. Üzüm çekirdeğinin antioksidant etkisi vitamin E'den 50, vitamin C'den 20 kat daha fazla.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Antioksidantlar, vücudumuzdaki kimyasal reaksiyonlar sonucu oluşan veya dışarıdan sigara, alkol, kirli hava v.s. ile alınan oluşan veya dışarıdan sigara, alkol, kirli hava v.s. ile alınan zararlı maddeleri etsiz hale getiriyor. Uzmanlara göre vücudun antioksidant üretimi 25 yaşından sonra yavaşlamaktadır. Bu yavaşlamanın yol açtığı deformasyonları yok etmek için bilinen en kuvvetli antioksidant ise organik üzüm çekirdeği ekstraktıdı olduğu belirtiliyor. Çekirdek, bağ dokularını güçlendirerek cilt sarkmasına engel oluyor. Cildin elastik, yumuşak ve düzgün olmasını sağlıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üzüm çekirdeğinde tavsiye edilen miktar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üzüm çekirdeğinin tavsiye edilen miktarı günde 150 ile 300 miligram. Damar sağlığını korumak için gerekli doz ise günde 5-10 gram.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Güvenlik etkileri&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üzüm çekirdeğinin insanlar üzerinde her hangi bir yan etkisi görülmemiş. Prof. Peter Rohdewald tarafından laboratuar fareleri, Hint domuzları ve köpekler üzerinde yapılan araştırmada doğal çekirdeğin, toksik, mutajenik, karsinojenik olmadığı tespit edilmiş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kimler kullanmalı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kan damarlarının yardıma ihtiyaç duyduğunu düşünenler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Cildindeki kırışıklıklar günden güne fazlalaşanlar&lt;br /&gt;* Cildi cansız ve solgun görünenler&lt;br /&gt;* Cinsel yaşantısında kendini yetersiz hissedenler&lt;br /&gt;* Kalple ilgili sorunları olanlar&lt;br /&gt;* Ani kalp krizi riski olanlar&lt;br /&gt;* Görme gücünde yaşlanmaya bağlı bozulma olanlar&lt;br /&gt;* Şişlikler ve ödem alerjilerinde&lt;br /&gt;* Yüksek tansiyonda&lt;br /&gt;* Kolayca kanama ve morarma eğilimi olanlar&lt;br /&gt;* Daha önce kanamaya bağlı felç geçirenler&lt;br /&gt;* Şeker hastalığı olanlar&lt;br /&gt;* Varis ve hemoroit gibi soruları olanlar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şunu belirtmek gerekiyor ki; yukarıda bahsettiğimiz faydaların birçoğu çekirdeğin damarları onarıcı özelliğinden kaynaklanıyor. Çünkü damarlar, insan bedenini ayakta tutan ana mekanizmalar. Onların bozukluğu insan bünyesinde birçok hastalığa neden oluyor. Damarları onaran çekirdek, böylelikle diğer hastalıkların iyileşmesinde de önemli bir etkiye sahip oluyor&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;yalnızlık aslında birçok alanda birden olmaktır&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5860066610173406023-950841985241912089?l=sargnm.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sargnm.blogspot.com/feeds/950841985241912089/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5860066610173406023&amp;postID=950841985241912089&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/950841985241912089'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/950841985241912089'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sargnm.blogspot.com/2008/10/uzum-cekirdegi.html' title='UZUM CEKIRDEGI'/><author><name>monolog</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11477455437364688842</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_Sz_e-8W_kWQ/SZx-maQQmkI/AAAAAAAAAo4/oWUIal3mArc/S220/HPIM0541+(Medium).JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_Sz_e-8W_kWQ/SOyDH7io-UI/AAAAAAAAAk8/rPBc6uzwrPY/s72-c/uzum1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5860066610173406023.post-2135208691327495945</id><published>2008-10-05T21:46:00.000+01:00</published><updated>2008-10-05T21:48:09.515+01:00</updated><title type='text'>KANSER HAKKINDA BİLMEDİKLERİMİZ</title><content type='html'>John Hopkins'den Kanser Güncellemesi**&lt;br /&gt;1. **Herkesin vücudunda kanser hücreleri vardır. Bu kanser hücreleri&lt;br /&gt;birkaç milyara kadar çoğalmadıkça standart testlerde görülmezler. Doktorlar&lt;br /&gt;kanser hastalarına tedaviden sonra vücutlarında artık kanser hücresi&lt;br /&gt;kalmadığını söyledikleri zaman, bu yalnızca kanser hücrelerinin testlerle&lt;br /&gt;saptanamayacak düzeyde olduğu anlamına gelir&lt;br /&gt;2. **Bir kişinin hayatı boyunca 6 ile 10 kez kanser hücreleri oluşabilir&lt;br /&gt;3. Kişinin bağışıklık sistemi güçlü olduğu zaman kanser hücreleri yok&lt;br /&gt;edilir ve çoğalarak tümör oluşturmalarına engel olunur.&lt;br /&gt;4. Bir kişide kanser olması, o kişide çoklu beslenme eksikliği olduğuna&lt;br /&gt;işaret eder. Bunlar genetik, çevresel, beslenme ve yaşam tarzı faktörlerine&lt;br /&gt;bağlı olabilir.&lt;br /&gt;5. Çoklu beslenme eksiklini yenebilmek için diyeti değiştirmek ve ek&lt;br /&gt;takviye almak bağışıklık sistemini güçlendirir.&lt;br /&gt;6. Kemoterapi hem hızlı çoğalan kanser hücrelerini, hem de kemik iliğinde,&lt;br /&gt;sindirim sisteminde v.s.'deki hızlı büyüyen sağlıklı hücreleri yok eder ve&lt;br /&gt;karaciğer, böbrekler, kalp, akciğerler v.s.'de organ tahribatına yol açar.&lt;br /&gt;7. Radyasyon kanser hücrelerini yok ederken; sağlıklı hücre, doku ve&lt;br /&gt;organları da yakar, yaralar zarar verir.&lt;br /&gt;8. Kemoterapi ve radyasyon başlangıçta tümörün küçülmesine yol açar.&lt;br /&gt;Kemoterapi ve radyasyon tedavisinin uzaması tümörün daha fazla yok olmasına&lt;br /&gt;yol açmaz.**&lt;br /&gt;9. Kemoterapi ve radyasyondan dolayı vücut çok fazla toksin yüklenmesine&lt;br /&gt;maruz kalınca, bağışıklık sistemi ya tehlikeye düşer, ya da yıkılır;&lt;br /&gt;dolayısıyla kişi çeşitli enfeksiyonlara ve komplikasyonlara yenik düşer.&lt;br /&gt;10. Kemoterapi ve radyasyon kanser hücrelerinde mutasyona neden olabilir ve&lt;br /&gt;dirençlerinin artarak yok edilmelerini zorlaştırabilir. Cerrahi işlem de&lt;br /&gt;kanser hücrelerinin başka taraflara atlamasına neden olabilir.&lt;br /&gt;11. Kanser hücreleri ile savaşmakta etkili bir yöntem ise onları çoğalmak&lt;br /&gt;için ihtiyaçları olan gıdalardan yoksun ve aç bırakmaktır.&lt;br /&gt;KANSER HÜCRELERİ AŞAĞIDAKİLERLE BESLENİRLER:&lt;br /&gt;a. **Şeker kanser besleyicidir**. &lt;br /&gt;**Şekeri kesilerek kanser hücrelerininönemli bir gıdası kesilmiş olur. &lt;br /&gt;NutraSweet, Equal, Spoonful v.s. gibi&lt;br /&gt;tatlandırıcılar zararlı olan Aspartam** **ile yapılırlar. Daha iyi bir&lt;br /&gt;tatlandırıcı **Manuka balı** veya **molastır**, ama az miktarda&lt;br /&gt;alınmalıdırlar. Sofra tuzunda beyazlatıcı olarak kimyasallar bulunmaktadır.&lt;br /&gt;Daha iyi bir seçenek** **Bragg'in aminosu veya deniz tuzudur&lt;br /&gt;b. Süt vücudun, özellikle sindirim sisteminde, mukus üretmesine neden&lt;br /&gt;olur. **Kanser mukusla beslenir. Süt yerine tatlandırılmamış soya sütü&lt;br /&gt;tüketilerek kanser** **hücreleri aç bırakılabilir**.**&lt;br /&gt;c. **Kanser hücreleri asit ortamda gelişirler. Et temelli diyet asittir ve&lt;br /&gt;sığır eti veya domuz eti yerine** **bol balık ve az tavuk eti yemek en&lt;br /&gt;iyisidir**. **Ette, özellikle kanserli kişilere zararı olan, canlı hayvan&lt;br /&gt;antibiyotikleri, büyüme hormonları ve parazitleri bulunur**.**&lt;br /&gt;d. %80 taze sebze ve meyve suyu, kepekli tahıllar, tohumlar, nohutgiller&lt;br /&gt;ve biraz meyveden oluşan bir diyet vücudu bazik (alkali) ortamda tutar. %20&lt;br /&gt;de fasulye içeren pişmiş gıdalardan oluşabilir. Taze sebze suları kolayca&lt;br /&gt;emilip 15 dakika içinde hücre düzeyine ulaşabilen ve sağlıklı hücreleri&lt;br /&gt;besleyen ve çoğalmalarını hızlandıran canlı enzimler içerirler. Sağlıklı&lt;br /&gt;hücre üretimi için gerekli olan canlı enzimlerin sağlanması amacıyla, **taze&lt;br /&gt;sebze (sebzelerin çoğunluğu ve fasulye filizi) yiyin** **veya suyunu için ve&lt;br /&gt;günde 2-3 kez çiğ sebze yiyin. Enzimler 40 oC'de yok olurlar**.**&lt;br /&gt;e. Yüksek kafein içerikli kahve, çay ve çikolatadan uzak durun. **Yeşil&lt;br /&gt;çay daha iyi bir seçenektir ve kanserle savaşan özellikleri vardır. Bilinen*&lt;br /&gt;* **toksinler ve ağır metaller içeren musluk suyu** **yerine** **arıtılmış&lt;br /&gt;veya filtrelenmiş** **su içiniz. Damıtılmış su asittir, kaçınılmalıdır**.**&lt;br /&gt;12. Et proteininin sindirimi zordur ve çok sindirim enzimi ister.&lt;br /&gt;Bağırsaklarda duran sindirilmemiş et çürür ve daha çok toksin birikimine&lt;br /&gt;neden olur.&lt;br /&gt;13. Kanser hücrelerinin duvarları sert protein ile kaplıdır. Et yemekten&lt;br /&gt;kaçınarak veya azaltarak, kanser hücrelerinin protein duvarlarına saldıran&lt;br /&gt;enzimler daha çok açığa çıkar ve vücudun öldürücü hücrelerinin kanser&lt;br /&gt;hücrelerini yok etmelerini sağlar.&lt;br /&gt;14. Bazı destek maddeleri (IP6, Flor-ssence, Essiac, anti-oksidanlar,&lt;br /&gt;vitaminler, mineraller, EFA'lar v.s..) bağışıklık sistemini güçlendirerek,&lt;br /&gt;vücudun kendi öldürücü hücrelerinin kanser hücrelerini yok etmesine yardımcı&lt;br /&gt;olur. **E vitamini gibi diğer destek maddelerinin de, vücudun hasarlı,&lt;br /&gt;istenmeyen veya ihtiyac olmayan hücrelerin atılmasının normal yolu olan,&lt;br /&gt;apoptoziz veya programlanmış hücre ölümüne yardımcı olduğu bilinmektedir**.*&lt;br /&gt;*&lt;br /&gt;15. Kanser zihinsel, bedeni ve ruhsal bir hastalıktır. Öngörülü ve olumlu&lt;br /&gt;bir ruh kanser savaşçısını muzaffer yapar. Öfke, kin, affetmezlik ve acı&lt;br /&gt;bedeni stresli ve asitli bir ortama sokar Seven ve affeden bir ruha sahip olmayı öğrenin. Sakin olmayı ve hayatın tadını çıkarmayı öğrenin.&lt;br /&gt;16. Kanser hücreleri oksijenli ortamda gelişemezler. **Günlük egzersizler&lt;br /&gt;ve derin nefes alma** **hücre düzeyine kadar daha fazla oksijen alınmasına&lt;br /&gt;yardımcı olur. Oksijen terapisi kanser hücrelerini yok etmek için diğer bir&lt;br /&gt;yöntemdir&lt;br /&gt;**JOHN HOPKINS HASTANESİNDEN KANSER GÜNCELLEMESİ - LÜTFEN OKUYUNUZ&lt;br /&gt;1. Mikrodalga fırına plastik kap ve ambalaj koymayınız.&lt;br /&gt;2. Dondurucuya su şişesi koymayınız.&lt;br /&gt;John Hopkins Hastanesi bunu yakın bir zamanda bülteninde yayınlamıştır. Bu&lt;br /&gt;bilgi Walter Reed Ordu Tıp Merkezi tarafından da yayınlanmaktadır. Dioksin&lt;br /&gt;kimyasalları kansere, özellikle de göğüs kanserine, neden olmaktadır.&lt;br /&gt;Dioksinler vücudumuzun hücreleri için son derece zehirlidir. Plastik&lt;br /&gt;şişelerdeki suyu dondurmayınız, çünkü bu plastiğin içindeki dioksinin&lt;br /&gt;salınmasına neden olur**.**&lt;br /&gt;**Castle Hastanesi Sağlıklılık Programı Yöneticisi Dr. Edward Fujimoto bu&lt;br /&gt;sağlık tehdidini anlatmak için yakınlarda bir televizyon programına çıktı.&lt;br /&gt;Dioksinleri ve bizim için ne kadar kötü olduklarını anlattı. Plastik kaplar&lt;br /&gt;içindeki yiyeceklerimizi mikrodalga fırınlarda ısıtmamamız gerektiğini&lt;br /&gt;söyledi. Bu özellikle de yağlı yiyecekler için geçerli. (İngilizce metindeki&lt;br /&gt;fat sözcüğünün gerçek anlamı hayvansal yağdır.) Söylediğine göre yağ, yüksek&lt;br /&gt;sıcaklık ve plastik kombinasyonu dioksinin gıdaya geçmesine ve sonunda&lt;br /&gt;vücudumuzun hücrelerine ulaşmasına neden olmaktadır.&lt;br /&gt;Bunun yerine kendisi yemekleri ısıtmak için Corning Ware, Pyrex gibi cam&lt;br /&gt;kaplar veya seramik kaplar kullanılmasını tavsiye etmektedir. Yani hazır&lt;br /&gt;yemek ve çorbalar ısıtılmadan önce ambalajından çıkarılıp uygun kaplara&lt;br /&gt;konulmalıdır. Kağıt uygundur, ama kağıdın içinde de ne olduğu&lt;br /&gt;bilinmemektedir. Sıcaklığa dayanıklı cam kap kullanmak daha güvenlidir.&lt;br /&gt;Kendisi yakın bir zamanda fast food restoranlarının plastik köpük kaplardan&lt;br /&gt;kağıt kaplara döndüğünü de hatırlattı. Nedenlerden bir dioksin sorunuydu.&lt;br /&gt;Kendisi plastik ambalaj malzemesi ile örtülmüş yiyeceklerin mikrodalga&lt;br /&gt;fırında pişirilmesinin aynı derecede sakıncalı olduğunu da söyledi.&lt;br /&gt;Yiyecekler radyasyona maruz kalıp ısınıca, yüksek sıcaklıkta plastiğin&lt;br /&gt;içindeki zehirli toksinler eriyip yiyeceklerin üstüne damlamaktadır.&lt;br /&gt;Yiyecekler plastik yerine kağıt havlu ile örtülebilir.&lt;br /&gt;HERKESE SAĞLIKLI YAŞAMLAR DİLERİM..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;yalnızlık aslında birçok alanda birden olmaktır&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5860066610173406023-2135208691327495945?l=sargnm.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sargnm.blogspot.com/feeds/2135208691327495945/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5860066610173406023&amp;postID=2135208691327495945&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/2135208691327495945'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/2135208691327495945'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sargnm.blogspot.com/2008/10/kanser-hakkinda-bilmediklerimiz.html' title='KANSER HAKKINDA BİLMEDİKLERİMİZ'/><author><name>monolog</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11477455437364688842</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_Sz_e-8W_kWQ/SZx-maQQmkI/AAAAAAAAAo4/oWUIal3mArc/S220/HPIM0541+(Medium).JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5860066610173406023.post-2305895272007254102</id><published>2008-10-04T21:43:00.005+01:00</published><updated>2008-10-04T21:48:34.885+01:00</updated><title type='text'>S.Dali Sergisi</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_Sz_e-8W_kWQ/SOfWSkSaA1I/AAAAAAAAAk0/Mx003lT5CY0/s1600-h/ssm_salvador_dali_sergi_secmeler_9.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://2.bp.blogspot.com/_Sz_e-8W_kWQ/SOfWSkSaA1I/AAAAAAAAAk0/Mx003lT5CY0/s320/ssm_salvador_dali_sergi_secmeler_9.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5253403104817840978" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_Sz_e-8W_kWQ/SOfWIlsRiyI/AAAAAAAAAks/TtXYOFYSPgc/s1600-h/ssm_salvador_dali_sergi_secmeler_7.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://1.bp.blogspot.com/_Sz_e-8W_kWQ/SOfWIlsRiyI/AAAAAAAAAks/TtXYOFYSPgc/s320/ssm_salvador_dali_sergi_secmeler_7.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5253402933396081442" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_Sz_e-8W_kWQ/SOfV-VX41HI/AAAAAAAAAkk/kqn6ZWtmNSk/s1600-h/ssm_salvador_dali_sergi_secmeler_03.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://3.bp.blogspot.com/_Sz_e-8W_kWQ/SOfV-VX41HI/AAAAAAAAAkk/kqn6ZWtmNSk/s320/ssm_salvador_dali_sergi_secmeler_03.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5253402757216916594" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;İstanbullu sanatseverler ünlü sürrealist ressam Salvador Dali'nin eserleriyle buluştu. Büyük ilgi gören sergiyi altı günde 8 bin kişi gezdi. &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi (SSM), Akbank'ın sponsorluğunda ve&lt;br /&gt;Gala-Salvador Dalí Vakfı'nın işbirliğiyle, 20'nci yüzyılın en sıradışı, en yaratıcı sanatçılarından Dali"nin Sabancı Müzesi'nde sergisi sürüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Müzenin bahçesinden girenleri önce Dali Tiyatro müzesinin sembolü olan yumurta ev ekmekli kule karşılıyor&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;33 resim , 113 çizim ve 12 litografiden oluşan toplam 269 yapıt 3 kata yayılan geniş bir alanda sergileniyor...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Salvador Dali"nin sürrealizm benim dediği yapıtlarında, aslında sıradan ziyaretçinin anlamakta zorluk çekeceği   soyutluk ve birbirinden bağımsızlık kavramı tablolara hakim&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugüne kadar yurtdışına yollanan en büyük Dali sergisi'nde İspanya'daki Figueres'te teşhirde olmayan pek çok yapıt da bulunuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Salvador Dalí'nin kapsamlı bir retrospektifi niteliğini taşıyacak sergide; yağlıboya tablolar, çizimler ve grafiklerden oluşan 270 eserin yanı sıra, el yazmaları, fotoğraflar ve çeşitli dokümanlar yer alacak. Gala-Salvador Dalí Vakfı koleksiyonuna ait eserlerle, vakıf dışında gerçekleştirilen en büyük geçici sergi olma özelliğini taşıyacak sergi, 20 Eylül 2008 - &lt;br /&gt;20 Ocak 2009 tarihleri arasında izlenebilecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Serginin küratörü Montse Aguer Teixidor, İstanbulluların Salvador Dalí'yi ve onun olağanüstü sürreel dünyasını sergi sayesinde daha yakından tanıyacak olmasının altını çiziyor: "Sergi, eşsiz, yenilikçi, yetenekli ve farklı bir sanatçı olan Salvador Dalí'yi, ilk kez İstanbullularla buluşturacak.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;yalnızlık aslında birçok alanda birden olmaktır&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5860066610173406023-2305895272007254102?l=sargnm.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sargnm.blogspot.com/feeds/2305895272007254102/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5860066610173406023&amp;postID=2305895272007254102&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/2305895272007254102'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/2305895272007254102'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sargnm.blogspot.com/2008/10/istanbullu-sanatseverler-nl-srrealist.html' title='S.Dali Sergisi'/><author><name>monolog</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11477455437364688842</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_Sz_e-8W_kWQ/SZx-maQQmkI/AAAAAAAAAo4/oWUIal3mArc/S220/HPIM0541+(Medium).JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_Sz_e-8W_kWQ/SOfWSkSaA1I/AAAAAAAAAk0/Mx003lT5CY0/s72-c/ssm_salvador_dali_sergi_secmeler_9.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5860066610173406023.post-6572524334763302504</id><published>2008-10-04T21:38:00.000+01:00</published><updated>2008-10-04T21:39:15.262+01:00</updated><title type='text'>Kanser Hakkında Bilmediklerimiz..</title><content type='html'>John Hopkins'den Kanser Güncellemesi**&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;1. **Herkesin vücudunda kanser hücreleri vardır. Bu kanser hücreleri&lt;br /&gt;birkaç milyara kadar çoğalmadıkça standart testlerde görülmezler. Doktorlar&lt;br /&gt;kanser hastalarına tedaviden sonra vücutlarında artık kanser hücresi&lt;br /&gt;kalmadığını söyledikleri zaman, bu yalnızca kanser hücrelerinin testlerle&lt;br /&gt;saptanamayacak düzeyde olduğu anlamına gelir&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;2. **Bir kişinin hayatı boyunca 6 ile 10 kez kanser hücreleri oluşabilir&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;3. Kişinin bağışıklık sistemi güçlü olduğu zaman kanser hücreleri yok&lt;br /&gt;edilir ve çoğalarak tümör oluşturmalarına engel olunur.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;4. Bir kişide kanser olması, o kişide çoklu beslenme eksikliği olduğuna&lt;br /&gt;işaret eder. Bunlar genetik, çevresel, beslenme ve yaşam tarzı faktörlerine&lt;br /&gt;bağlı olabilir.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;5. Çoklu beslenme eksiklini yenebilmek için diyeti değiştirmek ve ek&lt;br /&gt;takviye almak bağışıklık sistemini güçlendirir.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;6. Kemoterapi hem hızlı çoğalan kanser hücrelerini, hem de kemik iliğinde,&lt;br /&gt;sindirim sisteminde v.s.'deki hızlı büyüyen sağlıklı hücreleri yok eder ve&lt;br /&gt;karaciğer, böbrekler, kalp, akciğerler v.s.'de organ tahribatına yol açar.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;7. Radyasyon kanser hücrelerini yok ederken; sağlıklı hücre, doku ve&lt;br /&gt;organları da yakar, yaralar zarar verir.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;8. Kemoterapi ve radyasyon başlangıçta tümörün küçülmesine yol açar.&lt;br /&gt;Kemoterapi ve radyasyon tedavisinin uzaması tümörün daha fazla yok olmasına&lt;br /&gt;yol açmaz.**&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;9. Kemoterapi ve radyasyondan dolayı vücut çok fazla toksin yüklenmesine&lt;br /&gt;maruz kalınca, bağışıklık sistemi ya tehlikeye düşer, ya da yıkılır;&lt;br /&gt;dolayısıyla kişi çeşitli enfeksiyonlara ve komplikasyonlara yenik düşer.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;10. Kemoterapi ve radyasyon kanser hücrelerinde mutasyona neden olabilir ve&lt;br /&gt;dirençlerinin artarak yok edilmelerini zorlaştırabilir. Cerrahi işlem de&lt;br /&gt;kanser hücrelerinin başka taraflara atlamasına neden olabilir.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;11. Kanser hücreleri ile savaşmakta etkili bir yöntem ise onları çoğalmak&lt;br /&gt;için ihtiyaçları olan gıdalardan yoksun ve aç bırakmaktır.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;KANSER HÜCRELERİ AŞAĞIDAKİLERLE BESLENİRLER:&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;a. **Şeker kanser besleyicidir**. &lt;br /&gt;    **Şekeri kesilerek kanser hücrelerininönemli bir gıdası kesilmiş olur. &lt;br /&gt;NutraSweet, Equal, Spoonful v.s. gibi&lt;br /&gt;tatlandırıcılar zararlı olan Aspartam** **ile yapılırlar. Daha iyi bir&lt;br /&gt;tatlandırıcı **Manuka balı** veya **molastır**, ama az miktarda&lt;br /&gt;alınmalıdırlar. Sofra tuzunda beyazlatıcı olarak kimyasallar bulunmaktadır.&lt;br /&gt;Daha iyi bir seçenek** **Bragg'in aminosu veya deniz tuzudur&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;b. Süt vücudun, özellikle sindirim sisteminde, mukus üretmesine neden&lt;br /&gt;olur. **Kanser mukusla beslenir. Süt yerine tatlandırılmamış soya sütü&lt;br /&gt;tüketilerek kanser** **hücreleri aç bırakılabilir**.**&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;c. **Kanser hücreleri asit ortamda gelişirler. Et temelli diyet asittir ve&lt;br /&gt;sığır eti veya domuz eti yerine** **bol balık ve az tavuk eti yemek en&lt;br /&gt;iyisidir**. **Ette, özellikle kanserli kişilere zararı olan, canlı hayvan&lt;br /&gt;antibiyotikleri, büyüme hormonları ve parazitleri bulunur**.**&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;d. %80 taze sebze ve meyve suyu, kepekli tahıllar, tohumlar, nohutgiller&lt;br /&gt;ve biraz meyveden oluşan bir diyet vücudu bazik (alkali) ortamda tutar. %20&lt;br /&gt;de fasulye içeren pişmiş gıdalardan oluşabilir. Taze sebze suları kolayca&lt;br /&gt;emilip 15 dakika içinde hücre düzeyine ulaşabilen ve sağlıklı hücreleri&lt;br /&gt;besleyen ve çoğalmalarını hızlandıran canlı enzimler içerirler. Sağlıklı&lt;br /&gt;hücre üretimi için gerekli olan canlı enzimlerin sağlanması amacıyla, **taze&lt;br /&gt;sebze (sebzelerin çoğunluğu ve fasulye filizi) yiyin** **veya suyunu için ve&lt;br /&gt;günde 2-3 kez çiğ sebze yiyin. Enzimler 40 oC'de yok olurlar**.**&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;e. Yüksek kafein içerikli kahve, çay ve çikolatadan uzak durun. **Yeşil&lt;br /&gt;çay daha iyi bir seçenektir ve kanserle savaşan özellikleri vardır. Bilinen*&lt;br /&gt;* **toksinler ve ağır metaller içeren musluk suyu** **yerine** **arıtılmış&lt;br /&gt;veya filtrelenmiş** **su içiniz. Damıtılmış su asittir, kaçınılmalıdır**.**&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;12. Et proteininin sindirimi zordur ve çok sindirim enzimi ister.&lt;br /&gt;Bağırsaklarda duran sindirilmemiş et çürür ve daha çok toksin birikimine&lt;br /&gt;neden olur.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;13. Kanser hücrelerinin duvarları sert protein ile kaplıdır. Et yemekten&lt;br /&gt;kaçınarak veya azaltarak, kanser hücrelerinin protein duvarlarına saldıran&lt;br /&gt;enzimler daha çok açığa çıkar ve vücudun öldürücü hücrelerinin kanser&lt;br /&gt;hücrelerini yok etmelerini sağlar.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;14. Bazı destek maddeleri (IP6, Flor-ssence, Essiac, anti-oksidanlar,&lt;br /&gt;vitaminler, mineraller, EFA'lar v.s..) bağışıklık sistemini güçlendirerek,&lt;br /&gt;vücudun kendi öldürücü hücrelerinin kanser hücrelerini yok etmesine yardımcı&lt;br /&gt;olur. **E vitamini gibi diğer destek maddelerinin de, vücudun hasarlı,&lt;br /&gt;istenmeyen veya ihtiyac olmayan hücrelerin atılmasının normal yolu olan,&lt;br /&gt;apoptoziz veya programlanmış hücre ölümüne yardımcı olduğu bilinmektedir**.*&lt;br /&gt;*&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;15. Kanser zihinsel, bedeni ve ruhsal bir hastalıktır. Öngörülü ve olumlu&lt;br /&gt;bir ruh kanser savaşçısını muzaffer yapar. Öfke, kin,  affetmezlik ve acı&lt;br /&gt;bedeni stresli ve asitli bir ortama sokar   Seven ve affeden bir ruha sahip olmayı öğrenin. Sakin olmayı ve hayatın tadını çıkarmayı öğrenin.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;16. Kanser hücreleri oksijenli ortamda gelişemezler. **Günlük egzersizler&lt;br /&gt;ve derin nefes alma** **hücre düzeyine kadar daha fazla oksijen alınmasına&lt;br /&gt;yardımcı olur. Oksijen terapisi kanser hücrelerini yok etmek için diğer bir&lt;br /&gt;yöntemdir&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;**JOHN HOPKINS HASTANESİNDEN KANSER GÜNCELLEMESİ - LÜTFEN OKUYUNUZ&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;1. Mikrodalga fırına plastik kap ve ambalaj koymayınız.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;2. Dondurucuya su şişesi koymayınız.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;John Hopkins Hastanesi bunu yakın bir zamanda bülteninde yayınlamıştır. Bu&lt;br /&gt;bilgi Walter Reed Ordu Tıp Merkezi tarafından da yayınlanmaktadır. Dioksin&lt;br /&gt;kimyasalları kansere, özellikle de göğüs kanserine, neden olmaktadır.&lt;br /&gt;Dioksinler vücudumuzun hücreleri için son derece zehirlidir. Plastik&lt;br /&gt;şişelerdeki suyu dondurmayınız, çünkü bu plastiğin içindeki dioksinin&lt;br /&gt;salınmasına neden olur**.**&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;**Castle Hastanesi Sağlıklılık Programı Yöneticisi Dr. Edward Fujimoto bu&lt;br /&gt;sağlık tehdidini anlatmak için yakınlarda bir televizyon programına çıktı.&lt;br /&gt;Dioksinleri ve bizim için ne kadar kötü olduklarını anlattı. Plastik kaplar&lt;br /&gt;içindeki yiyeceklerimizi mikrodalga fırınlarda ısıtmamamız gerektiğini&lt;br /&gt;söyledi. Bu özellikle de yağlı yiyecekler için geçerli. (İngilizce metindeki&lt;br /&gt;fat sözcüğünün gerçek anlamı hayvansal yağdır.) Söylediğine göre yağ, yüksek&lt;br /&gt;sıcaklık ve plastik kombinasyonu dioksinin gıdaya geçmesine ve sonunda&lt;br /&gt;vücudumuzun hücrelerine ulaşmasına neden olmaktadır.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Bunun yerine kendisi yemekleri ısıtmak için Corning Ware, Pyrex gibi cam&lt;br /&gt;kaplar veya seramik kaplar kullanılmasını tavsiye etmektedir. Yani hazır&lt;br /&gt;yemek ve çorbalar ısıtılmadan önce ambalajından çıkarılıp uygun kaplara&lt;br /&gt;konulmalıdır. Kağıt uygundur, ama kağıdın içinde de ne olduğu&lt;br /&gt;bilinmemektedir. Sıcaklığa dayanıklı cam kap kullanmak daha güvenlidir.&lt;br /&gt;Kendisi yakın bir zamanda fast food restoranlarının plastik köpük kaplardan&lt;br /&gt;kağıt kaplara döndüğünü de hatırlattı. Nedenlerden bir dioksin sorunuydu.&lt;br /&gt;Kendisi plastik ambalaj malzemesi ile örtülmüş yiyeceklerin mikrodalga&lt;br /&gt;fırında pişirilmesinin aynı derecede sakıncalı olduğunu da söyledi.&lt;br /&gt;Yiyecekler radyasyona maruz kalıp ısınıca, yüksek sıcaklıkta plastiğin&lt;br /&gt;içindeki zehirli toksinler eriyip yiyeceklerin üstüne damlamaktadır.&lt;br /&gt;Yiyecekler plastik yerine kağıt havlu ile örtülebilir.&lt;br /&gt;HERKESE SAĞLIKLI YAŞAMLAR DİLERİM..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;yalnızlık aslında birçok alanda birden olmaktır&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5860066610173406023-6572524334763302504?l=sargnm.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sargnm.blogspot.com/feeds/6572524334763302504/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5860066610173406023&amp;postID=6572524334763302504&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/6572524334763302504'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/6572524334763302504'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sargnm.blogspot.com/2008/10/kanser-hakknda-bilmediklerimiz.html' title='Kanser Hakkında Bilmediklerimiz..'/><author><name>monolog</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11477455437364688842</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_Sz_e-8W_kWQ/SZx-maQQmkI/AAAAAAAAAo4/oWUIal3mArc/S220/HPIM0541+(Medium).JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5860066610173406023.post-9040444760133648664</id><published>2008-10-04T10:33:00.003+01:00</published><updated>2008-10-04T10:40:44.795+01:00</updated><title type='text'>Haberler</title><content type='html'>Search-Earn Nedir?&lt;br /&gt;Search-Earn, internet arama reklamları pazarında kullanıcılar ile arama motorları&lt;br /&gt;arasında köprü oluşturan ve aynı zamanda arama işleminin hem web, hem de&lt;br /&gt;toolbar programı üzerinden yapılmasını sağlayan, kullanıcının alışkanlıklarını&lt;br /&gt;değiştirmeden, kullanıcının kazanç sağlamasını amaçlayan bir yapıdır.&lt;br /&gt;Search-Earn’de kullanıcı olarak dikkat etmeniz gerekenler bu dokümanda sırası&lt;br /&gt;ile anlatılmıştır. Dokümanda belirtilen noktalara dikkat etmeniz durumunda,&lt;br /&gt;sitemiz üzerinden sağlayacağınız gelirleri azami şekilde yükseltirsiniz.&lt;br /&gt;Search-Earn Nasıl Çalışır?&lt;br /&gt;Search-Earn (SE) sistemi 2 türlü üyelik seviyesine sahiptir. Free üyelik ve Partner&lt;br /&gt;Üyelik.&lt;br /&gt;Free üyelik, adından da anlaşılabileceği üzere ücretsizdir. Sistemde yaptığınız&lt;br /&gt;kelime aramalarından iki ayrı puan kazanırsınız. Bunlar Kullanım ve Reklam&lt;br /&gt;puanlarıdır. Kullanım puanı, üyelerin hangi sıklıkla sistemi kullandıklarına yönelik&lt;br /&gt;olup, Search-Earn’ün halka arz gelirlerinin dağıtımında ve Partner üyelerin kazanç&lt;br /&gt;paylarının hesaplanmasında referans alınır. Kullanım puanlarının nakit karşılığı&lt;br /&gt;yoktur. Ancak, ileride yapılacak halka arzda, kullanım puanları çarpan olarak&lt;br /&gt;alınarak tüm üyelik seviyelerinde belirli bir pay dağıtımı sağlanacaktır.&lt;br /&gt;Sistemin Puan Kazandırma Mekanizması&lt;br /&gt;Reklam Puanları: Bu puanları en hızlı kazanma yolu üye olur olmaz toolbarı&lt;br /&gt;yüklemektir. Çünkü, reklamverenlerimiz toolbar reklamlarını daha fazla tercih&lt;br /&gt;etmektedirler. Bu sebeple, size aramalarınızda toolbarı kullanmanızı ve karşınıza&lt;br /&gt;gelen ilgi duyduğunuz reklamlara tıklamanızı tavsiye ederiz.&lt;br /&gt;SE’den esas reklam kazancınızın ise grubunuzdan sağlayacağınızı hatırlatmak&lt;br /&gt;isteriz. Çünkü, siz yılda 1,000 reklama tıklayarak ancak 1 $ kazanabilirken,&lt;br /&gt;grubunuzda bulunan 999 kişi 1,000 reklama tıkladığında grubunuzdan gelen&lt;br /&gt;kazancınız 999 $ olacaktır. Yani aslında Search-Earn.com’da reklama tıklamanız&lt;br /&gt;kadar referans grubunuzu büyütmeniz esastır. Bu sayede, sistemimizden&lt;br /&gt;gerçekten tatmin edici gelirler elde etmeniz mümkün olacaktır.&lt;br /&gt;499$ Vermeye Değer mi?&lt;br /&gt;Bunun hesabını yapmak için partner üyelik ne gibi avantajlar sağlıyor onları&lt;br /&gt;doğru hesaplamak gerekir&lt;br /&gt;İlk olarak partner üyeler referanssız sisteme gelen üyeleri kendi altlarına üye&lt;br /&gt;olarak kaydetmektedirler.&lt;br /&gt;Sistemin ilk partner üyesi 2007/Ekim sonu itibariyle 16 bin kişilik bir grup&lt;br /&gt;büyüklüğüne ulaşmış durumdadır. Bu üye sistemden 3. ay sonunda 149$’lık&lt;br /&gt;ödeme karşılığında 199$ reklam kazancı, 54$ partner bonus kazancı elde&lt;br /&gt;etmiştir. Diğer bir ifadeyle parasını 2 kata yakın olarak geri aldı.&lt;br /&gt;Bunun dışında 149$lık partner üyelik ücreti, ilk başlangıç fazının sona ermiş&lt;br /&gt;olması sebebiyle 499$’a yükseltilmiştir. Bu hesapları eski kazanç oranlarından&lt;br /&gt;yaparsak yani SE büyümesini minimum seviyede tutacak olursak, 499$ lık&lt;br /&gt;harcamanızı yaklaşık 1 yıl gibi bir sürede geri alabilirsiniz. Burada grubunuzun&lt;br /&gt;büyüme katsayısına göre bu süre hiç şüphesiz daha uzun da olabilir, daha kısa da&lt;br /&gt;gerçekleşebilir.&lt;br /&gt;Peki partner üyelik avantajları sadece yeni üye kaydıyla mı kalıyor? Hayır.&lt;br /&gt;Kurucular, partner üyelere SE’nin halka arz gelirinin %15’ini bedelsiz olarak&lt;br /&gt;dağıtacaklardır. Diğer bir ifadeyle, partner üye olarak, verdiğinizden yüzlerce kat&lt;br /&gt;fazlasını alma imkanınız bulunmaktadır.&lt;br /&gt;SE, internette dünyasında paylaşımın en büyük örneği olacaktır.&lt;br /&gt;Kazanç modellerinde başarı&lt;br /&gt;• kullanıcıların sistemi anlamaları,&lt;br /&gt;• sistemin kullanıcılara sadık olması,&lt;br /&gt;• sistemin herkese fayda sağlaması,&lt;br /&gt;• basitlik ve&lt;br /&gt;• gelir yaratabilmesinden (reklam, üyelik vs) geçmektedir.&lt;br /&gt;Search-Earn.com da tüm bu özellikler fazlası ile vardır.&lt;br /&gt;Çok kısa bir süre öncesinde kurulmasına rağmen büyümesine hızla devam eden&lt;br /&gt;Search-Earn.com gibi bir sistemin büyümesini zevkle izleyin. Sizde sitenize sahip&lt;br /&gt;çıkın ve her beraber sevdiklerinizle kazanmanın keyfine yer alın.&lt;br /&gt;Şimdi arkanıza yaslanın ve internet dünyasını sarsacak SE&lt;br /&gt;başarısında katkı sahibi bir üye olmanın ve doğru yere yatırımın&lt;br /&gt;keyfini çıkarın.&lt;br /&gt;ücretsiz üyelik:http://www.search-earn.com/sevdor&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;yalnızlık aslında birçok alanda birden olmaktır&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5860066610173406023-9040444760133648664?l=sargnm.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sargnm.blogspot.com/feeds/9040444760133648664/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5860066610173406023&amp;postID=9040444760133648664&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/9040444760133648664'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/9040444760133648664'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sargnm.blogspot.com/2008/10/haberler.html' title='Haberler'/><author><name>monolog</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11477455437364688842</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_Sz_e-8W_kWQ/SZx-maQQmkI/AAAAAAAAAo4/oWUIal3mArc/S220/HPIM0541+(Medium).JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5860066610173406023.post-1573689009666793395</id><published>2008-09-27T20:57:00.001+01:00</published><updated>2008-09-27T21:00:17.475+01:00</updated><title type='text'>İYİ BAYRAMLAR</title><content type='html'>Sevdiklerinizle birlikte; sağlıkla, mutlulukla bir bayram geçirmenizi diliyorum.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;yalnızlık aslında birçok alanda birden olmaktır&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5860066610173406023-1573689009666793395?l=sargnm.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sargnm.blogspot.com/feeds/1573689009666793395/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5860066610173406023&amp;postID=1573689009666793395&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/1573689009666793395'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/1573689009666793395'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sargnm.blogspot.com/2008/09/iyi-bayramlar.html' title='İYİ BAYRAMLAR'/><author><name>monolog</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11477455437364688842</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_Sz_e-8W_kWQ/SZx-maQQmkI/AAAAAAAAAo4/oWUIal3mArc/S220/HPIM0541+(Medium).JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5860066610173406023.post-1082587944223894811</id><published>2008-09-26T15:55:00.001+01:00</published><updated>2008-09-26T15:55:23.715+01:00</updated><title type='text'>AVRUPA KONSEYİ: GÜVENLİK KUVVETLERİNİN YARGILANMASINDA İZİN ŞARTINI KALDIRIN</title><content type='html'>&lt;div xmlns='http://www.w3.org/1999/xhtml'&gt;&lt;table class='contentpaneopen'&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;&lt;td align='left' width='70%' valign='top' colspan='2'&gt;&lt;span class='small'&gt;Yazan BİA Haber Merkezi					&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;					  &lt;br /&gt;				&lt;/td&gt;&lt;br /&gt;			&lt;/tr&gt;&lt;br /&gt;						&lt;tr&gt;&lt;br /&gt;				&lt;td valign='top' class='createdate' colspan='2'&gt;&lt;br /&gt;					Cuma, 26 Eylül 2008				&lt;/td&gt;&lt;br /&gt;			&lt;/tr&gt;&lt;br /&gt;					&lt;tr&gt;&lt;br /&gt;			&lt;td valign='top' colspan='2'&gt;&lt;br /&gt;Avrupa Konseyi (AK) Daimi Temsilciler Komitesi, Türkiye'nin Avrupa&lt;br /&gt;İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarının gereğini yerine&lt;br /&gt;getirmesiyle ilgili ara kararında, güvenlik kuvvetlerinin hesap&lt;br /&gt;verebilirliği ve hükümetin "işkenceye sıfır tolerans" politikası&lt;br /&gt;üzerinde durdu.&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Komite, Strasbourg'da önceki gün (23 Eylül) yapılan toplantısında,&lt;br /&gt;Türkiye'nin güvenlik kuvvetlerinin yalnızca işkence ve kötü muamele&lt;br /&gt;iddialarında değil, bütün ciddi suçlarla ilgili iddialarda, idari&lt;br /&gt;yetkililerin iznine tabi olmaksızın yargı önüne çıkarılmasını güvenceye&lt;br /&gt;almasını istedi.&lt;br/&gt; Komite Türkiye'nin yasalarında bu konuda muğlaklık olduğunu ve açıklığa kavuşturulmasını istedi.&lt;br/&gt; &lt;br/&gt; &lt;strong&gt;"Etkili soruşturun"&lt;/strong&gt;&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;&lt;br /&gt;Daimi Temsilciler Komitesi, Türkiye'yi "işkenceye sıfır tolerans"&lt;br /&gt;politikasını etkin bir şekilde sürdürmesini, güvenlik güçlerinin hak&lt;br /&gt;ihlalleriyle ilgili iddiaların yetkililer tarafından etkili bir şekilde&lt;br /&gt;soruşturulmasını da güvenceye almasını da istedi.&lt;br/&gt; Komitenin&lt;br /&gt;isteklerinden biri de, Türkiye'nin güvenlik güçlerinin hak ihlalleriyle&lt;br /&gt;ilgili açılan soruşturma, beraat ve mahkumiyetlerle ilgili ayrıntılı&lt;br /&gt;istatistik sağlaması.&lt;br/&gt; Komite, gözaltındaki prosedür önlemleri,&lt;br /&gt;güvemlik kuvvetlerinin meslek içi eğitiminin iyileştirilmesi, yargıç ve&lt;br /&gt;savcıların eğitimi ve "Terörle ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların&lt;br /&gt;Karşılanması" yasasının etkin bir şekilde uygulanması başlıklarınıysa&lt;br /&gt;kapattı.&lt;br/&gt; Daimi Temsilciler Komitesi, bu değerlendirmeyi, AK'ye üye olan 46 ülkenin hepsi için düzenli olarak yapıyor&lt;/p&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;yalnızlık aslında birçok alanda birden olmaktır&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5860066610173406023-1082587944223894811?l=sargnm.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sargnm.blogspot.com/feeds/1082587944223894811/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5860066610173406023&amp;postID=1082587944223894811&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/1082587944223894811'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/1082587944223894811'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sargnm.blogspot.com/2008/09/avrupa-konseyi-gvenlik-kuvvetlerinin.html' title='AVRUPA KONSEYİ: GÜVENLİK KUVVETLERİNİN YARGILANMASINDA İZİN ŞARTINI KALDIRIN'/><author><name>monolog</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11477455437364688842</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_Sz_e-8W_kWQ/SZx-maQQmkI/AAAAAAAAAo4/oWUIal3mArc/S220/HPIM0541+(Medium).JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5860066610173406023.post-4014970870933321362</id><published>2008-09-15T11:57:00.003+01:00</published><updated>2008-09-15T12:05:53.727+01:00</updated><title type='text'>Kazanç Ortağımız Olmak İster Misiniz?</title><content type='html'>Ayrıcalıklı partner üyelik avantajlarından yararlanmak ister misiniz? Gelin büyük Search-Earn dünyasında sınırlı sayıdaki partnerlerimizden biri de siz olun!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;399 YTL lik Partner Üyelik Fırsatı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1000. partner üyemize çok az kaldı. Sizlere sınırlı sayıda 399 YTL lik partner üyelik fırsatı sunuyoruz. Siz de hayallerinize kavuşmak için partner üyeliğinizi bugün başlatın. Büyük Search-Earn ailesinin bir parçası olun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kampanyadan yararlanmak için tıklayın.http://www.search-earn.com/sevdor&lt;br /&gt;1000. Partner Üyeliğe Az Kaldı!&lt;br /&gt;Haydi 1000. Partner' e Kampanyamız Başladı!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Haydi 1000. Partner' e kampanyası ile 31 Aralık 2008 tarihine kadar grubuna 10 yeni Active Partner Üye kazandıran her partner üyemize 2009 yılı Ocak ayında teslim edilecek şekilde tamamen ücretsiz Laptop bilgisayar Acer Aspire 2920Z-3A1G12Mi armağan ediyoruz. 31 Aralık tarihine kadar Active Partner sayısı 10 kişi altında kalan partner üyelerimize ise bilgisayarlarını eksik üyeliklerden kaynaklanan farkı ödeyip teslim alma imkanı sağlıyoruz. Siz de Partner Üyeliğinizi hemen başlatın 2009' a laptop bilgisayarınız ile girin. Search-Earn.com grubunuzu yeni bilgisayarınız ile büyütmeye devam edin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kampanya Detayları&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;    * Kazandığınız ve kazanacağınız bonuslar eksilmez.&lt;br /&gt;    * Bu kampanya da birden fazla hesap sahibi partner üyemiz sadece tek bir bilgisayar kazanabilir.&lt;br /&gt;    * Teslimatlar laptop bilgisayar olarak yapılacaktır. Bedeli talep edilemez.&lt;br /&gt;    * Bu kampanya da ozyasar.NET çalışanları ve 1. derece akrabalarına ödül verilmeyecektir.&lt;br /&gt;    * Laptop bilgisayarlar 15 Ocak 2009 tarihinden itibaren Yurtiçi Kargo ile partner üyelerin adına ve adreslerine gönderilecektir.&lt;br /&gt;    * Bu kampanya' da sadece Türkiye' de oturan kişiler ödül kazanabilir.&lt;br /&gt;    * Yurt dışından bulacağınız partner üyeliklerde bu kampanyaya dahildir.&lt;br /&gt;    * 18 yaşından küçükler bu kampanyaya katılamazlar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sadece İlk 2 bin Partner Türkiye' nin Firma Rehberini Görebilecek&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilindiği gibi geçen hafta içinde Türkiye Firma Ticaret Rehberi 08-09 çalışmasına başlandı. Kayıtlar son derece hızlı bir şekilde toplanıyor. Türkiye' nin En Büyük Ticaret Rehberi' ne sahip olmak istiyor ve işlerinizde tamamen ücretsiz bir şekilde bu bilgileri kullanmak istiyorsanız. Partner Üyeliğinizi Gecikmeden Başlatın!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çünkü sadece ilk 2 bin Partner Bu avantaja sahip olacak!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2001. partner sisteme katıldığında bu sayfadan ilan edilecek ve Firma Rehberini kullanma şansı sonrasında kalmayacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ticaret Yatırım Demektir!&lt;br /&gt;Siz de kimsede olmayacak bu bilgiye yatırım yapın! İşlerinizi katlayın!&lt;br /&gt;İnternet' in Yükselen Değeri&lt;br /&gt;Search-Earn İşinin Bir Parçası Olun!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Search-Earn.com size partner üyelik avantajlarını, taksit avantajı ile sunuyor! İlk olan kazanır prensibi ile partner üyeliğinizi 49 YTL ilk taksit ödemeniz ile başlatın. Eksiksiz, tüm partner avantajlarından ve extra kazançlarından hemen yararlanmaya başlayın!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Partner Program ile Kazancınızı Katlayın!&lt;br /&gt;Yarışma da Büyük Ödülü Kazanma İmkanı Yakalayın!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Partner üyelik fırsatı için tıklayınız!http://www.search-earn.com/sevdor&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;yalnızlık aslında birçok alanda birden olmaktır&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5860066610173406023-4014970870933321362?l=sargnm.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sargnm.blogspot.com/feeds/4014970870933321362/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5860066610173406023&amp;postID=4014970870933321362&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/4014970870933321362'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/4014970870933321362'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sargnm.blogspot.com/2008/09/kazan-ortamz-olmak-ister-misiniz.html' title='Kazanç Ortağımız Olmak İster Misiniz?'/><author><name>monolog</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11477455437364688842</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_Sz_e-8W_kWQ/SZx-maQQmkI/AAAAAAAAAo4/oWUIal3mArc/S220/HPIM0541+(Medium).JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5860066610173406023.post-1032257967614726080</id><published>2008-09-13T08:15:00.001+01:00</published><updated>2008-09-13T08:15:54.829+01:00</updated><title type='text'>12 Eylül</title><content type='html'>&lt;div xmlns='http://www.w3.org/1999/xhtml'&gt;&lt;h3&gt;Ahmet Altan&lt;/h3&gt;&lt;font face='Times New Roman TUR'&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Biz öyle bir tarih istiyoruz ki orada hep biz haklı olalım, hep biz güçlü olalım, hep biz muhteşem olalım.&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Öyle olmadığımız zamanları ve olayları hafızamızdan silelim.&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Hiç konuşmayalım.&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Yok farz edelim.&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;O olaylardan bahsedenlere de öfkelenelim.&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Herhalde yeryüzündeki birçok ulusun buna benzer talepleri olan çocuksu bir yanı vardır.&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Çünkü hâlâ dünyanın her yanında insanların beyinlerini iğdiş etmeye çalışan tarih dersleri okutuluyor.&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Ama gelişmiş toplumların, bu çocuksuluğa çok da aldırmadan gerçekleri söyleyen, tartışan “olgun” bir yanı da vardır.&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Gelişmişleri gelişmemişlerden ayıran da o olgunluk herhalde.&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Elbette o düzeye kolay ulaşılmıyor.&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Zihinsel bir acı çekmeyi, gerçekleri kabullenecek cesareti beslemeyi, yüzleşmeyi, üstesinden gelmeyi öğrenmek gerekiyor.&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Zaten olgunluk dediğiniz nedir ki?&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;“Acının” haddesinden geçmeden olgunlaşmak mümkün mü?&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Biz de o entelektüel acıyı çektikten, bu acıyı çekmenin büyümek için şart olduğunu kavradıktan sonra olgunlaşacağız.&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;O yolda da ilerliyoruz zaten.&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Ama çok küçük adımlarla.&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Bırakın derin geçmişi...&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Daha otuz yıl önceki 12 Eylül rezaletini içimizde halledemedik.&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Daha siyaset kurumumuz, ülkeyi perişan eden bu darbeyle hesaplaşmadı.&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Hâlâ bu darbenin getirdiği saçma sapan yasalarla yönetiliyoruz.&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;12 Eylül’ün yasalarını bile değiştiremediler.&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Darbe ürünü Seçim Yasası, Siyasi Partiler Yasası hâlâ dimdik ayakta bu ülkede.&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;12 Eylül’den önce bir kan banyosundan geçtik.&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Günde yirmi kişi ölüyordu.&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Sonra birden bıçakla kesilir gibi kesildi ölümler.&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Şimdi siz Susurluk’u ve Ergenekon’u gördükten sonra 12 Eylül öncesinde yaşananlardan hiç kuşku duymuyor musunuz?&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Aynı tabancanın sabah bir solcuyu, öğleden sonra bir sağcıyı öldürmüş olması hiç mi aklınızı kurcalamıyor?&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;12 Eylül’ün darbeci generallerinin Amerika’yla ilişkilerini hiç mi merak etmiyorsunuz?&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Bizim siyasilerin bu konulara hiç girmemesi dikkatinizi çekmiyor mu?&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Merkez medyanın 12 Eylül’le hesaplaşmak bir yana bu darbeye sahip çıkan yayınları sizi irkiltmiyor mu?&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Baksanıza, 2008 yılında bizim parlamentonun sitesine 12 Eylül hakkında neler yazıyorlar?&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Böyle bir parlamento, geçmişle hesaplaşabilir mi?&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Darbelerin hesabını sorabilir mi?&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Korkar ve susar.&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Korkup sustuğu için de yeni darbeler planlanır.&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Yeni çeteler oluşur.&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Burada darbe, cezası olan bir suç değil ki...&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Yaparsan başarılısın, devletin tepesine kurulur oturursun.&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Beceremezsen de kimse sana bir şey demez.&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;İşte geçmişle hesaplaşmak bunun için önemlidir.&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Geçmişi görmeyi ve anlamayı öğrendiğinde, geçmişin tekrarını da önlersin.&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Eğer bu ülke 31 Mart vakasını ciddi bir biçimde tartışabilmiş&lt;br /&gt;olsaydı, büyük bir ihtimalle biz bugün “laik-şeriatçı” türü bölünmeler&lt;br /&gt;yaşamıyor olacaktık.&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Bu tür “bölünmelerin” nasıl yaratıldığını, ortaya çıktığını anlamış olacaktık.&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;İttihatçıların yapmış olduklarını çocuklarımıza açıkça&lt;br /&gt;öğretebilseydik, İttihatçı geleneğinin hep aynı oyunları tekrarlamasını&lt;br /&gt;engelleyebilecektik.&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Yapmadık.&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Sadece övündük.&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Yenilgilerimizin suçunu başkalarına yükledik.&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Günahlarımızın üstünü örtüp inkâr ettik.&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Hiçbir suçluyu cezalandırmadık.&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Geldiğimiz nokta burası.&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Bir askerî darbeyi öven Meclis...&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Darbelerle yüzleşemeyen bir siyaset kurumu...&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Darbecileri alkışlayan bir medya...&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Gerçeklerden korkan bir toplum...&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Ve, Avrupa’nın en fakir ülkesi.&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Bunları alt alta dizip baktığınızda, bunların arasında bir bağ olabileceğinden hiç kuşkulanmıyor musunuz?&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;İsterseniz geçmişle yüz yüze gelmekten kaçınabilirsiniz...&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Geçmişin hoşunuza gitmeyen kısımlarını görünce gözlerinizi kapatıp, onu size gösterene kızabilirsiniz...&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Bunu yapabilirsiniz...&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;O zaman da, sürekli geçmişin günahları içinde yaşarsınız.&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;2008 yılında darbelere hoşgörüyle bakan bir parlamentonuz olur.&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Bununla da övünecek misiniz?&lt;/p&gt;&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;yalnızlık aslında birçok alanda birden olmaktır&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5860066610173406023-1032257967614726080?l=sargnm.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sargnm.blogspot.com/feeds/1032257967614726080/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5860066610173406023&amp;postID=1032257967614726080&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/1032257967614726080'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/1032257967614726080'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sargnm.blogspot.com/2008/09/12-eyll.html' title='12 Eylül'/><author><name>monolog</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11477455437364688842</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_Sz_e-8W_kWQ/SZx-maQQmkI/AAAAAAAAAo4/oWUIal3mArc/S220/HPIM0541+(Medium).JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5860066610173406023.post-7974398303817308957</id><published>2008-09-12T15:57:00.001+01:00</published><updated>2008-09-12T16:00:01.558+01:00</updated><title type='text'>YIKANMAYI, TÜRKLER ÖĞRETTİ</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_Sz_e-8W_kWQ/SMqD5TbF94I/AAAAAAAAAfs/JAzjAgSu3fw/s1600-h/image00170.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://3.bp.blogspot.com/_Sz_e-8W_kWQ/SMqD5TbF94I/AAAAAAAAAfs/JAzjAgSu3fw/s320/image00170.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5245149736516056962" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aşağıdaki satırlar 1552 yılında Türklere esir düşüp, üç yıl boyunca Kaptan-ı Derya Sinan Paşanın yanında kölelikten en bilgili ve gözde hekimleri arasına yükselen İspanyol Pedro'nun kaleme aldığı, "Kânunî Devrinde İstanbul" isimli kitaptan alınma… &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"… Türklerin bize haklı olarak yönelttikleri tenkitlerin başlıcası, kirli oluşumuzdur. İspanya'da ömrü boyunca iki kere yıkanmış hiçbir kadın ve erkek yoktur. Türk hamamlarında çok su harcanır. Dünyada İstanbul kadar çeşmesi olan hiç bir şehir yoktur, her sokakta muhakkak bir çeşmeye rastlanır." &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnanılmaz değil mi?.. Ama inanın bunlar doğru… &lt;br /&gt;Bu garip durum İspanya'ya has bir şey de değil üstelik, o dönem Avrupa'sında yaşanan sıradan bir vaka. Sebebi ise o dönemki doktor ve din adamlarının Avrupa toplumu üzerinde bıraktığı etki, daha doğrusu baskıların bir sonucu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zira o dönem doktorlar banyoyu tavsiye etmedikçe yıkanmanın sağlık açısından tehlikeli olduğu inancı yaygındı. "Günlük Sağlık Bakımı" isimli kitabın yazarı olan doktor John; "Kulaklara kaçırmamak şartıyla başınızı yıkayabilirsiniz." diyordu. Fakat Jean de Renoe adlı başka bir doktor ise aynı fikirde değildi. "Ellerinizi yıkayabilirsiniz. Ayaklarınızı da yıkamanızda bir mahzur yoktur. Fakat başa su sürmek, son derece tehlikelidir. Unutmamalıdır ki başa sürülen su, her türlü derdin kaynağıdır." görüşünü savunuyordu. &lt;br /&gt;Bu gibi konularla yakından ilgili bir yazar olan Theophrashe Renaudot da bir kitabında aynı konuya temas etmişti: "Doktorlar tavsiye etmedikçe banyo yapmak sadece lüzumsuz bir hareket değil, tehlikelidir de… En büyük zararı da müstakbel annelerin karınlarındaki hayat meyvelerini yok etmesidir." &lt;br /&gt;XVI. yüzyılda Aziz Benedik, dindarlara ve özellikle gençlere; "Banyo, ancak bazı durumlarda izne tâbidir." diye seslenirken, &lt;br /&gt;Aziz Francis ise; "Yıkanmamış vücut dindarlığın işaretidir." şeklinde sözler ediyordu. İspanya Kraliçesi İzabel, hayat boyu sadece 2 defa, biri doğumunda ve diğeri gerdeğe girerken banyo yapmış olmakla övünüyordu. &lt;br /&gt;İşte su dan bu denli korkulduğu dönemde Avrupa toplumunda pislik almış başını gidiyordu. Öyle ki uzun süredir yıkanmayan, hatta silinip temizlenmeyen insanlar, üzerlerindeki pis kokuyu örtmek için ağır parfümler kullanıyorlardı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Haçlı Seferleri sırasında Müslümanların hamamlarını tanıyan Hıristiyanlar, ülkelerine döndüklerinde bu fikri Avrupa'da canlandırmaya çalıştılar. &lt;br /&gt;Nihayet bu karanlık dönem Pasteur'un sağlık kurallarına verdiği önemden sonra düzelmeye başladı. 19. yüzyıla gelindiğinde temizlikle ilgili önemli adımlar atıldı Avrupa'da. 1860'ta, Londra'da sayısı 10 olan halka açık yıkanma evlerinin sayısı artırıldı. Bu hareket Amerika'ya da yayıldı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Avrupa'da bütün bunlar olurken, Osmanlı İmparatorluğunun en ihtişamlı zamanında, şehrin her mahallesinde sıcak ve soğuk banyoları, çeşmeleri, kubbeli mermer odalarıyla, haftanın belirli günlerinde de sadece kadınlara açık olan bir hamam mutlaka bulunurdu. Evliyâ Çelebi'nin aktardığına göre, 17. yüzyılda İstanbul'da 4 536 özel hamam ve 300 adet halka açık hamam bulunuyordu. Bu durum yabancı seyyahların da dikkatini çekmiş olacak ki; yazdıkları seyahatnâmelerde bu konuya sık sık değindiler. M. de Thevenot 1665 yılında Paris'te yayınladığı " &lt;br /&gt;Relation d'un voyage fait an Levant" isimli eserinde, "Türkler çok yaşarlar ve az hasta olurlar. Bizim memleketlerdeki böbrek hastalıkları ve daha bir sürü tehlikeli hastalıkların hiçbirini bilmezler. Öyle zannediyorum ki, Türklerin bu mükemmel sıhhatlerinin başlıca sebeplerinden biri de sık sık hamama gitmeleri ve yiyip içmedeki itidalleridir. Çünkü az yemek yerler, Hıristiyanlar gibi karma karışık şeyler yemezler, içki âlemleri yapmazlar ve daima idman yaparlar." der. Uzun yıllar ülkemizde kalan bir başka seyyah Edmondo de Amicis, 1883 yılında Paris'te yayınladığı "Constantinople" isimli eserinde temizlikle ilgili olarak Türkler hakkında şunları yazar: "… Yüzler, eller, ayaklar tertemiz, yamalı kıyafet pek az ve hele kirlisi hemen hiç yok…"&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;yalnızlık aslında birçok alanda birden olmaktır&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5860066610173406023-7974398303817308957?l=sargnm.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sargnm.blogspot.com/feeds/7974398303817308957/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5860066610173406023&amp;postID=7974398303817308957&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/7974398303817308957'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/7974398303817308957'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sargnm.blogspot.com/2008/09/yikanmayi-trkler-retti.html' title='YIKANMAYI, TÜRKLER ÖĞRETTİ'/><author><name>monolog</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11477455437364688842</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_Sz_e-8W_kWQ/SZx-maQQmkI/AAAAAAAAAo4/oWUIal3mArc/S220/HPIM0541+(Medium).JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_Sz_e-8W_kWQ/SMqD5TbF94I/AAAAAAAAAfs/JAzjAgSu3fw/s72-c/image00170.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5860066610173406023.post-4066866798980434517</id><published>2008-09-12T12:03:00.000+01:00</published><updated>2008-09-12T12:04:15.662+01:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;div xmlns='http://www.w3.org/1999/xhtml'&gt;&lt;b&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;/b&gt;&lt;b&gt;Prof. Dr. Baskın Oran&lt;/b&gt;&lt;br/&gt;12 Eylül’le&lt;br /&gt;hesaplaşamadık. 12 Eylül’de yapılan darbe Türkiye’yi içten içe&lt;br /&gt;zehirlemeye devam ediyor. Hesaplaşmanın da ötesinde insanlara&lt;br /&gt;hatırlatmak, göstermek gerekiyor 12 Eylül’ü...&lt;table cellspacing='0' cellpadding='0' border='0' align='right' width='1%' style='padding: 5px 0pt 0pt 15px;'&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;&lt;td&gt;&lt;img hspace='0' height='358' border='0' align='left' width='257' vspace='0' alt='' src='http://www.ntvmsnbc.com/news/291577.jpg'/&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;&lt;td&gt;&lt;span style='margin-bottom: 5px;' class='credit'/&gt;&lt;br/&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;&lt;p style='font-size: x-small; line-height: 150%;' class='textBodyBlack'&gt;Bu&lt;br /&gt;konuda şu anda çok önemli bir teşebbüs var; Diyarbakır Askeri Cezaevi&lt;br /&gt;Gerçeği ile Yüzleşme ve Adalet Komisyonu... Bu komisyon Diyarbakır&lt;br /&gt;Cezaevi’nde işkenceden geçirilen kişilerle video kaydı yaparak&lt;br /&gt;görüşmeler gerçekleştirdi. Bu zehre neşter atacak ilk çalışmadır. &lt;b&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;İNTİKAM ALMA EYLEMİ DEĞİL&lt;br/&gt;&lt;/b&gt;Bu&lt;br /&gt;bir intikam alma eylemi değil toplumsal vicdan oluşturma eylemi.&lt;br /&gt;Kanıtlarıyla, doktor raporlarıyla, videolarıyla. Ben devletim diyen bir&lt;br /&gt;devletin yapması gereken şeyler bunlar. Ama devletimiz bunları&lt;br /&gt;yapmıyor. &lt;br/&gt;&lt;b&gt;&lt;br/&gt;YENİ KUŞAK BİLMİYOR&lt;br/&gt;&lt;/b&gt;Hesaplaşmadan önce&lt;br /&gt;neler yapıldığını göstermek lazım. Bugün 20’li yaşlarındaki gençlere&lt;br /&gt;sorun “12 Eylül’de neler oldu” diye; bir tanesi birtek şey biliyorsa&lt;br /&gt;damarlarımı keserim. Önce onlara ne olduğunu göstermek lazım.&lt;br /&gt;Kanıtlarıyla göstermek lazım. Önce toplumsal hafızanın oluşması&lt;br /&gt;gerekiyor. Toplumsal vicdanı etkilemek gerekiyor...&lt;b&gt;&lt;br/&gt;&lt;/b&gt;&lt;img height='1' width='425' vspace='10' src='http://www.ntvmsnbc.com/site_elements/dotblack.gif'/&gt;&lt;br/&gt;&lt;a href='http://msnbciprvu03/news/459038.asp'&gt;&lt;font face='Tahoma' color='#cc0000' size='4'&gt;Darbenin sonuçları &lt;/font&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;&lt;img height='1' width='425' vspace='10' src='http://www.ntvmsnbc.com/site_elements/dotblack.gif'/&gt;&lt;b&gt;&lt;br/&gt;DİBE İNİNCE AYAKLARINI VUR YUKARI ÇIKARSIN&lt;br/&gt;&lt;/b&gt;Günümüzde&lt;br /&gt;Ergenekon’a kadar birçok olay 12 Eylül’ün uzantısı. Bu kirlenme,&lt;br /&gt;zehirlenme hesaplaşmaya götürecek bizi. Bana küçükken bir hikaye&lt;br /&gt;okutmuşlardı. Küçük bir çocuk bostan kuyusuna düşüyor. Tam düşerken&lt;br /&gt;babasının ona söylediği şey aklına geliyor: “Kızım sakın bu kuyuya&lt;br /&gt;yaklaşma. Ama eğer düşecek olursan hiç çabalamadan dibe kadar git. Dibe&lt;br /&gt;inince ayaklarını vur, yukarı çakarsın.” Yani dibe vurmadan çözülmüyor&lt;br /&gt;bu işler maalesef. Susurluk, Yüksekova, Şemdinli, Ergenekon dörtlü&lt;br /&gt;çizgisi... Bunlardır 12 Eylül’ü sorgulamaya götürecek olan. Dibe vurduk&lt;br /&gt;çünkü...&lt;b&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;12 EYLÜL KURUMLARIYLA HÂLÂ ÇOK GÜÇLÜ&lt;br/&gt;Mithat Sancar, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi&lt;/b&gt;&lt;br/&gt;12&lt;br /&gt;Eylül’le yüzleşilemediğini değil de hesaplaşılamadığını söyleyebiliriz.&lt;br /&gt;Yani darbe sonuçları hep gözümüzün önünde duruyor. Bu açıdan dar&lt;br /&gt;anlamda bir yüzleşememe sorunu yok. 12 Eylül bizimle hep yüzleşiyor&lt;br /&gt;zaten. Ama 12 Eylül’ün sonuçlarıyla ve etkileriyle sistemli bir şekilde&lt;br /&gt;hesaplaşılamadığını çok rahat söyleyebiliriz. Darbenin yarattığı&lt;br /&gt;yapıları, ürettiği kültürü, yerleştirdiği pratikleri etkisiz kılacak ya&lt;br /&gt;da ortadan kaldıracak siyasal, hukuksal ve kültürel oluşumlar,&lt;br /&gt;hareketler bugüne kadar çok yetersiz kalmıştır. 12 Eylül kurumlarıyla,&lt;br /&gt;hukuk anlayışıyla hâlâ çok güçlü.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;table cellspacing='0' cellpadding='0' border='0' align='right' width='1%' style='padding: 5px 0pt 0pt 15px;'&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;&lt;td&gt;&lt;img hspace='0' height='360' border='0' align='left' width='270' vspace='0' alt='' src='http://www.ntvmsnbc.com/news/291576.jpg'/&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;&lt;td&gt;&lt;span style='margin-bottom: 5px;' class='credit'/&gt;&lt;br/&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style='font-size: x-small; line-height: 150%;' class='textBodyBlack'&gt;&lt;br/&gt;&lt;b&gt;HESAPLAŞAMAMA TOPARLANMAYI ENGELLEDİ&lt;/b&gt;&lt;br/&gt;12&lt;br /&gt;Eylül’den canı en çok yanan ‘sol’un darbenin hesabını görememesinin çok&lt;br /&gt;çeşitli nedenleri var. Bunların başında yediği darbenin altından&lt;br /&gt;kalkamaması geliyor. O toparlanmayı yapamadı. Toparlanma bir yandan 12&lt;br /&gt;Eylül’ün hesabını görmekle de ilgili bir şey; yani bu ikisi birbirine&lt;br /&gt;çok bağlı. Güçsüzlük hesaplaşmayı engelledi, hesaplaşamama da&lt;br /&gt;toparlanmayı engelledi.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;b&gt;ANAYASANIN DEĞİŞMESİYLE BU İZ SİLİNMEZ&lt;/b&gt;&lt;br/&gt;12&lt;br /&gt;Eylül’ün izi sadece Anayasa’nın değişmesiyle silinmez. Bu siyasal yapı&lt;br /&gt;ve siyasal kültürle alakalı bir durum. Hukuk toplumsal hayatı&lt;br /&gt;düzenlemek için elbette çok önemli bir faktör ama tek başına toplumsal&lt;br /&gt;gerçekliği dönüştürecek bir güce sahip değil. Yani sadece anayasayı&lt;br /&gt;değiştirmekle 12 Eylül’ün yarattığı yapıları ve yerleştirdirdiği&lt;br /&gt;zihniyeti yok edemezsiniz. Siyasal, kültürel, hukuksal ve ekonomi&lt;br /&gt;politikaları ile 12 Eylül’le kapsamlı bir hesaplaşma yapılmalı. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;b&gt;SİSTEM İKTİDARLARI RAHATLARAN BİR SİSTEM&lt;/b&gt;&lt;br/&gt;Türkiye’de&lt;br /&gt;özellikle sağ partilerin hiçbiri -AKP de buna dahil- 12 Eylül’ün&lt;br /&gt;yarattığı siyasal vesayet ve siyasal kısıtlılık ortamını genişletmek&lt;br /&gt;konusunda hiçbir zaman samimi ve cesur olmadılar. Aslında çok basit bir&lt;br /&gt;mantık. 12 Eylül’ün yarattığı anayasa, kurduğu siyasal sistem yürütme&lt;br /&gt;organının gücünü çok artıran bir sistem. Bu bakımdan iktidara gelenleri&lt;br /&gt;rahatlatan ve önünü temizleyen bir sistem. Kim çoğunluğa sahipse bunun&lt;br /&gt;nimetlerinden öncelikli olarak yararlanıyor. AKP de bundan çok farklı&lt;br /&gt;bir tavır takınmadı.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;b&gt;HÜKÜMETLERE BIRAKILMAYACAK KADAR ÖNEMLİ&lt;/b&gt;&lt;br/&gt;12&lt;br /&gt;Eylül’ün etkilerini tasfiye etmiş değil bu ülke. Bu çok önemli bir&lt;br /&gt;mesele, hükümetlere bırakılmayacak kadar önemli bir mesele. Bunu&lt;br /&gt;hükümetlerden beklerseniz sonuç almak mümkün olmaz. Çok yaygın&lt;br /&gt;toplumsal bir hareket, kamusal bir bilinç gerekiyor. Dolayısıyla&lt;br /&gt;yürüyüşler, vicdan mahkemesi gibi sivil hareketlerin önemli olduğunu&lt;br /&gt;düşünüyorum. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;b&gt;DARBELERE KARŞI TAVIR ALAN BİR GÜÇ OLUŞTU&lt;/b&gt;&lt;br/&gt;Gelecek&lt;br /&gt;yıllar için şöyle bir umut görülebilir. Son iki yılda ordunun&lt;br /&gt;muhtıraları ve siyasal vesayeti sıkılaştırma ve artırma girişimleri&lt;br /&gt;geniş çevrelerden tepki gördü. AKP de kendi varlığına tehdit gördüğü&lt;br /&gt;için bunlara tavır aldı. Ayrıca 20 yıl öncenin toplumu ile bugünün&lt;br /&gt;toplumu aynı değil. Tamam çok derli toplu, birikim sahibi bir toplumdan&lt;br /&gt;söz etmek yine zor ama darbelere karşı çok daha duyarlı, çok daha&lt;br /&gt;karşıdan tavır alan bir güç oluştu. 27 Nisan Muhtrası’ndan sonra bu&lt;br /&gt;tepkiler belirgin olarak ortaya çıktı. Bu tepkiler sonrasında AKP’nin&lt;br /&gt;de tavır alması önemliydi. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;b&gt;TEPKİLER HESAPLAŞMAYA DÖNÜŞMELİ&lt;/b&gt;&lt;br/&gt;Baktığımız&lt;br /&gt;zaman darbe planı yaptığı iddiasıyla emekli kuvvet komutanları göz&lt;br /&gt;altına alındı, tutuklandı ve yargılanıyor. Bütün bunlar Türkiye için&lt;br /&gt;umut elbette ancak bunun daha sistemli ve yaygın hala gelmesi&lt;br /&gt;gerekiyor. Türkiye’de darbelere karşı oluşan bilincin ve uyanışın 12&lt;br /&gt;Eylül’le hesaplaşmaya dönüştürülmesi gerektiğini düşünüyorum. Ama henüz&lt;br /&gt;bu kapsamda birşey yok. Çünkü darbelere karşı gösterilen bu tavrın 12&lt;br /&gt;Eylül’le hesaplaşma yönüne evrildiğini şu an için söylemek zor.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;b&gt;DARBELERE KARŞI OLMAK HESAPLAŞMAYI GEREKTİRİR&lt;/b&gt;&lt;br/&gt;Sadece&lt;br /&gt;mevcut bir darbe tehditi ile mücadele etmeyi hedef seçen ve bununla&lt;br /&gt;ilgili bir ufuk çizen herhangi bir hareketin samimi ve güçlü bir&lt;br /&gt;şekilde darbelere karşı çıkması çok zor. Eğer darbelere, askeri&lt;br /&gt;vesayete, cuntacılağa karşı olmak konusunda samimi olmak isteniyorsa&lt;br /&gt;iktidardaki güçler 12 Eylül’le hesaplaşmak zorunda kalacaktır.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;b&gt;ŞİLİ ÖNEMLİ BİR ÖRNEK&lt;/b&gt;&lt;br/&gt;Yunanistan,&lt;br /&gt;Arjantin, Şili gibi darbe görmüş ülkelerin deneyimleri bizlere örnek&lt;br /&gt;oluşturabilir, ilham verebilir. Özellikle Şili, üzerinde durulması&lt;br /&gt;gereken önemli bir örnek. Çünkü orada darbenin sonuçlarıyla ve&lt;br /&gt;zihniyetiyle hesaplaşma konusunda çok zorlu uzun süren bir süreç&lt;br /&gt;yaşandı. Bugün geldikleri nokta iyi sayılır. Türkiye’de bunu tahayyül&lt;br /&gt;etmek bile zor. Şili’de darbe 1973’ de yapıldı. Orada yargısız&lt;br /&gt;infazlara katılmış üst düzey subaylar bugün bile sorgulanıyor,&lt;br /&gt;yargılanıyor, cezalarını çekiyorlar. Bunun peşini bırakmayan bir sivil&lt;br /&gt;hareket var. Elbette kolay olmadı. Bu yüzden umutsuzuluğa kapılmamak&lt;br /&gt;için ders olabilir. Uzun süren sabırlı bir mücadeden sonuç alınmasının&lt;br /&gt;mümkün olduğunu gösteren bir örnektir Şili.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;b&gt;DEĞİŞEN HİÇBİR ŞEY YOK&lt;/b&gt;&lt;br/&gt;&lt;b&gt;Ertuğrul Mavioğlu, Radikal Gazetesi Haber Koordinatörü&lt;/b&gt;&lt;br/&gt;12&lt;br /&gt;Eylül’le yüzleşme, anayasasından kurumlarına kadar hepsiyle&lt;br /&gt;hesaplaşmayı gerektirir. Sadece bununla da kalmıyor. Türkiye’ye 12&lt;br /&gt;Eylül döneminde gelmiş olan kurumlar, mahkemeler, yargılama biçimleri,&lt;br /&gt;cezaevlerindeki insanlara yapılan muameleler, insanların cezaevlerine&lt;br /&gt;atılma sebepleri 12 Eylül’den bugüne değişmiş değil. Bunları çoğaltmak&lt;br /&gt;da mümkün. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Darbe ile gerçekleştirilen baskı ve zulüm sonucunda&lt;br /&gt;ortaya çıkan genel yılgınlaşma ve depolitizasyon hâlâ toplumda&lt;br /&gt;bulunmakta. Bu sebeple yüzleşme 12 Eylül anayasasını değiştirme,&lt;br /&gt;yasalarla oluşturulan kurumsallaşmış karakteri ortdan kaldırma ve bu&lt;br /&gt;toplumu yeniden kendi talepleri için söz söyleyebilir hale getirmekten&lt;br /&gt;geçiyor.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;12 Eylül toplumun bütün muhalif kesimlerini ezdi. Bunu&lt;br /&gt;yalan ve demogojilerle yaptı. Anarşiyi, terörü ortadan kaldırmayı öne&lt;br /&gt;sürerek yaptı. Sermaye kesiminin istediği biçimde, toplumdaki bütün&lt;br /&gt;örgütlenme imkanlarının önünü tıkayarak yaptı. Bu süreç hâlâ aynı&lt;br /&gt;şekilde varlığını devam ettiriyor toplumda. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;b&gt;15. MADDE HEP DİMDİK AYAKTA&lt;/b&gt;&lt;br/&gt;12&lt;br /&gt;Eylül’le hesaplaşılmasını, idamların, işkencelerin sorumlularının&lt;br /&gt;yargılanmamasını, anayasanın geçici 15. maddesiyle sınırlı olarak&lt;br /&gt;görmüyorum. 15. madde 12 Eylül döneminde mağdur olmuş, daha sonra&lt;br /&gt;iktidara gelmiş Demirel, Ecevit gibi isimler tarafından bile&lt;br /&gt;kaldırılmadı. 15. madde dimdik ayakta kaldı. Bu şu anlama geliyor, 12&lt;br /&gt;Eylül’le hesaplaşmanın artık yukarıdan gelecek bir müdahale ile&lt;br /&gt;olmayacağı anlamına geliyor. Mevcut sistem partilerinin bunu ortadan&lt;br /&gt;kaldırmak için herhangi bir adım atmayacağını çok net gördük. Bu&lt;br /&gt;iradenin darbeden mağdur olmuş sol kesimden gelmesi gerekiyor. Başka&lt;br /&gt;bir irade göremiyorum. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;b&gt;BU KARAMASAR TABLO SONSUZA KADAR SÜRMEZ&lt;/b&gt;&lt;br/&gt;Ben&lt;br /&gt;açıkcası bu karamsarlık tablosunun sonsuza kadar sürmeyeceğini&lt;br /&gt;düşünüyorum. Yani bir ülkede bu kadar çok gelir sıkıntısı varsa, bu&lt;br /&gt;kadar yalan varsa bunun tam tersi sonuçların doğacağını da hesap etmek&lt;br /&gt;gerekir. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;b&gt;SADECE 301’İN KALKMASIYLA ÖZGÜRLÜKLER SAĞLANMAZ&lt;/b&gt; &lt;br/&gt;Türkiye’de&lt;br /&gt;özgürlükler sadece 301. maddenin kalkmasıyla gerçekleşemez. Bugün F&lt;br /&gt;tipi cezaevlerinde, bir eyleme bulaşmamış yüzlerce insanın durumu nasıl&lt;br /&gt;açıklanabilir? İnsanlar 301. maddeden yargılanmadılar ama Terörle&lt;br /&gt;Mücadele Yasası var ve bu yasa her türlü örgüt üyesi olmayı suç olarak&lt;br /&gt;değerlendiriyor ve hapse atıyor. 10-12 sene gencecik insanların ömrü&lt;br /&gt;burada geçiyor ve bu toplumda da buna karşı tepki gösterilmiyor.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;b&gt;TÜRKİYE’DE KURALSIZLIK İNANILMAZ&lt;/b&gt;&lt;br/&gt;Bu&lt;br /&gt;toplumda adaletsizliği ve sıkıntıları yaratanlar nasıl yönetileceğimiz&lt;br /&gt;konusunda da karar veriyorlar. Türkiye’deki kuralsızlık inanılmaz&lt;br /&gt;biçimde. Bu ülkede açlıktan ölen insanlar da var, öğlen yemeğini başka&lt;br /&gt;ülkelerde yiyenler de. Bu kadar haksızlığın olduğu bir ülkede&lt;br /&gt;yaşıyoruz. Ve bir ülkede bu kadar adaletsizlik varsa, çok da kurallı&lt;br /&gt;bir yönetme biçimi bekleyemezsiniz. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;b&gt;YILAN VARLIĞINI DEVAM ETTİRİYOR&lt;/b&gt;&lt;br/&gt;Susurluk’la,&lt;br /&gt;Ergenekon’la ilgili davalar açıldı ama bu insanlar ancak tasfiye&lt;br /&gt;olduklarında yargılanıyorlar. Yılan varlığını devam ettiriyor ve sadece&lt;br /&gt;kabuk değiştiriyor. Kontragerillaların, faili meçhul cinayetleri&lt;br /&gt;işleyen şebekelerin, çetelerin varlığı hâlâ devam ediyor.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;b&gt;CEVAP TOPLUMSAL İRADEDE YATIYOR&lt;/b&gt;&lt;br/&gt;Arjantin,&lt;br /&gt;Şili gibi ülkelerle toplumsal bir irade oluşmuş. Bu irade için hem çaba&lt;br /&gt;sarf etmek hem de sabırlı olmak gerekiyor. Biraz rüzgarın akış yönünün&lt;br /&gt;değişmesi gerekiyor. O ülkelerdeki cuntacılar yargılanıyor ama&lt;br /&gt;Türkiye’de gerçekleşmiyor sorusunun cevabı toplumsal iradede yatıyor.&lt;br /&gt;Türkiye’de bu irade henüz oluşmuş değil.&lt;br/&gt;&lt;/p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;yalnızlık aslında birçok alanda birden olmaktır&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5860066610173406023-4066866798980434517?l=sargnm.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sargnm.blogspot.com/feeds/4066866798980434517/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5860066610173406023&amp;postID=4066866798980434517&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/4066866798980434517'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/4066866798980434517'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sargnm.blogspot.com/2008/09/prof.html' title=''/><author><name>monolog</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11477455437364688842</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_Sz_e-8W_kWQ/SZx-maQQmkI/AAAAAAAAAo4/oWUIal3mArc/S220/HPIM0541+(Medium).JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5860066610173406023.post-8562651504475523525</id><published>2008-09-12T09:40:00.000+01:00</published><updated>2008-09-12T09:42:34.207+01:00</updated><title type='text'>12 EYLÜL VE BİR DÖNEMİN İDEALİZMİ</title><content type='html'>Tarihi anımsadığımızda; 28 yıl geçmiş. Bir kuşağın kendini arayışı; insanca yaşamak için ideolojisini kutsallaştırdığı bir dönemdi. Şimdi bu kuşak 60’ ne merdiven dayamak üzere. Savrulduk yaprak misali. Yeniden, sıfırdan hayat kurduk kendimize. Yeni meslekler edindik, ayakta kalabilmek için. Çocuklarımız büyüdü, evlendi. Çoğumuz kutsallaştırdığı ideolojilerini yeniden gözden geçirdi. Kimimiz; milliyetçi sol, kimimiz liberal sol oldu. Ama hepimiz büyüdük, çocukluk sevdamız başka bir şeylere dönüştü. Sanat oldu, edebiyat oldu, sinema oldu ve tabii ki para oldu.&lt;br /&gt;Çektiğimiz acılar, işkenceler, ayrılıklar, yok oluşlar, ölümler değdi mi peki bu halk için. Kendimiz için mi? &lt;br /&gt;Kimse bu zor şeyleri kendisi için, istemez. Eğer varsa böyle birisi herhalde mazoşist olmalı.&lt;br /&gt;Neyse ben kendi adıma söylüyorum değmezmiş bu halk için. Sonuç; bireysel kurtuluş.&lt;br /&gt;Yeni kuşaklar için; o dönemin bu topluma yaptıklarını, aşağıda kronolojik olarak veriyorum,&lt;br /&gt;Sevgili halkım belki bir daha düşünür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;12 Eylül Darbesi veya 1980 İhtilalı, Türkiye'de, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin 12 Eylül 1980 günü emir komuta zinciri içinde gerçekleştirdiği askeri müdahale. 27 Mayıs 1960 darbesi ve 12 Mart 1971 muhtırasının ardından Türkiye Cumhuriyeti tarihinde silahlı kuvvetlerin yönetime üçüncü açık müdahalesi. Bu müdahale ile Süleyman Demirel'in Başbakan'ı olduğu hükümet görevden alındı, Türkiye Büyük Millet Meclisi lağvedildi, 1970 sonrasında değiştirilen 1961 Anayasası tamamen rafa kaldırıldı ve Türkiye siyasetinin yeniden tasarlandığı bir askeri dönem başladı. Bu dönem yaklaşık dokuz yıl sürdü.12 Eylül 1980 ardından partiler lağvedildi, parti liderleri önce askeri üslerde gözetim altında tutuldu, ardından yargılandı. Bu durum, siyasi partilerin sürekliliği konusunda tarihsel sorunlar yaşayan Türkiye'de siyasi temsilin demokratikleşmesi önünde yeni bir engel oluşturdu, siyasi gelenekler geçici de olsa alt-üst edildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;DARBENİN SONUÇLARI&lt;br /&gt;• 650.000 kişi göz altına alındı.&lt;br /&gt;• 1 milyon 683 bin kişi fişlendi.&lt;br /&gt;• Açılan 210 bin davada 230 bin kişi yargılandı.&lt;br /&gt;• 7 bin kişi için idam cezası istendi.&lt;br /&gt;• 517 kişiye idam cezası verildi.&lt;br /&gt;• Haklarında idam cezası verilenlerden 50'si asıldı (26 siyasi suçlu, 23 adli suçlu, 1'i Asala militanı).&lt;br /&gt;• İdamları istenen 259 kişinin dosyası Meclis'e gönderildi.&lt;br /&gt;• 71 bin kişi TCK'nin 141, 142 ve 163. maddelerinden yargılandı.&lt;br /&gt;• 98 bin 404 kişi örgüt üyesi olmak suçundan yargılandı.&lt;br /&gt;• 388 bin kişiye pasaport verilmedi.&lt;br /&gt;• 30 bin kişi sakıncalı olduğu için işten atıldı.&lt;br /&gt;• 14 bin kişi yurttaşlıktan çıkarıldı.&lt;br /&gt;• 30 bin kişi siyasi mülteci olarak yurtdışına gitti.&lt;br /&gt;• 300 kişi kuşkulu bir şekilde öldü.&lt;br /&gt;• 171 kişinin işkenceden öldüğü belgelendi.&lt;br /&gt;• 937 film sakıncalı bulunduğu için yasaklandı.&lt;br /&gt;• 23 bin 677 derneğin faaliyeti durduruldu.&lt;br /&gt;• 3 bin 854 öğretmen, üniversitede görevli 120 öğretim üyesi ve 47 hâkimin işine son verildi.&lt;br /&gt;• 400 gazeteci için toplam 4 bin yıl hapis cezası istendi.&lt;br /&gt;• Gazetecilere 3 bin 315 yıl 6 ay hapis cezası verildi.&lt;br /&gt;• 31 gazeteci cezaevine girdi.&lt;br /&gt;• 300 gazeteci saldırıya uğradı.&lt;br /&gt;• 3 gazeteci silahla öldürüldü.&lt;br /&gt;• Gazeteler 300 gün yayın yapamadı.&lt;br /&gt;• 13 büyük gazete için 303 dava açıldı.&lt;br /&gt;• 39 ton gazete ve dergi imha edildi.&lt;br /&gt;• Cezaevlerinde toplam 299 kişi yaşamını yitirdi.&lt;br /&gt;• 144 kişi kuşkulu bir şekilde öldü.&lt;br /&gt;• 14 kişi açlık grevinde öldü.&lt;br /&gt;• 16 kişi -kaçarken- vuruldu.&lt;br /&gt;• 95 kişi -çatışmada- öldü.&lt;br /&gt;• 73 kişiye -doğal ölüm raporu- verildi.&lt;br /&gt;• 43 kişinin -intihar ettiği- bildirildi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;yalnızlık aslında birçok alanda birden olmaktır&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5860066610173406023-8562651504475523525?l=sargnm.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sargnm.blogspot.com/feeds/8562651504475523525/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5860066610173406023&amp;postID=8562651504475523525&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/8562651504475523525'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/8562651504475523525'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sargnm.blogspot.com/2008/09/12-eyll-ve-bir-dnemin-idealizmi.html' title='12 EYLÜL VE BİR DÖNEMİN İDEALİZMİ'/><author><name>monolog</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11477455437364688842</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_Sz_e-8W_kWQ/SZx-maQQmkI/AAAAAAAAAo4/oWUIal3mArc/S220/HPIM0541+(Medium).JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5860066610173406023.post-3754672027780356197</id><published>2008-09-12T08:41:00.001+01:00</published><updated>2008-09-12T08:41:53.203+01:00</updated><title type='text'>Haberler</title><content type='html'>&lt;div xmlns='http://www.w3.org/1999/xhtml'&gt;&lt;i&gt;10 Eylül 2008&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;h3&gt;Hemen Sipariş Edin Bonusları Kaçırmayın!&lt;/h3&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Asist ve İndirim Kartınız Search-Earn Gold Card sipariş kabulleri başlamıştır. Asist ve İndirim kartınızı sipariş etmek için &lt;a href='https://www.search-earn.com/account.asp?id=goldcard'&gt;tıklayınız.&lt;/a&gt;Siparişiniz&lt;br /&gt;sonrasında kartınız adresinize gönderilecektir. Ulaştırma bedeli ve KDV&lt;br /&gt;sipariş tutarına dahildir. Ayrıca satışını yapacağınız her Gold Card&lt;br /&gt;için 10.000 SE puanı kazanabileceksiniz. Detaylı bilgi için &lt;a href='https://www.search-earn.com/goldcard-program.asp'&gt;tıklayın.&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;8 Eylül 2008&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;h3&gt;Gold Card&lt;/h3&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Search-Earn Gold Card kısa süre sonra hizmetinize girecek.&lt;br /&gt;Search-Earn Gold Card sahipleri ücretsiz yol yardım, ücretsiz çekici,&lt;br /&gt;ücretsiz konaklama, ücretsiz uçak bileti, ücretsiz rent-a-car, sınırsız&lt;br /&gt;hukuk danışmanlığı, sınırsız sağlık asistanlığı, acil durum ambulans&lt;br /&gt;hizmeti, nakil ambulans hizmeti, hemşire veya doktor refakat hizmetleri&lt;br /&gt;imkanlarınına kavuşacaklar. &lt;br/&gt;Ayrıca Search-Earn.com Gold Card sahipleri yüzbinlerce puan bonus kazanma imkanına da kavuşmuş olacaklar.&lt;br/&gt;Detaylar için Search-Earn.com mu takip ediniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;yalnızlık aslında birçok alanda birden olmaktır&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5860066610173406023-3754672027780356197?l=sargnm.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sargnm.blogspot.com/feeds/3754672027780356197/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5860066610173406023&amp;postID=3754672027780356197&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/3754672027780356197'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/3754672027780356197'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sargnm.blogspot.com/2008/09/haberler.html' title='Haberler'/><author><name>monolog</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11477455437364688842</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_Sz_e-8W_kWQ/SZx-maQQmkI/AAAAAAAAAo4/oWUIal3mArc/S220/HPIM0541+(Medium).JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5860066610173406023.post-7354855901283668368</id><published>2008-09-10T09:50:00.000+01:00</published><updated>2008-09-10T09:51:24.247+01:00</updated><title type='text'>KALP VE DAMAR İÇİN:ZEYTİN YAĞI</title><content type='html'>Eğer kalp damar hastalıklarınız varsa filtresiz zeytinyağ öneriliyor. Çünkü zeytinyağının içinde polifenoller var. Polifenoller yağın sindirimi sırasında damarlarda donmasını engelliyorlar. Bu nedenle iyi bir destek. Çünkü polifenoller zeytinyağında daha çoklar. Diğer yağlarda ya yok, ya çok az. Yağı filtre ettiğiniz zaman bu polifenollerin ve vitaminlerin büyük bölümü atılıyor. Polifenolün aromalı bir tadı var ve yüksek kalitede yağda olur. Vitaminlere ve organizmaya faydası olan antioksidanlar filtresiz yağda da daha fazla. Eğer erken hasat yağı alırsanız zeytin yeşilken toplandığı için polifenollerin değeri daha yüksek olur. Polifenoller bir takım bileşen, güçlü bir antioksidandır. Genellikle bitkilerde bulunur. Günlük önerilen miktar, bildiğim kadarıyla 100-120 mg. Polifenoller yaşlanmayı yavaşlatıyor, kalp için çok yararlı ve cilt kırışıklıklarını da önlüyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;yalnızlık aslında birçok alanda birden olmaktır&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5860066610173406023-7354855901283668368?l=sargnm.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sargnm.blogspot.com/feeds/7354855901283668368/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5860066610173406023&amp;postID=7354855901283668368&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/7354855901283668368'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/7354855901283668368'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sargnm.blogspot.com/2008/09/kalp-ve-damar-iinzeytin-yai.html' title='KALP VE DAMAR İÇİN:ZEYTİN YAĞI'/><author><name>monolog</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11477455437364688842</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_Sz_e-8W_kWQ/SZx-maQQmkI/AAAAAAAAAo4/oWUIal3mArc/S220/HPIM0541+(Medium).JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5860066610173406023.post-788175509618949938</id><published>2008-09-08T21:36:00.002+01:00</published><updated>2008-09-08T21:39:04.262+01:00</updated><title type='text'>SEARCH-EARN DEN HABERLER</title><content type='html'>8 Eylül 2008&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Search-Earn Gold Card kısa süre sonra hizmetinize girecek. Search-Earn Gold Card sahipleri ücretsiz yol yardım, ücretsiz çekici, ücretsiz konaklama, ücretsiz uçak bileti, ücretsiz rent-a-car, sınırsız hukuk danışmanlığı, sınırsız sağlık asistanlığı, acil durum ambulans hizmeti, nakil ambulans hizmeti, hemşire veya doktor refakat hizmetleri imkanlarınına kavuşacaklar.&lt;br /&gt;Ayrıca Search-Earn.com Gold Card sahipleri yüzbinlerce puan bonus kazanma imkanına da kavuşmuş olacaklar.&lt;br /&gt;Detaylar için Search-Earn.com mu takip ediniz.&lt;br /&gt;8 Eylül 2008&lt;br /&gt;Search-Earn.com Gold Asist Hizmeti Yakında Başlıyor!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;WinShop dahilinde ürün satışlarından bonuslar, indirimler, kampanya hediyeleri, promosyonlar kazanacağınız hizmetimize Asist yeniliği ile devam edeceğiz. Çok yakında WinShop sayfamızdan satın alabileceğiniz Search-Earn Gold Card ile alışverişten kazanmanın ve birçok ücretsiz Asist hizmetinden yararlanmanın keyfini çıkaracaksınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;WinShop' ta ilk hafta ürünümüz, ikinci haftada satışına devam edilmektedir. Arzu eden üyelerimiz WinShop sayfasından ürünün siparişini verebilirler. Sipariş vermek için tıklayın. &lt;br /&gt;ÜCRETSİZ ÜYELİK İÇİN:http://www.search-earn.com/sevdor&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;yalnızlık aslında birçok alanda birden olmaktır&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5860066610173406023-788175509618949938?l=sargnm.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sargnm.blogspot.com/feeds/788175509618949938/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5860066610173406023&amp;postID=788175509618949938&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/788175509618949938'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/788175509618949938'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sargnm.blogspot.com/2008/09/search-earn-den-haberler.html' title='SEARCH-EARN DEN HABERLER'/><author><name>monolog</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11477455437364688842</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_Sz_e-8W_kWQ/SZx-maQQmkI/AAAAAAAAAo4/oWUIal3mArc/S220/HPIM0541+(Medium).JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5860066610173406023.post-1182260493544666992</id><published>2008-09-06T13:04:00.001+01:00</published><updated>2008-09-06T13:06:53.883+01:00</updated><title type='text'>Referans Program ile Daha Çok Kazanmak İster Misin?</title><content type='html'>http://www.search-earn.com/sevdor&lt;br /&gt;Üyelik sonrasında daha çok kazanma fırsatını kaçırma!&lt;br /&gt;Şeffaf, dürüst ve adil referans programı ile arkadaşlarını davet ed!&lt;br /&gt;Davetin ile üye olanlar grubunu oluştursun, daha çok kazanç imkanı sağla.&lt;br /&gt;Referans Programı Nedir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Referans Programı arkadaşlarını Search-Earn'e davet etmen ile grubunu büyütmeni sağlar!&lt;br /&gt;Bu şekilde oluşacak grubununun tıklayacağı tüm reklamlardan sen de puan kazanırsın!&lt;br /&gt;Referans daveti gönderdiğin arkadaşların, sitemizi ziyaret etmeleri halinde 30 gün süre ile sana rezerve edilir!&lt;br /&gt;Örnek referans davet metni resmi blog sitemizde bulunmaktadır. Bu metni kendine uyarlayıp kullabilirsin. Örnek davet metni için tıkla!&lt;br /&gt;Arkadaşların dışındaki kişileri e-posta mesajları ile davet etmemeye dikkat edelim!&lt;br /&gt;Referans Program Hakkında Detaylar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Search-Earn'e üye oldunuz ve kazanmaya başladınız. Tıkladığınız her reklam başına 1 S&amp;E puanı kazanıyorsunuz. 100.000 S&amp;E puanı = 100 US$ Bu geliri reklama tıklayabilerek kazanabilirsiniz. Ancak bunun çok daha rahat ve kazançlı bir başka yolu var. Arkadaşlarınızı Search-Earn'e davet etmek!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Arkadaşlarınız sisteme dahil olduklarında sadece onlar değil, siz de kazanacaksınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peki bu olurken arkadaşlarınızın geliri azalacak mı? Kesinlikle, hayır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sistem nasıl çalışıyor? Öncelikle piramit mantığı ile çalışmamaktadır. Dolayısıyla, en tepedekilerin çok kazanıp, aşağıda, sonradan sisteme katılanların bir gelir elde edememesi gibi bir durum söz konusu değildir. Search-Earn'de tüm üyeler, tıklama başına aynı geliri elde ederler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Piramit modelinin aksine gelir katsayıları sisteme ne zaman girdiğinize göre değil, ne kadarlık bir üye grubu oluşturduğunuza bağlıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sisteme, ne zaman katılırsanız katılın, grubunuz büyüdüğü sürece, çok daha önce katılanlardan daha yüksek gelirler elde etmeniz her zaman mümkündür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Referans modelinde en çok 7 basamak alt grubunuzda bulunan kişilerden gelir temin edebilirsiniz.&lt;br /&gt;8. Basamakta yer alan kişinin yaptığı reklam tıklamaları sizin gelirinize etki etmez.&lt;br /&gt;Örnek vermek gerekirse;&lt;br /&gt;1. Basamak: (1) Jack üye oldu ve yakın arkadaşlarına da Search-Earn'ü tavsiye etti.&lt;br /&gt;2. Basamak: Jack'in arkadaşları (2) John, (3) Kate, (4) Sawyer, (5) Sayid'de sisteme katıldılar.&lt;br /&gt;3. Basamak: John, Kate ve Sayid'in hiç bir arkadaşı üye olmadı. Ancak Sawyer'ın arkadaşları (6) Boone ve (7) Charlie üye oldular.&lt;br /&gt;4. Basamak: Charlie'nin arkadaşı (8) Hurley ve (9) Jin sisteme katıldılar.&lt;br /&gt;5. Basamak: Hurley'in arkadaşı (10) Claire, (11) Shanon ve (12) Jin'in arkadaşı (13) Walt, (14) Desmond sisteme katıldılar.&lt;br /&gt;6. Basamak: Desmond'un arkadaşı (15) Ana Lucia ve (16) Eko Search-Earn'e kayıt oldu.&lt;br /&gt;7. Basamak: Eko'nun arkadaşı (17) Vincent kayıt yaptırdı.&lt;br /&gt;8. Basamak: Vincent'ı arkadaşı Michael sisteme katıldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Örnekte görüldüğü üzere, Jack sadece 4 arkadaşının kayıt olmasını sağlayarak, kendisinden sonra gelen 16 kişinin reklam tıklamasından gelir sağlar hale geldi. Ancak, 8. basamakta yer alan Michael'ın tıklamalarından Jack kazanamamaktadır. Michael'dan kazanç sağlayan en üst basamakta Sawyer yer almaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Elbette yukarıda anlattığımız sistem oldukça mütevazidir ve S&amp;E'e referans verdiğiniz çoğu arkadaşımızın sistemimize katılacağı inancındayız. Çünkü, sistemimize üye olmak sadece ve sadece gelir kazanmanızı sağlarken, hiç bir günlük alışkanlığınızda değişiklik yapmanıza gerek yoktur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Örnek grubumuzu biraz daha iddialı hazırlarsak varabileceğiniz sonuçlar daha çarpıcı olacaktır. Şöyleki; örneğimizde sisteme katılan her bir kişinin yanında 5 arkadaşını sisteme üye yaptığını varsayalım. Bu durumda;&lt;br /&gt;1. Basamak: Kendisi&lt;br /&gt;2. Basamak: 5 kişi&lt;br /&gt;3. Basamak: 25 kişi&lt;br /&gt;4. Basamak: 125 kişi&lt;br /&gt;5. Basamak: 625 kişi&lt;br /&gt;6. Basamak: 3.125 kişi&lt;br /&gt;7. Basamak: 15.625 kişi&lt;br /&gt;Rahatça göreceğiniz üzere, sisteme 5 kişinin üye olmasına yardımcı olduğunuzda ve altınızdaki arkadaşlarınızda sizin kadar, sadece 5'er kişi üye yaptıklarında, puan kazandığınız grubunuzun sayısı, (1+5+25+125+625+3.125+15.625) 19.531 kişiye ulaşmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;S&amp;E'den elde edeceğiniz gelir tamamen sizin ve grubunuz üyelerinin aramalarınız neticesinde, ilgi alanınız doğrultusunda karşınıza çıkan reklamlara ne sıklıkla tıkladığınıza bağlıdır. Yukarıdaki örneği devam ettirecek olursak, zamanla 19.531 kişiden oluşan bir grubunuz oluştu. Ve bu kişiler gün içerisindeki aramalarında sadece 1 kere reklamlara tıkladılar . Bu durumda günlük kazancınız 19.5 US$, aylık ise 586 US$'a ulaşmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu örneğimiz size yetersiz mi geldi? O zaman otomatik hesaplama tablomuza tıklayın ve kendiniz kaç kişiyi üye yapabileceğinizi düşünüyorsanız, ona göre bir örnek oluşturun.&lt;br /&gt;Referans Kodunu Öğren&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;    * Tıklayın Referans Kodunuzu Görün!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Arkadaşlarını Davet Et!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Arkadaşlarını, Search-Earn ailesine katılmaları için davet et.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Referans grubunu büyüt.&lt;br /&gt;Grubunun Aramaları ile Kazan!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Referans grubunun yapacağı tüm aramlardan, tıkladığı reklamlardan puanlar kazan, kazancını katla.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;yalnızlık aslında birçok alanda birden olmaktır&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5860066610173406023-1182260493544666992?l=sargnm.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sargnm.blogspot.com/feeds/1182260493544666992/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5860066610173406023&amp;postID=1182260493544666992&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/1182260493544666992'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/1182260493544666992'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sargnm.blogspot.com/2008/09/referans-program-ile-daha-ok-kazanmak.html' title='Referans Program ile Daha Çok Kazanmak İster Misin?'/><author><name>monolog</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11477455437364688842</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_Sz_e-8W_kWQ/SZx-maQQmkI/AAAAAAAAAo4/oWUIal3mArc/S220/HPIM0541+(Medium).JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5860066610173406023.post-2848074425981635559</id><published>2008-09-05T10:20:00.003+01:00</published><updated>2008-09-05T10:29:03.824+01:00</updated><title type='text'>Medine'nin mücevherleri</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_Sz_e-8W_kWQ/SMD7kaK1O3I/AAAAAAAAAfk/NOmWvmpZkNo/s1600-h/fft16_mf98522.Jpeg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://1.bp.blogspot.com/_Sz_e-8W_kWQ/SMD7kaK1O3I/AAAAAAAAAfk/NOmWvmpZkNo/s320/fft16_mf98522.Jpeg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5242466569177873266" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Her kitap yeni bir bilgidir. Müslümanların yanlış bir takıntıları var:"Her şey bilinmektedir." Öyle olmadığını yaşayarak öğreniyorlar. Peygamberimizin özel yaşamı ile ilgili kitap;bildiklerimize yeni katkılar yapabilir. Ancak yayın zamanlaması yanlış, Ramazan ayında daha büyük tepki alabilir.Haber aşağıda.&lt;br /&gt;Amerikalı gazeteci Sherry Jones'un, Muhammed Peygamber'in eşi Ayşe'yle ilişkisini anlatan, Medine'nin Mücevheri adlı tartışmalı kitabın gelecek ay İngiltere'de yayımlanacağı açıklandı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kitapta cinsel ayrıntılara yer verilmesi Müslümanların sert tepkisine neden oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilim adamları ve Müslüman din adamları da kitabın gerçeği yansıtmadığı ve İslam tarihini yanlış yorumladığını söylüyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kitap, daha önce Amerika Birleşik Devletleri'nde yayıncı şirket tarafından geri çekilmiş ve Sırbistan'da basıldıktan sonra toplatılmıştı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Medine'nin Mücevheri adlı kitap aslında daha yayımlanmadan tartışma yarattı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Amerika'daki yayınevi, kitabın Müslümanların tepkisine neden olabileceği ve karikatür krizindeki gibi bir şiddet dalgasına yol açabileceği kaygısıyla kitabı yayımlamaktan vazgeçti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha sonra kitabı basmaya Sırbistan'daki bir yayın evi talip oldu ve kitap 1000 adet basıldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ancak, Sırbistan'daki Müslüman din adamları, kitabın İslamın kutsal değerlerine saygısızlık ettiğini belirttiler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve kitap bu ülke de kitapçıların raflarından kaldırıldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peygamberin genç yaştaki eşi ile ilişkisini konu alan kitabın bundan sonraki adresi ise İngiltere.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kitap gelecek ay piyasaya sürülecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tartışmalı kitaplarla adını duyuran yayınevinin sözcüsü, hikâyenin ciddi bir araştırmaya dayandığını ve Peygamber ile eşinin aşkının harika bir anlatımı olduğunu söylüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kitabın yazarı Sherry Jones da, bu ilk roman denemesinde, aslında İslam dinine ve Muhammed Peygamber'e saygılı olduğunu ve kitabının kültürler arasında bir köprü kurmasını hedeflediğini söylüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ancak, örneğin Amerika'daki Teksas Üniversitesi'nden Profesör Denis Spelberg, gibi İslam tarihi çalışan bazı bilim adamları, kitap'ta tarihin bilinçli bir şekilde yanlış yorumlandığını belirtiyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kitabın basımı, Salman Rüşdi'nin Şeytan Ayetleri kitabı ile Danimarka'da yayımlanan Muhammed Peygamber karikatürleri ile karşılaştırılıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugün haber ajansları, İngiltere dışındaki ülkelerden yayınevlerinin de kitabın basım hakkını satın aldığını ve Amerika'dan da henüz ismi açıklanmayan bir yayınevinin kitabı basmaya aday olduğunu aktarıyorlar.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;yalnızlık aslında birçok alanda birden olmaktır&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5860066610173406023-2848074425981635559?l=sargnm.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sargnm.blogspot.com/feeds/2848074425981635559/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5860066610173406023&amp;postID=2848074425981635559&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/2848074425981635559'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/2848074425981635559'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sargnm.blogspot.com/2008/09/her-kitap-yeni-bir-bilgidir.html' title='Medine&apos;nin mücevherleri'/><author><name>monolog</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11477455437364688842</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_Sz_e-8W_kWQ/SZx-maQQmkI/AAAAAAAAAo4/oWUIal3mArc/S220/HPIM0541+(Medium).JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_Sz_e-8W_kWQ/SMD7kaK1O3I/AAAAAAAAAfk/NOmWvmpZkNo/s72-c/fft16_mf98522.Jpeg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5860066610173406023.post-6350085246400370385</id><published>2008-09-04T21:34:00.001+01:00</published><updated>2008-09-04T21:34:59.540+01:00</updated><title type='text'>Dindarlar çevrecilikte geri kaldı...</title><content type='html'>&lt;div xmlns='http://www.w3.org/1999/xhtml'&gt;"Dindar olan kesimler çevre bilinci konusunda çok geç kaldılar. Çevre&lt;br /&gt;duyarlılığının Türkiye'de ilk aşamada ideolojik, siyasi ve normal&lt;br /&gt;vatandaşı hor gören bir elitist anlayışla dile getirildiğini söylersek&lt;br /&gt;haksızlık etmiş olmayız. Çevre sorununa en çok sahip çıkması gerekenler&lt;br /&gt;kendisini dindar gören insanlar olmalı. Diyanet olarak çevre hamlesi&lt;br /&gt;yaptık. Çevreyi, din görevlilerinin performans kriterleri arasına&lt;br /&gt;aldık. Terfisini etkileyecek."&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Yukarıdaki açıklamalar dinayet işleri başkanına ait. Katılmamak mümkün değil. Sokağa çıktığım da; çevreyi kirletecek her şeyi görüyorum.  Saymakla bitmez. Bu insanlara sorsanız dini bütünlüğünden bahsader. Peki bu bir çelişki degil mi? "imanın yarısı temizlik" denir. Peki bu insanlar ellerine geçen her şeyi neden sokağa atarlar?. Sokak onlar için yaşanılan  bir yer değil mi?. Din görevlileri çok geç kaldılar cemaatlerini  çevre konusunu aydınlatmada.Sabırla bekliyoruz değişmelerini ve eğitilmelerini.&lt;br/&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;yalnızlık aslında birçok alanda birden olmaktır&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5860066610173406023-6350085246400370385?l=sargnm.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sargnm.blogspot.com/feeds/6350085246400370385/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5860066610173406023&amp;postID=6350085246400370385&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/6350085246400370385'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/6350085246400370385'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sargnm.blogspot.com/2008/09/dindarlar-evrecilikte-geri-kald.html' title='Dindarlar çevrecilikte geri kaldı...'/><author><name>monolog</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11477455437364688842</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_Sz_e-8W_kWQ/SZx-maQQmkI/AAAAAAAAAo4/oWUIal3mArc/S220/HPIM0541+(Medium).JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5860066610173406023.post-5930373309526711222</id><published>2008-09-03T09:21:00.001+01:00</published><updated>2008-09-03T09:25:07.032+01:00</updated><title type='text'>Toolbarı Yükle!</title><content type='html'>Ne Kadar Değerli Olduğunu &lt;br /&gt;Biliyor Musun?&lt;br /&gt;İnternette gerçekleştirdiğin aramalardan; her yıl yarattığın 900 $ lık katma değerden hiç pay almıyor musun?&lt;br /&gt;Şimdi sende aramıza katıl ve hak ettiğin payı al! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;124089 Kişi Kazandı!&lt;br /&gt;Search-Earn ile şimdiye kadar kullanıcılarımızın %95 olan 124,089 kişi 665,131,071 puan kazandı ve bu kişiler 68,512,149 puan karşılığı para ödüllerini aldılar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Liste için tıklayın! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ücretsiz Üye Olun 5$ Kazanın!&lt;br /&gt;Search-Earn' e kaydolan her üyemize anında 5$ hediye ediyoruz. Sizde hemen kaydolun, Search-Earn hesabınıza 5$ anında yükleyelim. Dilediğiniz gibi kullanın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;http://www.search-earn.com/sevdor&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;yalnızlık aslında birçok alanda birden olmaktır&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5860066610173406023-5930373309526711222?l=sargnm.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sargnm.blogspot.com/feeds/5930373309526711222/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5860066610173406023&amp;postID=5930373309526711222&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/5930373309526711222'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/5930373309526711222'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sargnm.blogspot.com/2008/09/toolbar-ykle.html' title='Toolbarı Yükle!'/><author><name>monolog</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11477455437364688842</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_Sz_e-8W_kWQ/SZx-maQQmkI/AAAAAAAAAo4/oWUIal3mArc/S220/HPIM0541+(Medium).JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5860066610173406023.post-6710914644561298030</id><published>2008-08-31T22:19:00.003+01:00</published><updated>2008-09-03T09:01:12.755+01:00</updated><title type='text'>SEARCH-EARN İLE KAZANÇ FIRSATLARI BİTMEZ</title><content type='html'>İhtiyacın Senin&lt;br /&gt;Bonusda Senin!&lt;br /&gt;http://www.search-earn.com/sevdor&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Artık ihtiyaçlarınızı alırken bonusta kazanacaksınız! Her hafta bir ürün sizin ihtiyacınız olarak satışa sunulurken, bonuslar anında hesabınıza işlenecek!&lt;br /&gt;http://www.search-earn.com/sevdor&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1. Hafta Başladı!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Winshop ile alışveriş ederken de kazanabileceksiniz. Artık ihtiyaçlarınızı aldığınız andan itibaren 4 hafta boyunca sınırsınız bonus puan hesabınıza işlenecek. Örnek olarak 1. hafta alışveriş ettiniz 2.3.4. haftalarda grubunuzdan yapılan tüm alışverişlerden bonus kazanacaksınız. Bu şekilde alışveriş ettiğiniz hafta ve takip eden 3 hafta boyunca toplam 4 hafta bonus WinShop puanı kazanmaya devam edeceksiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sipariş vermek için tıklayın!&lt;br /&gt;SONIC BLADE ŞARJLI BIÇAK SETİ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;GENEL ÖZELLİKLER&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;    * Sonic güç kullanmak varken, neden kaslarınızı kullanasınız ki?&lt;br /&gt;    * Ezmeden Sonic bölme sağlayan bu teknoloji, yemekleri kırıntılamadan, ezmeden yada kopmalarına izin vermeden kesmenizi sağlar.&lt;br /&gt;    * Dağılma yada baskı yok ezilmeden kusursuz bir kesme işlemi var.&lt;br /&gt;    * Rostonuzu, kırıntılamadan kesin, bol peynirli pizzanızı dilimleyin.&lt;br /&gt;    * Salatalar, çorbalar ve şiş kebap için eşit büyüklükte parçalar kesin.&lt;br /&gt;    * Ailenizin sağlıklı ve lezzetli şeylerle beslenmesini sağlamak için, sebze ve meyvelerinizi önceden kesip hazır bekletin.&lt;br /&gt;    * Sonic Blade, öyle hassas kesim yapar ki, dünyanın en narin yiyecekleriyle bile, ip inceliğinde leziz dilimler hazırlayabilirsiniz.&lt;br /&gt;    * Dondurulmuş mozaik pastanız mı var? Sorun değil.&lt;br /&gt;    * Domatesleri dilimlemeyin, diş diş sarımsak doğrayın.&lt;br /&gt;    * Kızarmış pilici kolayca ikiye bölün yada kemikli pirzolayı.&lt;br /&gt;    * Kaya gibi sert dondurulmuş yiyecekleri, bir pastayı dilimler gibi kolayca dilimleyin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;      Süper Sonic Güçlü Sonic Blade Nasıl Çalışıyor ?&lt;br /&gt;    * Sonic Blade eski kesme alışkanlıklarınızı rafa kaldırıyor, Sonic Blade ile kaslarınız değil bıçağınız çalışacak!&lt;br /&gt;    * Klasik bıçaklarda malzemeyi kesebilmek için malzeme üzerine bastırmalı ve bıçağı ileri geri hareket ettirerek malzemeyi kesmektesiniz.&lt;br /&gt;    * Ancak Blade''nin güçlü motoru sayesinde ürünümüzü sadece malzemenin üzerine nazikçe bastırmanız yeterlidir. Gerisini o halleder.&lt;br /&gt;    * Üstelik Sonic Blade''i kullanabilmek için elektrik prizine de ihtiyacınız yok.&lt;br /&gt;    * Dahili şarjlı bataryası sayesinde piknikte, yazlıkta, kampta ve tatillerde de Sonic Blade en büyük yardımcınız olmaya devam edecek.&lt;br /&gt;      Garanti: 2 Yıl&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;      PAKET İÇERİĞİ&lt;br /&gt;    * 1 Adet Sonic Blade Motorlu Tutma Sapı&lt;br /&gt;    * 1 Adet Korumalı Şarj Üniteli Bıçak Bloğu&lt;br /&gt;    * 1 Adet Et ve Benzer Malzemeler İçin Lazer Teknolojisi ile Üretilmiş Keskin Bıçak Ucu&lt;br /&gt;    * 1 Adet Donmuş ve Sert Malzemeleri Kesmek İçin Lazer Teknolojisi ile Üretilmiş Testere Bıçak Ucu&lt;br /&gt;    * 1 Adet Malzemeleri Tutmanıza Yarayacak Tarak Tutma Aparatı&lt;br /&gt;    * 1 Adet Leziz Yemekler ve Sofra Sanatı Kitabı&lt;br /&gt;    * 1 Adet Şarj Ünitesi&lt;br /&gt;    * Kullanma Kılavuzu&lt;br /&gt;      Sipariş vermek için tıklayın!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;      Winshop Detayları&lt;br /&gt;          o Winshop sadece Türkiye' ye teslimat yapmaktadır.&lt;br /&gt;          o Türkiye genelinde teslimat yapılmaktadır.&lt;br /&gt;          o Alışverişinizi takiben 7 gün içinde ürün adresinize kargo ile teslim edilmektedir.&lt;br /&gt;          o Ortalama kargo ücreti 5 YTL 90 Ykr dir.&lt;br /&gt;          o Kargo ücreti alıcı tarafından ödenmektedir.&lt;br /&gt;          o Winshop ta satılan tüm ürünlere KDV dahildir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4 hafta Sürekli Bonus&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her alışverişinize 4 hafta bonus ilave edilir. Yapacağınız ilk alışverişten itibaren sürekli bonus.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Grubunuz Bonus Kazandırır&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Direkt referanslarınız 5.000 puan, alt referanslarınızın alışverişleri 1.000 puan bonus kazandırır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sınırsız Bonus&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne kadar çok alışveriş olursa o kadar çok bonus kazanırsınız, hiç bir sınır yoktur. Sınırsız bonus kazandırır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;yalnızlık aslında birçok alanda birden olmaktır&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5860066610173406023-6710914644561298030?l=sargnm.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sargnm.blogspot.com/feeds/6710914644561298030/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5860066610173406023&amp;postID=6710914644561298030&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/6710914644561298030'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/6710914644561298030'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sargnm.blogspot.com/2008/08/search-earn-ile-kazan-firsatlari-bitmez.html' title='SEARCH-EARN İLE KAZANÇ FIRSATLARI BİTMEZ'/><author><name>monolog</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11477455437364688842</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_Sz_e-8W_kWQ/SZx-maQQmkI/AAAAAAAAAo4/oWUIal3mArc/S220/HPIM0541+(Medium).JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5860066610173406023.post-3521623989614343104</id><published>2008-08-29T12:11:00.001+01:00</published><updated>2008-08-29T12:11:35.859+01:00</updated><title type='text'>Sol ve globalizm</title><content type='html'>&lt;div xmlns='http://www.w3.org/1999/xhtml'&gt;&lt;h3&gt;Ahmet Altan&lt;/h3&gt;&lt;br/&gt;&lt;p&gt;İnsanlar da, fikirler de, siyasetler de, aynen gemiler gibi değişik değişik limanlara gidebilirler.&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Hepsinin aynı yere gitmesi gerekmiyor.&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Ama hangi limana giderse gitsin bütün gemilerin, yolunu bulabilmesi&lt;br /&gt;için “kutup yıldızı” gibi sağlam bir yol göstericiye ihtiyacı var.&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Gidilecek limanın farklılığı, rotayı belirleyecek “ölçünün” farklılığı anlamına gelmiyor.&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Tarihin geçiş dönemlerinde, fikir yolculuklarının “kutup yıldızları” sönükleşip kaybolur bazen.&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Rotasını belirleyecek “işareti” kaybeden birçok insan, varmak istediği limandan çok başka bir limanda bulur bazen kendini.&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Bir çağdan bir çağa geçiyoruz.&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Hayat neredeyse tümüyle değişmekte.&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Bütün kavramlar farklılaşıyor.&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Sınıf yapıları değişiyor.&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;İşçi sınıfı sahneden çekiliyor.&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Ki bu gelişme insanlık tarihinin belki de en övünülecek, en büyük aşaması.&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Pek de uzak olmayan bir gelecekte insanlar, üretime bedenleriyle katılmayacaklar.&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Aletleri, aletler yapacak.&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Bu, insanlık için büyük bir gelişme ama “sol” kesim için karanlık&lt;br /&gt;bir gecede “kutup yıldızını” kaybetmek gibi rotayı şaşırtan bir sonuç&lt;br /&gt;veriyor.&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Teorisini büyük ölçüde “işçi sınıfı” üzerine kurmuş bir ideoloji, işçi sınıfı yok olunca ne yapacak?&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Onunla birlikte yok mu olacak?&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Onun aslında yok olmadığını iddia ederek tuhaf bir serabın içinde mi hayatını sürdürecek?&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Yoksa, asıl “kutup yıldızının” işçi sınıfından başka bir şey olması&lt;br /&gt;gerektiğini düşünüp, solun “rotasını ve pusulasını” bir daha mı gözden&lt;br /&gt;geçirecek?&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Solun nihai amacı, “işçi sınıfını” yüceltmek, onu güçlendirmek, onu iktidara getirmek değildir.&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Solun nihai amacı, “devletsiz, sınıfsız, mülkiyetsiz” bir “enternasyonalizme” doğru ilerlemektir.&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;İşçi sınıfının bu “yolculukta” öncü seçilmiş olması, bu sınıfın “mükemmeliyetinden” ya da vazgeçilmezliğinden kaynaklanmaz.&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;“Mülk ve iktidar” sahibi kapitalistlerin, durumlarından duydukları&lt;br /&gt;memnuniyetten dolayı daima “değişime” karşı çıkacakları varsayımından&lt;br /&gt;kaynaklanır.&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Bu varsayım, ilk söylendiğinde doğruydu.&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Kapitalizm, değişimin önündeki engeldi.&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Ama, işçi sınıfının en azından teorik olarak Sovyetler Birliği’nde&lt;br /&gt;iktidara gelmesi, proletarya-burjuvazi çatışmasının devletler ve&lt;br /&gt;bloklar düzeyinde sürdürülmesi, bir rekabetin ortaya çıkması, bu&lt;br /&gt;rekabette ön almak ve galip gelmek isteyen kapitalizmin “tutucu”&lt;br /&gt;yapısını değiştirdi.&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Uzay yarışının yaşanması teknolojiyi geliştirdi, işçi sınıfına gerek&lt;br /&gt;kalmadı, Sovyetler çöktü ama kapitalistler de yapısal bir dönüşümden&lt;br /&gt;geçtiler.&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Robotlarla ürettikleri çok fazla miktarda kaliteli mal birikti ellerinde.&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Bunu kime satacaklar?&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Tek bir ülkeye yetecek olandan çok fazlasına sahipler.&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;O zaman, bütün dünyanın pazar olması gerekiyor.&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Devlet sınırlarının, gümrük duvarlarının ortadan kalması gerekiyor.&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Globalizm gerekiyor.&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Globalizm, sınırsız tek bir dünya demek.&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Peki, enternasyonalizm ne demekti?&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;O da “sınırsız tek bir dünya” demekti.&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;İnsanlık, sınırsız tek bir dünyaya doğru yürüyor ama bunu işçi sınıfının değil kapitalistlerin öncülüğünde yapıyor.&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Şimdi devletler ortadan kalkıyor.&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Yakında bizim bildiğimiz sınıflar ortadan kalkacak.&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;İşçi sınıfının olmadığı bir dünya da burjuvazi de varlığını koruyamaz çünkü.&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Bu iki sınıf ancak birlikte var olabilirler.&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Burjuvazi de ya yok olacak ya da şimdiden tam olarak kestiremeyeceğimiz biçimde yapı değiştirecek.&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Zaten yapı değiştirmeye başladı bile.&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Artık, “mülk” sahipleri dünyanın en güçlüleri ve en zenginleri değil, yaratıcı fikir sahipleri onları geçti.&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Tek bir iyi fikirle, yoksulluktan zenginliğe zıplamak mümkün.&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Sadece bu gerçek bile kapitalist sınıfın nasıl bir çözülme içine girdiğini gösteriyor.&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Sonunda burjuvazi de yok olacak.&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Büyük bir ihtimalle bütün dünya “hizmet sektörü” denilen tek bir sınıfın içinde toplanacak, herkes birbirine hizmet edecek.&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Mülkiyetin ortadan kalkıp kalkmayacağını söylemek güç, belki yakın&lt;br /&gt;zamanda mülkiyet ortadan kalkmayacak ama “mülksüzlük” ortadan kalkacak,&lt;br /&gt;herkesin bir mülkü olacak.&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Yeni teknolojiler sayesinde dünyanın bütünü hatta belki uzayın bir kısmı insanların kullanımına açılacak.&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Belki de benim tahmin ettiğim gibi olmayacak başka gelişmeler&lt;br /&gt;yaşayacağız ama ne yaşarsak yaşayalım bu, geçmişin “iki sınıflı”&lt;br /&gt;yapısından daha eşitlikçi, daha enternasyonal, daha devletsiz, daha&lt;br /&gt;baskısız bir hayat olacak.&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Eğer sol, geleceği kavramak için “işçi sınıfı” anılarından hareket ederse, geleceğe değil geçmişe doğru yol alır.&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Ama kendisine “kutup yıldızı” olarak “değişimi” seçer ve rotasını&lt;br /&gt;ona göre ayarlarsa, yeni bir dünyanın yapılanmasında rol oynar, geçiş&lt;br /&gt;dönemlerinin acısını azaltmak için politikalar oluşturur.&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;“Enternasyonalizme” giden tarihî yolculukta, yol gösterici olur.&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Her şeyin değiştiği bir çağda elbette sol da değişecek, bir kısmı&lt;br /&gt;geçmişin değerlerini ve sınıflarını savunmayı sürdürerek geçmişin ve&lt;br /&gt;tutuculuğun bir parçası haline gelecek.&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Bir kısmı da “globalizmin” enternasyonalist anlayışına sahip çıkacak, sınıfsız, devletsiz bir yapıya ulaşılmasını destekleyecek.&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Bu iki “soldan” birini seçmek isteyenler, solun “tarifi icabı” daima&lt;br /&gt;“ileriden, değişimden” yana olması gerektiğini düşünmek zorundalar&lt;br /&gt;herhalde.&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Bir de şunu bilmek zorundalar tabii...&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Geçmişi savunarak ilerici olmak imkânsızdır. &lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;yalnızlık aslında birçok alanda birden olmaktır&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5860066610173406023-3521623989614343104?l=sargnm.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sargnm.blogspot.com/feeds/3521623989614343104/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5860066610173406023&amp;postID=3521623989614343104&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/3521623989614343104'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/3521623989614343104'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sargnm.blogspot.com/2008/08/sol-ve-globalizm.html' title='Sol ve globalizm'/><author><name>monolog</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11477455437364688842</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_Sz_e-8W_kWQ/SZx-maQQmkI/AAAAAAAAAo4/oWUIal3mArc/S220/HPIM0541+(Medium).JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5860066610173406023.post-1095202108914129341</id><published>2008-08-28T22:46:00.001+01:00</published><updated>2008-08-28T22:46:47.446+01:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;div xmlns='http://www.w3.org/1999/xhtml'&gt;&lt;div class='Action'&gt;&lt;br /&gt;				&lt;h1&gt;Kazanç Ortağımız&lt;br/&gt;Olmak İster Misiniz?&lt;/h1&gt;&lt;br /&gt;				&lt;p&gt;Ayrıcalıklı&lt;br /&gt;partner üyelik avantajlarından yararlanmak ister misiniz? Gelin büyük&lt;br /&gt;Search-Earn dünyasında sınırlı sayıdaki partnerlerimizden biri de siz&lt;br /&gt;olun!&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;				&lt;div class='Chart'&gt;&lt;a href='https://www.search-earn.com/account.asp?id=partner'&gt;&lt;img border='0' title=' Partner Üyelik İçin Tıklayın! ' alt=' Partner Üyelik İçin Tıklayın! ' src='http://www.search-earn.com/images/vland-btn-partner.gif'/&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;			&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;yalnızlık aslında birçok alanda birden olmaktır&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5860066610173406023-1095202108914129341?l=sargnm.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sargnm.blogspot.com/feeds/1095202108914129341/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5860066610173406023&amp;postID=1095202108914129341&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/1095202108914129341'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/1095202108914129341'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sargnm.blogspot.com/2008/08/kazan-ortamz-olmak-ister-misiniz.html' title=''/><author><name>monolog</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11477455437364688842</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_Sz_e-8W_kWQ/SZx-maQQmkI/AAAAAAAAAo4/oWUIal3mArc/S220/HPIM0541+(Medium).JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5860066610173406023.post-6306422238692793970</id><published>2008-08-28T13:10:00.001+01:00</published><updated>2008-08-28T13:10:47.343+01:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;div xmlns='http://www.w3.org/1999/xhtml'&gt;&lt;div class='Action'&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;	&lt;br /&gt;	&lt;h1&gt;Ne Kadar Değerli Olduğunu &lt;br/&gt;Biliyor Musun?&lt;/h1&gt;&lt;br /&gt;		&lt;p&gt;&lt;br /&gt;		İnternette gerçekleştirdiğin aramalardan; her yıl yarattığın 900 $ lık katma değerden hiç pay almıyor musun?&lt;br/&gt;Şimdi sende aramıza katıl ve hak ettiğin payı al!&lt;br /&gt;		&lt;/p&gt;&lt;a target='_blank' href='http://www.search-earn.com/sevdor'&gt;http://www.search-earn.com/sevdor&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;yalnızlık aslında birçok alanda birden olmaktır&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5860066610173406023-6306422238692793970?l=sargnm.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sargnm.blogspot.com/feeds/6306422238692793970/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5860066610173406023&amp;postID=6306422238692793970&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/6306422238692793970'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/6306422238692793970'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sargnm.blogspot.com/2008/08/ne-kadar-deerli-olduunu-biliyor-musun.html' title=''/><author><name>monolog</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11477455437364688842</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_Sz_e-8W_kWQ/SZx-maQQmkI/AAAAAAAAAo4/oWUIal3mArc/S220/HPIM0541+(Medium).JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5860066610173406023.post-7387337952428175751</id><published>2008-08-28T08:00:00.001+01:00</published><updated>2008-08-28T08:00:57.478+01:00</updated><title type='text'>Günter Gra(ss) gerçeğin ardına mı gizlendi</title><content type='html'>&lt;div xmlns='http://www.w3.org/1999/xhtml'&gt;&lt;h5&gt;28.08.2008&lt;br /&gt;| Emre Erdem&lt;br /&gt;&lt;/h5&gt;&lt;br/&gt;&lt;blockquote style='padding: 0pt; clear: left;' id='content'&gt;&lt;br /&gt;  &lt;div style='margin: 0in 0in 0pt;'&gt;&lt;span style='font-size: 10pt;'&gt;Nedir SS ya da Waffen SS? SS&lt;strong&gt;, &lt;/strong&gt;Schutzstaffel&lt;br /&gt;yani koruma bölüğü; Waffen SS ise Silahlı SS. Önceleri Hitler'in&lt;br /&gt;kişisel muhafızlığını yapmak üzere kurulmuştur. İlk kurulduğunda, polis&lt;br /&gt;görevi yapan silahlı parti militanlarından oluşuyordu. Toplama kampları&lt;br /&gt;kurulup, Himmler tarafından bunların yönetiminden SS Örgütü sorumlu&lt;br /&gt;tutulunca iki ana gruba ayrıldı.Bunların ilki, Waffen SS ya da "Silahlı&lt;br /&gt;SS Örgütüydü", bu örgüt artık askeri bir yapı almıştı. Ordudan geçmiş&lt;br /&gt;subaylar tarafından yönetiliyordu. 1942 yılından sonra askerlik&lt;br /&gt;yükümlüsü gençler de burada görev yapmaya başladığı için "parti&lt;br /&gt;muhafızı" vasfını kaybetti, normal birliklerden bir farkı kalmadı.Diğer&lt;br /&gt;bölüm ise, Allgemeine SS yani "Genel SS Örgütüdür". Bu örgüt bir çeşit&lt;br /&gt;polis görevi yapmıştır. SS'lerin soykırım &lt;em&gt;suçu&lt;/em&gt; işledikleri&lt;br /&gt;iddia edilen bölümü Allgemeine SS'dir. Bunların subayları genelde ordu&lt;br /&gt;kökenli değildir.Her iki bölüme de (önce Waffen SS'e) yabancı personel&lt;br /&gt;alınmıştır. Önce Alman asıllılardan veya Alman milletine akraba&lt;br /&gt;uluslardan SS Tümenleri oluşturulurken sonraları çeşitli uluslardan&lt;br /&gt;toplan 35 tane SS tümeni oluşturulmuştur. Allgemeine SS birlikleri de&lt;br /&gt;bir süre sonra silahlandırılıp (Burada silah sözünden kasıt, tank, top,&lt;br /&gt;zırhlı araç türü ağır silahlardır), yeni tümenler oluşturulmuştur. Bu&lt;br /&gt;birliklere yabancılar ve eski mahkumlar da alınmıştır. Bu şekilde&lt;br /&gt;oluşturulan Dirlewanger ve Kaminksi Tugayları savaş sırasında soykırım&lt;br /&gt;suçu işlediği iddia edilen birliklerdir.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style='margin: 0in 0in 0pt;'&gt;&lt;span style='font-size: 10pt;'&gt;Peki,&lt;br /&gt;kimdir Günter Gra-SS? Dünyaca ünlü, Nobel Ödüllü Alman yazar Günter&lt;br /&gt;Grass. 16 Ekim 1927'de Danzig'de doğar. İkinci Dünya Savaş sonrasında&lt;br /&gt;maden işçiliği, taş oymacılığı ve caz   orkestrasında müzisyenlik&lt;br /&gt;yapar. Düsseldorf ve Berlin Güzel Sanatlar Akademilerinin heykel&lt;br /&gt;bölümünde okur. 1956-1960 arasında Paris'te yazar, ressam, grafikçi&lt;br /&gt;olarak çalışır, daha sonra Batı Berlin'e yerleşir. İlk kez 1955'te&lt;br /&gt;Stuttgart Radyosu'nun açtığı bir şiir yarışmasında aldığı ödülle&lt;br /&gt;tanınır. Blechtrommel (Teneke Trampet) adlı romanı dünyaca ün&lt;br /&gt;kazanmasını sağlar. Şiirleri sözcük oyunlarıyla dolu, yergici ve&lt;br /&gt;kimileyin soyuttur; şiir kitaplarını kendi grafikleriyle süslemiştir.&lt;br /&gt;1999 yılında Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazanır.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style='margin: 0in 0in 0pt;'&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style='font-size: 10pt;'&gt; &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style='margin: 0in 0in 0pt;'&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style='font-size: 10pt;'&gt;Yarım asır sonra…&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style='margin: 0in 0in 0pt;'&gt;&lt;span style='font-size: 10pt;'&gt;Terörün&lt;br /&gt;kırmızı alarm verdiği günlerde, Günter Gra(ss) yarım asırı aşkın&lt;br /&gt;süreden sonra milyonlarca insanin soykırıma uğradığı katliamda gönüllü&lt;br /&gt;olarak Waffen SS'lere katıldığını itiraf etti. Edebiyat, kültür&lt;br /&gt;dünyasında bomba etkisi yapan açıklamasıyla Günter Grass senelerdir&lt;br /&gt;sakladığı gerçeği Frankfurter Allgeimende gazetesinde dışavurdu. 17&lt;br /&gt;yaşında kendi isteğiyle katıldığı Hitler ordusuna dair gerçekleri Grass&lt;br /&gt;neden altmış sene boyunca gizli tutmuştu? Eylül 2006'da piyasaya çıkan&lt;br /&gt;Beim Hauten der Zwiebel (Sogani Soyarken) adlı kitabında soğan&lt;br /&gt;metaforundan yararlanarak çocukluğundan, gençlik yıllarına uzanan&lt;br /&gt;dönemi anlatır ve 1960 senesinde otobiyografik roman şu sözlerle&lt;br /&gt;sonlanır: "Bundan böyle sayfadan sayfa, kitapların arasında&lt;br /&gt;yaşadım..." Grass'ın kitabının satışından önce yapmış olduğu açıklamayı&lt;br /&gt;ünlü edebiyat elestirmeni Hellmuth Karasek: "Bunları daha önce&lt;br /&gt;söyleseydi, Nobel ödülünü riske ederdi" derken, bazı çevreler 17&lt;br /&gt;yaşında bir bireyin çocuk yaşta olduğuna dair savunmalarda&lt;br /&gt;bulunuyorlar... &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style='margin: 0in 0in 0pt;'&gt; &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style='margin: 0in 0in 0pt;'&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style='font-size: 10pt;'&gt;Savaş sanatını bilmek&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style='margin: 0in 0in 0pt;'&gt;&lt;span style='font-size: 10pt;'&gt;Bu&lt;br /&gt;bağlamda şu soruları sormadan edemiyorum: Grass'in bu kadar zaman&lt;br /&gt;beklemesi edebiyat pazarına sürülecek eserin PR kampanyası mı? Yoksa&lt;br /&gt;yazarın gün be gün artan Neo Nazi çevreden okur kitlesini de mi hedef&lt;br /&gt;aldığına dair spekülasyonlar ötesinde Karasek`in değindiği gibi Nobel&lt;br /&gt;öncesi ve sonrasi Gra(ss) diye edebiyat tarihçileri için yeni bir sayfa&lt;br /&gt;aralamak mı istedi. 13 haziran 2006 tarihli Die Welt gazetesinde 77&lt;br /&gt;yaşındaki yazar Walter Kempwoski: "Bu biraz geç ortaya çıktı" derken&lt;br /&gt;sözlerine İncil'den alıntı yaparak çağın gizlenmeye çalışılan gerçeğini&lt;br /&gt;dile getiriyor:"Aranızda günahsız olan, ona ilk taşı atsın."&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style='margin: 0in 0in 0pt;'&gt;&lt;span style='font-size: 10pt;'&gt;Çağımızın&lt;br /&gt;düşün adamı, eleştirmen, oyun yazarı Bernard Shaw der ki: "Askerlik,&lt;br /&gt;güçlüyken acımasızca saldırma, güçsüzken gizlemeyi bilme sanatıdır.&lt;br /&gt;Savaş kazanmanın tüm sırrı budur: Düşmanın haksızlık anını kollayacak,&lt;br /&gt;ne olursa olsun eşit koşullarda kesinlikle savaşmayacaksınız." Gra(ss)&lt;br /&gt;yarım asır boyunca tarihi gerçeğin ardına gizledi mi acaba?&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/blockquote&gt;&lt;br/&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;yalnızlık aslında birçok alanda birden olmaktır&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5860066610173406023-7387337952428175751?l=sargnm.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sargnm.blogspot.com/feeds/7387337952428175751/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5860066610173406023&amp;postID=7387337952428175751&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/7387337952428175751'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/7387337952428175751'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sargnm.blogspot.com/2008/08/gnter-grass-gerein-ardna-m-gizlendi.html' title='Günter Gra(ss) gerçeğin ardına mı gizlendi'/><author><name>monolog</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11477455437364688842</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_Sz_e-8W_kWQ/SZx-maQQmkI/AAAAAAAAAo4/oWUIal3mArc/S220/HPIM0541+(Medium).JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5860066610173406023.post-8941855132445695299</id><published>2008-08-27T13:27:00.001+01:00</published><updated>2008-08-27T13:27:45.945+01:00</updated><title type='text'>Toolbar Kullanın Daha Çok Kazanın!</title><content type='html'>&lt;div xmlns='http://www.w3.org/1999/xhtml'&gt;&lt;div class='ClearBoth'&gt;&lt;img height='1' width='1' alt=' ' src='http://www.search-earn.com/images/spacer.gif'/&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;		&lt;br /&gt;		&lt;br /&gt;		&lt;br /&gt;		&lt;br /&gt;		&lt;div id='MainEx'&gt;&lt;br /&gt;		&lt;br /&gt;&lt;h3&gt;Search-Earn Toolbar ile Kolay Arayın, Kolay Kazanın!&lt;/h3&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Search-Earn toolbar (araç çubuğu) ücretsiz bir program olup, aramalarınızı kolaylaştırabilmek için dizayn edilmiştir.&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;Üyelerimizin önemli bir bölümü aramaları için toolbarımızı tercih etmektedir.&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;Toolbar ile arama yapmak da kazanmak da daha kolay!&lt;br/&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;							&lt;br /&gt;									&lt;br /&gt;									&lt;h3&gt;&lt;a href='http://www.search-earn.com/toolbar/turkish.exe'&gt;Toolbarı Yükle!&lt;/a&gt;&lt;/h3&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;S&amp;amp;E Toolbarı yüklemenizle birlikte, kazanmaya başlarsınız. Toolbar sayesinde;&lt;br /&gt;									&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;img border='0' src='http://www.search-earn.com/images/toolbar.gif'/&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;									&lt;/p&gt;&lt;ul&gt;&lt;li&gt;Her aramanız için Search-Earn sayfasına gitmeniz gerekmez.&lt;br /&gt;									&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Her reklam tıklamasından puan kazanmaya devam edersiniz.&lt;br /&gt;									&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Aramalarınızı daha hızlı gerçekleştirirsiniz.&lt;br /&gt;									&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Toolbar reklamları ile ektra kazanç imkanı sağlarsınız.&lt;br /&gt;									&lt;/li&gt;&lt;li&gt;İstediğiniz zaman, toolbar menüsündeki "Kaldır" tuşu aracılığıyla programı kaldırabilirsiniz. &lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;br /&gt;							&lt;br /&gt;		&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;yalnızlık aslında birçok alanda birden olmaktır&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5860066610173406023-8941855132445695299?l=sargnm.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sargnm.blogspot.com/feeds/8941855132445695299/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5860066610173406023&amp;postID=8941855132445695299&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/8941855132445695299'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/8941855132445695299'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sargnm.blogspot.com/2008/08/toolbar-kullann-daha-ok-kazann.html' title='Toolbar Kullanın Daha Çok Kazanın!'/><author><name>monolog</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11477455437364688842</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_Sz_e-8W_kWQ/SZx-maQQmkI/AAAAAAAAAo4/oWUIal3mArc/S220/HPIM0541+(Medium).JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5860066610173406023.post-1410366478324984460</id><published>2008-08-27T13:26:00.001+01:00</published><updated>2008-08-27T13:26:31.485+01:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;div xmlns='http://www.w3.org/1999/xhtml'&gt;&lt;div class='Action'&gt;&lt;br /&gt;				&lt;h1&gt;Toolbar Kullanın&lt;br/&gt;Daha Çok Kazanın!&lt;/h1&gt;&lt;br /&gt;				&lt;p&gt;Toolbar&lt;br /&gt;ile yapacağınız aramalar site üzerinden yapılmış gibi işlem görür.&lt;br /&gt;Toolbar size aramalarınızda özgürlük sağlar. Tarayıcı hangi sitede&lt;br /&gt;olursa olsun ararsınız.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;				&lt;div class='Chart'&gt;&lt;a href='http://www.search-earn.com/toolbar/turkish.exe'&gt;&lt;img border='0' title='Türkçe Toolbar Yükle' alt='Türkçe Toolbar Yükle' src='http://www.search-earn.com/images/vland-btn-toolbar.gif'/&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;			&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;yalnızlık aslında birçok alanda birden olmaktır&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5860066610173406023-1410366478324984460?l=sargnm.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sargnm.blogspot.com/feeds/1410366478324984460/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5860066610173406023&amp;postID=1410366478324984460&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/1410366478324984460'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/1410366478324984460'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sargnm.blogspot.com/2008/08/toolbar-kullann-daha-ok-kazann-toolbar.html' title=''/><author><name>monolog</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11477455437364688842</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_Sz_e-8W_kWQ/SZx-maQQmkI/AAAAAAAAAo4/oWUIal3mArc/S220/HPIM0541+(Medium).JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5860066610173406023.post-8697596352470152370</id><published>2008-08-27T07:34:00.001+01:00</published><updated>2008-08-27T07:34:53.676+01:00</updated><title type='text'>Bu haberin ilgilisi, ilk iş doktora başvursun</title><content type='html'>&lt;div xmlns='http://www.w3.org/1999/xhtml'&gt;&lt;font size='3'&gt;&lt;font size='4' style='font-weight: bold;'&gt;&lt;span style='font-family: Arial;'&gt;Kuşadası’nda tatil yapanlar parmak kaldırsın&lt;br/&gt;&lt;/span&gt;&lt;/font&gt;&lt;br style='font-family: Arial;'/&gt;&lt;span style='font-family: Arial;'&gt;Bu&lt;br /&gt;yaz Kuşadası'nda Moldovya uyruklu M.N ile birlikte olup çapkınlık yapan&lt;br /&gt;erkekler en yakın hastaneye giderek hemen AIDS testi yaptırın. Polisin&lt;br /&gt;yaptığı operasyonda yakalanan Hepatit C ve AIDS hastası M.N üç ayda 230&lt;br /&gt;erkekle birlikte olduğunu söyledi&lt;br/&gt;&lt;/span&gt;&lt;br style='font-family: Arial;'/&gt;&lt;span style='font-family: Arial;'&gt;Kuşadası'nda&lt;br /&gt;fuhuş yapılan otellere yönelik baskınlarda bir ay içerisinde 50'ye&lt;br /&gt;yakın yabancı uyruklu hayat kadını gözaltına alınırken, fuhşa teşvik ve&lt;br /&gt;yer temin etmek suçlarından 12 kişi yakalanıp, tutuklandı. Son olarak&lt;br /&gt;Camiikebir Mahallesi'nde fuhuş yapıldığı belirlenen bir otele yapılan&lt;br /&gt;baskında, polis ekipleri Moldova, Rus ve Tacikistan uyruklu altı&lt;br /&gt;yabancı uyruklu hayat kadınını gözaltına almıştı. Sınır dışı edilmeden&lt;br /&gt;önce Kuşadası Devlet Hastanesi'nde kan örnekleri alınan kadınlardan&lt;br /&gt;birinde Hepatit C saptanırken birinin AIDS olduğu anlaşılmıştı. &lt;br/&gt;&lt;/span&gt;&lt;br style='font-weight: bold; font-family: Arial;'/&gt;&lt;span style='font-family: Arial;'&gt;&lt;span style='font-weight: bold;'&gt;MİKROP YUVASI SANKİ •&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Hem AIDS hem de Hepatit C taşıdığı tespit edilen Moldova uyruklu&lt;br /&gt;M.N'nin üç ay önce Kuşadası'ndan geldiği, yaklaşık 230 erkekle birlikte&lt;br /&gt;olduğu belirtildi. Hastane yetkilileri bu hayat kadınlarının, ilişkiye&lt;br /&gt;girdikleri erkeklere, cinsel yollarla Hepatit C ve HIV virüsünü&lt;br /&gt;bulaştırmış olabileceğine dikkat çekti. Yetkililer, bu kadınlarla&lt;br /&gt;birlikte olan erkeklerin sağlık kuruluşlarına başvurmalarını önerdi.&lt;/span&gt;&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;yalnızlık aslında birçok alanda birden olmaktır&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5860066610173406023-8697596352470152370?l=sargnm.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sargnm.blogspot.com/feeds/8697596352470152370/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5860066610173406023&amp;postID=8697596352470152370&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/8697596352470152370'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/8697596352470152370'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sargnm.blogspot.com/2008/08/bu-haberin-ilgilisi-ilk-i-doktora.html' title='Bu haberin ilgilisi, ilk iş doktora başvursun'/><author><name>monolog</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11477455437364688842</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_Sz_e-8W_kWQ/SZx-maQQmkI/AAAAAAAAAo4/oWUIal3mArc/S220/HPIM0541+(Medium).JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5860066610173406023.post-2993925228034943088</id><published>2008-08-26T08:02:00.001+01:00</published><updated>2008-08-26T08:02:59.327+01:00</updated><title type='text'>İkame edilen aydınlık</title><content type='html'>&lt;div xmlns='http://www.w3.org/1999/xhtml'&gt;&lt;h3&gt;MÜREKKEP&lt;/h3&gt;&lt;div class='taraf_cizgi_3'&gt; &lt;/div&gt;&lt;h3&gt;Gökhan Özgün&lt;/h3&gt;&lt;font face='Times New Roman TUR'&gt;&lt;p&gt;Türk aydınının bahtını, kaderini, niyetini ve kısmetini Türk otomobil endüstrisine benzetirim.&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Türk aydını deyince, genellikle kendine solcu diyenlerden&lt;br /&gt;bahsediyorum. Çünkü Türk aydınının pasaportunun aidiyet hanesinde solcu&lt;br /&gt;yazar. Bu gayet resmî bir durumdur. Türk aydını nedense bunun önden&lt;br /&gt;deklare edilmesinde ısrar eder. Tıpkı T.C. laiklerinin müslümanlık&lt;br /&gt;hanesini kafa kâğıdında ısrarla görmek istemesi gibi. &lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Çünkü biri, müslümanlığın baştan çıkmasından korkar, diğeri,&lt;br /&gt;solculuğun elden çıkmasından. Bu nedenle birinin müslümanlığı diğerinin&lt;br /&gt;solculuğu, kayıt altındadır.&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Türk aydınının Batı’yla ağır hastalıklı ilişkisi ithal ikameci bir sanayiye benzer.&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;En ithalci, en ikameci sanayimiz neydi memleketimde? Otomobil endüstrisi. &lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Batı’nın yarattığı otomobil dünyada her insanın hayalini süslemiş, ihtiyacını şekillendirmiştir. &lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Otomobilin kaçınılmazlığını fark eden devlet der ki, niye onlardan&lt;br /&gt;alalım? Koçum Türk, onu da yapar. Ve karşınıza ilk Türk otomobili&lt;br /&gt;Anadol çıkar. Otomobil demeye bin şahit ister. Olsun, bin şahitten çok&lt;br /&gt;ne var memleketimde? Binbir şehit.&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;O esnada Türk aydını da Anadol’a benzeyen teoriler üretmektedir.&lt;br /&gt;Osmanlı’nın ‘feodal’ yapısından bahseden, bir teori arzusu ve hayaliyle&lt;br /&gt;üretilen, ama tıpkı Anadol gibi bin şahit isteyen teoriler.&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Bir gün Anadol’un otomobil olamadığı, ‘feodal Osmanlı’nın ise teori&lt;br /&gt;bile olmadığı bir takım ‘sapkın’ kişiler tarafından farkediliverir. &lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Artık yerli malı tasarımdan tam ithal ikameci modele geçme&lt;br /&gt;zamanıdır. Şahin’ler, Doğan’lar, Doğan görünümlü Şahin’ler, Serçe’ler&lt;br /&gt;devri başlar. İthal ikameci Türk otomobili peynir ekmek gibi&lt;br /&gt;satmaktadır. Bunu memleket yemiştir.&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Bu otomobiller o kadar çok benzin yakar ki, adamı soyup soğana&lt;br /&gt;çevirir. Bu hakikat özenle herkesten gizlenir. Onun yerine, etrafa&lt;br /&gt;şöyle bir söylenti yayılır. En iyisi Türk malı otomobil. Çünkü yedek&lt;br /&gt;parçası ucuz, her yerde de servisi var.&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Müthiş bir yedek parça ve otomobil tamir endüstrisi doğar. Aslında, yukardan aşağıya bir ‘rant’ endüstrisidir bu.&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Ortaya öyle bir Türkiye çıkar ki, dünyanın en iyi tamircileri&lt;br /&gt;buradadır. Çakma çıkma takma parçalarla sıfırdan motor yapabilirler.&lt;br /&gt;Bozulan her Türk otomobilini, memleketin neresinde olursa olsun, tekrar&lt;br /&gt;yürüyebilir hale getirirler. Gerçekten hayran olunacak bir maharet&lt;br /&gt;sahibidirler. &lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Bu sırada Türk aydını da boş durmaz. O da Batı’dan parça parça&lt;br /&gt;düşünce alır, burada monte edip etrafa satar. Öyle bir montaj fikir&lt;br /&gt;sanayii oluşmuştur ki, bundan birçok aydına ‘maddi manevi’ istihdam&lt;br /&gt;imkânı doğmuştur. &lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Artık, Türk aydını ‘yeni düşünceye’ açık değildir. Eski montaj&lt;br /&gt;düşünceleri tamir edip tekrar yola sokmaktır onun bildiği. Bunu da&lt;br /&gt;hakikaten çok iyi yapar. Hakkını yememek lazım.&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Bu arada dışarıda binbir fikir, binbir solculuk, binbir felsefe&lt;br /&gt;üretilmektedir. Ama bunlar, ‘fikir işçisi’ Türk aydınının ürettiği&lt;br /&gt;malın ayrıcalığını korumak için memlekete yüksek ‘gümrük vergisiyle’&lt;br /&gt;‘burjuva’ malı kıvamında girmektedir.&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Bu yeni fikirlere Türkiye gerçeğine uygun değil, çok ‘yüksek sınıf’,&lt;br /&gt;çok ‘burjuva’ muamelesi yapılır. Zira, bu fikirler eskisi kadar çabuk&lt;br /&gt;bozulup yolda kalmamaktadır. Bu da entelektüel yedek parça sanayiini,&lt;br /&gt;ve onun fikir işçilerini işsiz bırakmaktadır. Bu arada çağdışı montaj&lt;br /&gt;fikirlerle boş yere ne kadar benzin yakmış Türkiye, hiç mühim değil. &lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Ama bir gün, ulusun sınırları geleceğin rüzgârlarına dayanamaz, çöker.&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Ve aniden ortaya çıkar ki, ‘sistemin içine aldıklarının’ ve&lt;br /&gt;‘sistemin dışladıklarının’ çelişkisi, alttakilerin ve üsttekilerin&lt;br /&gt;çelişkisinden daha belirleyicidir bu memlekette. Kazanılanın çoğu da&lt;br /&gt;zaten kâr değil ranttır. Ve, maddi ve manevi ‘rantlar’, yukardan&lt;br /&gt;aşağıya ‘içerdekilere’ iyi kötü dağıtılmaktadır. Bunun dışında kalanlar&lt;br /&gt;da, yukardan aşağıya kendi başının çaresine bakmaktadır.&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Ayrıca, kısmete bakın, aynı anda, dünyada da, ‘içerdekiler’ ve&lt;br /&gt;‘dışardakiler’ kavramları, globalizm yüzünden, birdenbire çok daha&lt;br /&gt;belirleyici hale gelmiştir. Yani, içerisi ve dışarısı çelişkisi,&lt;br /&gt;içeride de, dışarıda da, değişimin motoru haline gelmiştir.&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Bu yepyeni ‘motordan’ hiç mi hiç anlamamaktadır Türk aydını.&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Eski ‘dahi’ Doğan bayii artık Türkiye’yi yönetemeyecektir.&lt;br /&gt;Sıradanlaşacaktır. Uzun ve bozuk yolda vazgeçilmez Türk aydını eski&lt;br /&gt;fikir tamirhanelerini, montaj bayilerini kapatmak zorunda kalacaktır.&lt;br /&gt;Sıradanlaşacaktır.&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Bu tabii ki emperyalizmin bir oyunudur. &lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Bu arada ‘emperyalizm’ çoktan büyümüş globalizm olmuş ve ‘oyun oynamayı’ bırakmıştır.&lt;/p&gt;&lt;b&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;p&gt;&lt;b&gt;Not:&lt;/b&gt; İthal ikamesi faydalı olabilir. Ama, sana verilen&lt;br /&gt;ilk fırsatı nasıl kullandığın önemlidir. İlk fırsatta bir Anadol&lt;br /&gt;sokuşturursan memlekete, ithali de ikamesi de geri teper. İthal ikamesi&lt;br /&gt;bir kumardır. Memleketin kaderini, ayrıcalık verdiklerinin insafına,&lt;br /&gt;iyi niyetine ve becerisine terk eden bir kumar.&lt;/p&gt;&lt;/font&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;             &lt;br /&gt;               &lt;br /&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;yalnızlık aslında birçok alanda birden olmaktır&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5860066610173406023-2993925228034943088?l=sargnm.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sargnm.blogspot.com/feeds/2993925228034943088/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5860066610173406023&amp;postID=2993925228034943088&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/2993925228034943088'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5860066610173406023/posts/default/2993925228034943088'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sargnm.blogspot.com/2008/08/ikame-edilen-aydnlk.html' title='İkame edilen aydınlık'/><author><name>monolog</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11477455437364688842</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_Sz_e-8W_kWQ/SZx-maQQmkI/AAAAAAAAAo4/oWUIal3mArc/S220/HPIM0541+(Medium).JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5860066610173406023.post-8406400673644508563</id><published>2008-08-25T14:14:00.001+01:00</published><updated>2008-08-25T14:14:43.795+01:00</updated><title type='text'>Artık Ergenekon'u ben de yazabilirim!</title><content type='html'>&lt;div xmlns='http://www.w3.org/1999/xhtml'&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;	Gladio bugün; Ergenekoncuların mı, yoksa güya Ergenekonculara savaş&lt;br/&gt;açmış gibi görünüp Kemalist Cumhuriyet'i yıkmayı amaçlayan&lt;br/&gt;Neo-Ergenekoncuların mı arkasında? Sorunun yanıtını &lt;b&gt;"Gladionun Babası"&lt;/b&gt; ABD'nin dış politikalarına bakarak yanıtlayabilirsiniz.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Tam o günlerde, bugün artık adını herkesin bildiği bir subayla&lt;br /&gt;tanıştım; Binbaşı Ahmet Cem Ersever... Ersever'i öldürenler nüfus&lt;br /&gt;cüzdanını bana gönderdi; ölüm sırası bendeydi. Bugün, avazı çıktığı&lt;br /&gt;kadar bağıranların o gün sesleri hiç çıkmıyordu. Evet, geliniz&lt;br /&gt;Ergenekon'u bir de benden dinleyiniz; çünkü kafanızı çok karıştırdılar.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;b&gt;ERGENEKON &lt;/b&gt;soruşturması/davası konusunda son günlerde ortalık biraz sakinleşti; &lt;b&gt;"kayıkçı kavgası"&lt;/b&gt; bitti gibi.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Eee&lt;br /&gt;artık Türkiye'nin bu sözde derin gündemi hakkında birkaç söz&lt;br /&gt;edebilirim. Sanıyorum bu konuda bir şeyler söyleyecek kadar bu konuyla&lt;br /&gt;ilgili haberler, kitaplar yazmış ender gazetecilerden biriyim.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Önce &lt;b&gt;"Binbaşı Ersever'in İtirafları"&lt;/b&gt; adlı kitabımı yazdım. Yıl: 1993.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Binbaşı &lt;b&gt;Ahmet Cem Ersever &lt;/b&gt;ile 7 Haziran 1993'te tanıştım.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;b&gt;Ersever'&lt;/b&gt;in&lt;br /&gt;cesedinin bulunduğu 4 Kasım tarihine kadar geçen beş aylık sürede&lt;br /&gt;çeşitli görüşmeler yaptım. Bunların çoğu yazılmamak üzereydi.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;JİTEM'i, JİTEM'in neden ve nasıl kurulduğunu, ilk komutanının kim olduğunu; &lt;b&gt;"Yeşil"&lt;/b&gt; kod adlı &lt;b&gt;Mahmut Yıldırım'&lt;/b&gt;ı, &lt;b&gt;Vedat Aydın'&lt;/b&gt;dan &lt;b&gt;Musa Anter'&lt;/b&gt;e&lt;br /&gt;kadar nice yargısız infazın nasıl yapıldığını, PKK itirafçılarının&lt;br /&gt;kimler olduğunu, bunların hangi cinayetlerde kullanıldığını Binbaşı &lt;b&gt;Ersever &lt;/b&gt;anlattı.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;İlk kez bir subay, Güneydoğu'daki hukuk dışı hareketler konusunda, kontrgerilla hakkında konuşmuştu. Ve çok şey biliyordu. &lt;b&gt;Ersever'&lt;/b&gt;i hep şaşırarak dinledim.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Zamanla &lt;b&gt;Ersever'&lt;/b&gt;le&lt;br /&gt;görüşmemizi birileri öğrendi. Ve daha fazla konuşmaması için onu&lt;br /&gt;öldürdüler. Nüfus cüzdanını beyaz bir zarf içinde bana gönderdiler.&lt;br /&gt;Zarfta başka hiçbir şey yoktu.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Sonra birileri bazı gazeteleri arayarak, &lt;b&gt;"Sıra Soner'de"&lt;/b&gt; diye telefon ettiler. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Kaçtım, kayboldum.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Ve o kaçak günlerde &lt;b&gt;Ersever'&lt;/b&gt;in bana anlattıklarının hepsini &lt;b&gt;"Binbaşı Ersever'in İtirafları"&lt;/b&gt; adlı kitapta yazdım.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;b&gt;Ersever'&lt;/b&gt;e&lt;br /&gt;yazmayacağıma söz vermiştim ama artık yazmak zorundaydım. Belki bu&lt;br /&gt;yazdıklarım sonucu katillerinin bulunacağına inanıyordum. Ne safmışım o&lt;br /&gt;yıllar! Neyse.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;b&gt;Ersever'&lt;/b&gt;in anlattıkları, bugün konuşulan Ergenekon soruşturmasından daha değerli bilgiler içeriyordu. Ancak &lt;b&gt;"Binbaşı Ersever'in İtirafları"&lt;/b&gt; kitabı hiçbir gazetede, dergide, TV'de haber ol(a)madı. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Bir &lt;b&gt;Binbaşı &lt;/b&gt;elleri&lt;br /&gt;ayakları bağlanıp, kafasına sıkılan iki kurşunla infaz edilip&lt;br /&gt;Ankara'nın çıkışına bırakılıyor ve kimsenin bu cinayetle ilgili sesi&lt;br /&gt;çıkmıyordu! &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Oysa, Türkiye'de o tarihe kadar tam 20 yıldır kontrgerilla konusu tartışılıyordu.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;İlk&lt;br /&gt;kez içeriden biri, kontrgerilla faaliyetini ayrıntılarıyla açıklıyordu.&lt;br /&gt;Yapılanların kanunsuz olduğu ortadaydı. Ama kimsenin sesi çıkmıyordu.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Çünkü terör herkesi esir almıştı. Sanılıyordu ki, terörle mücadelede her yol mübahtı!&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;O&lt;br /&gt;yıllar, 1990'lı yılların başında Güneydoğu'da oluk oluk kan akıyordu.&lt;br /&gt;Faili meçhul cinayetlerde büyük artış vardı. Herkes canından bezmişti&lt;br /&gt;ve kimsenin aklına hukuk gelmiyordu.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Sadece Güneydoğu'da değildi&lt;br /&gt;bu kanunsuz hareketler. Dev-Sol gibi sol örgütlerin&lt;br /&gt;İstanbul-Ankara'daki hücre evlerine yapılan baskınlarda teslim olanlar&lt;br /&gt;bile infaz ediliyordu. Yargısız infazlar dönemi başlamıştı.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Devletin bir bölümü, terörü böyle bitireceğine inanıyordu.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Susurluk'a uzanan kanlı yol işte böyle oluşturuldu.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;strong&gt;Susurluk'a uzanıyor&lt;/strong&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Daha Susurluk meselesi ortaya çıkmamıştı.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Ama Susurluk çetesi ardı ardına cinayetler işliyordu. Yöntemleri aynıydı; polis yeleği giyip &lt;b&gt;"biz polisiz"&lt;/b&gt; deyip kişileri evlerinden, işyerlerinden, araçlarından indirip götürüyor ve infaz ediyordu.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Bu yöntemi ilk Güneydoğu'da denemişler; SP Şırnak il yöneticisi &lt;b&gt;İbrahim Sarıca,&lt;/b&gt; HEP Diyarbakır İl Başkanı &lt;b&gt;Vedat Aydın,&lt;/b&gt; ÖZDEP Erzincan İl Başkanı &lt;b&gt;Cemal Akar,&lt;/b&gt; ANAP Varto İlçe Başkanı &lt;b&gt;Kerim Geldi &lt;/b&gt;ve niceleri aynı yöntemlerle öldürüldü.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;O günlerde Başbakan &lt;b&gt;Tansu Çiller'&lt;/b&gt;in ilginç bir demeci oldu.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;b&gt;Çiller,&lt;/b&gt; 4 Kasım 1993'te İstanbul'daki Holiday Inn Oteli'nde basın mensuplarına şöyle konuştu: &lt;b&gt;"Türkiye,&lt;br /&gt;milis hareketi niteliğine dönüşmüş ve yaygınlaşmış bir terör&lt;br /&gt;hareketiyle karşı karşıyadır. PKK'nın haraç aldığı işadamları ve&lt;br /&gt;sanatçılarının isimlerini biliyoruz, hesap soracağız."&lt;/b&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;PKK'ya yardım eden 67 Kürt işadamı ve sanatçısının bulunduğu bir listeden bahsediliyordu.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Listenin ilk başında &lt;b&gt;Behçet Cantürk &lt;/b&gt;vardı.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Ve &lt;b&gt;Behçet Cantürk &lt;/b&gt;14&lt;br /&gt;Ocak 1994'te İstanbul'da evine giderken, polis yeleği giymiş kişiler&lt;br /&gt;tarafından otomobilinden indirilerek bilinmeyen bir yere götürüldü. Bir&lt;br /&gt;gün sonra cesedi bulundu.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;b&gt;Behçet Cantürk'&lt;/b&gt;ü diğer cinayetler takip etti: &lt;b&gt;Fevzi&lt;br /&gt;Aslan, Salih Aslan, Savaş Buldan, Adnan Yıldırım, Hacı Karay, Sefa&lt;br /&gt;Erciyes, Yusuf Ekinci, Namık Erdoğan, Medet Serhat, Faik Candan&lt;/b&gt; gibi Kürtler, İstanbul ve Ankara'da kaçırılıp öldürüldü.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Haziran 1996 tarihinde, &lt;b&gt;"Behçet Cantürk'ün Anıları"&lt;/b&gt; adlı kitabımı çıkardım. Daha Susurluk'taki o malum kaza olmamıştı. Devleti çıplak görmüştüm.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Ne yalan söyleyeyim, çok korktum.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;İtalyan gladiosunu ortaya çıkaran Savcı &lt;b&gt;Fellice Casson'&lt;/b&gt;un bir lafı vardır: &lt;b&gt;"Gladioyu&lt;br /&gt;keşfettikten sonra ondan örgüt elemanlarının haricinde haberdar olan&lt;br /&gt;tek kişinin kendin olduğunu bilmek, bunun neticesinde de seni her an&lt;br /&gt;öldürebileceklerini düşünmek korkunç bir duygu."&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;/b&gt;Korktum ama yine de Susurluk Çetesi'nin cinayetlerini ve yöntemlerini, &lt;b&gt;"Behçet Cantürk'ün Anıları"&lt;/b&gt; kitabımda yazdım.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Aslında&lt;br /&gt;ortada pek de gizli saklı bir durum yoktu. Cinayetlerin görgü&lt;br /&gt;tanıkları, Susurluk Çetesi'nin infaz timlerinin robot resimlerini bile&lt;br /&gt;çizdirmişti. Dava dosyalarında birçok ayrıntı vardı. Ama bunların&lt;br /&gt;üstüne gidecek ne bir siyasi güç ne de yargı vardı.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;strong&gt;Para, para, para&lt;/strong&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Terörle&lt;br /&gt;mücadele maksadıyla yola çıkan Susurluk Çetesi, Kürt işadamlarının&lt;br /&gt;infaz edilmesi sürecinde parayla tanıştılar. Öldürülmekten korkan&lt;br /&gt;herkes, canını kurtarabilmek için oluk oluk para dağıtıyordu.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Terörün&lt;br /&gt;finans kaynağı silah kaçakçılığı ve uyuşturucudan elde edilen paraların&lt;br /&gt;büyüklüğü, bu sözde idealist çetenin aklını başından aldı.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Para için &lt;b&gt;"kumarhaneler kralı" Ömer Lütfi Topal &lt;/b&gt;öldürüldü.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Ve artık bir büyük oyun sahneleniyordu; önde terörle mücadele görüntüsü vardı; arkada para paylaşımı.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;İşin içine para girince çete elemanları birbirine düştü.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Bir taraf &lt;b&gt;Tarık Ümit'&lt;/b&gt;i yok ederken, diğer taraf &lt;b&gt;"Yeşil"&lt;/b&gt; kod adlı &lt;b&gt;Mahmut Yıldırım'&lt;/b&gt;ın başına bela oldu. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Çete içindeki kavga kamuoyunda, &lt;b&gt;"İkinci MİT Raporu"&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;olarak bilinen raporun ortaya çıkmasına neden oldu. Rapor basında elden&lt;br /&gt;ele dolaşmaya başladı. Kimse yazmaya cesaret edemedi. Aydınlık Dergisi,&lt;br /&gt;21 Eylül 1996 tarihinde raporu kamuoyuna açıkladı. Rapor yalanlandı.&lt;br /&gt;Meselenin üstü bir kez daha örtüldü.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;3 Kasım 1996'daki Susurluk'taki trafik kazası, raporu doğruladı.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Yaranın irini akmaya başladı. Basın kararlılıkla olayın üzerine gitti.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Biz de &lt;b&gt;Doğan Yurdakul &lt;/b&gt;ile birlikte &lt;b&gt;"Reis, Gladio'nun Türk Tetikçisi: Abdullah Çatlı"&lt;/b&gt; ve &lt;b&gt;"Bay Pipo, Sıradışı Bir MİT Görevlisi: Hiram Abas"&lt;/b&gt; kitaplarını yazdık.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Sonra ne oldu; Refah Partisi-DYP koalisyon hükümeti, Susurluk'u &lt;b&gt;"fasa fiso"&lt;/b&gt; ilan etti. Basının gayretlerine rağmen Susurluk'un üzeri örtüldü.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Aradan yıllar geçti...&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Ergenekon soruşturması patlak verdi.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Evet, üzerine dört kitap yazdığım Ergenekon meselesi konusunda bir şeyler söyleyebilirim artık.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;font color='red' size='4'&gt;&lt;strong&gt;Ergenekon'u doğru okuma kılavuzu&lt;/strong&gt;&lt;/font&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;b&gt;ERGENEKON &lt;/b&gt;aslında Susurluk'tur.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Peki, Susurluk gladio mudur?&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Bu soru kafaları çok karıştırıyor. Bu nedenle önce gladio nedir ona bakalım:&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Gladioyu II. Dünya Savaşı'nın bitimiyle birlikte CIA ile anlaşan eski Naziler kurdu. Hedefi komünist örgütlerdi.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Ve her NATO ülkesinde bir gladio teşkilatı kuruldu.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Türkiye, soğuk savaşın başladığı iki kutuplu dünyada safını Batı olarak belirledi.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;NATO'ya girdi. Ordusunu, istihbaratını ve bürokrasini ABD'ye teslim etti.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Türkiye'nin hedefinde bir tek güç vardı; Sovyetler Birliği ve sözde &lt;b&gt;"uzantısı"&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;içerideki komünistler. CIA ve dolayısıyla gladionun yardımlarıyla&lt;br /&gt;solculara karşıt sivil örgütler meydana getirildi; Komünizmle Mücadele&lt;br /&gt;Derneği, İlim Yayma Cemiyeti gibi.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Türkiye'de sol kitleselleştikçe karşısına bu kez inanmış idealist ülkücüler çıkarıldı. Komando kampları kurulmaya başlandı.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Türkiye&lt;br /&gt;siyasal cinayetlere sahne oldu. İlginçtir, öldürülen ilk 10 kişinin&lt;br /&gt;hepsi solcuydu. Öldürülen ilk 100 kişinin 76'sı da solcuydu.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Birileri&lt;br /&gt;halkı ve vatanı için ölüme koşan idealist gençlerini kışkırtmak için&lt;br /&gt;elinden geleni yaptı. Toplumda saygı gören isimler öldürülmeye&lt;br /&gt;başlandı. Ardından kitlesel katliamlar geldi; K.Maraş, Çorum gibi.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Toplum, akan kanlarla askeri darbeye mecbur edilmek isteniyordu. Zaten 12 Eylül 1980'de darbe yapanlar açıklamışlardı: &lt;b&gt;"Durumun olgunlaşmasını iki yıl bekledik!"&lt;/b&gt; &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Bugün artık ortaya çıkmıştır ki, Türkiye'deki bu katliamların sorumlusu CIA/Gladio güdümündeki örgütlerdi.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;CIA, Türkiye'yi sola teslim etmek istemiyordu.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Bunun dış politik nedenleri de vardı: ABD'nin bugün nasıl &lt;b&gt;"Büyük Ortadoğu Projesi"&lt;/b&gt; varsa, 1970'li yıllarda da &lt;b&gt;"Yeşil Kuşak Projesi"&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;vardı. CIA'nın planına göre Sovyetler Birliği; Türkiye, İran, Pakistan,&lt;br /&gt;Afganistan gibi Müslüman ülkelerle çevrilecek ve bunlar içerideki&lt;br /&gt;Müslümanları etkileyerek Sovyetler Birliği'ni yıkıma yol açacak büyük&lt;br /&gt;ayaklanmalara neden olacaklardı.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Ancak CIA'nın isteği&lt;br /&gt;gerçekleşmedi: İran'da ABD karşıtı İslam Devrimi oldu; Sovyetler&lt;br /&gt;Birliği Afganistan'a girdi. Mısır, Irak, Suriye'de ABD karşıtı Baas&lt;br /&gt;hareketleri güçlüydü; iktidardaydı.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;ABD Türkiye'yi kaybetmeyi göze alamazdı.12 Eylül askeri darbesine giden kanlı yolları gladio/kontrgerilla döşedi.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Ve...&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;1989'da Berlin Duvarı yıkıldı. Doğu Bloku çöktü. Sovyetler Birliği dağıldı.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Avrupa'daki gladiolar bir bir ortaya çıktı: Batı Almanya'daki adı &lt;b&gt;"Sword";&lt;/b&gt; Avusturya'da &lt;b&gt;"Schwert";&lt;/b&gt; İngiltere'de &lt;b&gt;"Secret British Netword Revealed";&lt;/b&gt; Belçika'da &lt;b&gt;"Bdra8";&lt;/b&gt; Hollanda'da &lt;b&gt;"Command";&lt;/b&gt; İsviçre'de &lt;b&gt;"P:26"&lt;/b&gt; ve &lt;b&gt;"P27";&lt;/b&gt; Yunanistan'da &lt;b&gt;"Sheepskin"&lt;/b&gt; idi. Fransa'daki adı &lt;b&gt;Teoman'&lt;/b&gt;ın şarkısının adıydı:&lt;i&gt; &lt;/i&gt;&lt;b&gt;"Rüzgárgülü!"&lt;i&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;Neo-Ergenekoncular&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Hepsi komünist hareketlere karşı gizlice görev yapmıştı. İlginçtir, sadece Türkiye'deki gladio açığa çıkarılmadı.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Gladio, kontrgerilla ya da Ergenekon adı ne idiyse, bugün kamuoyunun kafasını karıştırmaya devam ediyor.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Elinizde kaba bir şablonunuz varsa; kontrgerillanın/Ergenekoncuların, gladio olduğundan emin olabilirsiniz. &lt;b&gt;"Dün öyleydi ve bugün ortaya çıkan çeteler bunun uzantısıdır"&lt;/b&gt; kolaycılığı sizi yanıltır.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Bakınız: Soğuk savaş döneminde öyleydi. 12 Mart ve 12 Eylül darbelerinde CIA-Gladio vardı. ABD'nin hedefi-amacı belliydi. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Peki, bugünkü Ergenekon'un altında/arkasında CIA olabilir mi?&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Sorunun&lt;br /&gt;yanıtını soru ile vermemiz gerekiyor: ABD'nin bölgedeki Kürt politikası&lt;br /&gt;belli; AKP'ye bakışı belli; Yeni Dünya Düzeni'nin hedefi belli; diğer&lt;br /&gt;yanda Ergenekoncuların da sözde hedefleri belli; o halde?&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Üstelik Ergenekon'a karşı savaş açan dinci-liberal takımının ABD-AB ilişkileri de malum.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Gladio&lt;br /&gt;bugün; Ergenekoncuların mı, yoksa güya Ergenekonculara savaş açmış gibi&lt;br /&gt;görünüp Kemalist Cumhuriyet'i yıkmayı amaçlayan Neo-Ergenekoncuların mı&lt;br /&gt;arkasında? Sorunun yanıtını &lt;b&gt;"Gladionun Babası"&lt;/b&gt; ABD'nin dış politikalarına bakarak yanıtlayabilirsiniz.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Bugün&lt;br /&gt;ortaya çıkarılan Ergenekon'un gladio olduğunu söylemek zor. Ancak&lt;br /&gt;gladiodan kötü bir anlayışı devraldığını söylemek zorundayız.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Peki, bugün ortaya çıkan Ergenekon nedir?&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Ergenekon devlet içindeki çetedir. Yereldir; yani uluslararası bağlantıları yoktur.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Bakınız:&lt;br /&gt;PKK terör örgütüne karşı Türk Silahlı Kuvvetleri büyük bir mücadele&lt;br /&gt;vermektedir. Ancak terör örgütüyle mücadelede, kendini herkesten çok &lt;b&gt;"kahraman"&lt;/b&gt; ve &lt;b&gt;"milliyetçi"&lt;/b&gt; gören bazı kişiler hukuk dışı yollara sapmışlardır. Ergenekon, devlet içinde çeteleşmiş ve kişisel çıkar peşinde olan mafyadır.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Neo-Ergenekoncular&lt;br /&gt;aksi görüştedir. Onlara göre, Ergenekon salt bir çete değil, bir devlet&lt;br /&gt;örgütlenmesidir. Kanunsuzluğunu TSK'dan aldığı güçle yapmaktadır. Amacı&lt;br /&gt;darbe yaparak AKP'yi yıkmaktır. Devletle, TSK ile hesaplaşmadan bu&lt;br /&gt;sorunun ortadan kalkamayacağı görüşündedirler.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Siz hangi gruba dahilsiniz!&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Şaka&lt;br /&gt;bir yana, Türkiye'de yıllardır yapılan ilkel soruşturma Ergenekon'da da&lt;br /&gt;karşımıza çıktı: Delilden sonuca gidileceğine, sonuçtan delile gidildi.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Daha&lt;br /&gt;soruşturma aşamas
