1 Nisan 2009 Çarşamba

Berlin'in Endülüs'e uzanan gölgesi

Hitler Almanyası ve Mussolini Italyasının tavrı, İspanya iç savaşının sonucunda önemli rol oynadı. General Francisco Franco, bu iki ülkenin aktif askeri desteğiyle savaştan zaferle çıkan taraf oldu.

 

İspanya İç Savaşı’nın 70’nci yıldönümü nedeniyle Berlin’de bir fotoğraf sergisi açıldı. Sergi, iç savaşta Uluslararası Tugaylar safında savaşan Alman fotoğrafçı Hans Gutmann’ın çalışmalarının yanı sıra İspanyol haber ajansı EFE’nin döneme ait tarihi görüntüleri kapsıyor.

Sergi vesilesiyle Franco İspanyası ile Nazi Almanyası arasındaki ilişkiler ve İspanya İç Savaş sırasında Berlin’in oynadığı rol bir kez daha gündeme getirdi.

Carlos Collado Seidel, Göttingen’deki Georg-August Üniversitesi öğretim görevlilerinden. General Francisco Franco, 26 Temmuz 1938'de, Valencia'da bahriyelilere hitap ediyorBildunterschrift: Großansicht des Bildes mit der Bildunterschrift:  General Francisco Franco, 26 Temmuz 1938'de, Valencia'da bahriyelilere hitap ediyorİspanya İç Savaşı üzerine bir kitap da kaleme alan Seidel, „İspanyol halkının, temeli 19’ncu yüzyıldan daha gerilere uzanan köhnemiş toplumsal yapıdan kurtulmak istediğini“ belirtiyor.

Savaşın nedenleri

Erlangen Üniversitesi tarih kürsüsü araştırma görevlilerinden Sören Brinkmann, İspanya İç Savaşı’nın nedenlerini açıklarken 1930’lu yıllarda İspanyol toplumunun sağ ve sol cenah olarak bölünmüşlüğünü hatırlatıyor. Brinkmann, „İkinci Cumhuriyet’in, başta toprak reformu olmak üzere çözüm bekleyen zorlu sorunlara başarısız bir çözüm girişimi“  olduğunu kaydediyor.

Sören Brinkmann, „İspanya’da yalnızca darbecilerle cumhuriyet savunucularının karşı karşıya gelmediğini“ belirtiyor. Alman tarihçiye göre, „savaş, aynı zamanda dünyaya farklı bakış açılarının bir çatışması“ niteliğinde… Brinkmann şöyle devam ediyor: „Komünistler tarafından organize edilen Uluslararası Tugaylar safında gönüllü olarak yer alanlar, kendilerini kısmen İspanyol cumhuriyetinin savunucusu olarak addettiler. Ama bu eylemlerini, en başta faşizme karşı mücadele olarak gördüler. Alman fotoğrafçı Hans Gutmann, iç savaşta Uluslararası Tugaylar safında savaştıBildunterschrift: Großansicht des Bildes mit der Bildunterschrift:  Alman fotoğrafçı Hans Gutmann, iç savaşta Uluslararası Tugaylar safında savaştıGeçerli düşünce buydu ve bu çerçevede dünya genelinde birçok asker, işçi ve aydın seferber oldu.“

En uzun savaş

Carlos Collado Seidel, 1933 yılında Hitler’in göreve gelmesiyle birlikte Avrupa’da belirginleşen Almanya-İtalya ekseninin de İspanya İç Savaşı’na bakışı etkilediğini kaydediyor. Seidel, „faşistler“ olarak tanımlanan „milli güçler“in ise savaşı „komünistler ve bolşeviklere karşı mücadele“ olarak algıladığını vurguluyor.

Birinci Dünya Savaşı, İspanya İç Savaşı ve İkinci Dünya Savaşı’nı bir bütün olarak gördüğünü söyleyen Seidel, „Bu üç savaş, 20’nci yüzyılın 30 yıl süren en uzun savaşıdır“ diyor.

Carlos Collado Seidel: „Franco’nun zaferi birçok nedenle açıklanabilir. Ancak kuşkusuz bunların başında Nazi Almanyası ve Mussolini İtalyası’nın verdiği askeri destek geliyor. Hitler-Mussolini ikilisi Franco'ya destek verdiBildunterschrift: Großansicht des Bildes mit der Bildunterschrift:  Hitler-Mussolini ikilisi Franco'ya destek verdiBu faktörleri dikkate almadan sağlıklı bir değerlendirme yapamazsınız. Almanya’nın ve İtalya’nın desteği olmasaydı, Franco bu savaşı asla kazanamazdı.“

Tarafsız ama nasıl?

Tarihçiler, Franco’nun İkinci Dünya Savaşı sırasındaki tutumuna da dikkat çekiyor. Sören Brinkmann: „Franco tüm beklentileri boşa çıkarıp İkinci Dünya Savaşı sırasında Hitler ve Mussolini’ye katılmadı ve tarafsız kaldı. Gerçekten de bu tutumunu birkaç istisnai vaka hariç savaşın sonuna kadar sürdürdü. Alman ordusu saflarında, SSCB'ye karşı savaşmak üzere ‚Mavi Tümen'i göndermiş olsa da, Almanya ve İtalya’nın yanında savaşın bir parçası olmadı.“

Georg-August Üniversitesi öğretim görevlisi Seidel de Franco’nun tarafsız kaldığını vurguluyor: „Franco resmi olarak tarafsız kaldı. Ancak geri planda Mihver Devletler ve Nazi Almanyası’na destek vermek için elinden geleni yaptı. Bu kapsamda stratejik malzeme sağladı. Ya da Alman istihbaratının İspanya’daki faaliyetlerine göz yumdu ya da destek verdi. Söz konusu istihbarat faaliyetleri kapsamında bir yandan Atlantik’te Müttefikler’e yönelik muhtelif operasyonlar yürütülürken diğer taraftan Alman denizaltılarına İspanya sahilinden ikmal desteği sağlandı.“  

 

Mirra Banchón / Deutsche Welle



Hiç yorum yok: